Offshore-... - Türkisch Englisch Wörterbuch

Offshore-...

Bedeutungen, die der Begriff "Offshore-..." mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 136 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
offshore n. açık deniz
offshore drilling n. deniz sondajı
offshore oil industry n. kıyı petrol endüstrisi
offshore structures n. kıyı yapıları
offshore waters n. açıkları
offshore oil-gas n. denizde gaz petrol
offshore investment n. off-shore yatırımı
offshore structure n. kıyı ötesi yapım
offshore rig n. çok sayıda petrol kuyusunun radyal olarak açılabileceği açık deniz platformundan oluşan sondaj kulesi
offshore v. başka ülkeye (üretim, hizmet) taşeronluk yapmak
offshore v. başka ülkeye (üretim, hizmet) dış kaynak sağlamak
offshore v. yerli işgücü yerine yabancı işgücü kullanmak
offshore v. taşeron kullanmak
offshore adj. kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan
offshore adj. kıyıdan esen
offshore adj. kıyıdan uzak
offshore adj. dış
offshore adj. yabancı
offshore adj. karadan gelen
offshore adj. yabancı ülkede kayıtlı olan
offshore [new zealand] adj. dışarı
offshore [new zealand] adj. yurt dışında olan
offshore adj. yabancı ülkede yürütülen
offshore adj. karadan esen (rüzgar)
offshore adj. yabancı ülkede işletilen
offshore adj. deniz aşırı
offshore adj. kıyı açıklarında
offshore adv. açıklarında
offshore adv. kıyıdan uzakta
offshore adv. kıyıdan denize doğru
offshore adv. abd'nin dışında
offshore [new zealand] adv. gurbette
offshore [new zealand] adv. yurt dışına
offshore prep. açıkta
offshore prep. kıyıdan uzakta
Trade/Economic
offshore finance subsidiary n. sınır ötesi finans şubesi
offshore banking n. sınır ötesi bankacılık
offshore banking n. kıyı bankacılığı
offshore market n. denizaşırı piyasa
offshore banking n. offshore bankacılığı
offshore n. off-shore
offshore banking n. kıyı bankacılığı
offshore account n. offshore hesap
offshore account n. offshore hesabı
offshore n. faaliyetlerinin gerçekleştirildiği ülke dışında faaliyet göstermek üzere kayıtlı yerli şirket
offshore adj. (abd banka ve üreticileri) abd'nin dışında faaliyet gösteren
offshore adj. yabancı ülkede bulunup vergi kanunlarına tabi olmayan
Law
offshore legislation n. offshore mevzuatı
Politics
offshore financial centre n. kıyıötesi (offshore) finansal merkez
Industry
offshore assets n. sahil şeridi boyunca faaliyet gösteren navigasyon yardımcıları
offshore assets n. sahil şeridi boyunca faaliyet gösteren petrol ve gaz tesisleri
offshore assets n. sahil şeridi boyunca faaliyet gösteren derin su limanları
offshore assets n. sahil şeridi boyunca bulunan nükleer enerji santralleri
offshore assets n. sahil şeridi boyunca faaliyet gösteren nükleer enerji santralleri
offshore assets n. sahil şeridi boyunca faaliyet gösteren okyanus termal enerji dönüşüm tesisleri
offshore assets n. sahil şeridi boyunca faaliyet gösteren madencilik ve endüstriyel tesisler
offshore assets n. sahil şeridi boyunca bulunan navigasyon yardımcıları
offshore assets n. sahil şeridi boyunca bulunan petrol ve gaz tesisleri
offshore assets n. sahil şeridi boyunca bulunan madencilik ve endüstriyel tesisler
offshore assets n. sahil şeridi boyunca bulunan derin su limanları
offshore bulk fuel system n. açık deniz noktalarındaki kıyılarda bulunan kabul tesislerine yakıt transferinde kullanılan bir sistem
offshore assets n. sahil şeridi boyunca bulunan okyanus termal enerji dönüşüm tesisleri
Technical
offshore exploration n. kıyı ötesi araştırması
offshore pipeline n. kıyı ötesi boru hattı
offshore oil field n. denizdeki petrol sahası
onshore and offshore pipelines n. kıyı ve açık deniz boru hatları
Construction
fixed steel offshore structures n. kıyıdan uzak sabit çelik yapılar
steel offshore floating structure n. kıyıdan uzak yüzen çelik yapı
offshore site butt welding of transmission pipelines n. kıyıdan uzak şantiyede nakil boru hatlarının alın kaynağı
Marine
offshore structures n. açık deniz yapıları
offshore waves n. açık deniz dalgaları
offshore oil production equipment n. açık deniz petrol üretim donanımı
