concentration - Türkisch Englisch Wörterbuch

concentration

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

concentration — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /ˌkɑːnsənˈtreɪʃən/ – BrE /ˌkɒnsənˈtreɪʃən/)
Wortart:
İsim: concentration (concentrations)
Synonyme:
focus, intensity
Antonyme:
distraction, dilution

Bedeutungen von dem Begriff "concentration" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 49 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
concentration n. toplama
Camp Vught was the only SS concentration camp outside Nazi Germany.
Camp Vught, Nazi Almanyası dışındaki tek SS toplama kampıydı.

More Sentences
concentration n. yoğunlaşma
The Commission’s proposal thus takes a step forward with new concepts of concentration on a Community scale.
Komisyonun teklifi böylece Topluluk ölçeğinde yeni yoğunlaşma kavramlarıyla bir adım ileri gitmektedir.

More Sentences
concentration n. konsantrasyon
This exam needs all of your concentration.
Bu sınav tam konsantrasyonunuzu gerektiriyor.

More Sentences
concentration n. yoğunluk
High concentrations of toxic elements can be found in the sea.
Denizde yüksek yoğunlukta toksik elementler bulunabilir.

More Sentences
Trade/Economic
concentration n. yoğunlaşma
The Commission’s proposal thus takes a step forward with new concepts of concentration on a Community scale.
Komisyonun teklifi böylece Topluluk ölçeğinde yeni yoğunlaşma kavramlarıyla bir adım ileri gitmektedir.

More Sentences
Technical
concentration n. konsantrasyon
This exam needs all of your concentration.
Bu sınav tam konsantrasyonunuzu gerektiriyor.

More Sentences
Food Engineering
concentration n. konsantrasyon
This exam needs all of your concentration.
Bu sınav tam konsantrasyonunuzu gerektiriyor.

More Sentences
concentration n. yoğunluk
High concentrations of toxic elements can be found in the sea.
Denizde yüksek yoğunlukta toksik elementler bulunabilir.

More Sentences
Statistics
concentration n. yoğunluk
High concentrations of toxic elements can be found in the sea.
Denizde yüksek yoğunlukta toksik elementler bulunabilir.

More Sentences
Chemistry
concentration n. konsantrasyon
This exam needs all of your concentration.
Bu sınav tam konsantrasyonunuzu gerektiriyor.

More Sentences
Education
concentration n. odaklanma
The audience's concentration on the main character shifted onto the side character.
Seyircinin ana karakter üzerindeki odaklanması yan karaktere kaydı.

More Sentences
concentration n. yoğunlaşma
The Commission’s proposal thus takes a step forward with new concepts of concentration on a Community scale.
Komisyonun teklifi böylece Topluluk ölçeğinde yeni yoğunlaşma kavramlarıyla bir adım ileri gitmektedir.

More Sentences
General
concentration n. derişme
concentration n. teksif
concentration n. yığma
concentration n. toplanma
concentration n. toplaşım
concentration n. tahşit
concentration n. bir araya getirme
concentration n. dikkati bir noktada toplama
concentration n. koyulaşma
concentration n. yoğunlaştırma
concentration n. derişim
concentration n. hacim küçültme
concentration n. zenginleşme
concentration n. bir noktada toplanma
concentration n. kalabalık olma
concentration n. kalabalıklık
concentration n. yoğunlaştırılmış şey
Trade/Economic
concentration n. temerküz
Law
concentration n. temerküz
Technical
concentration n. bir çözeltinin dayanıklığı veya yoğunluğu
concentration n. derişim
concentration n. kesafet
concentration n. konsantrasyon  
Construction
concentration n. derişiklik
Pharmaceutics
concentration n. bitkinin genellikle toz veya reçine formunda olan ve çabuk etki gösteren arıtılmamış özü
Food Engineering
concentration n. derişim
Chemistry
concentration n. derişiklik
concentration n. derişme
concentration n. deriştirme
Education
concentration n. öğrencinin çalışma programını tek bir bölüme veya öğrenme alanına odaklama
concentration n. akademik ana dal
concentration n. öğrencinin ana dal içerisinde yöneldiği alan
Military
concentration n. yığınak
concentration n. askeri kuvvetleri bir araya toplama
concentration n. hedefe birden fazla silahtan ateş açma
concentration n. kısıtlı sürede belirli bir alana atış yapan topçu mermisi grubu
Card
concentration n. kartların kapalı şekilde masaya dizildiği ve oyuncuların çiftleri bulmaya çalıştıkları bir hafıza oyunu

