run - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

run

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "run" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 164 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
run v. çalıştırmak
run v. koşmak
run v. işletmek
run n. koşu
Irregular Verb
run v. ran - run
General
run v. yarışa katılmak
run v. bitmek
run v. seğirtmek
run v. çorabı kaçmak
run v. meyletmek
run v. yürürlükte olmak
run v. oynatmak
run v. akın etmek (balık)
run v. erimek (yağ)
run v. döndürmek
run v. yayılmak
run v. gidip gelmek
run v. idare etmek
run v. aday göstermek
run v. seyirtmek
run v. ilerlemek
run v. tabanları yağlamak
run v. kaçmak
run v. çevirmek
run v. aday olmak
run v. artırmak
run v. adaylığını koymak
run v. kaçakçılığı yapmak
run v. sızmak
run v. götürmek
run v. geçmek
run v. erimek
run v. irin akmak (yaradan)
run v. akmak (makyaj)
run v. tükenmek
run v. geçerli olmak
run v. tekrarlamak
run v. otlatmak
run v. sürmek
run v. kaçakçılığını yapmak
run v. -e yönelmek
run v. koşturmak
run v. çorap kaçmak
run v. ezmek
run v. yönelmek
run v. nakletmek
run v. kalkmak
run v. burnu akmak
run v. sürü halinde gitmek
run v. sahibi veya yöneticisi olmak
run v. akmak (renk)
run v. uğramak
run v. akmak
run v. kötülemek
run v. yarıştırmak
run v. çalışmak
run v. saplamak
run v. taşımak
run v. işlemek
run v. dökmek
run v. yönetmek
run v. kaçırmak
run v. coşmak
run v. gitmek
run v. geçip gitmek
run v. koşmak
run v. kaçmak (çorap)
run v. gidip gelmek (arasında)
run v. dökülmek
run v. yarışmak
run v. tedvir etmek
run v. sıvışmak
run v. koşarak geçmek
run v. çalışmak (makine vb)
run v. göstermek (film)
run v. çarpmak
run v. akıtmak
run v. bitiştirmek
run v. kullanmak
run v. çiğnemek
run v. anlatılmak
run v. gitmek (gemi)
run v. çekip çevirmek
run v. uzanmak
run v. kaçırtmak
run v. yayınlamak
run n. maden damarı
run n. akma
run n. kümes bahçesi
run n. eğilim
run n. çay
run n. koşma
run n. hücum
run n. devam süresi
run n. akış
run n. verim
run n. yarış
run n. seyir
run n. damar
run n. parti
run n. balık akını
run n. rota
run n. yol
run n. çoğunluk
run n. gidişat
run n. seğirtme
run n. sürü
run n. çıkış (itfaiyede)
run n. süre
run n. kaçık (çorapta)
run n. gezinti
run n. mera
run n. uzantı
run n. tekrar
run n. gösterim
run n. dere
run n. kaçık
run n. furya
run n. çorap kaçığı
run n. sayı
run n. otlak
run n. sefer
run n. koşuş
run n. gezi
run n. akın
run n. kaçak
run n. uzunluk
run n. kaçamak
run n. kayma
run n. balık sürüsü
Trade/Economic
run istem
run rağbet
run yönetmek
run sıfır veya negatif işareti taşıyan bir dizi değişme
run talep
run işletmek
run akmak
run hepsi de aynı pozitif
Law
run hükmü cari olmak
Technical
run yürütmek
run işlemek
run geçirmek
run çorap kaçığı
run işletmek
run pasaj
run çalışmak
run koşmak
run çalıştırmak
Computer
run yürütmek (programı)
run çalıştırılacak
run başla
run çalıştır
run geçiş
run çalışmak üzere
Construction
run merdiven basamak genişliği
run basamak genişliği
Aeronautic
run rule
Medical
run deneme
Biochemistry
run yürütme
run sürdürme
Sport
run koşmak
run koşu
Theatre
run oynanmak (oyun vb belirli bir süre boyunca)
Cinema
run gösterim süresi

Bedeutungen, die der Begriff "run" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
run across v. rastlamak
run an errand v. ayak işleri yapmak
run away v. kaçmak
run riot v. azıtmak
General
