blow - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

blow

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "blow" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 83 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
blow v. esmek
blow v. üflemek
blow n. darbe
Irregular Verb
blow v. blew - blown
General
blow v. esmek (rüzgar)
blow v. patlamak
blow v. harcamak
blow v. düşmek
blow v. uçmak
blow v. yanmak
blow v. sigorta atmak (elektrik)
blow v. çiçek açmak
blow v. solumak
blow v. soluk soluğa kalmak
blow v. körüklemek
blow v. üfürmek
blow v. sigorta vb atmak
blow v. çarçur etmek
blow v. parlamak
blow v. uçurmak
blow v. fışkırmak
blow v. unutulmak
blow v. sigorta atmak
blow v. altından girip üstünden çıkmak
blow v. defolmak
blow v. atmak
blow v. esmek
blow v. çalınmak
blow v. küfretmek
blow v. çalmak
blow v. kaçmak
blow v. patlatmak
blow v. yelpazelemek
blow v. balina vb su fışkırtmak
blow v. fırsat vb kaçırmak
blow v. çiçeklenmek
blow v. üflemek
blow v. (rüzgar) esmek
blow v. (sigorta) atmak
blow v. hava vermek
blow v. havaya uçurmak
blow v. vuruşmak
blow v. kahretmek
blow n. baltalama
blow n. vuruş
blow n. darp
blow n. şok
blow n. hamle
blow n. alev lambası
blow n. çarpma
blow n. saldırı
blow n. şanssızlık
blow n. üfleme
blow n. övünme
blow n. esinti
blow n. çalma
blow n. yüksekten atma
blow n. yumruk
blow n. tokat
blow n. esme
blow n. (rüzgar) üfürme
blow n. felaket
blow n. rüzgar
Colloquial
blow bozmak
blow içine etmek
blow perişan etmek
blow eline yüzüne bulaştırmak
blow berbat etmek
blow boşa harcamak
blow heba etmek
blow bir çuval inciri berbat etmek
Slang
blow kokain
Technical
blow hava veya gaz yoluyla şekillendirmek
blow üflemek
blow fışkırtmak
blow hava vermek
blow vuruş
blow vurma
blow üfleme
Automotive
blow patlamak
Music
blow ıslık çalmak
British Slang
blow esrar
blow ot

Bedeutungen, die der Begriff "blow" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
blow up v. patlatmak
blow up v. şişirmek
General
blow a whistle v. düdük çalmak
blow hard v. övünmek
blow something up v. havaya uçurmak
blow over v. sona ermek
blow a fuse v. sigortayı attırmak
blow about v. savurmak
blow the whistle on v. ele vermek
give a blow with a whip v. kamçı vurmak
blow over v. dinmek (fırtına)
blow upon v. püflemek
blow one's top v. öfkelenmek
blow one's mind v. deli etmek
blow in v. çıkıp gelmek
blow something up v. şişirmek
blow one's nose v. sümkürmek
blow over v. geçmek
blow out v. püflemek
blow one's top v. tepesi atmak
blow up v. tahrip etmek
blow up v. agrandisman yapmak
blow away v. uçurmak
blow hot and cold v. bir dediği bir dediğine uymamak
blow up v. öfkelenmek
blow away the cobwebs v. zindeleşmek
blow over v. unutulmak
strike someone a blow v. birine bir yumruk indirmek
blow one's stack v. heyheyleri tutmak
deal a blow v. geçirmek
blow one's stack v. tepesi atmak
blow a raspberry v. yuhalamak
begin to blow from the northeast v. poyrazlamak
blow horn v. boru çalmak
deal somebody a blow v. oturtmak
blow away v. kuvvetle soluk vermek
blow up v. patlamak
blow off v. görevden kaçmak
blow out liquid from one's mouth v. püskürmek
blow up v. infilak etmek
(a bugle) to blow v. boru çalmak
blow somebody's brains out v. beynini dağıtmak
blow the whistle on v. itiraz etmek
blow one's own horn v. böbürlenmek
blow out v. püskürmek
blow in v. damlamak
blow out v. patlamak (lastik)
blow somebody up v. fırça çekmek
blow out v. sönmek
blow gently v. püfür püfür esmek
