go at something - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

go at something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "go at something" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
go at something v. girişmek
go at something v. sarılmak

Bedeutungen, die der Begriff "go at something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 24 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Colloquial
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birinin üstüne varmak/gitmek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birinin başının etini temek
a go (at someone or something) n. (birine/bir şeye) saldırma
a go (at something) n. (bir şeye) bir şans verme
a go (at something) n. (bir şeyi) yapmayı/üstlenmeyi deneme
a go (at someone or something) n. (birinin/bir şeyin) üstüne saldırma
Idioms
go at something like a boy killing snakes v. dört elle sarılmak
have a go at doing something v. hele bir denemek/başlamak
take a go at something v. bir şeyi denemek
take a go at something v. bir denemek
(take/have a) go at something v. (bir şey) yapmayı denemek
(take/have a) go at something v. (bir şeyde) şansını denemek
(take/have a) go at something v. (bir şey) yapmayı bir denemek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birini üstelemek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birinin ensesinde boza pişirmek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birini sıkboğaz etmek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birini eleştirmek
go on at somebody (to do something) v. (bir şey yapması için) birinin üstüne gitmek/varmak
go at somebody/something hammer and tongs v. bağırış çağırış kavga etmek
go at somebody/something hammer and tongs v. saç saça baş başa birbirine girmek
go at somebody/something hammer and tongs v. birbiriyle dalaşmak
go at somebody/something hammer and tongs v. birbirine girmek
go at somebody/something hammer and tongs v. birine/bir şeye dalmak