fork - Türkisch Englisch Wörterbuch

fork

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fork — Definition

Bedeutung:
çatal, yol ayrımı
Aussprache (IPA):
(AmE /fɔːrk/ – BrE /fɔːk/)
Wortart:
İsim: fork (forks); Fiil: fork (forks – forked – forking)
Synonyme:
utensil, branch
Antonyme:
convergence

Bedeutungen von dem Begriff "fork" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
fork n. çatal
You can't eat sushi with a fork.
Suşiyi çatalla yiyemezsin.

More Sentences
General
fork n. çatal
You can't eat sushi with a fork.
Suşiyi çatalla yiyemezsin.

More Sentences
fork n. bahçıvan beli
She dug the whole garden with the fork.
Bütün bahçeyi bahçıvan beliyle kazdı.

More Sentences
fork n. yol ayrımı
Take the south fork to go to the campsite.
Kamp alanına gitmek için güneydeki yol ayrımını kullanın.

More Sentences
fork v. çatallanmak (yol)
I leave to the various futures (not to all) my garden of forking paths.
Yolları çatallanan bahçemi çeşitli geleceklere (hepsine değil) bırakıyorum.

More Sentences
fork v. bellemek
They will start to fork the garden tomorrow.
Yarın bahçeyi bellemeye başlayacaklar.

More Sentences
fork v. ayrılmak
The road will fork off in two ways.
Yol iki yöne ayrılıyor.

More Sentences
Technical
fork n. çatal
You can't eat sushi with a fork.
Suşiyi çatalla yiyemezsin.

More Sentences
General
fork n. yaba
fork n. kollara ayrılan kısım
fork n. apış
fork n. nehrin çatallaşan kolu
fork v. çatal biçimi vermek
fork v. çatallaştırmak
fork v. çatalla kaldırmak
fork v. savurmak
fork v. kollara ayrılmak
fork v. çatallaşmak
fork v. çatalla ağzına atmak
Technical
fork n. tutma çatalı
fork v. iki kola ayrılmak
Computer
fork n. geliştiricilerin mevcut bir projenin kaynak kodunu kullanarak orijinal koda dayalı yeni bir yazılım oluşturması
fork n. mevcut bir projenin kaynak kodu kullanarak orijinal koda dayalı oluşturulmuş yeni yazılım
Biochemistry
fork n. çatallanma
Agriculture
fork n. bel
Chess
fork n. at beyneli
fork n. at çatalı
fork n. çatal (satranç)
fork n. çatal atma/yapma