floating type offshore structure n. yüzer tip açıkdeniz yapıları
offshore oil storage facilities n. açık deniz petrol depolama tesisleri
offshore n. kıyının açığı
offshore facilities n. açık deniz tesisleri
offshore current n. açık deniz akıntısı
offshore maritime structure n. açık denize yapıları yapı
offshore distance n. açık deniz mesafesi
offshore sediment transport n. açık deniz katı madde taşınımı
offshore man–made island n. açık deniz yapay adası
offshore wind n. uzak kıyı rüzgarı
offshore boat n. offshore teknesi
offshore plants n. açık deniz bitkileri
offshore structures for control of wave and current n. dalga ve akıntının kontrolü için açık deniz yapıları
offshore fishing port n. açık deniz balıkçı limanı
offshore bar n. açık deniz seti
offshore airport n. açık deniz havaalanı
offshore terminal n. açık deniz terminali
movable offshore drilling rig n. portatif açık deniz sondaj platformu
offshore concrete n. açık deniz betonu
offshore structures for control of sea environment n. deniz ortamının kontrolü için açık deniz yapıları
permeable offshore breakwater n. geçirgen açık deniz dalgakıranı
leg type offshore structure n. ayak tipi açıkdeniz yapıları
offshore trawl fishery n. açık deniz trol balıkçılığı
offshore breakwater n. açık deniz dalgakıranı
offshore structures for wave control n. dalga kontrolü için açık deniz yapıları
offshore sediment transport rate n. açık deniz katı madde taşınma debisi
offshore platform n. açık deniz platformu
offshore loading n. açık deniz yüklemesi
offshore and long distance fisheries worker n. açık deniz ve uzun mesafe balıkçılık çalışmaları
bottom-fixed offshore structure n. tabana sabitlenmiş açık deniz yapısı
bottom-fixed offshore power station n. tabana sabitlenmiş açık deniz elektrik santralı
bottom-supported offshore structure n. tabana dayalı açıkdeniz yapıları
gravity-type offshore structure n. ağırlığa dayalı açık deniz yapıları
steel pipe pile-type offshore structure n. çelik boru kazıklı açık deniz yapısı
on-offshore sediment movement n. kıyıya dik yöndeki katı madde hareketi
on-offshore sediment transport rate n. kıyıya dik yöndeki katı madde taşınım oranı
permeable gravity-type offshore structure n. geçirgen ağırlığa dayanan açık deniz yapıları
offshore towing ship n. açık deniz yedekleme gemisi
offshore rescue ship n. açık deniz kurtarma gemisi
5 miles offshore of turkeli lighthouse adv. türkeli feneri'nin yaklaşık 5 mil açığında
Petrol
offshore structures n. sahilden açıktaki yapılar
offshore production platform n. açık deniz üretim platformu
offshore applications n. karadan uzak uygulamalar
offshore platform n. petrol platformu
offshore petroleum discharge system n. açık deniz petrol boşaltım sistemi
Mining
offshore drilling n. deniz dibi delmesi
offshore drilling n. deniz sondajı
Marine Biology
offshore waters n. açık sular
offshore fishery n. açıkta balıkçılık
offshore fishery n. açık deniz balıkçılığı
offshore water n. açık su
offshore orca n. açık deniz orkası
offshore orca n. açık deniz katil balinası
offshore killer whale n. açık deniz katil balinası
offshore killer whale n. açık deniz orkası
offshore adj. açıkta
Environment
offshore structure n. kıyıötesi yapı
offshore drilling n. deniz dibi sondajı
offshore wind n. offshore rüzgâr
Geography
offshore platform n. sahil ötesi platformları
Meteorology
offshore wind n. kıyıdan esen rüzgar
Military
offshore procurement n. denizaşırı tedarik
offshore patrol n. seyrüsefere uygun kıyı sularının açıklarında faaliyet gösteren bir deniz savunma devriyesi
Sport
offshore boat racing n. açık deniz tekne yarışı

Bedeutungen, die der Begriff "Offshore-..." mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 7 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Trade/Economic
offshore bankacılığı offshore banking n.
offshore hesabı offshore account n.
offshore hesap offshore account n.
Law
offshore mevzuatı offshore legislation n.
Politics
kıyıötesi (offshore) finansal merkez offshore financial centre n.
Marine
offshore teknesi offshore boat n.
Environment
offshore rüzgâr offshore wind n.