(battery) run down v. pil bitmek
(battery) run out v. pil bitmek
(line) run v. hat gitmek
(river) run v. nehir akmak
(time) run out v. süre dolmak
be able run rings around (somebody) v. taş çıkartmak
be run v. çalıştırılmak
be run by v. tarafından işletilmek
be run by v. tarafından çalıştırılmak
be run efficiently v. iyi/etkili bir şekilde yönetilmek
be unable to run v. koşamamak
can not run v. koşamamak
cause to run v. koşturmak
cut and run v. kaçmak
cut and run v. bırakıp kaçmak
cut and run v. sıvışmak
dead run v. elinden geldiği kadar hızlı ve acele bir şekilde koşmak
get the run-around v. boynuzlanmak
give somebody the run-around v. boynuzlamak
give somebody the run-around v. başından savmak
go for a run v. koşuya çıkmak
go out for a run v. koşuya çıkmak
have a good run for one's money v. bir işte uzun süre başarılı olmak
have a great run v. iyi bir yükseliş gerçekleştirmek (müzik listelerinde vb)
have a long run v. afişte kalmak
have a run of bad luck v. şansı ters gitmek
have a run-in with someone v. biriyle atışmak
have something run v. işlettirmek
have the run of v. bir yeri serbestçe kullanabilmek
have the run of v. bir yere rahatça girip çıkabilmek
have/hold/run a contest v. yarışma yapmak
have/hold/run a contest v. yarışma düzenlemek
let (a child) run loose v. başı boş bırakmak
let one's tongue run v. çenesi düşmek
let one's tongue run v. gevezelik etmek
make one's blood run cold v. dehşete düşürmek
make run v. koşturmak
make someone's blood run cold v. tüylerini diken diken etmek
make someone's blood run cold v. kanını dondurmak
make something run v. çalışmasını sağlamak
one's mascara to run v. rimeli akmak
ran into (run into) v. rastlamak
ran into (run into) v. rastgelmek
run a blockade v. ablukayı yarmak
run a boundary v. sınırı geçmek
run a cafe v. kafe işletmek
run a campaign v. kampanya yürütmek
run a car-park v. otopark işletmek
run a casino v. kumarhane işletmek
run a charity v. yardım derneği işletmek
run a clinic v. bir klinik işletmek
run a company v. bir şirket yönetmek
run a contest v. yarışma düzenlemek
run a dance studio v. dans kursu işletmek
run a department v. bir bölüm yönetmek
run a farm v. çiftlif işletmek
run a game v. bir oyun işletmek
run a hotel v. otel işletmek
run a household v. evi çekip çevirmek
run a licensed place v. ruhsatlı bir yer işletmek
run a marathon v. maraton koşmak
run a program v. bir programı yürütmek
run a project v. proje gerçekleştirmek
run a project v. proje yürütmek
run a project v. projeyi yürütmek
run a red light v. kırmızı ışıkta geçmek
run a relationship v. ilişki sürdürmek
run a relationship v. ilişki yürütmek
run a report v. rapor hazırlamak
run a restaurant v. lokanta işletmek
run a restaurant v. restoran işletmek
run a risk v. rizikoya girmek
run a risk v. riske girmek
run a risk v. tehlikeyi göze almak
run a security check v. güvenlik araştırması yaptırmak
run a temperature v. ateşlenmek
run a temperature v. birinin ateşi olmak
run a temperature v. vücut ısısı fazla olmak
run a temperature v. ateşi çıkmak
run about v. koşuşmak
run about v. öteye beriye koşmak
run about v. koşuşturmak
run across v. tesadüf etmek
run across v. tesadüfen karşılaşmak
run across v. rastlaşmak
run across v. koşarak geçmek
run across v. rastlamak
run across v. karşılaşmak
run across v. -e rastlamak
run across v. -in bir kenarından öbür kenarına koşmak
run across v. rast gelmek
