yaşa - Türkçe İngilizce Sözlük

yaşa

"yaşa" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yaşa hooray! ünl.
yaşa long live ünl.
yaşa hurray! ünl.
Konuşma Dili
yaşa rah ünl.
yaşa cool beans ünl.
yaşa cool beans! ünl.
yaşa cool bananas! ünl.
Ormancılık
yaşa callus i.

"yaşa" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 123 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
çok yaşa god bless you expr.
Genel
cinsel gelişimini tamamlayarak doğum yapabilecek yaşa erişmiş olma nubility i.
akademik düzeyden ziyade yaşa bakılarak öğrenciye sınıf atlatma social promotion i.
yaşa göre değişmek vary by age f.
yaşa göre çeşitlilik göstermek vary by age f.
(yaşa) gelmek reach f.
evlenecek yaşa gelmiş nubile s.
orta yaşa ait midlife s.
yaşa dayalı bir itibarı olan old-line s.
yaşa dayalı bir itibarı olan oldline s.
çok yaşa! gesundheit ünl.
yaşa! hurray ünl.
padişahım çok yaşa long live my sultan ünl.
çok yaşa! gesundheit! ünl.
anı yaşa live the moment ünl.
(güney asya'da) sen çok yaşa! zindabad ünl.
çok yaşa hail (krala/komutana) ünl.
iyi yaşa bless! ünl.
urdu, hint ve bengal dillerinde "çok yaşa" anlamına gelen bir son ek zindabad snk.
çok yaşa! deiseal expr.
Öbek Fiiller
(bir yaşa) kadar yaşamak live to f.
İfadeler
anı yaşa harvest the day expr.
anı yaşa seize the day expr.
kralım çok yaşa long live the king expr.
kralımız çok yaşa long live the king expr.
basit düşün basit yaşa think simple live simple expr.
kadınların belli bir yaşa kadar çocuk sahibi olabileceğini belirtmek için kullanılan ifade biological clock is ticking expr.
hay yaşa! bless (one's) heart expr.
yaşa! bless (one's) heart expr.
kadınların belli bir yaşa kadar çocuk sahibi olacağını belirten ifade biological clock is ticking expr.
kadınların belli bir yaşa kadar çocuk sahibi olacağını belirten ifade (the) clock is ticking expr.
uzun/çok yaşa ve muvaffak ol live long and prosper expr.
Konuşma Dili
bir yaşa, zamana doğru gelmek be going on something f.
bir şeye, yaşa, zamana, sayıya yaklaşmak be going on (for) something [uk] f.
bir yaşa, zamana, sayıya doğru gelmek be going on (for) something [uk] f.
neredeyse bir yaşa, zamana, belli bir sayıya gelmek be going on (for) something [uk] f.
(bir yaşa, zamana) doğru gelmek be going on (for) (something) [uk] f.
neredeyse bir yaşa, zamana gelmek be going on something f.
bir şeye, yaşa zamana yaklaşmak be going on something f.
neredeyse (bir yaşa, zamana) gelmek be going on (for) (something) [uk] f.
(bir yaşa) merdiven dayamak be pushing (an age) f.
(bir yaşa) yaklaşmak be pushing (an age) f.
(bir yaşa) merdiven dayamak be getting on for (something) f.
(bir yaşa, zamana) kadar gelmiş well into (something) s.
sen çok yaşa bless you ünl.
sen çok yaşa bless you ünl.
hızlı yaşa genç öl live fast die young expr.
(sen) çok yaşa! long live! expr.
kendi hayatını yaşa live your own life expr.
birlikte yaşa yalnız öl live together die alone expr.
yaşa ve yaşat live and let live expr.
içinde bulunduğun zamanı yaşa seize the hour expr.
anı yaşa seize the hour expr.
anı yaşa seize the day expr.
içinde bulunduğun zamanı yaşa seize the day expr.
uzun/çok yaşa ve muvaffak ol llap (live long and prosper) expr.
çok yaşa may the gods bless you expr.
yaşa! / çok yaşa! hail you! exclam.
Deyim
belli bir yaşa kadar yaşamak live to the age of f.
belirli bir yaşa gelmiş of a certain age s.
belli bir yaşa gelmiş of a certain age s.
(belli bir) yaşa gelmiş somebody of a certain age expr.