blow up v. havaya uçurmak
blow up v. patlak vermek
blow out v. söndürmek
deal a blow to v. darbe indirmek
(wind) blow v. rüzgar esmek
blow in v. ansızın gelmek
blow up v. azarlamak
make blow up v. patlatmak
blow out v. üfleyip söndürmek
blow the fuse v. sigortayı attırmak
blow up v. büyütmek
blow in v. çıkagelmek
blow down v. yıkmak
blow gently v. efil efil esmek
blow a horn v. korna çalmak
blow over v. sorunsuz atlatmak
blow one's nose v. burnunu silmek
blow a trumpet v. borazan çalmak
blow out v. üflemek
blow hot and cold about v. bir dediği bir dediğine uymamak
blow with bellows v. körüklemek
blow out v. üfleyerek söndürmek
blow one's breath upon v. nefeslemek
blow up v. havaya uçmak
blow upon v. üflemek
blow down v. istim boşaltmak
blow the whistle on v. ilan etmek
blow up v. bombalamak
blow off v. uçurmak
deal a blow at somebody v. yumruk atmak
deal somebody a blow v. yumruk atmak
blow the opposite way v. tersten esmek
blow in opposite direction v. tersten esmek
blow into v. ansızın içeri girmek
blow one's stack v. zıvanadan çıkmak
blow smoke v. duman üflemek
have a blow dry v. fön çektirmek
blow out the candle v. mum söndürmek
blow out the candle v. mum üflemek
blow a kiss v. öpücük atmak
blow a kiss v. öpücük yollamak
blow off steam v. stres atmak
deal death blow v. büyük darbe vurmak
deal major blow v. büyük darbe vurmak
deal big blow v. büyük darbe vurmak
strike big blow v. ağır darbe indirmek
deliver big blow v. ağır darbe indirmek
deliver major blow v. ağır darbe indirmek
deal major blow v. ağır darbe indirmek
strike great blow v. ağır darbe indirmek
deal big blow v. ağır darbe indirmek
deal great blow v. ağır darbe indirmek
deliver great blow v. ağır darbe indirmek
strike major blow v. ağır darbe indirmek
get a severe blow v. acı bir darbe yemek
receive a nasty blow v. acı bir darbe yemek
receive a nasty blow v. ağır bir darbe yemek
get a severe blow v. ağır bir darbe yemek
blow down v. yere yatırmak
blow down v. devirmek
blow over v. dinmek
blow one's own horn v. yüksekten atmak
blow-down v. yıkmak (rakibi vb)
blow-dry v. fön çekmek
blow the final whistle v. maçın bitiş düdüğünü çalmak
blow a fuse v. çılgına dönmek
blow one's stack v. çılgına dönmek
blow up v. çılgına dönmek
blow up a balloon v. balon şişirmek
blow away the roofs v. çatıları uçurmak
take a major blow v. büyük darbe almak
blow-dry v. saç kurutma makinesi ile kurutmak
blow-dry v. saç kurutma makinesiyle saça şekil vermek
blow-dry v. kurutma makinesiyle saçı kurutmak
blow the horn v. kornaya basmak
blow up v. (fotoğraf) büyütmek
receive a blow v. darbe almak
blow dry v. fön yapmak
blow dry v. saçını fönlemek
blow the tyre v. lastiği patlatmak
blow the tire v. lastiği patlatmak
blow dry v. saç fönlemek
blow smoke in one's face v. dumanı suratına üflemek
blow the ash off with one's mouth v. ağzıyla külleri üflemek
blow from east v. doğudan esmek
blow from north v. kuzeyden esmek
reel back from the blow v. aldığı darbeyle sendelemek/dengesini kaybetmek
blow up v. kopmak (fırtına vb)
blow off v. kaytarmak
blow-up v. fotoğraf büyütme
blow something up v. patlatmak
blow up a bomb v. bomba patlatmak
blow up v. kabarmak
blow from south v. güneyden esmek
blow from west v. batıdan esmek
sword blow n. kılıç darbesi
violent blow n. sadme
nasty blow n. ağır darbe
blow-dryer n. fön makinesi
death blow n. öldürücü darbe
blow off n. sorumluluktan kaçmak
nasty blow n. tehlikeli vuruş
blow fly n. sinek
blow it! n. kahretsin!
