nervous - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

nervous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "nervous" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
nervous adj. gergin
nervous adj. sinirli
nervous adj. asabi
General
nervous adj. ürkek
nervous adj. endişeli
nervous adj. kaygılı
nervous adj. heyecanlı
nervous adj. sinirli
nervous adj. sinir
nervous adj. asabiyet
nervous adj. sinirleri gergin
nervous adj. asabi
nervous adj. korkak
nervous adj. sinirsel
nervous adj. sinirlere ilişkin
nervous adj. tedirgin
nervous adj. gergin
nervous adj. sinirleri bozuk
nervous adj. çekingen
nervous adj. zora dayanan
nervous adj. dayanıklı
nervous adj. kuvvetli
nervous adj. cesur
nervous adj. gözü pek
Medical
nervous adj. sinir bozukluğundan ileri gelen
nervous adj. sinirsel
Physiology
nervous adj. sinirleri etkileyen
nervous adj. sinirlerle ilgili
nervous adj. sinirlere ait
Archaic
nervous adj. adaleli
nervous adj. güçlü
nervous adj. zinde
nervous adj. gayretli
nervous adj. dinç
nervous adj. sinir ilacı olarak kullanılan

Bedeutungen, die der Begriff "nervous" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 172 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
have a nervous breakdown v. sürmenaj olmak
have a nervous breakdown v. evhamlanmak
become nervous v. huylanmak
get nervous v. asabı bozulmak
have a nervous break down v. sinir krizi geçirmek
bring someone to the verge of a nervous breakdown v. sinir krizinin eşiğine getirmek
bring someone to the brink of a nervous breakdown v. sinir krizinin eşiğine getirmek
bring someone to the edge of a nervous breakdown v. sinir krizinin eşiğine getirmek
be a nervous wreck v. sinirleri bozulmak
be a nervous wreck v. siniri bozulmak
get nervous about v. bir şey hakkında endişelenmek
be nervous about v. (bir şey) hakkında endişeli olmak
be nervous about v. heyecanını duymak
end up having a nervous breakdown v. sonunda sinir krizi geçirmek
lead to a nervous breakdown v. sinir krizine yol açmak
look nervous v. gergin görünmek
nervous prostration n. nevrasteni
parasympathetic nervous system n. parasempatik sinir sistemi
nervous disorder n. asap bozukluğu
nervous temperament n. sinirlilik
nervous breakdown n. sinirsel yıkım
nervous prostration n. sinir argınlığı
nervous twitch n. seğirme
nervous breakdown n. sinir argınlığı
a nervous upset n. asap bozukluğu
nervous waiting n. heyecanlı bekleyiş
nervous energy n. gerginliğin eşlik ettiği enerjik olma hali
nervous nellie n. çok çekingen kimse
nervous nellie n. endişeli kimse
nervous [obsolete] adj. bol miktarda sinir içeren (et)
nervous [obsolete] adj. bolca tendonu bulunan (hayvan)
Colloquial
nervous wait n. endişeli bekleyiş
Idioms
make (someone) nervous v. (birinin) canını sıkmak
make (someone) nervous v. (birini) kızdırmak
be a nervous wreck v. sinirleri laçka olmak
be nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs v. züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek
be nervous of (one's) (own) shadow v. (kendi) gölgesinden korkmak
be nervous of (one's) (own) shadow v. gölgesinden korkmak
be nervous of (one's) (own) shadow v. (kendi) gölgesinden bile korkmak
be nervous of (one's) (own) shadow v. tavşan yürekli olmak
be nervous of (one's) (own) shadow v. ödlek olmak
be frightened/nervous/scared of your own shadow v. kendi gölgesinden korkmak
be frightened/nervous/scared of your own shadow v. tavşan yürekli olmak
be frightened/nervous/scared of your own shadow v. kendi gölgesinden bile korkmak
be frightened/nervous/scared of your own shadow v. ödlek olmak
(as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs adj. çok gergin
(as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs adj. züccaciye dükkanına girmiş fil gibi
(as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs adj. diken üstünde
