run - Turkish English Dictionary
History

run

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "run" in Turkish English Dictionary : 166 result(s)

English Turkish
Common Usage
run v. çalıştırmak
run v. işletmek
run v. koşmak
run n. koşu
Irregular Verb
run v. ran - run
General
run v. yarışa katılmak
run v. oynatmak
run v. akın etmek (balık)
run v. kaçmak
run v. çevirmek
run v. bitmek
run v. seğirtmek
run v. meyletmek
run v. yürürlükte olmak
run v. erimek (yağ)
run v. döndürmek
run v. yayılmak
run v. gidip gelmek
run v. idare etmek
run v. aday göstermek
run v. ilerlemek
run v. tabanları yağlamak
run v. sızmak
run v. götürmek
run v. geçmek
run v. erimek
run v. irin akmak (yaradan)
run v. akmak (makyaj)
run v. tükenmek
run v. artırmak
run v. adaylığını koymak
run v. tekrarlamak
run v. otlatmak
run v. sürmek
run v. kaçakçılığını yapmak
run v. geçerli olmak
run v. ezmek
run v. dökmek
run v. çorap kaçmak
run v. yönelmek
run v. nakletmek
run v. kalkmak
run v. koşturmak
run v. burnu akmak
run v. sürü halinde gitmek
run v. akmak (renk)
run v. uğramak
run v. akmak
run v. kötülemek
run v. yarıştırmak
run v. saplamak
run v. taşımak
run v. yönetmek
run v. kaçırmak
run v. coşmak
run v. gitmek
run v. geçip gitmek
run v. kaçmak (çorap)
run v. gidip gelmek (arasında)
run v. dökülmek
run v. yarışmak
run v. çarpmak
run v. koşarak geçmek
run v. çalışmak (makine vb)
run v. göstermek (film)
run v. akıtmak
run v. bitiştirmek
run v. kullanmak
run v. çiğnemek
run v. anlatılmak
run v. kaçakçılığı yapmak
run v. gitmek (gemi)
run v. çekip çevirmek
run v. uzanmak
run v. kaçırtmak
run v. yayınlamak
run v. sahibi veya yöneticisi olmak
run v. çalışmak
run v. işlemek
run v. koşmak
run v. tedvir etmek
run v. sıvışmak
run v. -e yönelmek
run v. çorabı kaçmak
run v. seyirtmek
run v. aday olmak
run n. dere
run n. gösterim
run n. süre
run n. kaçık (çorapta)
run n. sürü
run n. kaçamak
run n. sayı
run n. furya
run n. otlak
run n. sefer
run n. koşuş
run n. gezi
run n. kaçık
run n. kaçak
run n. akın
run n. balık sürüsü
run n. seğirtme
run n. gidişat
run n. çoğunluk
run n. parti
run n. rota
run n. yol
run n. balık akını
run n. eğilim
run n. çay
run n. hücum
run n. koşma
run n. devam süresi
run n. akış
run n. verim
run n. yarış
run n. seyir
run n. maden damarı
run n. kümes bahçesi
run n. uzantı
run n. tekrar
run n. gezinti
run n. mera
run n. akma
run n. damar
run n. kayma
run n. çorap kaçığı
run n. uzunluk
run n. çıkış (itfaiyede)
Trade/Economic
run rağbet
run sıfır veya negatif işareti taşıyan bir dizi değişme
run istem
run talep
run hepsi de aynı pozitif
run akmak
run işletmek
run yönetmek
Law
run hükmü cari olmak
Technical
run yürütmek
run geçirmek
run pasaj
run çalıştırmak
run çalışmak
run koşmak
run işletmek
run çorap kaçığı
run işlemek
Computer
run yürütmek (programı)
run çalıştırılacak
run başla
run çalışmak üzere
run geçiş
run çalıştır
Construction
run merdiven basamak genişliği
run basamak genişliği
Automotive
run motorun çalışması
run yol
Aeronautic
run rule
Medical
run deneme
Biochemistry
run yürütme
run sürdürme
Sport
run koşu
run koşmak
Theatre
run oynanmak (oyun vb belirli bir süre boyunca)
Cinema
run gösterim süresi

Meanings of "run" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
run riot v. azıtmak
run an errand v. ayak işleri yapmak
run across v. rastlamak
run away v. kaçmak
General
run up v. bayrağı göndere çekmek