run across v. ile karşılaşmak
run across an old friend v. eski bir dosta rastlamak
run after v. kovalamak
run after v. peşinden koşmak
run after v. peşinde koşmak
run after v. arkasından koşuşturmak
run after v. arkasından koşmak
run after a dream v. hayal peşinden koşmak
run after women v. zamparalık etmek
run after women v. kadın peşinde koşmak
run again v. tekrar adaylığını koymak
run against v. -e çatmak
run against v. ile karşılaşmak
run against v. rastlamak
run against v. çarpmak
run against v. uğramak
run aground v. karaya oturmak
run aground v. karaya oturtmak
run aground v. karaya oturmak
run along v. boyunca gitmek
run along v. uzanmak
run along v. geçinmek
run amok v. insanları öldürmek amacıyla sağa sola saldırmak
run amok v. zincirini koparmak
run amok v. çıldırmak
run amuck v. cinnet geçirmek
run an errand v. bir iş için bir yere gitmek
run an eye over v. göz atmak
run an internet cafe v. internet cafe işletmek
run around in circles v. boşa uğraşmak
run as an independent v. bağımsız aday olmak
run ashore v. karaya oturmak
run at v. saldırmak
run at a slow pace v. yavaş tempoda koşmak
run at full gallop v. dört nala koşmak
run at full gallop v. dörtnala koşmak
run at full speed v. alabildiğine koşmak
run atilt at somebody v. saldırmak
run away v. kaçıp gitmek
run away v. firar etmek
run away v. paniklemek
run away v. kaçılmak
run away v. sıvışmak
run away v. toz olmak
run away v. kaçmak
run away v. fıymak
run away v. kolay kazanmak
run away v. gazlamak
run away v. bucak bucak kaçmak
run away from a place v. bir yerden kaçmak
run away from a place v. bir yerden sıvışmak
run away from somebody v. elinden kurtulmak
run away from the dog v. köpekten kaçmak
run away in different directions v. kaçışmak
run away with v. alıp kaçmak
run away with v. kaçmak (aşığı ile)
run away with v. çalmak
run away with v. alıp götürmek
run away with v. kaçmak
run away with v. en çok başarı kazanan biri olmak (bir konuda)
run away/elope with a man she met online/on internet v. internette tanıştığı adama kaçmak
run away/elope with a man she met online/on internet v. internetten tanıştığı adama kaçmak
run back v. koşarak geri gelmek
run back to the car v. geri arabaya koşmak
run back to the car v. arabaya geri koşmak
run candidate v. aday çıkarmak
run coke and heroin v. kokain ve eroin kuryeliği yapmak
run counter to v. aykırı düşmek
run counter to v. -e uymamak
run counter to v. aksine gitmek
run counter to v. zıt gitmek
run counter to v. karşı çıkmak
run down v. çarpmak
run down v. kuvvetten düşmek
run down v. bitmek
run down v. dökülmek
run down v. aleyhinde bulunmak
run down v. zayıf düşmek
run down v. arayıp bulmak
run down v. yavaşlayıp dinmek (konuşma)
run down v. çarpıp batırmak (bir başka tekneye)
run down v. zayıflamak
run down v. süzülmek (gözyaşı)
run down v. tenkit etmek
run down v. yermek
run down v. çiğnemek
run down v. akmak
run down v. izlemek
run down v. arkasından koşup yakalamak
run down v. durmak (saat kurgusu bittiği için)
run down v. (akü) boşalmak
run down v. çarpıp yere düşürmek
run down v. sağlığı bozulmak
run down v. üstünden şöylesine geçmek
run down v. araçla çarpmak
run down v. ezmek
run down v. çekiştirmek
run down v. aşağılamak
run down v. kötülemek
run down v. küçülmek
run down v. küçük düşürmek
run down the service v. hizmeti durdurmak
run down the service v. hizmeti sonlandırmak