Bedeutungen, die der Begriff "fork" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
digging fork n. bel
fork lift n. kaldırmaç
salad fork n. salata çatalı
wooden fork n. yaba
fork in a road n. yol ayrımı
bicycle fork n. bisiklet çatalı
front fork n. (bisiklet) ön çatal
fork-head n. ön çatal (bisiklet)
fork-lift truck n. çatallı istif arabası
pouch for knife fork spoon n. bıçak çatal kaşık kılıfı
table fork n. yemek çatalı
fork handle n. kürek sapı
fork over v. ödemek
fork up v. ödemek
fork out v. ödemek
fork out v. sökülmek (para)
fork out v. bayılmak (paraları)
fork out v. parayı ödemek
fork out v. istemeyerek ödemek
fork out v. sökülmek
fork over v. paraları sökülmek
Phrasals
fork over v. parayı sökülmek
fork money out (for something) v. bir şey için harcama yapmak
fork (some money) over v. bir şey için ödeme yapmak
fork money out (for something) v. bir şey için ödeme yapmak
fork out money (for something) v. bir şey için ödeme yapmak
fork out money (for something) v. bir şey için harcama yapmak
fork over (some money) v. bir şey için ödeme yapmak
fork (some money) over v. bir şey için harcama yapmak
fork over (some money) v. bir şey için harcama yapmak
fork out v. çatalla kesip dağıtmak
fork out v. çatalla bölmek
fork out v. istemeyerek ödemek
fork out v. başka bir kola ayrılmak
fork out v. çatallanmak
fork out v. uçlanmak
fork out v. sökülmek
fork out v. para saçmak
fork out v. kesenin ağzını açmak
fork out v. parayı bayılmak
fork out v. ikiye ayrılmak
fork out v. çatalla paylaştırmak
fork out v. para vermek
fork out v. parayı ödemek
fork something out v. bir şeyi (yemeği) çatalla dağıtmak
fork something out v. bir şeyi (yemeği) çatalla servis etmek
fork off v. başka yöne çatal yapmak
fork something over (to someone) v. (birine) para vermek/ödemek
fork off v. başka yöne doğru çatallanmak
fork something out v. bir şeyi dağıtmak
fork something over (to someone) v. (birine) ödeme yapmak
fork off v. başka yöne ayrılmak
fork off v. ikiye ayrılmak
fork something over (to someone) v. (birine) bir şey vermek
fork off v. başka bir kola ayrılmak
fork something out v. bir şeyi çatalla paylaştırmak
Phrases
from field to fork adv. tarladan sofraya
from farm to fork expr. tarladan sofraya
Colloquial
fork out v. uçlanmak
fork out v. hesabı çekmek
fork something over v. para sökülmek
fork some money out v. istemeyerek ödemek
fork some money out v. istemeyerek elini cebine atmak
fork something over v. para vermek/ödemek
fork something over v. bir şey vermek
fork over the cash expr. sökül parayı
stick a fork in (me) exclam. (ben) tamamım
Idioms
morton's fork n. her ikisinin de sonu aynı derecede hoş olmayan iki seçeneğin olduğu bir durum
morton's fork n. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
morton's fork n. çıkmaz
morton's fork n. iki ucu boklu değnek
fork in the road n. yolun çatallandığı nokta
fork in the road n. dönüm noktası
fork in the road n. (yolda) çatal
fork in the road n. karar noktası
fork in the road n. kritik nokta
fork in the road n. yol ayrımı
fork in the road n. karar verilmesi gereken nokta
fork out v. istemeyerek vermek
fork out v. gönülsüzce teslim etmek
fork out v. istemeye istemeye elini cebine atmak
fork some money out (for something) v. istemeyerek ödemek
fork some money out (for something) v. istemeyerek elini cebine atmak
fork over the dough v. bir miktar para bayılmak
fork out the dough v. bir miktar para bayılmak
fork out the dough v. bir miktar parayı gözden çıkarmak
fork out the dough v. (para) sökülmek
fork over the dough v. (para) sökülmek
fork out the dough v. mecbur ödemek
fork over the dough v. bir miktar parayı gözden çıkarmak
fork over the dough v. mecbur ödemek
play a good knife and fork v. iştahla yemek
play a good knife and fork v. tıka basa yemek
play a good knife and fork v. hapır hupur yemek
Trade/Economic
hard fork n. daha önce geçersiz olan blokları veya işlemleri geçerli kılan (ya da tam tersi) protokolde gerçekleşen değişikliğe verilen isim
fork out v. ödemek
Technical
adjuster fork n. ayar çatalı
joint fork n. köşebentli çatal
tuning fork n. ayarlama çatalı
bicycle fork n. bisiklet çatalı
transport fork n. nakliye çatalı
selector fork n. çatal
shift fork kit n. dişli kaliper kiti
fork shaft n. çatal mili
suspension fork n. süspansiyon çatalı
shift fork n. vites kavraması
sorting fork n. tasnif çatalı
release fork n. debriyaj çatalı
fork lift truck n. forkliftli kamyon
fork intersection n. çatal kavşak
joint fork kit n. köşebentli çatal kiti
stone fork arm n. kaya çatalı kolu
bole fork n. balçık çatalı
grab fork n. çift çeneli kepçe çatalı
tuning fork n. ses çatalı
fork blank n. çatal boşluğu
stone fork bracket n. kaya çatalı braketi
fork lift truck n. çatallı yükleyici
fork kit n. çatal kiti
tropics fork n. tropik bölge çatalı
piston rod fork n. piston kolu çatalı
tuning fork oscillator n. diyapazonlu osilatör
fork plate n. çatal plakası
lifting fork n. kaldırma çatalı
fork attachment n. çatal eklemesi
lever fork n. çatal levye
pulp wood fork n. kağıt imalatında kullanılan yumuşak odun çatalı
gear selector fork n. vites seçme çatalı
fork frame n. çatal çerçevesi
fork spreader n. çatallı yayıcı
shift fork n. dişli kavraması
fork gear n. vites çatalı
fork junction n. çatal kavşak
shift fork n. çatal
steering fork kit n. direksiyon çatalı kiti
adjusting fork n. ayar çatalı
control fork n. kumanda çatalı
stone fork n. kaya çatalı
unloading fork n. boşaltma çatalı
belt fork n. kayış çatalı
fork link n. çatal bağlantısı
selector fork n. sürgü
fork end n. çatal ucu
fork arm n. çatal kolu
fork retainer n. çatal tutucusu
lock fork n. tesbit çatalı
clutch fork n. kavrama çatalı
belt fork n. kayıp çatalı
strap fork n. kayış çatalı
coupling fork n. kavrama çatalı