Bedeutungen, die der Begriff "concentration" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
concentration camps n. toplama kampları
concentration camp n. temerküz kampı
lack of concentration n. konsantrasyon eksikliği
full concentration n. tam konsantrasyon
high concentration n. yüksek konsantrasyon
concentration camp n. toplama kampı
concentration level n. konsantrasyon seviyesi
poor concentration n. konsantrasyon eksikliği
extreme concentration n. aşırı yoğunluk
initial concentration n. başlangıç konsantrasyonu
poor concentration n. konsantrasyon bozukluğu
make concentration difficult v. dikkat dağıtmak
cause somebody to lose concentration v. dikkati dağıtmak
cause somebody to lose concentration v. dikkatini dağıtmak
lose one's concentration v. konstrasyonunu kaybetmek
break one's concentration v. dikkatini dağıtmak
disturb one's concentration v. konsantrasyonunu bozmak
disturb the concentration v. konsantrasyonu bozmak
break the concentration v. konsantrasyonu bozmak
break one's concentration v. konsantrasyonunu bozmak
Speaking
did I break your concentration? expr. konsantrasyonunu mu bozdum?
my concentration was broken expr. dikkatim dağıldı
Trade/Economic
concentration ratio n. yoğunlaşma oranı
concentration of capital n. sermayenin az sayıdaki kişi veya işletme elinde toplanması
economic concentration n. toplanma
market sales concentration n. pazar satış yoğunluğu
concentration of capital n. sermayenin merkezileşmesi
concentration of risk n. risk yoğunlaşması
economic concentration n. ekonomik yığılma
concentration of risk n. kefalet riski
concentration strategy n. pazarda yoğunlaşma stratejisi
concentration in industry n. sanayide yoğunlaşma
concentration banking n. alacakları bölgesel bankada toplama yöntemi
concentration banking n. temerküz şube
concentration of export trade n. ihracat ticaretinin yoğunlaşması
four-firm concentration ratio n. dört firmaya yığılma oranı
factor concentration n. faktör yoğunluğu
economic concentration n. ekonomik toplanma
economic concentration n. ekonomik yoğunlaşma
banking concentration n. bankacılığın temerküzü
capital concentration n. sermaye temerküzü
concentration of capital n. sermaye temerküzü
horizontal concentration n. yatay yoğunlaşma
upper vertical concentration n. yukarı dikey yoğunlaşma
risk concentration n. risk yoğunlaşması
concentration branch n. temerküz şube
Law
banking concentration n. bankacılığın temerküzü
Politics
concentration camp n. toplama kampı
concentration of powers n. yetkinin toplanması
concentration of powers n. iktidarın toplanması
concentration camp n. temerküz kampı
concentration of powers n. kuvvetler temerküzü
concentration of powers n. kuvvetlerin birleşmesi
concentration of power n. güçlerin birleşmesi
concentration of power n. tehvidi kuvva
concentration of power n. yetkinin toplanması
concentration of power n. iktidarın toplanması
concentration camp n. tecrit kampı
concentration camp n. tevkif kampı
declare a concentration unlawful v. bir yoğunlaşmanın hukuka aykırı olduğunu açıklamak
Technical
concentration of flow lines n. akım çizgilerinin derişimi
concentration of flow lines n. akım çizgilerinin birikmesi
mass concentration n. kütle konsantrasyonu
air pollution concentration n. hava kirliliği konsantrasyonu
gas concentration n. gaz konsantrasyonu
stress concentration n. gerime konsantrasyonu
maximum allowable concentration n. kabul edilebilir maksimum yoğunluk
industrial concentration n. endüstriyel yığılma
sulphuric acid concentration n. sülfürik asit konsantrasyonu
salt concentration n. tuz konsantrasyonu
traffic concentration n. trafik yoğunluğu
concentration cell n. konsantrasyon pili
oxygen concentration n. oksijen konsantrasyonu
sediment concentration n. sediment konsantrasyonu
concentration ratio n. konsantrasyon oranı
concentration cell n. konsantrasyon pili  
carbon concentration n. karbon konsantrasyonu
carbon concentration n. karbon derişimi