run away with v. en çok başarı kazanan biri olmak (bir konuda)
run down v. çarpmak
run on v. konuşmak
make one's blood run cold v. dehşete düşürmek
run counter to v. karşı çıkmak
run dry v. kurumak
run after women v. zamparalık etmek
make run v. koşturmak
run from pillar to post   v. mekik dokumak  
run out of v. kovmak
run an errand v. bir iş için bir yere gitmek
run off v. kaçmak
run through v. israf etmek
run over v. göçermek
run the gamut v. her türü olmak
run up v. gitmek
run up against somebody v. rastlamak
run rampant v. fışkırmak
run up v. koşturmak
run down v. durmak (saat kurgusu bittiği için)
run over v. ezmek
run rampant v. aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum)
run on v. ilerlemek
run errands v. ayak işleri yapmak
run over v. araç ile çiğnemek
run across v. koşarak geçmek
run a game v. bir oyun işletmek
run out of something v. bitmek
run the car v. arabayı çalıştırmak
run down v. aleyhinde bulunmak
run over to v. gidivermek
run short of something v. azalmak
run over v. koşarak geçmek
run after v. kovalamak
run counter to v. aykırı düşmek
run after v. peşinden koşmak
run down v. arayıp bulmak
run down v. kuvvetten düşmek
run down v. bitmek
run a hotel v. otel işletmek
run out v. tüketmek
run up v. birden artmak
run away with v. alıp kaçmak
run a temperature v. vücut ısısı fazla olmak
run along v. boyunca gitmek
run over v. araç ile ezmek
run across v. rastlamak
run a temperature v. ateşi çıkmak
run short v. tükenmek
run for one's life v. kaçıp kurtulmak
run off v. akıp gitmek
run wild v. azıp çok yayılmak (bitki)
run at v. saldırmak
run riot v. azmak
run into v. rast gelmek
run up v. kısalmak
run upside down v. altüst etmek
run over v. çarpıp üstünden geçmek
cut and run v. bırakıp kaçmak
run for office v. adaylığını koymak
run rampant v. her tarafa yayılmak
run out v. sızmak
run an eye over v. göz atmak
run off v. kopya çoğaltmak
run down v. ezmek
run short of v. azalmak
run out v. akmak
run up v. koşuşmak
have a long run v. afişte kalmak
run short v. yeterli gelmemek
run out v. bitirmek
run out v. bitmek (süre)
run up to v. erişmek
run somebody clean off his feet v. iki ayağını bir pabuca sokmak
run upon v. rastlamak
run off v. koşarak egzersiz yapmak
run down v. küçülmek
run up v. artırmak
run amok v. çıldırmak
run into v. ulaşmak
run ashore v. karaya oturmak
run out v. beti bereketi kalmamak
run away v. fıymak
run up against somebody v. karşılaşmak
run somebody close v. yetişmek
run a blockade v. ablukayı yarmak
run up v. borcun birikmesi
run over v. taşmak
run away v. kaçmak
run together v. koşuşmak
have the run of v. bir yeri serbestçe kullanabilmek
run rampant v. kol gezmek
run down v. çiğnemek
run off v. beraberliği çözmek (yarışta/oyunda)
run across v. karşılaşmak
run away v. paniklemek
run down v. kötülemek
have the run of v. bir yere rahatça girip çıkabilmek
run the gamut v. her çeşidi olmak
run away v. toz olmak
run over v. çiğnemek
run hard v. hızlı koşmak
run short of v. tükenmek
run away v. kaçılmak
run riot v. dal budak salmak
run the gauntlet v. sıra dayağı yemek
have a good run for one's money v. bir işte uzun süre başarılı olmak
run through v. çabucak gözden geçirmek
run down v. küçük düşürmek
run into the jaws of death v. eceline susamak
run down v. çekiştirmek
have a run of bad luck v. şansı ters gitmek
run short of v. kıtlaşmak