blow-out n. patlama
blow-out n. cümbüş
blow-out n. alem
body-blow n. vücuda vurulan sert yumruk
blow-up n. infilak
blow-out n. eğlence
blow-up n. büyültme
blow-up n. patlama
body-blow n. ciddi yenilgi
blow-up n. agrandisman
by-blow n. gayrimeşru çocuk
fatal blow n. öldürücü darbe
fatal blow n. ölümcül darbe
blow-up bed n. şişme yatak
blow-dryer n. saç kurutucu
blow-dryer n. saç kurutma makinesi
crushing blow n. ezici darbe
death blow n. ağır darbe
blow-out n. inceleme
blow-out n. araştırma
blow-out n. kolay zafer
blow-out n. soruşturma
blow-out n. lastik patlağı
blow-out n. kolay galibiyet
blow-out n. elektrik sigortasının erimesi
blow-up n. kavga
blow-out n. kuyudan petrol/gaz fışkırması
blow-out n. delik
blow-out n. lastik patlaması
blow-out n. rahat zafer
blow drier n. fön makinesi
blow drier n. saç kurutma makinesi
blow drier n. saç kurutucu
large blow n. büyük darbe
blow-up adj. şişirilebilen
blow-by-blow adv. harfi harfine
at a blow adv. aniden
blow-by-blow adv. ayrıntılarıyla
at a blow adv. birden
at one blow adv. bir vuruşta
blow-by-blow adv. ayrıntılı
blow-by-blow adv. en ince ayrıntısına kadar
blow-by-blow adv. ayrıntılı bir şekilde
blow-by-blow adv. (bir olayı anlatırken) tüm detayları oluş sırasıyla vererek
a blow was struck ilerleme kaydedildi
Phrasals
blow up küplere binmek
blow up sinirlenmek
blow up çok kızmak
blow in selamsız sabahsız damlamak
blow in habersiz gelmek
blow in gelivermek
blow in içeri dalmak
blow in haber vermeden gelmek
blow in paldır küldür gelivermek
blow into something (balon vb) şişirmek
blow out somebody mağlup etmek
blow something out üfleyerek söndürmek
blow somebody out mağlup etmek
blow somebody out hezimete uğratmak
blow out somebody hezimete uğratmak
blow someone out (tabancayla) öldürmek
blow on something bir şeyi üflemek (çorba vb)
blow up (gizli bir şeyin) ortaya çıkması
blow through hızla harcamak
blow through çabucak bitirmek
Phrases
with a sharp blow küt diye
Colloquial
blow off steam içini dökerek rahatlamak
blow off steam deşarj olmak
blow off steam içini döküp rahatlamak
blow someone's brains out kafasından tabancayla vurup öldürmek
blow up in someone's face mahvolmak
blow up in someone's face elinde patlamak
blow up in someone's face her şeyin altüst olması
blow up in someone's face çok kötü sonuçlar doğurmak
blow up in someone's face yok olmak
joe blow sıradan adam
joe blow sokaktaki adam
blow someone a kiss öpücük yollamak
blow someone a kiss öpücük göndermek
puff and blow oflayıp poflamak
puff and blow üfleyip püflemek
puff and blow soluk soluğa kalmak
a big blow büyük bir darbe
a severe blow ağır bir darbe
blow-up öfke patlaması
blow-out seçimi/yarışı kazanma
blow-out öfke patlaması
blow the whole thing her şeyi berbat etmek
blow through kaçmak
blow through sıvışmak
Idioms
blow out of proportion abartmak (durumu vb)
blow a fuse öfkelenmek
blow a fuse tepesi atmak
blow out of proportion büyütmek (durumu vb)
blow a gasket sigortası atmak (öfkeden)
blow one's own trumpet kendini övmek
blow one's own trumpet kendini göklere çıkarmak
blow the gaff ağzından kaçırmak
blow the cobwebs away kendini toplamak
blow one's brains out kafasına sıkmak
blow hot and cold iki seçenek arasında gidip gelmek
blow hot and cold daldan dala atlamak
blow someone's cover kimliğini ortaya çıkarmak
blow the cobwebs away üzerindeki uyuşukluğu atmak
blow one's brains out kurşun sıkarak beynini patlatmak
blow the cobwebs away üzerindeki ölü toprağını atmak
blow hot and cold daldan dala konmak
land a blow bir yumruk oturtmak
puff and blow üfleyip püflemek
blow one's top kafasının tası atmak
blow one's top kanı başına sıçramak
blow somebody's mind kendinden geçirmek
blow hot and cold kararsız
blow hot and cold sık sık fikir değiştiren
blow hot and cold yanar-döner
blow the gaff sırrı açıklamak
blow the gaff sırrı açığa vurmak
blow the gaff karizmasını çizmek
blow one's brains out kafasına ateş ederek intihar etmek
blow one's brains out başından vurmak
blow one's brains out şakağından vurmak
blow one's nose sümkürmek
strike a blow atak yapmak
strike a blow hücum etmek
