geçmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

geçmek



Bedeutungen von dem Begriff "geçmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 111 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
geçmek pass v.
General
geçmek top v.
geçmek transfer v.
geçmek overshoot v.
geçmek outrun v.
geçmek better v.
geçmek get through v.
geçmek be current v.
geçmek take place v.
geçmek outstretch v.
geçmek pass to v.
geçmek happen v.
geçmek intervene v.
geçmek match v.
geçmek head v.
geçmek go out v.
geçmek transit v.
geçmek come down v.
geçmek elapse v.
geçmek cap v.
geçmek happen by v.
geçmek muster v.
geçmek overrun v.
geçmek abate v.
geçmek get by v.
geçmek quit v.
geçmek go past v.
geçmek outgrow v.
geçmek flit v.
geçmek exceed v.
geçmek rub on v.
geçmek pass by v.
geçmek clear v.
geçmek leave behind v.
geçmek distance v.
geçmek outperform v.
geçmek go down v.
geçmek rub off on v.
geçmek fade v.
geçmek get over v.
geçmek excel v.
geçmek be mentioned v.
geçmek outreach v.
geçmek surpass v.
geçmek fit in v.
geçmek be valid v.
geçmek omit v.
geçmek blow over v.
geçmek cross v.
geçmek travel v.
geçmek migrate v.
geçmek pass beyond v.
geçmek pass on v.
geçmek best v.
geçmek leave out v.
geçmek change to v.
geçmek go v.
geçmek negotiate v.
geçmek switch v.
geçmek outpace v.
geçmek outdo v.
geçmek outdistance v.
geçmek pass over v.
geçmek transcend v.
geçmek interlace v.
geçmek come v.
geçmek pass off v.
geçmek overpass v.
geçmek outstrip v.
geçmek go by v.
geçmek expire v.
geçmek overtake v.
geçmek lapse v.
geçmek outrival v.
geçmek pass v.
geçmek devolve v.
geçmek spread v.
geçmek overshadow v.
geçmek track v.
geçmek get v.
geçmek pass up v.
geçmek outcompete v.
geçmek permeate v.
geçmek catch v.
geçmek skip v.
geçmek pass muster v.
geçmek be over v.
geçmek run v.
geçmek have outgrown somebody v.
geçmek cut across v.
geçmek tower above v.
geçmek wear off v.
geçmek outgo v.
geçmek subside v.
geçmek move past v.
geçmek go over v.
geçmek pass away v.
geçmek turn v.
geçmek beat v.
geçmek stop v.
geçmek overstep v.
geçmek run out v.
geçmek experience v.
geçmek outrange v.
Phrasals
geçmek pass on
Colloquial
geçmek let pass
Trade/Economic
geçmek be in circulation
Law
geçmek devolve
Technical
geçmek excel
geçmek exceed
Biochemistry
geçmek permeate

Bedeutungen, die der Begriff "geçmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bir üst modele geçmek upgrade v.
dalga geçmek ridicule v.
ırzına geçmek ravish v.
ırzına geçmek rape v.
ıska geçmek miss v.
inişe geçmek decline v.
karşıya geçmek cross v.
kenarından geçmek hug v.
yeni yerine geçmek relocate v.
yerine geçmek substitute v.
yerine geçmek replace v.
yetişip geçmek overtake v.
General
(acı/ağrı) kendi kendine geçmek go away on its own v.
(acı/ağrı) kendiliğinden geçmek go away on its own v.
(araçla) sınırı geçmek drive across the border v.
(aradaki şeyleri) atlayıp geçmek short-circuit v.
(bir şeyin) yanından geçmek walk along v.
(birini) yalancılıkta/yalan söylemede geçmek/geride bırakmak outlie v.
(biriyle) iletişim kurmak/iletişime geçmek reach out v.
(çark dişleri) birbirine geçmek mesh v.
(huy) geçmek rub off on v.
(karşıya) geçmek cross v.
(kuyruktakilerin) önüne geçmek cut in line v.