run into v. bindirmek
cause to run v. koşturmak
run short of v. az kalmak
run in v. eklemek
run down v. arkasından koşup yakalamak
run out of time v. birinin vakti kalmamak
run errands v. ayak işlerine bakmak
run for office v. adaylık koymak
run over v. tekrarlamak
run amok v. zincirini koparmak
run the blockade v. ablukayı yarmak
run riot v. azmak (bitki)
run wild v. taşkınlık yapmak
run into v. denk gelmek
run somebody off his feet v. iki ayağını bir pabuca sokmak
run the show v. yönetmek
run into debt v. borca batmak
run on the rocks v. kayalara oturmak (gemi)
run idle v. boşa dönmek
run away v. kolay kazanmak
run into trouble v. belaya çatmak
run down v. dökülmek
run into v. karşılaşmak
run down v. yavaşlayıp dinmek (konuşma)
run wild v. taşkınca davranmak (çocuk)
run up v. uğramak
run across v. tesadüfen karşılaşmak
run out v. dibi görünmek
run after v. arkasından koşmak
run riot v. deli gibi koşup bağırmak
run through v. delik açmak
run down v. çarpıp yere düşürmek
run down v. aşağılamak
run out v. geçmek
run out on v. birini terketmek
run in with v. uyuşmak
run about v. koşuşmak
run into v. araba ile vurmak
run up v. çekmek
run aground v. karaya oturmak
run at full speed v. alabildiğine koşmak
run in v. uğramak
run for something v. adaylığını koymak
run drugs v. esrar kaçırmak
run counter to v. aksine gitmek
run up v. yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı)
run out of v. tüketmek
run a boundary v. sınırı geçmek
run up v. dikivermek
run smoothly v. saat gibi işlemek
run riot v. ayaklanmak
run away v. gazlamak
run against v. ile karşılaşmak
run about v. öteye beriye koşmak
run in v. katmak
run against v. uğramak
run out v. kovalamak
run a company v. bir şirket yönetmek
run rampant v. dal budak salmak (bitki)
run through v. içinden geçirmek
run out v. dışarı koşmak
run away with v. kaçmak
run a temperature v. birinin ateşi olmak
run after v. peşinde koşmak
run on v. devam etmek
run into v. karışmak
run off with v. aşırmak
run up v. çekmek (bayrak)
run a risk v. riske girmek
run against v. çarpmak
run off with v. kaçmak
run something in v. rodaj yapmak
run out v. suyunu çekmek
run away in different directions v. kaçışmak
run away v. bucak bucak kaçmak
run to seed v. güçten düşmek
run across v. rast gelmek
run over v. gözden geçirmek
run atilt at somebody v. saldırmak
run wild v. azmak
run out of money v. kesenin dibi görünmek
run off with v. kaçmak (aşığı ile)
run down v. süzülmek (gözyaşı)
run short of v. malzemesi tükenmek
run into trouble v. derde çatmak
run out v. arkası kesilmek
run amok v. insanları öldürmek amacıyla sağa sola saldırmak
run short v. azalmak
run idle v. avara çalışmak
run up v. yükseltmek
run riot v. gemi azıya almak
run true to form v. kendisinden beklenildiği gibi davranmak
run down v. akmak
run off with v. biriyle kaçmak
run riot v. dal budak salıp her yeri sarmak
run the risk of v. tehlikesini göze almak
run away v. firar etmek
run down v. tenkit etmek
run out v. dışarı atmak
run into v. çarpmak
run risks v. kendini tehlikeye atmak
run against v. rastlamak
run away with v. kaçmak (aşığı ile)
run the show v. işletmek
run rampant v. azmak
run about v. koşuşturmak
run counter to v. zıt gitmek
run on v. devamlı konuşmak
run through v. çizgi çekmek
run low v. azalmak
run out of something v. tükenmek
run across v. tesadüf etmek
run after women v. kadın peşinde koşmak
