kötü olmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kötü olmak



Bedeutungen von dem Begriff "kötü olmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 5 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
kötü olmak bode ill v.
kötü olmak be bad news v.
kötü olmak take a turn for the worse v.
kötü olmak stink v.
British Slang
kötü olmak throw a whitey

Bedeutungen, die der Begriff "kötü olmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 80 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(bir şeyin) üstünde kötü yan etkisi olmak have adverse side effects of (something) v.
(kötü bir şey) geçirmek üzere olmak be in for it v.
(kötü bir şeye) açık veya maruz olmak be vulnerable to v.
(kötü bir şeyi) geçirmek üzere olmak be in for v.
bir işaret olmak (iyi/kötü) augur v.
bir şeyde kötü olmak be bad at something v.
bir şeyin kötü kalitesinin işareti olmak be a sign of the bad quality of something v.
bir şeyin kötü kalitesinin işareti olmak be a comment on something v.
birisi hakkında kötü düşüncelere sahip olmak think ill of someone v.
birisi için kötü olmak fare badly v.
birisiyle ilişkileri kötü olmak be on bad terms with someone v.
birisiyle kötü olmak get in bad (with someone) v.
birisiyle kötü olmak be in bad (with someone) v.
daha kötü olmak get worse v.
daha kötü olmak worsen v.
diğerlerine göre daha kötü durumda olmak be at the bottom of the heap v.
diğerlerine göre daha kötü durumda olmak be at the bottom of the pile v.
durumu kötü olmak do badly v.
hesabı kötü olmak be bad at figures v.
işareti olmak (kötü) portend v.
kaderi kötü olmak doom v.
kötü bir şeye mahkum olmak be doomed to v.
kötü bir şeyi geçirmek üzere olmak be in for v.
kötü bir üne sahip olmak have a bad reputation v.
kötü bir üne sahip olmak have a notoriety v.
kötü bir ünü olmak have a bad reputation v.
kötü birşey olmak befall v.
kötü durumda olmak be in a bad state v.
kötü durumda olmak be in bad condition v.
kötü durumda olmak be in a bad condition v.
kötü durumda olmak be in a poor condition v.
kötü durumda olmak ail v.
kötü durumda olmak be in bad shape v.
kötü durumda olmak be in poor condition v.
kötü durumda olmak be in bad state v.
kötü etkisi olmak tell on v.
kötü niyetli olmak be malevolent towards v.
kötü örnek olmak set a bad example v.
kötü şöhreti olmak have a bad reputation v.
kötüyken daha kötü olmak go from bad to worse v.
mali açıdan kötü durumda olmak be financially in bad shape v.
sonu kötü olmak end up badly v.
sonucu kötü olmak have had it v.
Proverb
kötü haber almaktansa bihaber olmak daha iyidir no news is good news
Colloquial
(kötü bir şeyin başına gelmesinden) kaçamayacak olmak be in for it v.
çok kötü durumda olmak be up against it
çok kötü olmak bite the big one
kötü bir olay olurken orada olmak be in at the kill
kötü bir olay olurken orada olmak be in at the death
kötü bir olayın arkasında olmak be at the back of
kötü bir olayın sorumlusu olmak be at the back of
kötü bir ruh halinde olmak be in bad sorts
kötü gününde olmak be in bad sorts
şansı kötü olmak be down on one’s luck
Idioms
bir işte çok kötü/beceriksiz olmak can’t do something for toffee
birine karşı çok kötü olmak be hard on
düşünüldüğü kadar kötü biri olmak be as black as one is painted
en kötü durumunda olmak be at its lowest ebb
en kötü durumunda olmak be at a low ebb
insanların unutmayacağı kötü/olumsuz bir şey yapmış olmak never live something down
kendinin en büyük/kötü düşmanı olmak become one's own worst enemy
kendinin en büyük/kötü düşmanı olmak be one's own worst enemy
kötü bir duruma bulaşmış olmak get tangled up in something
kötü bir örnek olmak be an apology for something
kötü bir sonuca yakın olmak teeter on the edge of
kötü bir sonuca yakın olmak teeter on the brink of
kötü durumda olmak be in the mire
kötü gününde olmak be in a bad way
kötü gününde olmak be down on one's luck
kötü ve sıkıcı etkisi olmak cast a chill over
oldukça kötü/berbat/fena olmak not be up to much
son derece kötü olmak be the pits
sonu kötü olmak come to no good
söylendiği kadar kötü biri olmak be as black as one is painted
Speaking
hem iyi hem kötü olmak it cuts two ways
Slang
çok kötü olmak suck
kötü durumda olmak be in a hole
Trade/Economic
mali durumu kötü olmak be in bad shape
British Slang
kötü gününde olmak have a bog on
kötü gününde olmak have a bag on