(kuyruktakilerin) önüne geçmek cut in front of v.
(maçta) öne geçmek take the lead v.
(para) hesaba geçmek (money) be transferred v.
(şirket/kulüp) başına geçmek take up the presidency of v.
(şirket/kulüp) başına geçmek become the head of the v.
(yanından) geçmek move past v.
(yarışta) geçmek outstrip v.
(yasalar) meclisten geçmek get through v.
(zaman) acımasızca geçmek tick away v.
(zaman) geçmek elapse v.
... geçmek (yer) set in v.
...tarihine geçmek come down to the history of v.
… için harekete geçmek militate for v.
acısı geçmek (a sorrow, pain) to stop v.
açıktan geçmek steer off v.
adı geçmek be mentioned v.
ailesiyle bağlantıya geçmek contact one’s family v.
ailesiyle temasa geçmek contact one’s family v.
aklından geçmek pass through one's mind v.
aklından geçmek cross one's mind v.
aklından geçmek occur one's mind v.
alarma geçmek be alarmed v.
alarma geçmek become alarmed v.
alarma geçmek get alarmed v.
alay geçmek make fun of v.
alev gibi yalayıp geçmek lick v.
altından geçmek get under v.
altından geçmek cross under v.
altyazı geçmek subtitle v.
ancak geçmek (dar bir yerden) skin through v.
araba ile geçmek overtake v.
arabayla geçmek drive by v.
arabayla önünden geçmek drive by v.
araçla sınır dışına çıkmak/sınırı geçmek drive across the border v.
aradakileri atlayıp geçmek short-circuit v.
arasından geçmek pass through v.
arasından geçmek thread v.
arasından geçmek run through v.
arasından geçmek penetrate v.
arasından geçmek get through v.
arkasından yetişip önüne geçmek overhaul v.
artışa geçmek start to increase v.
artışa geçmek increase v.
aşama geçmek go through a phase v.
aşamadan geçmek complete a phase v.
aşamadan geçmek go through a phase v.
aşamasından geçmek go through the phase of v.
at ile üzerinden geçmek override v.
atağa geçmek start work on with purpose and vigor v.
atağa geçmek proceed to attack v.
atağa geçmek attack v.
atlayarak geçmek skip v.
atlayarak geçmek stride v.
atlayarak geçmek (bir konudan başka bir konuya) skip v.
atlayıp geçmek pass over v.
avantaj birine geçmek gain the upper hand v.
avurdu avurduna geçmek grow lean and gaunt v.
avurdu avurduna geçmek be gaunt v.
ayağını kaydırıp yerine geçmek supplant v.
b planına geçmek go into plan b v.
babadan oğula geçmek hand down from father to son v.
babadan oğula geçmek be transmitted from father to son v.
babadan oğula geçmek descend from father to son v.
babadan oğula geçmek be transfered from father to son v.
bağımsız yönetime geçmek decentralise v.
bağımsız yönetime geçmek decentralize v.
bağlantıya geçmek make contact v.
bağlantıya geçmek get in touch with v.
bağlantıya geçmek contact v.
bağlantıya geçmek come into contact with v.
bahsi geçmek be mentioned v.
bakımdan geçmek undergo a maintenance v.
başa geçmek take control v.
başa geçmek take the lead v.
başa geçmek come in v.
başa geçmek reach the highest position v.
başına geçmek head v.
başına geçmek head up v.
başına geçmek take the helm of v.
başına geçmek (şirket vb) head v.
başına güneş geçmek get a sunstroke v.
başına güneş geçmek get sunstroke v.
başından geçmek fare v.
başından geçmek pass through v.
başından geçmek know v.
başından geçmek happen to v.
başından geçmek experience v.
başından geçmek happen v.
başından geçmek live through v.
başka aşamaya geçmek proceed to another phase v.
başka aşamaya geçmek move to another phase v.
başka aşamaya geçmek proceed to another stage v.
başka aşamaya geçmek move to another stage v.
başka bir işe geçmek change one's job v.