run along v. uzanmak
run along v. geçinmek
run away from somebody v. elinden kurtulmak
run through v. gözden geçirmek
run with a gurgling sound v. gürül gürül akmak
run down v. yermek
run a temperature v. ateşlenmek
run out v. çıkıntı yapmak
run into v. rastlamak
run on v. ilişkin olmak
let one's tongue run v. çenesi düşmek
let one's tongue run v. gevezelik etmek
run out v. bitmek
run out of v. bitmek
run out of v. bir şeyin tükenmesi
run out of v. bir şeyin bitmesi
run for cover v. içinden çıkılmaz durumlara düşmekten kaçmak
run for cover v. güvenli bir yere kaçmak (kurşunlardan)
run for cover v. zor duruma düşmekten korunmaya çalışmak
run out of patience v. sabrı kalmamak
run a risk v. tehlikeyi göze almak
be able run rings around (somebody) v. taş çıkartmak
run off v. arabayla uzaklaşmak
run down v. araçla çarpmak
run short of (something) v. az kalmak
run down v. izlemek
have a great run v. iyi bir yükseliş gerçekleştirmek (müzik listelerinde vb)
make something run v. çalışmasını sağlamak
run into a contradiction v. çelişkiye düşmek
run the show v. ipleri almak
run the show v. ipleri ele almak
run on lpg v. lpg'yle çalışmak
run on diesel v. mazotla çalışmak
(time) run out v. süre dolmak
(line) run v. hat gitmek
run into a difficulty v. zorlukla karşılaşmak
run out of one's excuses v. bahanaleri tükenmek
run out of one's excuses v. bahanelerini tüketmek
run into a problem v. problemle karşılaşmak
run into a problem v. sorunla karşılaşmak
run into a trouble v. başı sıkışmak
run into a problem v. bir sorunla karşılaşmak
run out of excuses v. bahaneleri tüketmek
run into difficulty v. zorda kalmak
run into a problem v. bir problemle karşılaşmak
run into a difficulty v. güçlükle karşılaşmak
run to the schedule v. programa sadık kalmak
run to the schedule v. programa uymak
run on lpg v. lpg ile çalışmak
(river) run v. nehir akmak
run after v. arkasından koşuşturmak
run a project v. proje yürütmek
(battery) run down v. pil bitmek
(battery) run out v. pil bitmek
run on battery v. pille çalışmak
run a contest v. yarışma düzenlemek
run into debt v. borç batağına sürüklemek
run on gasoline v. benzinle çalışmak
run with gasoline v. benzinle çalıştırmak
run precisely v. tıkır tıkır işlemek
run like clockwork v. tıkır tıkır işlemek
run in out of gear v. boşta çalıştırmak
run a campaign v. kampanya yürütmek
run ministry v. bakanlık yapmak
run in circles v. boşa uğraşmak
run around in circles v. boşa uğraşmak
run down the service v. hizmeti durdurmak
run down the service v. hizmeti sonlandırmak
run service v. hizmet yürütmek
run out of patience v. tahammülü kalmamak
run off the rails v. yolu şaşırmak
run out of patience v. sabır kalmamak
run out of patience v. sabrı tükenmek
run in full capacity v. tam kapasiteyle çalışmak
run in full capacity v. tam kapasite ile çalışmak
run candidate v. aday çıkarmak
cut and run v. kaçmak
cut and run v. sıvışmak
run off the rails v. balatayı sıyırmak
run off the rails v. kafayı yemek
run off the rails v. kafayı çizmek
run a project v. proje gerçekleştirmek
run at full gallop v. dörtnala koşmak
run at full gallop v. dört nala koşmak
run away v. sıvışmak
make someone's blood run cold v. tüylerini diken diken etmek
make someone's blood run cold v. kanını dondurmak
run into troubles v. problemlerle karşılaşmak
run into problems v. sorunlarla karşılaşmak
