Bridge - Türkisch Englisch Wörterbuch

Bridge

Bedeutungen von dem Begriff "Bridge" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 88 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
bridge n. köprü
General
bridge n. briç
bridge n. köprü
bridge n. burun kemiği
bridge n. (oyun) briç
bridge n. kaptan köprüsü
bridge n. briç oyunu
bridge n. şekli köprüyü andıran şey
bridge n. bilardo sopasının yaslandığı elin duruşu
bridge n. geriye doğru eğilen bir dansçının vücuduyla oluşturduğu kemer
bridge n. halk danslarında tutuşan ellerin havada oluşturduğu kemer
bridge n. baskın renkler arasında geçiş görevi gören renk alanı
bridge n. (dama) aralarında boş bir kare bırakılmış aynı renkte iki taş
bridge n. bağlantı unsuru
bridge v. köprü kurmak
bridge v. köprü yapmak
bridge v. köprülemek
bridge v. köprü oluşturmak
bridge v. arayı kapatmak
bridge v. (aradaki) boşluğu doldurmak
bridge v. birleştirmek
bridge v. köprüden geçmek
bridge v. köprüyle birleştirmek
bridge v. köprü
bridge v. bağlamak
bridge adj. (özellikle giysi) üreticinin en pahalı ürünlerinden daha ucuz
Trade/Economic
bridge adj. en pahalı ile en ucuz arasındaki ürün skalasıyla ilgili
bridge adj. en pahalı ile en ucuz arasındaki ürün skalasına ait
Politics
bridge n. (diplomaside) anlaşma olasılığına işaret eden beyan
Industry
bridge n. (pamuklu eğirme makinesinde) köprü braketi
Technical
bridge n. fırın bölme duvarı
bridge n. köprü
bridge n. (demircilik) fırına yakıt veya cevher aktarmak için kullanılan bir yol veya asansör
bridge n. (saat) şase
bridge n. deliğin altına yerleştirilen engel
bridge n. (kupol fırını) eriyen malzemenin hareket etmesini engelleyen malzeme tabakası
bridge n. (matkap) delme ucunda oluklar arasındaki konik alan
bridge v. (eriyik metal) malzeme veya sertlik derecesinde katman veya heterojen alanlar oluşturmak
Computer
bridge n. bilgisayar köprüsü
Telecom
bridge n. köprü
bridge n. köprü modu
Electric
bridge n. ölçme köprüsü
bridge n. paralel devre
bridge n. istenmeyen lehim bağlantısı
bridge v. (iki şeyin) arasında elektrik bağlantısı kurmak
bridge v. paralel bağlamak
Construction
bridge n. taban kirişi
bridge n. sahne köprüsü
bridge n. dış cephe iskelesi
bridge n. (maden, mağara çatısı) genellikle ahşaptan yapılan destek
Railway
bridge n. sinyal iskeleti
Marine
bridge n. kaptan köşkü
bridge n. iskele platformu
bridge n. kedi köprüsü
bridge n. köprüüstü
Medical
bridge n. geçici çözüm
Anatomy
bridge n. anatomik çıkıntı
bridge n. anatomik köprü
bridge n. beyin sinir köprüsü
Dentistry
bridge n. diş köprüsü
Optics
bridge n. (gözlükte) burun yastığı
Math
bridge n. köprü ayırt
Chemistry
bridge n. molekülün iki parçasını birbirine bağlayan değerlik bağı
bridge n. hidrojen bağı
bridge n. su yumuşatıcıda çözünmemiş tuzdan oluşan sert kabuk
Biology
bridge n. iki hücre arasındaki protoplazma ipliği
bridge n. mitozun ileri aşamalarında devam eden fiziksel süreklilik alanı
Astronomy
bridge n. güneş lekesi üzerindeki parlak şerit
Zoology
bridge n. kaplumbağalarda üst kabuk ve alt kabuğu birbirine bağlayan yanal kemikli plakalardan biri
Forestry
bridge n. başka bir keresteye dayanan bloklar üzerinde desteklenmiş kereste
Literature
bridge n. (edebi eserde) geçiş pasajı
Linguistics
bridge n. satırda kelimenin bölünemeyeceği nokta
Geography
bridge n. kıstak
Sport
bridge n. (bilardo) uzatma istekası
bridge n. (bilardo) beyaz topu sabitlemek için destek olarak kullanılan el
bridge n. (güreş) köprü pozisyonu
bridge n. akrobat ve dansçıların ellerini birleştirip havaya kaldırarak yaptıkları kemer veya çatı benzeri figür
bridge v. (güreşçi) köprü pozisyonu almak