başka bir konuma geçmek transfer v.
başka safhaya geçmek proceed to another stage v.
başka safhaya geçmek proceed to another phase v.
başka safhaya geçmek move to another stage v.
başka safhaya geçmek move to another phase v.
başkasının eline geçmek change hands v.
başkasının yerine geçmek supersede v.
baypas yoluyla -den geçmek bypass v.
belirli bir düzen içinde geçmek parade v.
belirli bir sıra halinde geçmek parade v.
belirli bir vitese geçmek shift up into v.
bilgi geçmek pass information to v.
bilgi geçmek give information v.
bir adımda (birşeyin) üstünden geçmek stride over v.
bir insandan diğerine geçmek flit from person to person v.
bir malın seri üretimine geçmek commence mass production of v.
bir sıçrayışta (bir şeyin) üstünden geçmek spring across v.
bir sıçrayışta (bir şeyin) üstünden geçmek spring over v.
bir sonraki adıma geçmek go next step v.
bir sonraki adıma geçmek move on to the next step v.
bir sonraki adıma geçmek proceed to the next step v.
bir süreçten geçmek go through a process v.
bir süreçten geçmek undergo a process v.
bir şeyin yakınından geçmek pass close to v.
bir şeyin/kişinin yanından (tek sıra) geçmek file past someone or something v.
bir şeyleri atlayarak başka bir konuya geçmek skip v.
bir tondan başka bir tona geçmek modulate v.
bir uçtan diğerine geçmek traverse v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over to v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over from v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over v.
bir üst modele geçmek uprate v.
bir üst seviyeye geçmek upgrade v.
bir üst tura geçmek advance to the next round v.
bir üst tura geçmek qualify for the next round v.
bir yandan öbür yana geçmek traverse v.
bir yerin yanından geçmek walk past a place v.
birbiri üzerinden geçmek intersect v.
birbiri üzerine geçmek overlap v.
birbirine geçmek intertangle v.
birbirine geçmek fit together v.
birbirine geçmek interlace v.
birbirine geçmek mesh v.
birbirine geçmek intermesh v.
birbirine geçmek intertwine v.
birbirine geçmek engage v.
birbirine geçmek interdigitate v.
birbirine geçmek lock v.
birbirine geçmek (çark dişi) mesh v.
birbirinin içine geçmek interpenetrate v.
birbirinin yerine geçmek interchange v.
birbirinin yerine geçmek substitute each other v.
birden aklından geçmek flash through one's mind v.
birini geçmek go someone one better v.
birinin ismini deyip de geçmek sell someone short v.
birinin yerine geçmek take one's place v.
birinin yerine geçmek (görev değişikliği) supersede v.
birinin yerine geçmek (görev değişikliği) replace v.
birinin yerine geçmek (görev değişikliği) take over from v.
birinin yerine geçmek (görev değişikliği) substitute v.
birinin yerine geçmek (görev değişikliği) take something (a post etc) over (from somebody) v.
birisinden sonra şirketin başına geçmek head the company after someone v.
birisiyle temasa geçmek get in touch with someone v.
biriyle dalga geçmek pull someone's leg v.
biriyle dalga geçmek pull one's leg v.
biriyle dalga geçmek clown on someone v.
boğazı/iki yönlü/gidiş geliş/karşılıklı geçmek criss-cross the bosphorus v.
boşa geçmek be wasted v.
boydan boya geçmek go across v.
boynuz kulağı geçmek surpass one's elder v.
boyunu geçmek (su) be over one's head v.
buldozerle üzerinden geçmek bulldoze v.
büyük bir hızla geçmek whirl v.
büyük bir hızla geçmek flash v.
caddeyi dikkatsizce geçmek jaywalk v.
çabuk geçmek pass quickly v.
çabuk geçmek go by quickly v.
çapraz geçmek cross diagonally v.
çaprazlama geçmek traverse v.
çark dişleri birbirine geçmek gear v.
çark dişlisi birbirine geçmek mesh v.
çarpıp üstünden geçmek run over v.