run drugs v. esrar kaçırmak
run dry v. kurumak
run dry v. tıkanmak
run electrical wires v. elektrik hattı çekmek
run errands v. ayak işlerine bakmak
run errands v. getir götür işleri yapmak
run errands v. getir götür işlerine bakmak
run errands v. ayak işleri yapmak
run fast v. hızlı koşmak
run flat v. telefonunun şarjı bitmek
run for cover v. güvenli bir yere kaçmak (kurşunlardan)
run for cover v. zor duruma düşmekten korunmaya çalışmak
run for cover v. içinden çıkılmaz durumlara düşmekten kaçmak
run for election v. seçimler için adaylığını koymak
run for mayor v. belediye başkanlığına adaylığını koymak
run for office v. adaylık koymak
run for office v. adaylığını koymak
run for office v. seçimler için adaylığını koymak
run for one's life v. kaçıp kurtulmak
run for presidency v. başkanlığa adaylığını koymak
run for president v. başkanlığa adaylığını koymak
run for something v. adaylığını koymak
run from one's responsibilities v. sorumluluklarından kaçmak
run from pillar to post   v. mekik dokumak  
run from the police v. polisten kaçmak
run hard v. hızlı koşmak
run idle v. avara çalışmak
run idle v. boşa dönmek
run in v. uğramak
run in v. eklemek
run in v. rodaj yapmak
run in v. katmak
run in v. (motoru) alıştırmak
run in circles v. boşa uğraşmak
run in full capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
run in full capacity v. tam kapasite ile çalışmak
run in one's blood v. kanında olmak
run in out of gear v. boşta çalıştırmak
run in place v. koşu bandı vb gibi aletler üzerinde koşmak
run in with v. uyuşmak
run into v. araba ile vurmak
run into v. bindirmek
run into v. düşmek
run into v. ulaşmak
run into v. -e çarptırmak
run into v. girmek
run into v. rast gelmek
run into v. -e rastlamak
run into v. karışmak
run into v. karşılaşmak
run into v. denk gelmek
run into v. toslamak
run into v. -e çarpmak
run into v. çarpmak
run into v. arabayla (ağaca vb) çarpmak
run into v. rastlamak
run into a contradiction v. çelişkiye düşmek
run into a difficulty v. zorlukla karşılaşmak
run into a difficulty v. güçlükle karşılaşmak
run into a problem v. bir problemle karşılaşmak
run into a problem v. problemle karşılaşmak
run into a problem v. sorunla karşılaşmak
run into a problem v. bir sorun ile karşılaşmak
run into a problem v. bir sorunla karşılaşmak
run into a trouble v. başı sıkışmak
run into debt v. borç batağına sürüklemek
run into debt v. borca batmak
run into debt v. borca girmek
run into debts v. borca girmek
run into difficulty v. zorda kalmak
run into each other v. çarpışmak
run into problems v. sorunlarla karşılaşmak
run into problems v. problemlerle karşılaşmak
run into some setbacks v. bazı aksaklıklarla karşılaşmak
run into the jaws of death v. eceline susamak
run into trouble v. derde çatmak
run into trouble v. belaya çatmak
run into troubles v. sorunlarla karşılaşmak
run into troubles v. problemlerle karşılaşmak
run its course v. normal seyrini izlemek (hastalık)
run its course v. doğal akışını sürdürmek
run its course v. yolunda gitmek
run late v. geç kalmak
run like clockwork v. tıkır tıkır işlemek
run low v. azalmak
run ministry v. bakanlık yapmak
run off v. sağmak
run off v. kaçmak
run off v. boşaltmak
run off v. beraberliği çözmek (yarışta/oyunda)
run off v. yayınlamak
run off v. rolik açmak
run off v. kopya çoğaltmak
run off v. koşarak egzersiz yapmak
run off v. akıp gitmek
