daddy - Türkisch Englisch Wörterbuch

daddy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

daddy — Definition

Bedeutung:
babacık, baba
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈdædi/ – BrE /ˈdædi/)
Wortart:
İsim: daddy (daddies)
Synonyme:
dad

Bedeutungen von dem Begriff "daddy" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 16 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
daddy interj. baba
Do you want to surprise your daddy?
Babana sürpriz yapmak ister misin?

More Sentences
General
daddy n. baba
Why does Daddy have to go to work?
Babam neden işe gitmek zorunda?

More Sentences
daddy n. peder
daddy n. büyükbaba
daddy interj. babacığım
daddy interj. babiş
daddy interj. babişko
Colloquial
daddy n. bir şeyin ilk örneği
daddy n. bir şeyin en eski örneği
daddy n. bir şeyin en önemli örneği
daddy n. bir şeyin en etkileyici örneği
daddy n. babacık
Slang
daddy n. yaşlı ve zengin sevgili (erkek)
daddy n. arkadaşlık ettiği genç kadına bolca para ve hediye veren yaşlı ve zengin adam
daddy n. babalık
daddy n. yaşça büyük erkek arkadaşa hitaben kullanılan bir sevgi sözcüğü

Bedeutungen, die der Begriff "daddy" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 90 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
daddy longlegs n. örümcek
daddy-longlegs n. tipula sineği
daddy issues n. baba meseleleri
daddy's little monster n. babasının küçük/ufak canavarı
daddy [dialect] v. babası olmak
daddy [dialect] v. babalık etmek
daddy [dialect] v. baba olmak
daddy-o exclam. baba
daddy-o exclam. adamım
daddy-o exclam. dostum
Colloquial
big daddy n. nüfuz sahibi kişi
big daddy n. kalantor
big daddy n. dost
big daddy n. vaftiz baba
big daddy n. kodaman
big daddy n. ensesi kalın kimse
big daddy n. cici baba
mack daddy n. zampara
mack daddy n. çapkın
mack daddy n. zampara
mack daddy n. çapkın
mack daddy n. hovarda
mack daddy n. hovarda
big daddy n. hakimi
big daddy n. dede
big daddy n. en büyüğü
big daddy n. en önemlisi
big daddy n. büyük baba
daddy is back expr. baba döndü
who's your daddy? expr. kimmiş babalık şimdi?
not your daddy's expr. babalarınızın zaman değil artık
daddy needs (new) shoes expr. hadi kemik göreyim seni
not your daddy's expr. güncel
daddy needs a new pair of shoes expr. babacığın (yeni) ayakkabılara ihtiyacı var
daddy needs (new) shoes expr. babacığın (yeni) ayakkabılara ihtiyacı var
not your daddy's expr. eskisi gibi olmayan
not your daddy's expr. çağı yakalamış
daddy needs a new pair of shoes expr. hadi kemik göreyim seni
daddy needs a new pair of shoes expr. zar atmadan önce söylenen şans cümlesi
not your daddy's expr. modern
who's your daddy? expr. şimdi konuş da görelim
daddy needs (new) shoes expr. zar atmadan önce söylenen şans cümlesi
not your daddy's expr. zamane
Idioms
a daddy-type n. kendinden çok küçük biriyle birlikte olan ya da evlenen kimse
the big daddy n. bir gurubun en büyüğü/önemlisi
the daddy of them all n. hepsinin en yaşlısı
the daddy of them all n. hepsinin en büyüğü
daddy of them all n. hepsinin en büyüğü/yaşlısı
a sugar daddy n. genç sevgilisi olan ve ona para yediren zengin ve yaşlı adam
a sugar daddy n. yaşlı ve zengin sevgili
a twinkle in (one's) daddy's eye n. (biri) dünyaya gelmeden önce
a twinkle in (one's) daddy's eye n. (biri) daha doğmadan önce
a twinkle in (one's) daddy's eye n. portakalda vitamin
(something) is not your daddy's expr. modern (bir şey)
(something) is not your daddy's expr. çağı yakalamış (bir şey)
(something) is not your daddy's expr. eskisi gibi olmayan (bir şey)
(something) is not your daddy's expr. (bir şey) babanın zamanındaki gibi değil
(something) is not your daddy's expr. güncel (bir şey)
when (one) was a twinkle in (one's) daddy's eye expr. (biri) daha portakalda vitaminken
when (one) was a twinkle in (one's) daddy's eye expr. (biri) daha babasının yemediği portakalda vitaminken
Speaking
I'm going to be a daddy expr. baba oluyorum
daddy is tired expr. baba yorgun
Industry
daddy track n. babalara esnek çalışma saati gibi avantajlar sunarken yükselme için daha az fırsatlar sunan iş düzenlemelerinden oluşan bir kariyer yolu
Zoology
daddy longlegs n. çayırsineği
daddy long-legs n. uzunbacaklı örümcek
daddy longlegs n. küçük yuvarlak vücudu ve ince çok uzun bacakları olan örümceğimsi bir eklembacaklı
Entomology
daddy longlegs n. çayır sineği
daddy-long-legs [uk] n. çayır sineği
daddy-long-legs [uk] n. tipula sineği
daddy longlegs n. uzunbacaklı örümcek
daddy longlegs n. uzun ve ince bacaklı böceklere verilen ad
daddy-long-legs [us] n. uzunbacaklı örümcek
daddy longlegs n. tipula sineği
daddy-longlegs n. uzunbacaklı örümcek
Slang
daddy batter n. zevk suyu
daddy bag n. testis
sugar daddy n. arkadaşlık ettiği genç kadına bol para ve hediye veren yaşlı ve zengin adam
sugar daddy n. yaşlı ve zengin sevgili
baby daddy n. (evlilik dışı) çocuğun babası
baby daddy n. biyolojik baba
war daddy n. zayıf bir mahkuma arka çıkan ve onu koruyan güçlü mahkum
mack daddy n. ağır top
mack daddy n. baskın veya etkileyici kimse
mack daddy n. ortamın sahibi
boom daddy! expr. harika!
Modern Slang
ain't your daddy's expr. bildiğin
ain't your daddy's expr. eski
ain't your daddy's expr. geçmişteki
ain't your daddy's expr. babanın zamanındaki
ain't your daddy's expr. eski zamanlardaki