activity concentration n. hacimsel etkinlik
ratio of concentration n. konsantrasyon oranı
ratio of concentration n. derişme oranı
concentration tank n. derişim tankı
concentration tank n. yoğunlaşma tankı
concentration plant n. zenginleştirme tesisi
hydrogen ion concentration n. hidrojen iyonu konsantrasyonu
ideal concentration n. ideal konsantrasyon
chromate concentration test n. kromat yoğunluğu testi
radioactive concentration n. radyoaktif yoğunluk
maximum permissible concentration n. kabul edilebilir azami yoğunluk
stock concentration n. stok konsantrasyonu
concentration range n. derişim aralığı
concentration gradient n. konsantrasyon gradyanı
stock concentration of aqueous pulp suspension n. sulu kağıt hamuru süspansiyonunun stok konsantrasyonu
mass concentration of gaseous and soluble particulate fluorine-containing compounds n. gaz ve flor ihtiva eden çözünmüş partikül halinde bileşiklerin kütlesel derişimi
average concentration n. ortalama derişim
salt concentration n. tuz derişimi
ion concentration cell n. iyon derişim gözesi
carbon concentration gradient n. karbon derişimi eğimi
ionic concentration cell n. iyon derişimli göze
ionic concentration n. iyonsal derişim
impurity concentration n. katışkı derişimi
concentration cell n. derişim gözesi
concentration polarization n. derişim ucaylaması
concentration gradient n. derişim eğimi
concentration effect n. derişim etkisi
stress concentration n. gerilim derişimi
stress-concentration factor n. gerilim derişimi çarpanı
effective ligand concentration n. etkin ligand derişimi
effective ion concentration n. etkin iyon derişimi
electron concentration n. elektron derişimi
etchant concentration n. dağlayıcı derişimi
constant concentration n. değişmez derişim
concentration gradient n. konsantrasyon gradyeni
concentration gradient n. derişim farkı
alluvial concentration n. alüvyon derişimi
acrylonitrile concentration in work place n. işyeri havasındaki akrilonitril derişimi
gas concentration n. gaz derişimi
fiber orientation-concentration effect n. lif konumu-derişimi etkisi
fiber concentration n. lif derişimi
gold concentration n. altın derişimi
critical micelle concentration n. kritik misel derişimi
magnetic concentration n. mıknatıslı derişikleştirme
ideal concentration n. ideal derişim
elastic stress concentration n. esnek gerilim derişimi
oxygen concentration cell n. oksijen derişim gözesi
oxygen concentration n. oksijen derişimi
platinum concentration n. platin derişimi
magnetic concentration n. manyetik konsantrasyon
gravity concentration n. ağırlık derişimleştirme
flowing-film concentration n. akıcı film derişimi
mass concentration of sulfur dioxide n. kükürt dioksidin kütle derişimi
cell concentration n. hücre derişimi
uranium concentration n. uranyum konsantrasyonu
mass concentration of nitrogen oxides n. azot oksitlerinin kütle derişimi
uranium concentration pure uranyl nitrate solution n. uranyum konsantrasyonu
mass concentration n. kütle derişim
plutonium concentration n. plütonyum konsantrasyonu
concentration of uranium and plutonium n. uranyum ve plutonyum derişimleri
plutonium concentration n. plutonyum derişimi
concentration of airborne inorganic fibre n. havadaki inorganik lif derişimi
neptunium concentration n. neptunyum konsantrasyonu
pollutant concentration parameter n. kirletici konsantrasyon parametresi
mass concentration of sulfur dioxide n. kükürt dioksit kütle derişimi
mass concentration of sulfur dioxide n. kükürt dioksitin kütle derişimi
low range mass concentration of dust n. tozun düşük aralıktaki kütle derişimi
concentration of total mercury n. toplam cıva derişimi
copper-ion concentration in the extract n. özütte bakır iyonu derişimi
concentration number n. konsantrasyon sayısı
limiting oxygen concentration n. sınırlandırıcı oksijen konsantrasyonu
solid particle concentration in compressed air n. sıkıştırılmış havadaki katı parçacık derişimi