çizgiyi geçmek cross the line v.
çok emeği geçmek support v.
çok hızlı geçmek whiz v.
dalga geçmek jibe v.
dalga geçmek rally v.
dalga geçmek needle v.
dalga geçmek heap ridicule upon v.
dalga geçmek joke about v.
dalga geçmek banter v.
dalga geçmek tease v.
dalga geçmek monkey around v.
dalga geçmek shirk v.
dalga geçmek jeer v.
dalga geçmek mock v.
dalga geçmek jape v.
dalga geçmek trifle v.
dalga geçmek scoff v.
dalga geçmek gibe v.
dalga geçmek rib v.
dalga geçmek cod v.
dalga geçmek razz v.
dalga geçmek make fun of v.
dalga geçmek slack off v.
dalga geçmek gybe v.
dalga geçmek kid around with someone v.
dalga geçmek make merry over v.
dalga geçmek rag v.
dalga geçmek make sport of someone v.
dalga geçmek kid v.
dalga geçmek pull somebody's leg v.
dalga geçmek heap ridicule on v.
dalga geçmek mock v.
-de sözü geçmek have a voice in v.
değişikliklerden geçmek be changed v.
değişikliklerden geçmek have changes v.
değişikliklerden geçmek go through changes v.
değişikliklerden geçmek pass through changes v.
delip geçmek pierce v.
delip geçmek thrust through v.
delip geçmek empierce v.
delip geçmek penetrate v.
delip geçmek transfix v.
delip geçmek impale v.
denetimden geçmek be audited v.
denetimden geçmek be inspected v.
denetimden geçmek be controlled v.
denetimden geçmek be checked v.
derhal harekete geçmek take action immediately v.
derhal harekete geçmek act immediately v.
ders geçmek pass a course v.
dersi geçmek pass the course v.
deyip geçmek underrate v.
direksiyon başına geçmek get behind the wheel v.
direksiyon başına geçmek take the wheel v.
direksiyona geçmek get behind the wheel v.
direksiyona geçmek take the wheel v.
direksiyonun başına geçmek get behind the wheel v.
direksiyonun başına geçmek take the wheel v.
dönemeçten geçmek pass a critical point v.
dönemeçten geçmek pass a turning point v.
dönemeçten geçmek pass a curve (in a road) v.
dönemeçten geçmek pass a bend (in a road) v.
durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden) go through v.
duruma geçmek switch into v.
duvardan geçmek walk through the wall v.
duvarın içinden geçmek walk through the wall v.
duvarlardan geçmek pass through walls v.
duvarların içinden geçmek walk through walls v.
dümen başına geçmek take the helm v.
dünyadan geçmek lose touch with life v.
dünyadan geçmek retire from the world v.
dünyasından geçmek lose one's interest in life v.
-e geçmek proceed to v.
-e geçmek cross into v.
-e geçmek devolve on v.
-e karşı avantajlı duruma geçmek gain an advantage over v.
-e karşı harekete geçmek mobilize against v.
-e karşı saldırıya geçmek mount an attack against v.
-e teğet geçmek be tangent to v.
egosunun önüne geçmek overcome one's ego v.
eğilip bükülerek geçmek wriggle v.
ele geçmek be captured v.
ele geçmek be caught v.
ele geçmek come to hand v.
elekten geçmek pass through the sieve v.
elekten geçmek be sifted out v.
elekten geçmek pass through the sifter v.
elemeleri geçmek make the cut v.
elemeyi geçmek win a qualifying heat v.
eline geçmek get v.
eline geçmek find v.
eline geçmek earn v.
eline geçmek catch v.
eline para geçmek have some amount of money v.
eline para geçmek come into money v.
eline para geçmek find some amount of money v.
eline para geçmek earn some amount of money v.
eline şans geçmek have a chance v.
eline şans geçmek seize a chance v.
eline şans geçmek get a chance v.
eline şans geçmek take a chance v.
emeği geçmek contribute efforts v.
emeği geçmek pull one's weight v.
