üzüntülü - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

üzüntülü



Bedeutungen von dem Begriff "üzüntülü" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
üzüntülü sad adj.
General
üzüntülü worried adj.
üzüntülü agonized adj.
üzüntülü downcast adj.
üzüntülü aggrieved adj.
üzüntülü troublesome adj.
üzüntülü gloomy adj.
üzüntülü dark adj.
üzüntülü regretful adj.
üzüntülü distressed adj.
üzüntülü depressed adj.
üzüntülü agonised adj.
üzüntülü heartbroken adj.
üzüntülü sorry adj.
üzüntülü sorrowful adj.
üzüntülü saddened adj.
üzüntülü distressing adj.
üzüntülü upset adj.
üzüntülü unhappy adj.
üzüntülü ruthful adj.
üzüntülü anxious adj.
üzüntülü woebegone adj.
üzüntülü doleful adj.
üzüntülü sad adj.
Colloquial
üzüntülü bent out of shape
üzüntülü a heavy hearted
Idioms
üzüntülü hard-pressed
üzüntülü in a blue funk
Music
üzüntülü luttuoso

Bedeutungen, die der Begriff "üzüntülü" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 18 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
üzüntülü olmak mope around v.
üzüntülü olmak be sad v.
üzüntülü olmak feel depressed v.
üzüntülü olmak mope v.
üzüntülü olmak mope about v.
üzüntülü olma lamentableness n.
üzüntülü olma lornness n.
çok üzüntülü disconsolate adj.
üzüntülü bir halde worriedly adv.
üzüntülü bir şekilde sadly adv.
Colloquial
üzüntülü görünmek look blue
Idioms
insanların anlayacağı şekilde üzüntülü bir tavır takınmak (bakış ya da ifade) wear a martyred expression
üzüntülü görünmek look blue
üzüntülü olmak have the mullygrubs
üzüntülü olmak be in a blue funk
üzüntülü ya da sinirli bir durumda olmak get into a state
üzüntülü ya da sinirli bir durumda olmak get in a state
Slang
üzüntülü olmak sweat blood