worn - Türkçe İngilizce Sözlük

worn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

worn — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yıpranmış, giyilmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /wɔːrn/ – BrE /wɔːn/)
Terim Türü:
Fiil: wear (wears – wore/worn – wearing); Sıfat
Wear fiilinin geçmiş zaman ortaç biçimi. Fiziksel eskimeyi ve mecazi tükenmişliği kapsar. Zamanın etkisini betimleyen anlatımlarda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
shabby, exhausted
Zıt Anlamlılar:
new, pristine

"worn" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
worn s. yıpranmış
Then she looked down at her feet and noticed how old and worn her shoes were.
Sonra ayaklarına baktı ve ayakkabılarının ne kadar eski ve yıpranmış olduğunu fark etti.

More Sentences
worn s. aşınmış
Your teeth seem abnormally short or worn down.
Dişleriniz anormal derecede kısa veya aşınmış görünüyor.

More Sentences
worn s. eskimiş
Genel
worn s. bitkin
Let's leave him alone; he looks worn.
Onu yalnız bırakalım; bitkin görünüyor.

More Sentences
worn s. yorgun
You look worn out.
Yorgun görünüyorsun.

More Sentences
worn s. yırtık pırtık
The poor boy only had a pair of worn shoes.
Zavallı çocuğun sadece bir çift yırtık pırtık ayakkabısı vardı.

More Sentences
Teknik
worn s. aşınmış
Your teeth seem abnormally short or worn down.
Dişleriniz anormal derecede kısa veya aşınmış görünüyor.

More Sentences
Genel
worn s. bitap
worn s. silik
worn s. giyilmiş
worn s. yalama
worn s. çok giyilmiş
worn s. köhne
Osmanlıca
worn s. resis

"worn" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 128 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
worn out s. bitap
worn out s. bitkin
Genel
blue bead worn against the evil eye i. nazar boncuğu
well-worn expression i. basmakalıp bir deyim
worn-out clothes i. çul çaput
worn screw i. yalama vida
worn screw i. boşa dönen vida
worn screw i. yalama olmuş vida
a worn out tire i. ömrünü tamamlamış lastik
body worn video camera i. giysiye takılı video kamerası
body worn video camera i. giysiye takılı video
worn spot i. aşınma veya erozyon nedeniyle aşınmış nokta
worn land i. işleme gibi nedenlerle verimliliğini kaybetmiş arazi
worn land i. işleme nedeniyle aşınmış arazi
be worn f. yalama olmak
be worn out f. aşırı ısınmak
be worn away f. aşınmak
get worn f. yalama olmak
become worn f. yenmek
be worn out f. aşınmak
become worn out f. hurdası çıkmak
be worn through f. delinmek
become worn out f. eskimek
be worn away f. aşırı ısınmak
be worn out f. yorgun düşmek
be worn out f. hali olmamak
be worn out f. kolunu kaldıracak hali olmamak
be worn f. kolunu kaldıracak hali olmamak
be worn down f. kolunu kaldıracak hali olmamak
be worn down f. hali olmamak
be worn f. hali olmamak
be worn-out f. turşusu çıkmak
be worn-out f. yorgunluktan canı çıkmak
become worn f. yalama olmak (vida vb)
be worn out from working f. çalışmaktan yorgun düşmek
worn out s. eski püskü
worn to a frazzle s. bitkin
worn to a frazzle s. yorgun
worn to a frazzle s. çok yorgun
worn out s. kullanarak eskitilmiş
worn out s. harap
worn away s. aşındırılmış
worn out s. kırık dökük
worn off s. zamanla yok olan
worn out s. pırpıt
worn out s. haşat
well worn s. iyi giyilmiş
worn down s. aşındırılmış
worn out s. bitik
worn out s. dökük
age-worn s. yıpranmış
time-worn s. yıpranmış
war-worn s. savaştan zarar görmüş
war-worn s. savaş mağlubu
time-worn s. eskimiş
worn-out s. köhne
worn-out s. partal
worn-out s. hoşaf gibi
well-worn s. eskimiş
worn-out s. çürük çarık
worn-out s. yıpranmış
worn-out s. eskimiş
worn-out s. turşu gibi
worn-out s. eski püskü
well-worn s. çok giyilmiş
well-worn s. iyice eskimiş
worn-out s. çok kullanılmaktan işe yaramaz duruma gelmiş
well-worn s. basmakalıp
worn-out s. bitkin
worn-out s. eski
well-worn s. klişeleşmiş
well worn s. iyice eskimiş
worn out s. yorgun düşmüş
work-worn s. çalışmaktan yıpranmış
worn or tired by travel s. yol yorgunu
travel-worn s. yol yorgunu
much-worn s. eski görünen
much-worn s. yıpranmış
wheel-worn s. tekerlek sürtünmesi ile aşınan
worn-down s. hali kalmamış
worn-down s. bitap düşmüş
worn-down s. yıpranmış
worn-down s. aşınmış
pile-worn s. eskimiş
pile-worn s. yıpranmış
Konuşma Dili
be worn to a frazzle f. bitkin/bitap düşmek
be worn to a frazzle f. ayaklarına kara sular inmek
be worn to a frazzle f. pestili çıkmak
be worn to a frazzle f. çok yorulmak
be worn to a frazzle f. paçavrası çıkmak
worn to a frazzle s. bitap düşmüş
worn to a frazzle s. bitik
worn to a frazzle s. çok yorgun
worn to a frazzle s. çok bitkin
worn to a frazzle s. çok yıpranmış
worn up s. yıpranmış
worn up s. yorulmuş
worn up s. eskimiş
Deyim
be worn to a shadow f. kan ter içinde kalmak
be worn to a shadow f. iğne ipliğe dönmek
be worn to the bone f. yorgunluktan kemikleri sızlamak
be worn to the bone f. ayaklarına kara sular inmek
be worn to a shadow f. fazla çalışmaktan zayıf ve halsiz düşmek
be worn to a frazzle f. bitap düşmek
be worn to a frazzle f. çok yorulmak
be worn to a frazzle f. pestili çıkmak
I'm worn-out expr. halim kalmadı
I'm worn-out expr. halim yok
Konuşma
it's only been worn once expr. sadece bir kez giyildi
the spark plug is worn out expr. buji meme yapmış
the spark plugs are worn out expr. bujiler meme yapmış
Ticaret/Ekonomi
worn coin i. aşınmış madeni para
Teknik
worn brake linings i. aşınmış fren balatası
worn king pin bearings i. aks başı rulmanı
worn ball joint i. aşınmış-bozulmuş rotil
worn and non-conforming parts i. aşınmış ve uygun olmayan parçalar
water-worn s. akarsuların etkisiyle aşınmış
worn-out s. miadını doldurmuş
well-worn s. çok kullanılmış
wave worn s. dalgalarla aşınmış
water worn s. sudan aşınmış
Medikal
body worn bags i. vücuda bağlanan torbalar
non-body-worn bags i. vücuda takılmayan torbalar
body worn bags i. vücuda takılan torbalar
hearing aid equipment not entirely worn on the listener i. kullanıcı tarafından kulağa tamamıyla takılmayan işitme ekipmanları
Osmanlıca
worn-out s. fersude
Argo
be worn-out f. pili bitmek
worn-out s. bitap düşmüş