| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | witchcraft i. | büyücülük | ||
|
Mary was accused of practicing witchcraft. Mary büyücülük yapmakla suçlandı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | witchcraft i. | büyü | ||
|
Tom was accused of practicing witchcraft. Tom büyü yapmakla suçlanıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | witchcraft i. | büyücülük | ||
|
Mary was accused of practicing witchcraft. Mary büyücülük yapmakla suçlandı. More Sentences |
||||
| Genel | witchcraft i. | büyücülük (kötü amaçla yapılan) | ||
|
What kind of witchcraft is this? Ne tür bir büyücülük bu? More Sentences |
||||
| Genel | witchcraft i. | cadılık | ||
|
Mary was accused of practicing witchcraft. Mary cadılık yapmakla suçlanıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | witchcraft i. | afsun | ||
| Genel | witchcraft i. | sihirbazlık | ||
| Genel | witchcraft i. | bakıcılık | ||
| Genel | witchcraft i. | sihir | ||
| Genel | witchcraft i. | istidraç | ||
| Genel | witchcraft i. | büyülü etki | ||
| Genel | witchcraft i. | karşı konulamaz çekicilik | ||
| Genel | witchcraft i. | cazibe | ||
| Genel | witchcraft i. | karşı konulamaz etki | ||
| Genel | witchcraft i. | kara büyü | ||
| Genel | witchcraft i. | beyaz büyü | ||
| Dini | ||||
| Dini | witchcraft i. | modern cadılık | ||