belli bir yaşa gelmiş (iş yapamayacak hale) be over the hill expr.
geç bir yaşa kadar to a ripe old age expr.
geç yaşa kadar to a ripe old age expr.
geç yaşa kadar to the ripe old age expr.
Konuşma
gençken yaşa live while we're young i.
yaşa! viva! ünl.
yaşa! vivat! ünl.
çok yaşa! bless you! expr.
çok yaşa (hapşırınca söylenir) bless you expr.
zaman ilerleyip de belli bir yaşa geldiğinde as you get older and time passes expr.
kendin için yaşa live for yourself expr.
öldürmek için yaşa live to kill expr.
yarının yokmuş gibi yaşa live your life like tomorrow doesn't exist expr.
pişman olmadan yaşa live without regrets expr.
pişmanlıklar olmadan yaşa live without regrets expr.
çok yaşa!/uzun yaşa! (geleneksel bir japon selamlama ünlemi) banzai expr.
hayatı son gününmüş gibi yaşa live life like it's your last day expr.
bu yaşa gelmişsin çoluğun çocuğun yemeyeceği numarayı yiyorsun you're that old and you fell for a trick that not even a child would fall for expr.
bu yaşa gelmişsin çoluğun çocuğun yemediği numarayı yiyorsun you're that old and you fell for a trick that not even a child would fall for expr.
Hukuk
emeklilikte yaşa takılanlar victims of delayed pension age i.
emeklilikte yaşa takılanlar retirement age victims i.
Siyasal
laos ve vietnam’da yaşa yaşayan etnik bir grup sila i.
Medikal
yaşa özel mortalite hızı age specific mortality rate i.
yaşa göre düzeltilmiş mortalite hızı age adjusted mortality rate i.
yaşa göre düzeltilmiş mortalite hızı age-adjusted mortality rate i.
yaşa özel mortalite hızı age-specific mortality rate i.
yaşa dayalı düzeltilmiş mortalite hızı age-adjusted mortality rate i.
boyun yaşa ve kilonun yaşa oranı stature-for-age and weight-for-age percentiles i.
yaşa bağlı işitme kaybı presbycusis i.
yaşa bağlı işitme kaybı age-related hearing loss i.
yaşa bağlı değişiklikler age-related changes i.
yaşa bağlı makula dejenerasyonu age related macular degeneration i.
kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu dry age-related macular degeneration i.
bir yaşa kadar olan bebeklerde ölüm hızı infant deathrate i.
Psikoloji
yaşa uygun olgunluk age-appropriate maturity i.
yaşa uygun davranış age-appropriate behavior i.
normatif yaşa bağlı değişiklikler normative age-graded changes i.
Patoloji
yaşa bağlı işitme kaybı presbyacousia i.
yaşa bağlı işitme kaybı presbyacusia i.
yaşa bağlı işitme kaybı presbycousis i.
yaşa bağlı işitme kaybı presbyacousis i.
yaşa bağlı işitme kaybı presbyacusis i.
Optik
yaşa bağlı yakını görememe sorunu presbyopy i.
İstatistik
yaşa bağlı dallanma süreci age dependent branching process i.
yaşa bağlı doğum ve ölüm süreçleri age dependent birth and death process i.
yaşa özel ölüm hızı age specific death rate i.
Deniz Biyolojisi
yaşa dayalı doğurganlık age specific fecundity i.
yaşa dayalı ölüm age specific mortality i.
yaşa dayalı kalım payı age specific survival rate i.
yaşa dayalı tahmin age-structured assessment i.
yaşa dayalı tabur çözümlemesi age-cohort analysis i.
yaşa göre av catch-at-age i.
yaşa göre büyüklük size-at-age i.
yaşa göre ağırlık weight-at-age i.
yaşa dayalı age-specific s.
Sosyal Bilimler
yaşa özel doğurganlık hızı age-specific fertility rate i.
Kısaltma
yaşa bağlı maküler dejenerasyon amd (age-related macular degeneration) i.
Latince
gününü yaşa, yarına olabildiğince az güven carpe diem, quam minimum credula postero i.
bugünü yaşa carpe diem expr.
anı yaşa carpe diem expr.
Modern Argo
anı yaşa! a pelo! exclam.