be pressed - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

be pressed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "be pressed" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be pressed v. sıkılmak
be pressed v. sıkışık bir durumda olmak
be pressed v. basılmak
be pressed v. sıkışık olmak

Bedeutungen, die der Begriff "be pressed" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 33 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be pressed for time v. dara gelmek
be pressed for v. sıkışmak
be closely pressed together v. sıkışmak
be pressed for something v. sıkışık olmak
be pressed for time v. zamanı dar olmak
be pressed up to the point of action v. harekete geçmek zorunda bırakılmak
be pressed up to the point of action v. harekete geçmeye mecbur kalacak şekilde baskı altında kalmak
Idioms
be hard pressed v. baskı altında olmak
be hard pressed v. darda olmak
be pressed for cash v. darda olmak
be pressed for cash v. darboğaza girmek
be pressed for money v. darboğaza girmek
be pressed for money v. darda olmak
be hard pressed v. eli darda olmak
be pressed for money v. paraya sıkışmak
be pressed for cash v. paraya sıkışmak
be hard pressed v. paraya sıkışık olmak
be pressed for money v. (maddi olarak) dara düşmek
be pressed for time v. zamanı daralmak
be pressed for cash v. (maddi olarak) dara düşmek
be hard pressed v. zor durumda olmak
be pressed for time v. zamana sıkışmak
be hard pressed v. (bir şeyi yapmakta) zorlanmak
be pressed for space v. yeri olmamak
be pressed for space v. yeri kalmamak
be pressed for space v. yeri çok sıkışık olmak
be pressed for space v. çok az yeri olmak/kalmak
be pressed/pushed for money, space, time v. yeri, parası, zamanı olmamak/kalmamak
be pressed/pushed for money, space, time v. çok az yeri, parası, zamanı kalmak
be pressed/pushed for money, space, time v. yere, paraya, zamana sıkışmak
be pressed/pushed for money, space, time v. yere, paraya, zamana sıkışık olmak
be pressed/pushed for money, space, time v. yeri, parası, zamanı dar olmak
be pressed/pushed for money, space, time v. parası, yeri, zamanı az olmak