run into troubles v. sorunlarla karşılaşmak
run into problems v. problemlerle karşılaşmak
run to waste v. israf olmak
run to waste v. ziyan olmak
get the run-around v. boynuzlanmak
give somebody the run-around v. boynuzlamak
have a run-in with someone v. biriyle atışmak
give somebody the run-around v. başından savmak
run-up v. (fiyat) yükseltmek
run a car-park v. otopark işletmek
run counter to v. -e uymamak
run out of v. -den dışarı atmak
run across v. -in bir kenarından öbür kenarına koşmak
run-up v. koşarak yukarı çıkmak
run against v. -e çatmak
run-up v. koşarak varmak
run off with v. -i çalmak
run-up v. sancağı çekmek
run short of v. yetmemek
run oneself rugged v. kendini helak etmek
run down v. çarpıp batırmak (bir başka tekneye)
run up v. fırlamak
run short v. kafi gelmemek
run for election v. seçimler için adaylığını koymak
run out of v. tükenmek
run again v. tekrar adaylığını koymak
run for office v. seçimler için adaylığını koymak
run a risk v. rizikoya girmek
run out v. sona ermek
run into debt v. borca girmek
run into each other v. çarpışmak
run in v. (motoru) alıştırmak
run down v. (akü) boşalmak
run off v. akıtmak
run out of v. bitirmek
run in v. rodaj yapmak
run out of v. -i tüketmek
run into v. -e rastlamak
run through v. içinden geçmek
run into v. -e çarptırmak
run away with v. alıp götürmek
run into v. düşmek
run away with v. çalmak
run away v. kaçıp gitmek
run off v. rolik açmak
run across v. -e rastlamak
run across v. ile karşılaşmak
run through v. arasından geçmek
run off v. boşaltmak
run over v. prova etmek
run into v. -e çarpmak
run over v. ezmek (arabayla)
run off v. basmak
run off v. sağmak
run into v. girmek
run out v. uzamak
run on v. sürmek
run off v. yayınlamak
run out v. tükenmek
run to seed v. tohuma kalkmak
run its course v. doğal akışını sürdürmek
run its course v. yolunda gitmek
run its course v. normal seyrini izlemek (hastalık)
run a project v. projeyi yürütmek
run into debts v. borca girmek
run across v. rastlaşmak
ran into (run into) v. rastlamak
run into v. arabayla (ağaca vb) çarpmak
run into v. toslamak
run through a series of one-night stands v. bir dizi tek gecelik aşk yaşamak
run out v. süresi dolmak
run out v. son bulmak
run dry v. tıkanmak
run towards record v. rekora koşmak
run out of credits v. kontörü bitmek
run out of battery v. telefonunun şarjı bitmek
run flat v. telefonunun şarjı bitmek
be run by v. tarafından çalıştırılmak
be run by v. tarafından işletilmek
run a red light v. kırmızı ışıkta geçmek
run a relationship v. ilişki sürdürmek
run a relationship v. ilişki yürütmek
run down v. sağlığı bozulmak
run down v. zayıf düşmek
be unable to run v. koşamamak
run down v. zayıflamak
can not run v. koşamamak
run back v. koşarak geri gelmek
let (a child) run loose v. başı boş bırakmak
run an internet cafe v. internet cafe işletmek
run together v. ortak yürütmek
run together v. birlikte yürütmek
run a program v. bir programı yürütmek
run amuck v. cinnet geçirmek
run after a dream v. hayal peşinden koşmak
run out of minutes on one's cell v. kontörü azalmak
run fast v. hızlı koşmak
run late v. geç kalmak
run down v. üstünden şöylesine geçmek
run so much v. çok koşmak
run thin v. azalmak
run through the woods out of control v. kontrolünü kaybetmiş bir şekilde ormana koşmak
run a marathon v. maraton koşmak
run a dance studio v. dans kursu işletmek
