mutluluk - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

mutluluk



"mutluluk" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
mutluluk happiness i.
mutluluk weal i.
General
mutluluk weal i.
mutluluk felicitousness i.
mutluluk joy i.
mutluluk happiness i.
mutluluk gayety i.
mutluluk bliss i.
mutluluk fortunateness i.
mutluluk seventh heaven i.
mutluluk delightfulness i.
mutluluk nirvana i.
mutluluk eudaimonia i.
mutluluk glory i.
mutluluk blissfulness i.
mutluluk felicity i.
mutluluk cloud nine i.
mutluluk eudaemonia i.
mutluluk jouissance i.
mutluluk welfare i.
mutluluk sense of well-being i.
mutluluk walking on air i.
mutluluk elation i.
mutluluk heaven i.
mutluluk euphoria i.
Idioms
mutluluk a bed of roses
Trade/Economic
mutluluk prosperity
mutluluk well-being

"mutluluk" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

Türkçe İngilizce
General
ayrı bir mutluluk olmak be more than happy f.
başkasının başarısızlığından mutluluk duymak gloat f.
mutluluk aramak seek for happiness f.
mutluluk dilemek wish happiness f.
mutluluk duymak be glad f.
mutluluk getirmek bring happiness f.
mutluluk saglamak lead to happiness f.
mutluluk vermek give joy/enjoyment f.
mutluluk vermek give happiness f.
aşırı mutluluk ecstasy i.
budizme göre insanın aşırı istek ve tutkularından kurtularak eriştiği salt mutluluk durumu nirvana i.
büyük mutluluk seventh heaven i.
büyük mutluluk blissfulness i.
büyük mutluluk walking on air i.
büyük mutluluk bliss i.
büyük mutluluk cloud nine i.
çok büyük mutluluk bliss i.
ebedi mutluluk eternal felicity i.
ebedi mutluluk eternal happiness i.
eksiksiz bir mutluluk bliss i.
gölgelenmez mutluluk unclouded happiness i.
hayaller üzerine kurulmuş mutluluk fool's paradise i.
hırslardan arınılarak ulaşılan salt mutluluk nirvana i.
mutluluk arayışı the pursuit of happiness i.
mutluluk arayışı/peşinde the pursuit of happiness i.
mutluluk dileyen kimse well-wisher i.
mutluluk dolu bir hayat a life full of happiness i.
mutluluk dolu olma blissfulness i.
mutluluk kaynağı source of happiness i.
mutluluk kaynağı joy i.
mutluluk oyunu glad game i.
mutluluk popüler çalışmaları happiness popular works i.
mutluluk ve kaygısızlık blithesomeness i.
mutluluk ve sağlık içinde yaşama welfare i.
mutluluk veren cheerful i.
salt mutluluk beatitude i.
sonsuz mutluluk beatitude i.
çok büyük (acı/mutluluk) exquisite s.
mutluluk saçan radiant s.
mutluluk veren uplifting s.
mutluluk verici felicific s.
mutluluk verici pleasing s.
salt mutluluk ile ilgili nirvanic s.
mutluluk verir bir biçimde blessedly zf.
Colloquial
içi mutluluk dolu a light hearted
mutluluk oyunu oynamak count one's blessings
mutluluk satın alınmaz happiness cannot be bought
Idioms
boş mutluluk a fool's paradise
geçici mutluluk a fool's paradise
havada(mutluluk vb. kokusu) olmak be in the air
hayat her zaman mutluluk vermez life isn't all beer and skittles
moral/nese/mutluluk kaynağı a ray of sunshine
mutluluk gözyaşı dökmek shed tears of joy
mutluluk gözyaşı dökmek shed tears of happiness
mutluluk gözyaşları dökmek shed tears of joy
mutluluk gözyaşları dökmek weep for joy
mutluluk gözyaşları dökmek shed tears of happiness
mutluluk verici a breath of a fresh air
uzun sürmeyen mutluluk a fool's paradise
Speaking
cehalet mutluluk mudur? is ignorance bliss?
mutluluk duyarız we will be glad
mutluluk satın alınmaz you cannot buy happiness
sadece mutluluk istiyorum I just want happiness
size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım I'd be glad to help you
sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız we would be pleased to see you among us
Trade/Economic
ülkelerin ekonomik anlamda gelişmişlik düzeyleri ile ülkede yaşayan insanların mutluluk seviyeleri arasında bir ilişki olmadığını savunan ekonomik kuram easterlin paradox
Medical
mutlak mutluluk absolute bliss
Religious
gerçek mutluluk beatitudes
Philosophy
çoğunluğun mutluluk ve çıkarı utility