Card
bridge n. vist oyunundan türetilen çeşitli kart oyunlarına verilen ad
Music
bridge n. geçiş müziği
bridge n. yaylı çalgılarda eşik
bridge n. eşik
bridge n. başka bir şarkı içinde yer alan şarkı
bridge n. (caz, pop müzik) geçiş bölümü
bridge n. (ton) sonlandırma
bridge v. bir müzik parçasından diğerine duraksamadan geçmek
Theatre
bridge n. ışıklama köprüsü
bridge n. tiyatro iskelesi

Bedeutungen, die der Begriff "Bridge" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
magnetic bridge n. manyetik köprü
bridge in art n. sanatta köprü
lift bridge n. açılır köprü
pontoon bridge n. dubalı köprü
brooklyn bridge n. brooklyn köprüsü
ferry bridge n. vapur iskelesi
swing bridge n. açılır kapanır köprü
golden gate bridge n. golden gate köprüsü
road bridge n. yol köprüsü
bridge player n. briç oyuncusu
resistance bridge n. direnç köprüsü
lattice bridge n. kafes kirişli köprü
floating bridge n. dubalı köprü
maxwell's bridge n. maxwell köprüsü
bridge canal n. kanal köprü
truss bridge n. köprü
emergency bridge n. imdat köprüsü
truss bridge n. üçgen kirişli köprü
bosphorus bridge n. boğaz köprüsü
loading bridge n. yükleme köprüsü
railway bridge n. demiryolu köprüsü
bridge deck n. güverte köprüsü
benjamin franklin bridge n. benjamin franklin köprüsü
toll bridge n. paralı köprü
suspension bridge n. asma köprü
truss bridge n. makaslı köprü
pedestrian bridge n. yaya köprüsü
foot bridge n. yaya köprüsü
subway bridge n. altgeçit köprüsü
arch bridge n. kemerli köprü
conference bridge n. konferans köprüsü
bridge-toll n. köprü parası
a lot of water has flowed beneath the bridge n. o zamandan bu zamana çok şey değişti
swing bridge n. kanatlı köprü
bridge of hope for low-incomers n. dar gelirliye umut kapısı
ferry bridge n. tren taşıyan feribot
second bosphorus bridge n. ikinci boğaz köprüsü
second bosphorus bridge n. ikinci köprü
fatih sultan mehmet bridge n. ikinci köprü
suspended bridge n. asma köprü
contract bridge n. briç oyunu
pulaski bridge n. pulaski köprüsü
second bridge n. ikinci köprü
first bosphorus bridge n. birinci boğaz köprüsü
first bosphorus bridge n. 1. boğaziçi köprüsü
bosphorus bridge n. 1. boğaziçi köprüsü
first bosphorus bridge n. 1. köprü
first bosphorus bridge n. boğaziçi köprüsü
bosphorus bridge n. 1. köprü
bosphorus bridge n. birinci boğaz köprüsü
fatih sultan mehmet bridge n. 2.boğaziçi köprüsü
second bosphorus bridge n. f.s.m. köprüsü
second bosphorus bridge n. 2.köprü
fatih sultan mehmet bridge n. f.s.m. köprüsü
fatih sultan mehmet bridge n. 2.köprü
second bosphorus bridge n. 2.boğaziçi köprüsü
fatih sultan mehmet bridge n. ikinci boğaz köprüsü
second bosphorus bridge n. 2.boğaz köprüsü
fatih sultan mehmet bridge n. fatih sultan mehmet köprüsü
fatih sultan mehmet bridge n. 2.boğaz köprüsü
second bosphorus bridge n. fatih sultan mehmet köprüsü
bailey bridge n. geçici köprü
bridge toll n. köprü geçiş ücreti
rope bridge n. ip köprü
rope bridge n. halat köprü
acıbadem bridge n. acıbadem köprüsü
broad nasal bridge n. geniş burun kökü
july 15 martyrs' bridge n. 15 temmuz şehitler köprüsü
little bridge n. küçük köprü
small bridge n. küçük köprü
nasal bridge n. burun köprüsü
rainbow bridge n. gökkuşağı köprüsü
rainbow bridge n. utah'da doğal bir taş köprü ve ulusal bir anıt
tappan zee bridge n. hudson nehri boyunca uzanan asma köprü
tappan zee bridge n. tappan zee köprüsü
mackinac bridge n. mackinac köprüsü
mackinac bridge n. yukarı ve aşağı michigan'ı ayıran kanalın üzerinde yer alan asma köprü
verrazano-narrows bridge n. brooklyn ve staten island bölgeleri arasındaki asma köprü