as nervous as a long-tailed cat in a room full of rockers expr. çok heyecanlı/panik içinde
Speaking
my wife gets nervous when i'm held up expr. ben gecikince karım endişeleniyor
I'm a little nervous expr. biraz gerginim
I'm a little nervous expr. biraz stresliyim
I'm a little nervous expr. biraz heyecanlıyım
I was a bit nervous expr. biraz heyecanlıydım
I'm a bit nervous expr. biraz heyecanlıyım
don't get nervous expr. heyecan yapma
I got nervous expr. heyecanlandım
don't get nervous expr. heyecanlanma
don't get nervous expr. sakın heyecan yapma
Technical
peripheral nervous system n. periferik sinir sistemi
Medical
nervous deafness n. sinir sağırlığı
nervous deafness n. özellikle işitme sinirinde ruhsal açıdan sağlıklı olmayan değişime bağlı olarak sinir sisteminin bazı bölümlerinde ortaya çıkan bir tür sağırlık
nervous fever n. sinir ateşi
nervous fever n. dalgınlık hali veya sersemlikten kaynaklanan bir rahatsızlık
adrenergic nervous system n. adrenerjik sinir sistemi
underlying central nervous system disorder n. altta yatan santral sinir sistemi bozukluğu
nervous disease n. asabiye
kidney and peripheral nervous system involvement n. böbrek ve periferik sinir sistemi tutulumu
peripheral nervous system n. çevresel sinir sistemi
childhood central nervous system tuberculosis n. çocuklarda merkezi sinir sistemi tüberkülozu
enteric nervous system n. enterik sinir sistemi
cholinergic nervous system n. kolinerjik sinir sistemi
central nervous system disorders n. merkezi sinir sistemi rahatsızlıkları
central nervous system related symptoms n. merkezi sinir sistemi kaynaklı semptomlar
central nervous system disease n. merkezi sinir sistemi hastalığı
primary sarcomas of the central nervous system n. merkezi sinir sistemi primer sarkomları
central nervous system n. merkezi sinir sistemi
central nervous system infection n. merkezi sinir sistemi enfeksiyonu
central nervous system diseases n. merkezi sinir sistemi hastalıkları
central nervous system drugs n. merkezi sinir sistemi ilaçları
central nervous system n. merkezi sinir sistemi lenfomaları
central nervous system agents n. merkezi sinir sistemi ajanları
degenerative central nervous system diseases n. merkezi sinir sisteminin dejeneratif hastalıkları
central nervous system anomalies n. merkezi sinir sistemi anomalileri
non-adrenergic non-cholinergic nervous system n. non-adrenerjik non-kolinerjik sinir sistemi
nervous breakdown n. nevrosteni
nervous breakdown n. nevrasteni
olfactory nervous system n. olfaktör sinir sistemi
autonomic nervous system n. otonom sinir sistemi
autonomic nervous system n. otonomik sinir sistemi
parasympathetic nervous system n. otonom sinir sistemi
autonomic nervous system diseases n. otonom sinir sistemi hastalıkları
primary lymphomas of the central nervous system n. primer santral sinir sistemi lenfomaları
parasympathetic nervous system n. parasempatik sinir sistemi
parasympathetic nervous system n. parasempatik sinir dizgesi
peripheral nervous system diseases n. periferik sinir sistemi hastalıkları
peripheral nervous diseases n. periferik sinir sistemi hastalıkları
central nervous system disease n. santral sinir sistemi hastalığı
dysgenetic syndromes of central nervous system n. santral sinir sisteminin genetik bozukluklara bağlı sendromları
degenerative central nervous system diseases n. santral sinir sisteminin dejeneratif hastalıkları
central nervous system n. santral sinir sistemi
hemorrhage in the central nervous system n. santral sinir sisteminde kanama
involvement of the central nervous system n. santral sinir sistemi tutulumunu
primary tumours of central nervous system n. santral sinir sistemi kaynaklı primer tümörler
central nervous system involvement n. santral sinir sistemi tutulumu
central nervous system stimulant n. santral sinir sistemi stimulanı
