tedirgin - Türkisch Englisch Wörterbuch

tedirgin

Bedeutungen von dem Begriff "tedirgin" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 43 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tedirgin uneasy adj.
People are genuinely uneasy about various aspects of globalisation, and we must pay attention to their concerns.
İnsanlar küreselleşmenin çeşitli yönleri konusunda gerçekten tedirginler ve onların endişelerine kulak vermeliyiz.

More Sentences
General
tedirgin anxious adj.
For one anxious moment, he thought he'd fall down.
Bir an için tedirgin olarak yere düşeceğini sandı.

More Sentences
tedirgin unsettled adj.
I started to feel unsettled as I couldn't reach you.
Sana ulaşamadığım için tedirgin olmaya başladım.

More Sentences
tedirgin agitated adj.
Graham got agitated for no reason at the party.
Graham partide kendini yoktan yere tedirgin hissetti.

More Sentences
tedirgin perturbed adj.
I felt perturbed as we went up.
Yukarı çıkarken kendimi tedirgin hissettim.

More Sentences
tedirgin irritated adj.
You look irritated.
Tedirgin görünüyorsun.

More Sentences
tedirgin nervous adj.
None of these concepts should make us nervous.
Bu kavramların hiçbiri bizi tedirgin etmemeli.

More Sentences
tedirgin agitated adj.
Graham got agitated for no reason at the party.
Graham partide kendini yoktan yere tedirgin hissetti.

More Sentences
tedirgin solicitous adj.
tedirgin doubtful adj.
tedirgin bothersome adj.
tedirgin grumbling adj.
tedirgin troubled adj.
tedirgin restless adj.
tedirgin obsessed adj.
tedirgin discomfortable adj.
tedirgin discontented adj.
tedirgin rattled adj.
tedirgin chafed adj.
tedirgin unease adj.
tedirgin ungratified adj.
tedirgin unhappy adj.
tedirgin untranquil adj.
tedirgin miseased [obsolete] adj.
tedirgin clammy adj.
tedirgin dismayed adj.
tedirgin disturbed adj.
tedirgin flustered adj.
tedirgin fazed adj.
tedirgin discontenting [obsolete] adj.
tedirgin startling adj.
tedirgin out of quiet adj.
tedirgin fussed [uk] adj.
tedirgin suspensory adj.
tedirgin apprehensive adj.
tedirgin in a lather adv.
Colloquial
tedirgin ill-at-ease adj.
tedirgin worried adj.
Idioms
tedirgin exercised about (something) adj.
tedirgin like a cat in a strange garret adv.
tedirgin on thorns expr.
Slang
tedirgin hincty adj.
tedirgin cacking adj.

Bedeutungen, die der Begriff "tedirgin" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 82 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tedirgin olmak worry v.
General
tedirgin edicilik tracasserie n.
tedirgin eden şey unsettlement n.
huzursuz ve tedirgin olan şey kicksy-wicksy n.
tedirgin kimse seether n.
tedirgin olmaya yatkınlık perturbability n.
tedirgin etme psych out n.
tedirgin etmek discompose v.
tedirgin etmek disquiet v.
tedirgin olmak worry v.
tedirgin etmek tease v.
tedirgin olmak be on thorns v.
tedirgin etmek trouble v.
tedirgin etmek harass v.
tedirgin etmek unsettle v.
tedirgin olmak feel uneasy about something v.
tedirgin etmek disturb v.
tedirgin etmek enchafe v.
tedirgin etmek bother v.
tedirgin etmek nag v.
tedirgin etmek uncalm v.
tedirgin olmak rise v.
tedirgin olmak dither [us] v.
anormal şekilde tedirgin olmak crawl v.
tedirgin etmek faze v.
tedirgin etmek inquiet [obsolete] v.
tedirgin davranmak fret v.
tedirgin etmek unnerve v.
tedirgin etmek psych out v.
tedirgin etmek frustrate v.
tedirgin etmek psyche (out) v.
tedirgin etmek psych (out) v.
tedirgin edilmiş unsettled adj.
tedirgin edici worrisome adj.
tedirgin edici distressful adj.
tedirgin edici perturbing adj.
tedirgin edici distressing adj.
tedirgin edici worrying adj.
tedirgin edici disturbing adj.
tedirgin edici troubling adj.
tedirgin edici afflicting adj.
tedirgin etmeyen undisturbing adj.
tedirgin eden unease adj.
tedirgin edici unsettling adj.
tedirgin olmayan unsolicitous adj.
tedirgin edilmiş ridden adj.
tedirgin eden disquietous adj.
tedirgin edici discomforting adj.
çabuk tedirgin olan perturbable adj.
tedirgin eden perturbant adj.
tedirgin eden perturbatory adj.
tedirgin edici creepy adj.
tedirgin edici disconcerting adj.
tedirgin edici disquieting adj.
tedirgin bir halde irritatedly adv.
tedirgin bir şekilde agitatedly adv.
tedirgin bir şekilde bothersomely adv.
tedirgin olarak discontentedly adv.
tedirgin bir biçimde twitchily adv.
tedirgin olarak doubtfully adv.
tedirgin edici bir şekilde unsettlingly adv.
Phrasals
(bir şeyi) tedirgin ederek (bir şeyden) çıkarmak worry (something) out of (something) v.
tedirgin edici bir şekilde ilerlemek slither along v.
bir hayvanı tedirgin ederek bir şeyden/yerden çıkarmak worry an animal out of something v.
tedirgin etmek spook out v.
Colloquial
tedirgin kimse hog in armour n.
tedirgin olmuş spooked adj.
Idioms
birini tedirgin etmek put one on one's guard v.
tedirgin olmak be set aback v.
(birini) tedirgin etmek set (someone) aback v.
(birini) tedirgin etmek make (one's) teeth itch v.
(birini) tedirgin etmek throw a scare into (someone) v.
(birini/kendini) tedirgin etmek tie (someone or oneself) (up) in(to) a knot v.
(birini) birini tedirgin etmek put (one) on guard v.
tedirgin halde all of a dither expr.
tedirgin olan on the anxious seat expr.
Marine Biology
tedirgin etmek agitate v.
Archaic
tedirgin etmek disorder v.
Slang
tedirgin etmek sketch out v.
çok tedirgin olmak be cacking it v.
tedirgin olmuş all shook up adj.
tedirgin olmuş all shook up adj.