run off v. akıtmak
run off v. basmak
run off v. arabayla uzaklaşmak
run off the rails v. kafayı yemek
run off the rails v. yolu şaşırmak
run off the rails v. balatayı sıyırmak
run off the rails v. kafayı çizmek
run off with v. kaçmak
run off with v. biriyle kaçmak
run off with v. aşırmak
run off with v. kaçmak (aşığı ile)
run off with v. -i çalmak
run on v. konuşmak
run on v. devamlı konuşmak
run on v. ilerlemek
run on v. devam etmek
run on v. sürmek
run on v. ilişkin olmak
run on a treadmill v. koşu bandı üzerinde koşmak
run on a treadmill v. koşu bandında koşmak
run on battery v. pille çalışmak
run on diesel v. mazotla çalışmak
run on gasoline v. benzinle çalışmak
run on lpg v. lpg'yle çalışmak
run on lpg v. lpg ile çalışmak
run on petrol v. benzinle çalışmak
run on the rocks v. kayalara oturmak (gemi)
run on time v. (tren/otobüs) vaktinde hareket etmek
run oneself rugged v. kendini helak etmek
run out v. dışarı koşmak
run out v. uzamak
run out v. tüketmek
run out v. kovalamak
run out v. tükenmek
run out v. bitmek
run out v. dışarı atmak
run out v. son bulmak
run out v. arkası kesilmek
run out v. suyunu çekmek
run out v. çıkıntı yapmak
run out v. akmak
run out v. bitirmek
run out v. sona ermek
run out v. sızmak
run out v. bitmek (süre)
run out v. süresi dolmak
run out v. beti bereketi kalmamak
run out v. dibi görünmek
run out v. geçmek
run out of v. tükenmek
run out of v. bir şeyin bitmesi
run out of v. bir şeyin tükenmesi
run out of v. -i tüketmek
run out of v. -den dışarı atmak
run out of v. bitirmek
run out of v. bitmek
run out of v. tüketmek
run out of v. kovmak
run out of battery v. telefonunun şarjı bitmek
run out of credit v. kontörü bitmek
run out of credits v. kontörü bitmek
run out of excuses v. bahaneleri tüketmek
run out of gas v. yakıt bitmek
run out of gas v. benzin bitmek
run out of hope v. umudu tükenmek
run out of ideas v. fikirleri tüketmek
run out of minutes on one's cell v. kontörü azalmak
run out of money v. para suyunu çekmek
run out of money v. parası bitmek
run out of money v. parasız kalmak
run out of money v. paraları bitmek/tükenmek
run out of money v. kesenin dibi görünmek
run out of one's excuses v. bahanelerini tüketmek
run out of one's excuses v. bahanaleri tükenmek
run out of patience v. tahammülü kalmamak
run out of patience v. sabrı tükenmek
run out of patience v. sabrı kalmamak
run out of patience v. sabır kalmamak
run out of petrol v. yakıt bitmek
run out of petrol v. benzin bitmek
run out of something v. bitmek
run out of something v. tükenmek
run out of things to say v. söyleyecek şeyleri tükenmek
run out of time v. birinin vakti kalmamak
run out on v. birini terketmek
run over v. prova etmek
run over v. ezmek (arabayla)
run over v. çarpıp üstünden geçmek
run over v. taşmak
run over v. tekrarlamak
run over v. çiğnemek
run over v. gözden geçirmek
run over v. ezmek
run over v. koşarak geçmek
run over v. araç ile ezmek
run over v. araç ile çiğnemek
run over v. göçermek
run over to v. gidivermek
run power cables v. elektrik hattı çekmek
run precisely v. tıkır tıkır işlemek
run rampant v. azmak
run rampant v. her tarafa yayılmak
run rampant v. kol gezmek
run rampant v. dal budak salmak (bitki)
run rampant v. fışkırmak
run rampant v. aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum)
run riot v. gemi azıya almak
run riot v. dal budak salıp her yeri sarmak
