fatal - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

fatal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"fatal" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
fatal s. ölümcül
fatal s. öldürücü
General
fatal s. vahim
fatal s. mukadder
fatal s. mahvedici
fatal s. tehlikeli
fatal s. onulmaz
fatal s. zararlı
fatal s. kaçınılmaz
fatal s. ölümle biten
fatal s. öldürücü
fatal s. kaderde olan
fatal s. kötü
Law
fatal ölümcül
Technical
fatal öldürücü
Medical
fatal fatal

"fatal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Medical
fatal fatal

"fatal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
General
fatal accident i. öldürücü kaza
fatal accident i. ölümcül kaza
fatal blow i. ölümcül darbe
fatal blow i. öldürücü darbe
fatal disease i. ağır hastalık
fatal disease i. ölümcül hastalık
fatal explosion i. ölümcül patlama
fatal flaw i. ölümcül kusur
fatal storm i. ölümcül fırtına
fatal wound i. ölümcül/ciddi yara
the fatal date i. vade
fatal to ed. ölümcül
fatal to ed. -e göre vahim
Colloquial
a fatal heart attack ölümcül bir kalp krizi
Trade/Economic
fatal occupational accident ölümlü iş kazası
Politics
fatal injury ölüme sebebiyet veren yaralanma
Technical
fatal error onarılmaz hata
fatal error programın yürümesini durduran önemli hata
Computer
fatal error kritik hata
fatal error önemli hata
fatal error ölümcül hata
fatal error programın yürümesini durduran önemli hata
fatal error onulmaz yanlış
fatal error sonul hata
fatal error onulmaz hata
Informatics
fatal error onulmaz hata
fatal error onulmaz yanlış
Medical
a fatal complication ölümcül bir komplikasyon
fatal effect ölümcül etki
fatal familial insomnia Ölümcül ailesel uykusuzluk hastalığı
fatal injury ölüme neden olan yaralanma
fatal injury ölümcül yaralanma
fatal intestinal infarction fatal intestinal infarktüs
fatal thioridazine hepatotoxicity öldürücü thioridazine hepatotoksisitesi
have aggressive nature and fatal course agresif ve fatal seyirli olmak
late fatal recurrence geç ölümcül nüks
lfd (least fatal dose of toxin) en az ölümcül doz
near-fatal ölümcüle yakın
non fatal ölümcül olmayan
show a fatal course fatal/ölümcül seyretmek
Meteorology
fatal hurricane ölümcül kasırga
fatal tornado ölümcül kasırga