gitmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

gitmek



Bedeutungen von dem Begriff "gitmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 88 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
gitmek go v.
General
gitmek get on v.
gitmek take to v.
gitmek go with v.
gitmek make v.
gitmek be damaged v.
gitmek quit v.
gitmek trot v.
gitmek hop off v.
gitmek flit v.
gitmek move v.
gitmek get out v.
gitmek be suitable v.
gitmek leave v.
gitmek return v.
gitmek become v.
gitmek make departure v.
gitmek foot v.
gitmek strike out v.
gitmek head for v.
gitmek shove off v.
gitmek go together v.
gitmek go on v.
gitmek lead v.
gitmek be sold v.
gitmek die v.
gitmek truck v.
gitmek fit v.
gitmek betake oneself to v.
gitmek get in v.
gitmek run v.
gitmek step v.
gitmek move off v.
gitmek bugger off v.
gitmek tone in v.
gitmek retire v.
gitmek be off v.
gitmek head v.
gitmek depart v.
gitmek repair v.
gitmek disembark v.
gitmek travel v.
gitmek be enough v.
gitmek suit v.
gitmek take one's way v.
gitmek absent oneself v.
gitmek get v.
gitmek remove v.
gitmek wend one's way v.
gitmek pass away v.
gitmek hop it v.
gitmek last v.
gitmek resort v.
gitmek toddle v.
gitmek go v.
gitmek go away v.
gitmek mosey v.
gitmek push along v.
gitmek get along v.
gitmek pack v.
gitmek navigate v.
gitmek endure v.
gitmek attend v.
gitmek steer for v.
gitmek run up v.
gitmek give v.
gitmek mog v.
gitmek answer v.
gitmek exit v.
gitmek go by the board v.
gitmek go for v.
gitmek go off v.
Phrasals
gitmek head on over
gitmek push along
gitmek head over to
gitmek head off to
Colloquial
gitmek go for
Idioms
gitmek agitate the gravel
gitmek take leave
Slang
gitmek butt out
gitmek shoot through
gitmek shag (off)
gitmek make like a tree and leave
gitmek roll out (rap slang)
Marine
gitmek lay
British Slang
gitmek gan
gitmek skedaddle
gitmek do one