en son teknikleri uygulamaya geçmek update v.
engeli geçmek break through v.
engeli geçmek/aşmak clear the hurdle v.
ergenliğe geçmek reach puberty v.
erken davranıp öne geçmek shoot ahead v.
es geçmek skip v.
es geçmek pass over v.
es geçmek bypass v.
es geçmek omit v.
etrafından geçmek (bir yerin) skirt v.
eyleme geçmek go into action v.
eyleme geçmek get into the act v.
ezilip iç içe geçmek telescope v.
ezip geçmek steamroll v.
ezip geçmek walk over somebody v.
ezip geçmek sweep v.
ezip geçmek bludgeon v.
faaliyete geçmek get started v.
faaliyete geçmek enter into service v.
faaliyete geçmek come into operation v.
faaliyete geçmek go into action v.
faaliyete geçmek come into activity v.
farklı bir gama/perdeye geçmek modulate to a different key v.
feleğin çemberinden geçmek go through the mill v.
fermaya geçmek (av köpeği) set v.
fileyi geçmek go over the net v.
geçmek (başka bir konuya) pass on to v.
geçmek (başka yere) adjourn v.
geçmek (bir engelin üstünden) take v.
geçmek (bir hastalık) get over v.
geçmek (bir olay belirli bir şekilde) go off v.
geçmek (çöl) track v.
geçmek (hastalık) clear up v.
geçmek (karşıdan karşıya) cross v.
geçmek (rakibi) get ahead of v.
geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene) transmigrate v.
geçmek (sınav sınıf vb'ni) go through v.
geçmek (sınav sınıf vb'ni) get through v.
geçmek (sınırını) transgress v.
geçmek (tasarı/teklif vb meclisten) get through v.
geçmek (tasarı/teklif vb meclisten) go through v.
geçmek (üstünlük açısından) surpass v.
geçmek (yarışta) outstrip v.
geçmek (yol) ride v.
geçmek (zaman) go on v.
geçmek (zaman/toplantı) go v.
geçmek bilmemek linger v.
geçmek bilmemek wear away v.
geçmek bilmemek drag v.
geçmek bilmemek wear on v.
geçmek bilmemek drag behind v.
geçmek bilmemek drag on v.
gemi ile geçmek navigate v.
geri plana geçmek recede v.
geriden gelip öne geçmek come up from behind v.
gır gır geçmek make fun of somebody v.
gır gır geçmek take the mickey out of somebody v.
gır gır geçmek make a fool of somebody v.
gırgır geçmek hoax v.
gırgır geçmek make a fool of somebody v.
gırgır geçmek make fun v.
gırgır geçmek make fun of v.
gırgır geçmek take the mickey out of somebody v.
gırgır geçmek make fun of somebody v.
güçbela geçmek (dar bir yerden) skin through v.
gülüp geçmek frolic v.
gülüp geçmek laugh off v.
gülüp geçmek laugh away v.
gülüp geçmek laugh at v.
gümrükten geçmek go through customs v.
güzel geçmek (fuar vb) go great v.
hakkı yokken sırada bekleyenlerin önüne geçmek jump the queue v.
harekete geçmek energize v.
harekete geçmek develop v.
harekete geçmek start to move v.
harekete geçmek go into action v.
harekete geçmek make a move v.
harekete geçmek energise v.
harekete geçmek stir v.
harekete geçmek activate v.
harekete geçmek gang up v.
harekete geçmek bestir oneself v.
harekete geçmek take an action v.
harekete geçmek step up to the plate v.
harekete geçmek take action v.
harekete geçmek act v.
harekete geçmek gang v.
harekete geçmek take action v.
harekete geçmek step into action v.
harekete geçmek mobilize v.
harekete geçmek awake v.
harekete geçmek get into the act v.
harekete geçmek set over v.
harekete geçmek mobilise v.
harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi/yararlı sonuç almak outwait v.
harekete geçmek zorunda bırakılmak be pressed up to the point of action v.
hastalığı geçmek recover from sickness v.
