crossing - Türkisch Englisch Wörterbuch

crossing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crossing — Definition

Bedeutung:
geçit, geçme eylemi
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈkrɔːsɪŋ/ – BrE /ˈkrɒsɪŋ/)
Wortart:
İsim: crossing (crossings)
Synonyme:
passage, intersection
Antonyme:
blockage, dead end

Bedeutungen von dem Begriff "crossing" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
crossing n. geçiş
The number of illegal crossing attempts in Bulgaria is negligible.
Bulgaristan'daki yasadışı geçiş girişimlerinin sayısı ihmal edilebilir düzeydedir.

More Sentences
crossing n. yaya geçidi
The police gave tickets to those who did not give way to pedestrians on the crossing.
Polis, yaya geçidinde yayalara yol vermeyenlere ceza kesti.

More Sentences
crossing n. geçit
The accident happened at that crossing.
Kaza o geçitte oldu.

More Sentences
crossing n. kavşak
Turn right at the first crossing.
İlk kavşaktan sağa dönün.

More Sentences
crossing n. deniz yolculuğu
The Atlantic crossing took nearly three months.
Atlantik'i boydan boya geçtiğimiz deniz yolculuğu yaklaşık üç ay sürdü.

More Sentences
Automotive
crossing n. kavşak
Turn right at the first crossing.
İlk kavşaktan sağa dönün.

More Sentences
Traffic
crossing n. kavşak
Turn right at the first crossing.
İlk kavşaktan sağa dönün.

More Sentences
crossing n. yaya geçidi
The police gave tickets to those who did not give way to pedestrians on the crossing.
Polis, yaya geçidinde yayalara yol vermeyenlere ceza kesti.

More Sentences
Railway
crossing n. geçit
The accident happened at that crossing.
Kaza o geçitte oldu.

More Sentences
General
crossing n. kesit
crossing n. kesişme
crossing n. geçiş yeri
crossing n. geçişme
crossing n. kesme
crossing n. üzerinden geçme
crossing n. yol kesişmesi
crossing n. üstünü çizme
crossing n. iptal etmek için üzerine çizik atma
crossing n. haksızca engelleme
crossing n. işe taş koyma
crossing N. geçme eylemi
Computer
crossing n. kesme
crossing n. üzerinden geçme
Architecture
crossing n. kilisede transeptin neften geçtiği yer
Traffic
crossing n. dörtyol ağzı
Biology
crossing n. çaprazlanma
crossing n. melezleme
Music
crossing n. armonide çaprazlama
Archaic
crossing n. çarpı işareti yapma

