work day - Türkçe İngilizce Sözlük

work day

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"work day" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Ticaret/Ekonomi
work day i. iş günü
Sanayi
work day i. belirli ücret karşılığında işe alınan işçinin günlük ücretini almaya hak kazanması için çalışması gereken saat sayısı
work day i. çalışma zamanı
work day i. çalışma süresi

"work day" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
day wage work i. gündelikçi işi
day wage work i. günlük ödemeli iş
last work day i. son iş günü
work night and day f. gecesini gündüzüne katmak
work day and night f. gecesini gündüzüne katmak
do a hard day's work f. yorucu bir çalışma günü geçirmek
do a hard day's work f. yoğun bir çalışma günü yaşamak
do a hard day's work f. (işte) çok yorulmak
do a hard day's work f. (işte) çok çalışmak
do a hard day's work f. zor bir çalışma günü geçirmek
take a half day off from work f. işten yarım gün izin almak
go to work every day f. her gün işe gitmek
have a short day at work f. erken paydos etmek
Konuşma Dili
all in the day's work expr. normal gidişatın bir parçası
all in the day's work expr. günlük/gündelik işin bir parçası
all in the day's work expr. rutinin bir parçası
all in a day's work expr. normal gidişatın bir parçası
all in a day's work expr. rutinin bir parçası
all in a day's work expr. her gün yapılan işlerin bir parçası
all in a day's work expr. günlük/gündelik işin bir parçası
all in the day's work expr. her gün yapılan işlerin bir parçası
all in a day's work expr. günlük/gündelik işin bir parçası
all in a day's work expr. rutinin bir parçası
all in the day's work expr. her gün yapılan işlerin bir parçası
all in the day's work expr. normal gidişatın bir parçası
all in a day's work expr. normal gidişatın bir parçası
all in a day's work expr. her gün yapılan işlerin bir parçası
all in the day's work expr. günlük/gündelik işin bir parçası
all in the day's work expr. rutinin bir parçası
Deyim
just another day's work i. her zaman karşılaşılan durum
put in a hard day's work f. işinde çok çalışmak
put in a hard day at work f. işinde çok çalışmak
be all in a day's work f. her gün yaptığı şeyin bir parçası olmak
be all in a day's work f. günlük işinin bir parçası olmak
put in a hard day's work f. iş yerinde yoğun bir gün geçirmek
put in a hard day at work f. iş yerinde yoğun bir gün geçirmek
all in a day's work expr. gündelik işin bir bölümü
just another day's work expr. sıradan durum
just another day's work expr. rutin durum/mesele
Konuşma
come home from a hard day's work f. yorucu bir iş gününden sonra eve gelmek
I have to work all day tomorrow expr. yarın bütün gün çalışmak zorundayım
I took a day off from work expr. işten bir gün izin aldım
he goes to work every day expr. her gün işe gider
my dad goes to work by subway every day expr. babam her gün işe metroyla gider
Ticaret/Ekonomi
work-day i. işgünü
work a three-day week f. haftada üç gün çalışmak
Sanayi
day's work i. öngörülen günlük çalışma miktarı
day's work i. günlük olarak gerekli çalışma miktarı
Teknik
day work i. gündüz veya gün boyunca yapılan iş
Denizcilik
day's work i. geminin konumunu belirlemek için 24 saat boyunca öğleden öğlene kadar yapılan hesap ve gözlemler