central nervous system depressant n. santral sinir sistemi depresanı
central nervous system tumours n. santral sinir sistemi tümörleri
propriospinal nervous n. propriyospinal sinir
central nervous system lymphoma n. santral sinir sistemi lenfoması
nervous cough n. ruhsal gerginliğe bağlı sinirsel öksürük
central nervous system capillary hemangioblastoma n. santral sinir sisteminin kapiller hemangioblastoma
central nervous system signs n. santral sinir sistemi bulguları
structural lesions of the central nervous system n. santral sinir sisteminin yapısal lezyonları
nervous derangement n. sinir hastalığı
nervous system physiology n. sinir sistemi fizyolojisi
sympathatic nervous system n. sempatik sinir sistemi
nervous breakdown n. sinir krizi
sympathetic and parasympathetic nervous system n. sempatik ve parasempatik sinir sistemi
nervous system diseases n. sinir sistemi hastalıkları
nervous tissue n. sinir dokusu
sympathetic nervous system n. sempatik sinir sistemi
nervous system neoplasms n. sinir sistemi tümörleri
nervous system n. sinir sistemi
nervous prostration n. sinir bozukluğu
nervous breakdown n. sinir bozukluğu
slowly progressive multifocal central nervous system damage n. yavaş ilerleyen multifokal santral sinir sistemi hasarı
space-occupying central nervous system lesion n. yer kaplayıcı merkezi sinir sistemi lezyonu
Anatomy
cerebrospinal nervous system n. beyin omurilik merkez sinir sistemi
involuntary nervous system n. otonom sinir sistemi
uterine nervous plexus n. rahim sinir ağı
nervous center n. sinir merkezi
nervous system n. sinir sistemi
nervous fluids n. sinir akışkanı
nervous system n. sinirsel sistem
ans (autonomic nervous system) abrev. otonom sinir sistemi
ans (autonomic nervous system) abrev. özerk sinir sistemi
Psychology
nervous exhaustion n. nevrasteni
nervous exhaustion n. sinir bozukluğu
nervous exhaustion n. sinir argınlığı
nervous exhaustion n. kişiyi yorgun ve elden ayaktan düşüren bir duygusal rahatsızlık
nervous breakdown or snapping n. ağır sinir bozukluğu
somatic nervous system n. bedensel sinir sistemi
vegetative nervous system n. bitkisel sinir sistemi
central nervous system n. merkezi sinir sistemi
autonomic nervous system n. özerk sinir sistemi
peripheral nervous system n. periferal sinir sistemi
involvement of central and peripherical nervous system n. santral ve periferik sinir sistemi tutulumu
central nervous system inflammation n. santral sinir sisteminin inflamasyonu
nervous breakdown or snapping n. sinirsel çöküntü
sympathetic nervous system n. sempatetik sinir sistemi
nervous system n. sinir sistemi
nervous breakdown or snapping n. sinir krizi
nervous breakdown n. sinir krizi
nervous tension n. sinirsel gerginlik
nervous strain n. strese bağlı sinirlilik durumu
Physiology
nervous impulse n. sinirsel itki
nervous impulse n. sinirsel tepi
adrenergic nervous system n. adrenerjik sinir sistemi
Pathology
degeneration nervous system due to alcohol n. alkole bağlı sinir sistemi dejenerasyonu
cysticercosis of central nervous system n. merkezi sinir sisteminde sistiserkoz
central nervous system disorders n. merkezi sinir sistemini bozuklukları
autonomic nervous system disorder n. otonom sinir sistemi bozukluğu
autonomic nervous system disorders n. otonom sinir sistemi bozuklukları
tuberculosis of nervous system n. sinir sisteminin tüberkülozu
degenerative disease of nervous system n. sinir sisteminin dejeneratif hastalığı
Biochemistry
periphera nervous system n. çevrel sinir dizgisi
Zoology
autonomic nervous system n. otonom sinir sistemi
parasympathetic nervous system n. parasempatik sinir sistemi
Apiculture
sympathetic nervous system n. otomatik sinir sistemi
Abbreviation
ans (autonomic nervous system) n. otonom sinir sistemi
Slang
have a nervous freak out v. bunalım geçirmek