verrazano-narrows bridge n. verrazano-narrows köprüsü
golden horn bridge n. haliç köprüsü
leaf bridge n. baskül köprü
millau bridge n. millau viyadüğü
millau bridge n. fransa'da bir viyadük
millennium bridge n. londra, ingiltere'de bir asma köprü
millennium bridge n. millenium köprüsü
minato ohashi bridge n. japonya'nın osaka kentinde bulunan bir konsol köprü
bridge [obsolete] n. iskele
bridge-building n. arabuluculuk
bridge-ward n. köprü bekçisi
bridge-builder n. arabulucu
bridge-ward n. anahtar bekçisi
monkey bridge n. kazan dairesindeki yüksek ve dar platform
monkey bridge n. makine dairesindeki yüksek ve dar platform
monkey bridge n. güverte üzerindeki yüksek ve dar platform
pile bridge n. kazıklı köprü
flame bridge n. fırın bölme duvarı
rolling bridge n. açılır kapanır köprü
rolling bridge n. açılıp kapanan köprü
rolling bridge n. açılır asma köprü
four-deal bridge n. dört el oynanan bir briç çeşidi
bridge of dialogue and persuasion n. diyalog ve ikna köprüsü
bridge over v. yardımcı olmak
build a bridge v. köprü kurmak
lay a bridge v. köprü kurmak
cross the bridge v. köprüyü geçmek
be bridge v. köprü olmak
build bridge v. köprü yapmak
erect bridge v. köprü dikmek
build bridge v. köprü inşa etmek
bridge over v. köprü kurmak
bridge over v. köprü oluşturmak
go across the bridge v. köprüden geçmek
cross the bridge v. köprüden geçmek
walk across the bridge v. köprüden geçmek
drive across the bridge v. köprüden geçmek
span a river (bridge) v. bir nehri bağlamak
walk on the bridge v. köprü üzerinde yürümek
having a bridge adj. köprülü
Phrasals
bridge over (something) v. (bir şeyin) üzerinde köprü görevi görmek
bridge over something v. bir şeyin üzerinde geçit oluşturmak
bridge over something v. bir şeyin üzerinde köprü yapmak/meydana getirmek
bridge over (something) v. (bir şeyin) üzerinde köprü oluşturmak/kurmak
bridge over v. belirli bir süre için yeterli olmak
Phrases
cross that bridge later expr. o sorunu daha sonra düşünürüz
cross that bridge later expr. o konuyu daha sonra düşünürüz
Proverb
don't cross that bridge till you come to it o zaman gelince düşünürsün
don't cross that bridge till you come to it zamanı gelmeden endişelenme
don't cross that bridge till you come to it ortada fol yok yumurta yokken telaş yapma
don't cross that bridge till you come to it doğmamış çocuğa don biçme
don't cross that bridge till you come to it zamanı gelince düşünürsün
don't cross that bridge till you come to it henüz olmamış bir şey için canını sıkma
don't cross that bridge till you come to it dereyi görmeden paçaları sıvama
Colloquial
too much water under the bridge expr. o günler geride kaldı
at the end of the bridge expr. köprünün sonunda
cross that bridge when you come to it expr. o işi de/onu da zamanı gelince hallederiz
I've got a bridge to sell you expr. çok safsın
I've got a bridge to sell you expr. çok kolay kanıyorsun
I've got a bridge to sell you expr. köprü var, alırsan
I've got a bridge to sell you expr. köprü satayım sana
I've got a bridge to sell you expr. çok enayisin
Idioms
a bridge too far n. başarılması zor şey
a bridge too far n. elde edilmesi güç hedef
a bridge too far n. en uzak köprü
a bridge too far n. sonuçları beklendiği kadar yarar getirmeyebilecek riskli plan/girişim
a bridge too far n. yarardan çok zarar getiren plan/girişim
a bridge too far n. gerçekçi olmayan bir plan
a bridge too far n. kendi sınırlarını aşan bir plan/eylem
a bridge too far n. muhtemelen başarısızlıkla sonuçlanacak ulaşılması güç hedef
a bridge too far n. aşırı yüksek bir hedef
bridge the gap v. eksiği doldurmak