Bedeutungen, die der Begriff "crossing" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pedestrian crossing n. yaya geçidi
General
level crossing n. yer geçidi
grade crossing n. hemzemin geçit
non crossing rule n. çaprazlama kuralı
crossing out n. karalama
border crossing n. hudut kapısı
zebra crossing n. çizgili yaya geçidi
cultural crossing n. kültürel kesişme
zebra crossing n. yaya geçidi
street crossing n. yol kavşağı
clover-leaf crossing n. yoncayaprağı kavşak
crossing out n. silme
crossing out n. çizme
crossing out n. bozma
book crossing n. kitap gezdirme
book crossing n. gezgin kitap
finger crossing n. işaret parmağını orta parmak üstüne getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger-crossing n. işaret parmağı ile orta parmağı üstüste getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger-crossing n. işaret parmağını orta parmak üstüne getirerek yapılan şans dileme hareketi
finger crossing n. işaret parmağı ile orta parmağı üstüste getirerek yapılan şans dileme hareketi
hit a kid crossing the street v. karşıdan karşıya geçen çocuğa çarpmak
in crossing the river adv. ırmaktan geçerken
the crossing was rough expr. gemi karşıya geçerken çok sallandı
the crossing was rough expr. gemi çok sallandı
Idioms
double-crossing n. ikili oynama
double-crossing n. ihanet
double-crossing adj. ikili oynayan
Speaking
I am crossing my fingers for you expr. tüm dualarım seninle
there is such a thing as crossing the line expr. ayıp denen bir şey var
there is such a thing as crossing the line expr. ayıp diye bir şey var
Trade/Economic
crossing out n. üstünü çizme
crossing [uk] n. çekin üstünün çizilmesi
Politics
border crossing n. sınır geçişi
border crossing point n. sınır geçiş noktası
habur border crossing n. habur sınır kapısı
crossing the floor v. karşıt parti ile hareket etmek
Institutes
centre for information, discussion and exchange on the crossing of frontiers and immigration n. göç ve sınır ihlalleri konusunda bilgi değişim ve paylaşım merkezi
Technical
highway crossing n. karayolu geçidi
over head crossing n. üstgeçit
road crossing n. yol geçişi
air crossing n. hava köprüsü
continuous crossing n. sürekli çaprazlama
temporary crossing n. geçici geçit
river crossing n. nehir kavşağı
controlled pedestrian crossing n. kontrollü yaya geçidi
zero crossing n. sıfırdan geçiş
zero crossing rate n. sıfırdan geçiş sayısı
level crossing n. düzey ekseni kesme
level crossing n. hemzemin geçit
level crossing n. yer geçidi
jw-crossing n. sanal eksen kesişi
level crossing n. düz geçit
Computer
crossing axis n. kesişen eksenler
level crossing n. düzey ekseni kesme
jw-crossing n. sanal eksen kesişi
Construction
bridge crossing n. köprülü kavşak
Automotive
railroad crossing n. hemzemin geçit
ungated crossing n. bariyersiz hemzemin geçit
staggered pedestrian crossing n. zikzaklı yaya geçidi
pedestrian crossing n. yaya geçidi
elevated pedestrian crossing n. yükseltilmiş yaya geçidi
controlled crossing n. kontrollü geçit
uncontrolled crossing n. kontrolsüz geçit
Traffic
right of way boundry crossing n. geçiş üstünlüğü geçiş yeri
overhead crossing n. üstgeçit
zebra crossing n. yaya geçidi
level crossing n. düzey ekseni kesme
zebra crossing n. çizgili yaya geçidi
level crossing n. hemzemin geçit
level crossing n. yer geçidi
pedestrian crossing n. yaya geçidi
pedestrian crossing n. çizgili yaya geçidi
pelican crossing n. ışıklı yaya geçidi
zebra pedestrian crossing n. çizgili yaya geçidi
pelican pedestrian crossing n. pelikan yaya geçidi
street crossing n. yol kavşağı
school crossing n. okul geçidi
pedestrian crossing lines n. yaya geçidi çizgileri
pedestrian crossing lines n. yaya çizgileri
school crossing supervisor n. okul trafik/yaya trafiği görevlisi/sorumlusu
crossing guard n. öğrencilerin karşıdan karşıya geçişlerinden sorumlu görevli
school crossing patrol officer n. öğrencilerin karşıdan karşıya geçişlerinden sorumlu görevli
school crossing patrol officer n. okul trafik/yaya trafiği görevlisi/sorumlusu
crossing guard n. okul trafik/yaya trafiği görevlisi/sorumlusu
school crossing supervisor n. öğrencilerin karşıdan karşıya geçişlerinden sorumlu görevli
city crossing n. şehir geçişi
bridge crossing n. köprülü kavşak
railway crossing ahead n. kontrolsüz demiryolu geçidi
railway crossing n. kontrolsüz demiryolu geçidi
guarded railway crossing ahead n. kontrollü demiryolu geçidi
children crossing n. okul geçidi
toucan crossing n. bisikletlerin de karşıdan karşıya geçebildiği yaya geçidi
crossing guard n. yaya geçidi görevlisi
puffin crossing [uk] n. yaya geçidi
puffin crossing [uk] n. yaya yolu
school crossing patrol n. çocukların karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olan görevli
no pedestrian crossing expr. yaya geçemez
Railway
grade crossing n. demiryolu geçidi
grade crossing n. hemzemin
level crossing n. demiryolu geçidi
level crossing n. demiryolunun karayoluyla kesişmesi
diamond crossing n. ingiliz makası
diamond crossing n. kruvasman
railway crossing n. eşdüzey demiryolu geçidi
grade crossing n. hemzemin geçit
multi-track level crossing n. çok hatlı demiryolu geçidi
level crossing without barrier n. kontrolsüz demiryolu geçidi
level crossing without gate n. kontrolsüz demiryolu geçidi
level crossing with gates n. kontröllü demiryolu geçidi
single-track level crossing n. tekhatlı demiryolu geçidi
level crossing with barrier n. kontröllü demiryolu geçidi
railroad crossing n. demiryolu geçidi
railway crossing n. tren yolu geçidi
railway crossing n. tren geçidi
railroad crossing signal n. hemzemin geçit sinyali
level crossing sign n. hemzemin geçit ikaz işareti
level crossing sign n. hemzemin geçit yaklaşımı levhası
open crossing n. bariyersiz geçit
occupation level crossing n. özel hemzemin geçit
barrow crossing n. yaya geçidi
open level crossing n. açık hemzemin geçit
open level crossing n. korunaksız hemzemin geçit
accommodation crossing n. tarla hemzemin geçit
crossing angle n. makas açısı
bevelled grade crossing n. meyilli hemzemin geçit
unmanned level crossing n. bekçisiz hemzemin geçit
protected level crossing n. korumalı hemzemin geçit
level crossing with automatic light signals n. otomatik ışık sinyalli hemzemin geçit
crossing gate on wheels n. tekerlekli hemzemin geçit kapısı
remote control of level crossing n. hemzemin geçidin uzaktan kontrolü
level crossing gate n. hemzemin geçit kapısı
crossing keeper n. geçit bekçisi
level crossing n. hemzemin geçit
automatic level crossing with flasher n. flaşörlü hemzemin geçit
crossing free n. kesişme serbestliği
level crossing with barriers n. bariyerli hemzemin geçit
controlled level crossing n. kontrollü hemzemin geçit
built-up crossing n. çatma göbek
standard diamond crossing n. standart çapraz geçiş
non-standard diamond crossing n. standart dışı kruvazman
crossing of tracks n. hat kesişmesi
built-up common crossing n. çatma müşterek göbek
open crossing n. serbest geçit
crossing- keeper’s house n. geçit bekçi kulübesi
automatic level crossing n. otomatik hemzemin geçit
crossing barrier motor n. geçit bariyeri motoru
crossing keeper n. bariyer bekçisi
manned level crossing n. bekçili hemzemin geçit
railroad crossing n. hemzemin geçit
Aeronautic
minimum crossing altitude n. minimum kat ediş irtifası