çe - Türkçe İngilizce Sözlük

çe

"çe" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Kimya
ce i. seryumun simgesi

"çe" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Siyasal
çe che i.

"çe" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
genel-geçer/herkesçe kabul/onay universal consent i.
(ev/bina önündeki) çimli alan/bahçe front lawn i.
ön çimenlik/bahçe front lawn i.
dillerin karışımından meydana gelen hibrid dil/lehçe palaver i.
tahttan çekilmek (kral/kraliçe) abdicate f.
çekilmek (kral/kraliçe tahttan) abdicate f.
(kuvvetle/sertçe) vurmak ram f.
kasaba/ilçe ile ilgili town s.
ça/çe daha fazla the more the more bağ.
Öbek Fiiller
eliyle yavaşça/hafifçe vurmak clap on f.
İfadeler
başka bir kısımda/bölümde/yerde aksi belirtilmedikçe/verilmedikçe except as provided elsewhere expr.
Konuşma Dili
drag queen/traliçe kılığına girmiş kadın gösteri sanatçısı faux queen i.
meşhur/herkesçe bilinen (bir şey) sözü the proverbial (something) i.
abartılı giyinmek (drag queen/traliçe gibi bir performansın parçası olarak) drag f.
giderek/gittikçe (bir şey yapar) olmak grow to (do something) f.
rahatça/serbestçe yapmak let it rip f.
(bir şeyi) rahatça/serbestçe yapmak let (something) rip f.
rahatça/serbestçe yapmak let her rip f.
Deyim
iyiliğe haince/namertçe karşılık veren kimse a viper in (one's) bosom i.
taçsız kral/kraliçe the uncrowned king/queen i.
yaptıkça/ilerledikçe doğaçlama yapmak make (something) up as (one) goes (along) f.
yaptıkça/ilerledikçe uydurmak make (something) up as (one) goes (along) f.
yaptıkça/ilerledikçe sallamak make (something) up as (one) goes (along) f.
(bir alanı) özgürce/serbestçe kullanabilmek get the run of (some place) f.
özellikle hassas konularda yüksek sesle/serbestçe konuşmak shoot off at the mouth f.
giderek/gittikçe (bir şey yapar) olmak grow to do f.
(birini) rahatça/serbestçe konuşturmak loosen (one's) tongue f.
rahatça/serbestçe konuşturmak loosen tongue f.
(birine) kral/kraliçe gibi davranmak treat (one) like royalty f.
(bunu) yapmak için bir neden/gerekçe yok no call to do something expr.
(bunu) yapmak için bir neden/gerekçe yok no call for something expr.
Ticaret/Ekonomi
başkasının arsa/bahçe/tarla vb'ini kullanmak easement f.
Bilgisayar
il/ilçe state/area i.
il/ilçe city/state i.
il/ilçe state/province i.
semt/ilçe city i.
Argo
birbirine sevgiyle/nazikçe yaklaşarak sevişme honey fuck i.