end something - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

end something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "end something" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
end something v. ilişiğini kesmek

Bedeutungen, die der Begriff "end something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 66 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
end up owing somebody something v. borçlu çıkmak
set something on end v. bir şeyi dikine koymak
end in something v. sonuçlanmak
rear-end something v. arkadan çarpmak
end up at something v. (bir yolculuk vb) bir yerde bitmek
end up by doing something v. bir şey yaparak bitirmek/sonuçlandırmak
end with something v. -ile bitmek/bitirmek
Phrasals
end up as (something) v. sonunda (bir şey) olmak/yapmak
end up (as)( something ) to become something v. sonunda (bir şey) olmak/yapmak
Colloquial
business end of something n. bir şeyin çalışan/işleyen kısmı
business end of something n. işi yapan kısım
business end of something n. uç kısım
business end of something n. (bir makine veya aletin) işi gören kısmı/parçası
a (something) to end all (somethings) n. aşılamayacak bir şey
the something to end all somethings n. aşılamayacak bir şey
a (something) to end all (somethings) n. daha üstünü yapılamayacak bir şey
the something to end all somethings n. daha üstünü yapılamayacak bir şey
a (something) to end all (somethings) n. (bir şeye) son noktayı koyacak (bir şey)
the something to end all somethings n. bir şeye son noktayı koyacak bir şey
Idioms
not be able to tell one end (of something) from the other v. elifi mertek sanmak
not be able to tell one end (of something) from the other v. bir konuda kara cahil/kör cahil/zırcahil olmak
not be able to tell one end (of something) from the other v. bir konuda hiç bilgisi olmamak
not be able to tell one end (of something) from the other v. bir şeyi diğerinden (başını sonundan/sağını solundan) ayıramamak
not be able to tell one end (of something) from the other v. başını sonunu bilememek
not be able to tell one end (of something) from the other v. neyin nerede başlayıp bittiğini bilememek
not know one end (of something) from another v. elifi mertek sanmak
not know one end (of something) from another v. bir konuda kara cahil/kör cahil/zırcahil olmak
not know one end (of something) from another v. bir konuda hiç bilgisi olmamak
not know one end (of something) from another v. bir şeyi diğerinden (başını sonundan/sağını solundan) ayıramamak
not know one end (of something) from another v. başını sonunu bilememek
not know one end (of something) from another v. neyin nerede başlayıp bittiğini bilememek
end up as (something) v. sonunda/önünde sonunda (bir şey) olmak
not be able to tell one end (of something) from the other v. (bir konu hakkında) beyan edebileceği bir bilgisi olmamak
not be able to tell one end (of something) from the other v. bir konuda zırcahil olmak
not be able to tell one end (of something) from the other v. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
not be able to tell one end (of something) from the other v. (bir konu hakkında) hiçbir fikri olmamak
not know one end of something from the other v. (bir konu hakkında) beyan edebileceği bir bilgisi olmamak
not know one end of something from the other v. bir konuda zırcahil olmak
not know one end of something from the other v. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
not know one end of something from the other v. (bir konu hakkında) hiçbir fikri olmamak
bring something to an end v. bir şeyi sonlandırmak
put an end to something v. bir şeye nokta koymak
bring something to an end v. bir şeye son vermek
put an end to something v. bir şeye bir son vermek
be on the wrong end of something v. kötü sonuçlarına katlanmak
end up (by) doing something v. kendini... yaparken bulmak
be at the sharp end of something v. topun ağzında olmak
end up (by) doing something v. (planlanan o olmadığı halde sonuçta)...mış olmak
end your days/life (in something) v. hayatının son günlerini bir yerde/bir şekilde geçirmek
end up as (something) v. sonu (bir şey) olarak bitmek
end up (as) (something ) to become something v. önünde sonunda (bir şey) olmak
end up (as) (something ) to become something v. sonu (bir şey) olarak bitmek
not know/not be able to tell one end of something from the other v. hiçbir bilgisi olmamak
not know/not be able to tell one end of something from the other v. hiçbir şey anlamamak
not know/not be able to tell one end of something from the other v. hiçbir fikri olmamak
not know/not be able to tell one end of something from the other v. bir konuda zır cahil olmak
not know/not be able to tell one end of something from the other v. başını sonundan ayırt edememek
not know/not be able to tell one end of something from the other v. başını sonunu bilememek
see the end of (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) bir daha muhatap olmamak
see the end of (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilişkisini bitirmek
see the end of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) son kez görmek
the tail end of something n. bir şeyin en son kısmı
the fag-end of something n. bir şeyin/dönemin/mevsimin vb sonu
the tail end of something n. bir şeyin en sonu
no end in sight to something expr. ufukta bir değişiklik görünmüyor
Sport
get on the end of (something) v. pası karşılamak