strike a blow ağır bir darbe indirmek
strike a blow saldırı yapmak
get a blow in yumruk patlatmak
get a blow in darbe vurmak
get a blow in yumruk oturtmak
blow the cobwebs away kafasını yenilemek
blow the cobwebs away kendisini yenilemek
blow the cobwebs away kendini tazelemek
blow the cobwebs away bazı yenilikler getirmek
blow the whistle on ele vermek
blow the whistle on durdurmak
blow the whistle on kesmek
blow the whistle on sona erdirmek
blow the whistle on ihbar etmek
blow one's mind deli etmek
blow one's mind çıldırtmak
blow the lid off the scandal rezaleti açığa çıkarmak
blow the lid off the scandal skandalı açığa çıkarmak
blow one's own horn kendini övmek
blow wide open (skandalı) gözler önüne sermek
blow the lid off (rezaleti) açığa çıkarmak
blow the lid off (skandalı) gözler önüne sermek
blow wide open (rezaleti) açığa çıkarmak
blow someone or something to kingdom come havaya uçurmak
blow off some steam içini döküp rahatlamak
blow off steam içini döküp rahatlamak
blow off some steam içini dökmek
blow off steam içini dökmek
blow money on bir şey için para saçmak
blow money on birşeye para akıtmak
blow money on birşeye çok para yatırmak
blow something sky-high yerle bir etmek
blow something sky-high havaya uçurmak
blow the joint bir yerden kaçmak
blow the joint toz olmak
blow the joint kirişi kırmak
blow one's lid şalterleri atmak
blow a gasket kızmak
blow one's top sinirlenmek
blow one's fuse sinirlenmek
blow one's stack şalteri atmak
blow a gasket sinirlenmek
blow one's cork itidalini kaybetmek
blow one's cork şalteri atmak
blow one's fuse çılgına dönmek
blow one's lid çileden çıkmak
blow one's cork öfkelenmek
blow one's lid deliye dönmek
blow one's top küplere binmek
blow one's fuse deliye dönmek
blow one's lid kızmak
blow one's stack öfkeye kapılmak
blow one's top kızmak
blow one's top şalterleri atmak
blow one's fuse şalterleri atmak
blow a gasket itidalini kaybetmek
blow one's lid çılgına dönmek
blow one's fuse küplere binmek
blow one's lid sinirlenmek
blow one's cork sinirlenmek
blow one's cork çılgına dönmek
blow one's fuse öfkelenmek
blow one's cork deliye dönmek
blow one's cork çileden çıkmak
blow one's cork küplere binmek
blow one's stack çileden çıkmak
blow one's top deliye dönmek
blow one's stack çılgına dönmek
blow one's cork kızmak
blow one's fuse şalteri atmak
blow one's cork şalterleri atmak
blow one's lid öfkeye kapılmak
blow a gasket şalterleri atmak
blow a gasket çılgına dönmek
blow one's top öfkelenmek
blow one's fuse çileden çıkmak
blow one's lid küplere binmek
blow a gasket öfkeye kapılmak
blow one's stack küplere binmek
blow a gasket öfkelenmek
blow one's stack öfkelenmek
blow a gasket çileden çıkmak
blow a gasket küplere binmek
blow one's top çılgına dönmek
blow one's stack deliye dönmek
blow one's fuse öfkeye kapılmak
blow one's fuse tepesi atmak
blow one's lid şalteri atmak
blow one's cork öfkeye kapılmak
blow one's lid tepesi atmak
blow one's fuse kızmak
blow one's top öfkeye kapılmak
blow one's lid öfkelenmek
blow one's top çileden çıkmak
blow one's fuse itidalini kaybetmek
blow one's stack sinirlenmek
blow one's stack kızmak
blow one's top itidalini kaybetmek
blow a gasket deliye dönmek
blow one's lid itidalini kaybetmek
blow one's cork tepesi atmak
blow one's stack itidalini kaybetmek
blow one's stack şalterleri atmak
blow someone or something to bits (patlama sonrası) paramparça etmek
blow to smithereens (patlama sonrası) paramparça etmek
blow someone or something to smithereens (patlama sonrası) paramparça etmek
blow someone or something to pieces (patlama sonrası) paramparça etmek
deal something a death blow büyük darbe indirmek
deal something a death blow bitirici darbeyi vurmak
blow the joint hızla terketmek
blow something out of all proportion pireden deve yapmak
blow something out of proportion çok abartmak
blow something out of all proportion çok abartmak
blow something out of all proportion pireyi deve yapmak
blow something out of proportion pireyi deve yapmak
blow something out of proportion pireden deve yapmak
