| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | worn s. | yıpranmış | ||
|
Then she looked down at her feet and noticed how old and worn her shoes were. Sonra ayaklarına baktı ve ayakkabılarının ne kadar eski ve yıpranmış olduğunu fark etti. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | worn s. | aşınmış | ||
|
Your teeth seem abnormally short or worn down. Dişleriniz anormal derecede kısa veya aşınmış görünüyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | worn s. | eskimiş | ||
| Genel | ||||
| Genel | worn s. | bitkin | ||
|
Let's leave him alone; he looks worn. Onu yalnız bırakalım; bitkin görünüyor. More Sentences |
||||
| Genel | worn s. | yorgun | ||
|
You look worn out. Yorgun görünüyorsun. More Sentences |
||||
| Genel | worn s. | yırtık pırtık | ||
|
The poor boy only had a pair of worn shoes. Zavallı çocuğun sadece bir çift yırtık pırtık ayakkabısı vardı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | worn s. | aşınmış | ||
|
Your teeth seem abnormally short or worn down. Dişleriniz anormal derecede kısa veya aşınmış görünüyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | worn s. | bitap | ||
| Genel | worn s. | silik | ||
| Genel | worn s. | giyilmiş | ||
| Genel | worn s. | yalama | ||
| Genel | worn s. | çok giyilmiş | ||
| Genel | worn s. | köhne | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | worn s. | resis | ||