unprecedented - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

unprecedented

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"unprecedented" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
General
unprecedented s. eşi benzeri görülmemiş
unprecedented s. emsalsiz
unprecedented s. eşi benzeri olmayan
unprecedented s. eşi menendi olmayan
unprecedented s. eşi görülmemiş
unprecedented s. yeni
unprecedented s. görülmemiş (daha önce)
unprecedented s. öncesi olmayan
unprecedented s. görülmemiş
unprecedented s. eşsiz
unprecedented s. benzeri görülmemiş
unprecedented s. benzeri yaşanmamış
unprecedented s. örneğine rastlanmamış
unprecedented s. benzersiz
unprecedented s. o zamana kadar karşılaşılmamış
unprecedented s. alternatifsiz

"unprecedented" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
General
unprecedented resistance i. emsali görülmemiş direniş hareketi
unprecedented success i. görülmemiş başarı
at an unprecedented pace zf. baş döndürücü bir hızla
at an unprecedented pace zf. başdöndürücü bir hızda
Phrases
unprecedented amount of benzeri görülmemiş miktarda
Law
legally unprecedented içtihatlara aykırı
Politics
the enemies conspiring against your independence and your republic, may have behind them a victory unprecedented in the annals of the world istiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler
unprecedented scale daha önce görülmemiş boyutta