run riot v. azmak
run riot v. dal budak salmak
run riot v. ayaklanmak
run riot v. deli gibi koşup bağırmak
run riot v. azmak (bitki)
run risks v. kendini tehlikeye atmak
run service v. hizmet yürütmek
run short v. yeterli gelmemek
run short v. tükenmek
run short v. azalmak
run short v. kafi gelmemek
run short of v. malzemesi tükenmek
run short of v. az kalmak
run short of v. kıtlaşmak
run short of v. tükenmek
run short of v. yetmemek
run short of v. azalmak
run short of (something) v. az kalmak
run short of something v. azalmak
run smoothly v. saat gibi işlemek
run so much v. çok koşmak
run somebody clean off his feet v. iki ayağını bir pabuca sokmak
run somebody close v. yetişmek
run somebody off his feet v. iki ayağını bir pabuca sokmak
run someone v. (gbt vb gibi) birini aratmak/araştırtmak
run someone through the system v. birini sistemde aratmak
run someone through the system v. birini sistemde sorgulamak
run something in v. rodaj yapmak
run the blockade v. ablukayı yarmak
run the car v. arabayı çalıştırmak
run the country v. ülkeyi idare etmek/yönetmek
run the farm v. çiftliği işletmek
run the gamut v. her çeşidi olmak
run the gamut v. her türü olmak
run the gauntlet v. sıra dayağı yemek
run the idea past the board v. fikri kurulun görüşüne sunmak
run the risk of v. tehlikesini göze almak
run the show v. işletmek
run the show v. yönetmek
run the show v. ipleri ele almak
run the show v. ipleri almak
run the tape back v. kaseti geriye sarmak
run the tape back v. kaseti geri sarmak
run the world v. dünyayı yönetmek/idare etmek
run thin v. azalmak
run through v. arasından geçmek
run through v. içinden geçmek
run through v. çabucak gözden geçirmek
run through v. gözden geçirmek
run through v. delik açmak
run through v. israf etmek
run through v. içinden geçirmek
run through v. çizgi çekmek
run through a series of one-night stands v. bir dizi tek gecelik aşk yaşamak
run through the woods out of control v. kontrolünü kaybetmiş bir şekilde ormana koşmak
run to v. -e koşmak
run to seed v. güçten düşmek
run to seed v. tohuma kalkmak
run to the end of the road v. yolun sonuna kadar koşmak
run to the schedule v. programa sadık kalmak
run to the schedule v. programa uymak
run to waste v. ziyan olmak
run to waste v. israf olmak
run together v. koşuşmak
run together v. ortak yürütmek
run together v. birlikte yürütmek
run towards record v. rekora koşmak
run true to form v. kendisinden beklenildiği gibi davranmak
run up v. çekmek (bayrak)
run up v. yükseltmek
run up v. uğramak
run up v. gitmek
run up v. koşturmak
run up v. dikivermek
run up v. fırlamak
run up v. koşuşmak
run up v. borcun birikmesi
run up v. çekmek
run up v. kısalmak
run up v. artırmak
run up v. birden artmak
run up v. yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı)
run up v. bayrağı göndere çekmek
run up a debt v. borcun altına girmek
run up against somebody v. karşılaşmak
run up against somebody v. rastlamak
run up to v. erişmek
run up to the store v. (markete kadar) gidip gelmek
run up to the store v. bir koşu (bakkala) gitmek
run upon v. rastlamak
run upside down v. altüst etmek
run wild v. azıp çok yayılmak (bitki)
run wild v. azmak
run wild v. taşkınca davranmak (çocuk)
run wild v. taşkınlık yapmak
run with a gurgling sound v. gürül gürül akmak
run with gasoline v. benzinle çalıştırmak
run-up v. sancağı çekmek
run-up v. (fiyat) yükseltmek