run from the police v. polisten kaçmak
run for mayor v. belediye başkanlığına adaylığını koymak
run coke and heroin v. kokain ve eroin kuryeliği yapmak
run someone through the system v. birini sistemde aratmak
run someone through the system v. birini sistemde sorgulamak
run a charity v. yardım derneği işletmek
run to the end of the road v. yolun sonuna kadar koşmak
run a restaurant v. lokanta işletmek
run a restaurant v. restoran işletmek
run away from a place v. bir yerden sıvışmak
run away from a place v. bir yerden kaçmak
run back to the car v. arabaya geri koşmak
run back to the car v. geri arabaya koşmak
run into some setbacks v. bazı aksaklıklarla karşılaşmak
run a report v. rapor hazırlamak
run at a slow pace v. yavaş tempoda koşmak
run in place v. koşu bandı vb gibi aletler üzerinde koşmak
run across an old friend v. eski bir dosta rastlamak
run out of gas v. yakıt bitmek
run out of money v. paraları bitmek/tükenmek
run out of gas v. benzin bitmek
run out of petrol v. yakıt bitmek
run out of petrol v. benzin bitmek
run out of money v. para suyunu çekmek
run away/elope with a man she met online/on internet v. internetten tanıştığı adama kaçmak
run away/elope with a man she met online/on internet v. internette tanıştığı adama kaçmak
go out for a run v. koşuya çıkmak
go for a run v. koşuya çıkmak
run out of credit v. kontörü bitmek
run the farm v. çiftliği işletmek
run the country v. ülkeyi idare etmek/yönetmek
run a casino v. kumarhane işletmek
run a licensed place v. ruhsatlı bir yer işletmek
run on a treadmill v. koşu bandında koşmak
run on a treadmill v. koşu bandı üzerinde koşmak
run up to the store v. (markete kadar) gidip gelmek
run up to the store v. bir koşu (bakkala) gitmek
run a clinic v. bir klinik işletmek
run away from the dog v. köpekten kaçmak
run to v. -e koşmak
run the tape back v. kaseti geriye sarmak
run the tape back v. kaseti geri sarmak
run as an independent v. bağımsız aday olmak
run for presidency v. başkanlığa adaylığını koymak
run out of ideas v. fikirleri tüketmek
run up a debt v. borcun altına girmek
run errands v. getir götür işleri yapmak
run errands v. getir götür işlerine bakmak
run out of things to say v. söyleyecek şeyleri tükenmek
be run efficiently v. iyi/etkili bir şekilde yönetilmek
run a cafe v. kafe işletmek
run power cables v. elektrik hattı çekmek
run electrical wires v. elektrik hattı çekmek
one's mascara to run v. rimeli akmak
run in one's blood v. kanında olmak
run out of money v. parasız kalmak
run someone v. (gbt vb gibi) birini aratmak/araştırtmak
be run v. çalıştırılmak
run for president v. başkanlığa adaylığını koymak
have/hold/run a contest v. yarışma düzenlemek
have/hold/run a contest v. yarışma yapmak
run from one's responsibilities v. sorumluluklarından kaçmak
run out of money v. parası bitmek
run the world v. dünyayı yönetmek/idare etmek
dead run v. elinden geldiği kadar hızlı ve acele bir şekilde koşmak
run a security check v. güvenlik araştırması yaptırmak
run the idea past the board v. fikri kurulun görüşüne sunmak
have something run v. işlettirmek
run on petrol v. benzinle çalışmak
run into a problem v. bir sorun ile karşılaşmak
run a farm v. çiftlif işletmek
run a department v. bir bölüm yönetmek
run a household v. evi çekip çevirmek
run aground v. karaya oturmak
run aground v. karaya oturtmak
run out of hope v. umudu tükenmek