blow one's cool kendine hakim olamamak
blow one's cool çileden çıkmak
blow somebody away tarumar etmek
blow somebody to kingdom come havaya uçurarak öldürmek
cushion the blow etkisini azaltmak
blow somebody to kingdom come havaya uçurmak
blow away the cobwebs üzerindeki ölü toprağını atmak
blow away somebody birisini çok şaşırtmak
a death blow son darbe
blow a hole in something (bütçede) delik açmak
a body blow ciddi/kötü bir darbe
soften the blow etkisini hafifletmek
blow a hole in something (fikirlerini/iddialarını) çürütmek
blow somebody away birisini öldürmek
blow the lid off something gözler önüne sermek
blow away the cobwebs kendini tazelemek
blow away the cobwebs kendini toplamak
blow away somebody birisini öldürmek
blow one's cool soğukkanlılığını yitirmek
blow itself out (fırtına vb) dinmek
blow somebody away hezimete uğratmak
blow away the cobwebs kendini yenilemek
blow away somebody hezimete uğratmak
cushion the blow etkisini hafifletmek
blow somebody away birisini çok şaşırtmak
blow the lid off something (skandalı) gözler önüne sermek
blow away somebody tarumar etmek
deal something a death blow son darbeyi vurmak
blow the lid off something (rezaleti) açığa çıkarmak
soften the blow etkisini azaltmak
blow one's top kafası atmak
blow one's stack kafası atmak
blow the gaff pot kırmak
blow someone out of the water dümdüz etmek
blow one's own horn böbürlenmek
blow somewhere off the map bir yeri haritadan silmek
blow something sky-high bir çuval inciri berbat etmek
blow someone out of the water büyük zarar vermek
blow one's own horn yüksekten atmak
blow smoke boş konuşmak
blow something wide open (rezaleti) açığa çıkarmak
blow something wide open (skandalı) gözler önüne sermek
blow someone out of the water hezimete uğratmak
blow a bundle on çok para ödemek
blow itself out şiddetini yitirmek
blow a bundle on bir servet ödemek
blow one's lines (tiyatro oyununda) sözlerini/söyleceklerini unutmak
blow one's lines (tiyatro oyununda) söyleyeceklerini şaşırmak
blow a gasket tepesi atmak
blow one's stack tepesi atmak
blow one's mind balatayı sıyırmak
blow one's mind balatayı yakmak
blow one's mind tepesi atmak
blow one's top tepesi atmak
blow one's top şalteri atmak
blow a gasket şalteri atmak
blow one's top balatayı sıyırmak
blow one's stack balatayı sıyırmak
blow a gasket balatayı sıyırmak
blow one's mind şalteri atmak
blow one's top balatayı yakmak
blow a gasket balatayı yakmak
blow one's stack balatayı yakmak
land a blow taşı gediğine oturtmak
land a blow taşı gediğine koymak
blow something wide open başarısızlığa uğratmak
blow the lid off something afişe etmek
joe blow (us) sade vatandaş
strike a blow for destek olmak/vermek
strike a blow against bir darbe indirmek
blow your own trumpet (böbür böbür) böbürlenmek
blow someone out of the water çok şaşırtmak
blow someone out of the water afallatmak
blow one's mind aklını başından almak
about to blow my cap az daha kafayı yemek
blow a whistle ispiyonlamak
blow a whistle ihbar etmek
let's blow off some steam biraz stres atalım
blow out the fire ateşi söndürmek
blow one's stack dinden imandan çıkmak
blow one's top dinden imandan çıkmak
blow one's mind dinden imandan çıkmak
blow a gasket dinden imandan çıkmak
blow a fuse dinden imandan çıkmak
blow one's cork dinden imandan çıkmak
blow one's fuse dinden imandan çıkmak
blow one's lid dinden imandan çıkmak
blow off steam kafayı dağıtmak
blow off steam rahatlamak
blow on cold water yoğurdu üfleyerek yemek
blow (one's) chance şansını heba etmek
blow the competition away rakipleri şaşırtmak
Speaking
don't blow it! boşa harcama!
Slang
give a blow job ağzına almak
blow in the bag alkol testine girmek
blow job oral seks
give a blow job ağıza almak
blow one's lid/stack çılgına dönmek
blow one's top flip (one's lid) şalteri atmak
blow one's lid/stack deliye dönmek
blow one's top flip (one's lid) çılgına dönmek
blow one's top flip (one's lid) deliye dönmek
blow one's lid/stack şalterleri atmak
blow one's top flip (one's lid) şalterleri atmak
blow one's lid/stack şalteri atmak
blow a gasket deliye dönmek