come down - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

come down

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "come down" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
come down v. inmek
General
come down v. düşmek
come down v. gözden düşmek
come down v. ucuzlamak
come down v. çökmek
come down v. yıkılmak
come down v. düşmek (fiyat)
come down v. geçmek
come down v. (fiyat) düşmek
come down v. aşağı inmek
come down v. gelmek (geçmişten bugüne)
come down v. zorlamak
come down v. üstelemek
Phrasals
come down (yaprak vb) dökülmek
Military
come down istenen frekansı bağlamak

Bedeutungen, die der Begriff "come down" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 62 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
come down on v. sıkıştırmak
come down in price v. bir şeyin fiyatı düşmek
come down on v. üstüne gelmek
come down in sheets v. bardaktan boşanırcasına yağmak
come down on v. saldırmak
come down with a cold v. nezle olmak
come down in one's price v. kendi malının fiyatını düşürmek
come down to v. indirgenmek
come or bring down to the ground v. alana inmek
come down in one's opinion v. birini eskisi kadar saymamak
come down with v. yakalanmak
come down on v. azarlamak
come down to v. kalmak (bir kişiden/bir zamandan)
come down to earth v. gerçekçi olmak
come down in the world v. düşmek
come down to earth v. hayal kurmaktan vazgeçmek
come down on v. fırça atmak
come down on v. cezalandırmak
come down with v. hastalığa yakalanmak
come down in the world v. biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek
come down on v. fırçalamak
come down with v. yatağa düşmek
come down a ladder v. merdiven inmek
come down a ladder v. merdivenden inmek
cause (someone) to come down in the world v. sürüm sürüm süründürmek
(fog) to come down v. sis çökmek
come down from heaven v. cennetten gelmek
rain come down hard v. yağmur şiddetli yağmak
come down to the history of v. ...tarihine geçmek
Phrasals
come down with hastalanmak
come down with nedeniyle hastalanmak
come down with yatağa düşmek
come down to (rakım olarak daha alçakta) bir yere gelmek
Proverb
what goes up must come down her yükselişin bir düşüşü vardır
what goes up must come down her çıkışın bir düşüşü vardır
what goes up must come down her çıkışın bir inişi vardır
Colloquial
come down in buckets bardaktan boşanırcasına yağmak
come down in sheets bardaktan boşanırcasına yağmak
Idioms
come down like a ton of bricks gülle gibi inmek
come down to earth ayakları yere basmak
come down like a ton of bricks öfke ile üzerine yürümek
come down in the world attan inip eşeğe binmek
come down on başına ekşimek
come down in the world eskiyip yıkılmaya yüz tutmak
come down in the world yoksullaşmak
come down in the world düşmek
come down on haşlamak
come down on paylamak
come down on azarlamak
come down in the world daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak
come down to brass tacks sadede gelmek
come in and sit down buyrun (gelin oturun)
come down in the world feleğin sillesini yemek
come down in the world hayatta başarısızlığa uğramak
come down on the side of somebody birisine destek vermek
come down on the side of somebody birisinden yana olmak
come down hard on someone birisini ağır biçimde eleştirmek/azarlamak
come down the pike meydana gelmek
come down the pike ortaya çıkmak
come down hard on someone birinin aklını başına getirmek
come down hard on someone birinin burnunu sürtmek
come down in sheets bardaktan boşalırcasına yağmak