worried - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

worried

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "worried" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 19 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
worried adj. merak içinde
worried adj. endişe içinde
worried adj. meraklanmış
worried adj. düşünceli
worried adj. endişelenmiş
worried adj. merakta kalmış
worried adj. endişeli
worried adj. kaygılı
General
worried adj. üzgün
worried adj. üzüntülü
worried adj. merakta kalmış
worried adj. endişeli
worried adj. gamlı
worried adj. kaygılı
worried adj. düşünceli
worried adj. sıkkın
worried adj. kahırlı
worried adj. tasalı
worried adj. merak içinde olan

Bedeutungen, die der Begriff "worried" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 47 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be worried v. endişeli olmak
be worried v. endişelenmek
be worried v. sıkıntısı olmak
be worried v. sıkıntıda olmak
be worried v. düşünmek
be worried v. kukumav gibi düşünüp kurmak
be worried about v. endişelenmek
be worried about v. düşünmek
be worried about something v. bir konuda endişelenmek
be worried sick v. çok endişeli olmak
be worried with regards to v. -den endişe duymak
be worried with regards to v. -den dolayı kaygılanmak
be worried with regards to v. ile ilgili olarak endişelenmek
be worried with regards to v. -den kaygılanmak
be worried with regards to v. (birini vb) merak etmek
be worried with regards to v. -den kaygı duymak
get worried v. dertlenmek
look worried v. endişeli gözükmek
look worried v. endişeli görünmek
being worried/bored adj. sıkkınlık
Phrases
please don't be worried about hiç endişeniz olmasın
Colloquial
be worried about düşünmek
Idioms
be worried by suspicion v. pirelenmek
be worried sick meraktan ölmek
be worried sick about çok endişelenmek
be worried sick about çok endişeli olmak
Speaking
I was worried about you senin için endişelenmiştim
I'm worried endişeliyim
I'm worried about you seni merak ediyorum (kaygı/endişe)
i am worried about you senin için endişeleniyorum
i know why you're worried about neden endişelendiğini biliyorum
i was worried sick meraktan ölüyordum
i was worried you weren't coming gelmeyeceksin diye endişeleniyordum
if you're worried about it bunun için endişeleniyorsan
i'm getting worried endişelenmeye başlıyorum
i'm really worried about the kids çocuklar hakkında gerçekten çok endişeleniyorum
i'm worried about everything her konuda endişeleniyorum
i'm worried about him onun için endişeleniyorum
i'm worried about you senin için endişeleniyorum
i've been worried sick çok meraklandım
i've been worried sick meraktan geberdim
please don't be worried about endişeniz olmasın
we are worried about you senin için endişeleniyoruz
you had me worried beni endişelendirdin
you had me worried for a second bir an için beni endişelendirdiniz
you look worried endişeli görünüyorsun
Slang
all worried and shit endişeden kafayı yemiş