hastalığı geçmek get over v.
hastalığı geçmek recover from an illness v.
hayatı gözünün önünden geçmek (one's life) flash before one's eyes v.
hızla geçmek shoot ahead of v.
hızla geçmek shoot v.
hızla geçmek flit v.
hızla geçmek whish v.
hızla geçmek move along rapidly v.
hızla geçmek streak v.
hızla öne geçmek shoot ahead v.
hizmete geçmek be put into service v.
hora geçmek be appreciated v.
hücuma geçmek give assault v.
hücuma geçmek sally v.
hükmü geçmek have authority v.
hükmü geçmek expire v.
hükmü geçmek take effect v.
hükmü geçmek have authority over v.
ırza geçmek assault v.
ırzına geçmek interfere with v.
ırzına geçmek violate v.
ırzına geçmek force v.
ıska geçmek ignore v.
ıska geçmek disregard v.
ıska geçmek miss a target v.
-i atlayarak geçmek skip v.
-i geçmek get ahead of v.
-i geçmek outdo v.
iç içe geçmek interlock v.
iç içe geçmek intertwine v.
iç içe geçmek telescope v.
iç içe geçmek mesh v.
içi geçmek drop off v.
içi geçmek nap v.
içi geçmek faint v.
içi geçmek shrivel v.
içi geçmek doze off v.
içinden geçmek pierce v.
içinden geçmek traverse v.
içinden geçmek get through v.
içinden geçmek run through v.
içinden geçmek perforate v.
içinden geçmek move through v.
içinden geçmek pass through v.
içinden yürüyerek geçmek (sığ su/çamur) wade through v.
ikinci sahneye geçmek lead into the second scene v.
iktidara geçmek come into power v.
ile temasa geçmek get in touch with v.
ile temasa geçmek make contact with v.
ile temasa geçmek contact v.
ileri geçmek pass forward v.
ilerleyerek diğerlerinin önüne geçmek get ahead v.
iletişime geçmek make contact with v.
iletişime geçmek communicate v.
iletişime geçmek get in contact with v.
iletişime geçmek contact v.
iltimas geçmek bestow a privilege upon v.
iltimas geçmek bestow a privilege on v.
imbikten geçmek distill v.
imbikten geçmek distil v.
-in sınırını aşmak/geçmek transcend v.
incelemeden geçmek undergo an investigation v.
inişe geçmek go into decline v.
inişe geçmek fall into decline v.
inişe geçmek start to decline v.
inişe geçmek fall into decrease v.
inişe geçmek start descending v.
inişe geçmek decrease v.
inişe geçmek start to descend v.
inişe geçmek peel off v.
irtibata geçmek contact v.
irtibata geçmek istemek want to get in touch v.
ismi geçmek be mentioned v.
iş başına geçmek come into power v.
işlemden geçmek be treated v.
işlemden geçmek undergo a process v.
işletmeye geçmek be put into operation v.
işletmeye geçmek commence operation v.
işletmeye geçmek be operationalized v.
kadastroya geçmek be registered in a cadastre v.
kahkahalarla birisiyle dalga geçmek jeer at v.
kahvaltıyı atlamak/es geçmek skip breakfast v.
kalıtım yoluyla birinden diğerine geçmek inherite through blood v.
kalkışa geçmek take off v.
kameraların karşısına geçmek appear before the cameras v.
kameraların karşısına geçmek go before the cameras v.
kapıdan geçmek go out through the door v.
kapıdan geçmek come through the door v.
kapıdan geçmek go through the door v.
kapıdan geçmek come out through the door v.
kara geçmek move into profit v.
kara geçmek return to profitability v.
karşı hücuma geçmek counterattack v.
karşı safa geçmek go over v.
karşı safa geçmek switch sides v.
karşı saldırıya geçmek countercharge v.
karşıdan karşıya geçmek cross v.
karşıdan karşıya geçmek cross over v.
karşıdan karşıya geçmek traverse v.
karşıya geçmek cross over v.
karşıya geçmek go across v.