Bedeutungen, die der Begriff "gitmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ayrılıp gitmek get along v.
iyiye gitmek go better v.
iyiye gitmek get better v.
kötüye gitmek relapse v.
tuvalete gitmek go to the toilet v.
uyumaya gitmek go to sleep v.
uyumaya gitmek go to bed v.
yatmaya gitmek go to bed v.
yatmaya gitmek go to sleep v.
yürüyerek gitmek walk v.
zıplaya zıplaya gitmek bound v.
General
(arabayla) gitmek drive v.
(bir yerden) (bir şey) uzamak/uzayıp gitmek stretch forth from something v.
(bir yere gitmek için) vapura binmek take a ferry v.
(bir yere gitmek için) yola çıkmak embark for some place v.
(birisiyle) vedalaşıp gitmek/ayrılmak say good-bye to someone and leave v.
(bulut) hızla gitmek scud v.
(parti vb'ye) davetsiz gitmek gatecrash v.
(saat) ileri gitmek gain v.
(ses) gitmek/kısılmak break v.
(sorunların) üzerine gitmek address v.
(ticaret) durgun gitmek languish v.
(trafik) sağdan gitmek drive on the right v.
(trafik) soldan gitmek drive on the left v.
(verilen) arada tuvalete gitmek go to the toilet at break v.
(yakışmak anlamında) -ile gitmek go with v.
(yolsuzlukların) üzerine gitmek clamp down v.
(zengin bir aileye) gelin gitmek get married into (a wealthy family) v.
(zengin bir aileye) gelin gitmek be married into (a wealthy family) v.
...diyecek/iddia edecek kadar ileriye gitmek go on to claim that v.
abd'ye gitmek go to the united states v.
acayibine gitmek find (something) odd v.
acayibine gitmek seem strange v.
acayibine gitmek find (something) strange v.
acayibine gitmek seem strange to v.
acele gitmek take off v.
acele gitmek dash off v.
acele ile gitmek hotfoot v.
acele ile gitmek bundle off v.
acele ile gitmek nip v.
acele ile gitmek hotfoot it v.
acele ile gitmek fly off v.
aceleyle gitmek fly off v.
açıktan gitmek sail at a great distance from the lande v.
ağır ağır gitmek cruise v.
ağırına gitmek offend v.
ağırına gitmek take something to heart v.
ağırına gitmek stick in one's gizzard v.
ahı gitmek vahı kalmak be clapped out v.
ahrete gitmek die v.
ahrete gitmek pass away v.
akın akın gitmek flow v.
akın akın gitmek surge v.
akın halinde gitmek stream v.
akın halinde gitmek swarm v.
akıp gitmek slip by v.
akıp gitmek elpase v.
akıp gitmek run off v.
akıp gitmek stream v.
akıp gitmek slide v.
akıp gitmek range v.
akıp gitmek elapse v.
akıp gitmek flow v.
akıp gitmek lapse v.
akıp gitmek flee v.
akıp gitmek (zaman) fly v.
akıp gitmek (zaman) slip by v.
aklı başından gitmek be overwhelmed v.
aklı başından gitmek lose one's head v.
aklı başından gitmek be beside oneself v.
aklı başından gitmek lose one's reason v.
aklı gitmek be perplexed v.
aklından gitmek slip one's mind v.
aklından uçup gitmek slip one's mind v.
aksi gitmek go wrong v.
aksine gitmek run counter to v.
alıp başını gitmek leave away v.
alıp başını gitmek walk away v.
alışveriş merkezlerine gitmek go to the shopping malls v.
alışverişe gitmek go shopping v.
almaya gitmek go for v.
amerika'ya gitmek go to the united states v.
amerika'ya gitmek go to america v.
amerika'ya gitmek go to the united states of america v.
ana avrat dümdüz gitmek swear a blue streak v.
ana avrat düz gitmek swear like a trooper v.
ana avrat düz gitmek swear a blue streak v.
aniden çekip gitmek pop out v.
aniden gitmek (bir yerden) skip v.
anlaşma/uzlaşma yoluna gitmek seek a settlement v.
anlaştıktan sonra fiyat arttırımına gitmek gazump v.
araba ile gitmek drive v.
arabada gitmek tool v.
arabasına müşteriymişim gibi evine gitmek go to someone's house on the pretense of buying their car v.
arabayla gitmek drive away v.
arabayla gitmek drive off v.
arabayla gitmek go by car v.
arabayla işe gitmek drive to work v.
arabayla sahilden gitmek drive on coast (highway) v.
araya gitmek be wasted v.
araya gitmek be lost v.
arka odaya gitmek go the back room v.
arka odaya gitmek go in the back room v.
arka tekerleği zincirden güç almadan serbest dönen bisikletle gitmek freewheel v.
arka yollardan dolanarak gitmek take a devious route v.
arkasından gitmek tag behind v.
arkasından gitmek tag along after v.
arkasından gitmek get after someone v.
arkasından gitmek tag along behind v.
arkasından gitmek tag after v.
arttırıma gitmek increase v.
askere gitmek go into the army v.
askere gitmek join the army v.
aşırı gitmek exceed the limit v.
aşırı gitmek go beyond bounds v.
aşırı gitmek overstep the mark v.
aşırı gitmek overshoot the mark v.
aşırı gitmek go too far v.
at başı gitmek match v.
atlı kızakla gitmek sleigh v.
ava gitmek go hunting v.
avlanmaya gitmek go hunting v.
aya gitmek go to the moon v.
ayağına gitmek visit personally v.
ayağına kadar gitmek condescend to visit v.
ayağına kadar gitmek be obliged to visit v.
ayak izinden gitmek follow in somebody's footsteps v.
ayakları geri geri gitmek drag one's heels v.
aynı hızla uzunca bir süre gitmek cruise v.
aynı yoldan geri gitmek retrace one's steps v.
ayrılıp gitmek get on v.
balayına gitmek be on one's honeymoon v.
balığa gitmek go fishing v.
bambaşka yönlere gitmek go off in all these other directions v.
bankaya gitmek go to bank v.
bankaya gitmek go to the bank v.
banyoya gitmek go to the bathroom v.
basıp gitmek go away v.
basıp gitmek scram v.
basıp gitmek walk away v.
basıp gitmek go off v.
baş aşağı gitmek go downhill v.
başa baş gitmek be head to head v.
başa baş gitmek be nip and tuck v.
başa baş gitmek be neck and neck v.
başabaş gitmek be neck and neck v.
başabaş gitmek be head to head v.
başabaş gitmek be nip and tuck v.
başına buyruk gitmek be a law unto oneself v.
başını alıp gitmek walk away v.
başını alıp gitmek go away by oneself v.
başka ülkeye gitmek/yerleşmek emigrate v.
başka yere taşınmak üzere pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek pull up stakes v.
başta gitmek lead v.
baştan kara gitmek head for disaster v.
bata çıka gitmek rub along v.
bedavaya gitmek be wasted v.
bedavaya gitmek be sold at a very cheap price v.
beraber gitmek go along with v.
beraber gitmek (meraktan veya çıkar elde etme umuduyla biriyle) tag along with v.
beraber gitmek (meraktan veya çıkar elde etme umuduyla biriyle) tag along after v.
beraberinde gitmek accompany v.
bırakıp gitmek desert v.
bırakıp gitmek quit v.
bir adım daha ileri gitmek go a step further v.
bir aileye gelin gitmek be married into a (family) v.
bir amaç için bir yere gitmek go to see v.
bir çok yere gitmek go many places v.
bir gece kulübüne gitmek go to a nightclub v.
bir iki haftalığına gitmek go away for a week or two v.
bir iş için bir yere gitmek run an errand v.
bir konsere gitmek go to a concert v.
bir koşu (bakkala) gitmek run up to the store v.
bir koşu gitmek whip round v.
bir koşu gitmek whip across v.
bir koşu gitmek nip v.
bir koşu gitmek whip over v.
bir koşu gitmek whip off v.
bir koşu gitmek whip around v.
bir şey birinin hoşuna gitmek find something sympathetic v.
bir şey için kasabaya gitmek/inmek go to town for something v.
bir şeye dalıp gitmek gaze at v.
bir şeyin solundan gitmek go on the left side of something v.
bir şeyin solundan gitmek keep on the left-hand side of something v.
bir şeyin solundan gitmek keep on the left side of something v.
bir tarafa doğru yavaş yavaş gitmek edge v.
bir toplantıya katılmak veya oy kullanmak yahut oyunda yer almak üzere bir yere gitmek turn out v.
bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek/ilerlemek (motorlu araç) careen v.
bir yere davetsiz gitmek invite oneself v.
bir yere gitmek için ayrılmak depart for some place v.
bira içmeye gitmek go for a beer v.
birdenbire çıkıp gitmek take off v.
birinci mevkide gitmek go first class v.
birine gitmek apply v.
birini bir yerden almaya gitmek go to take someone from somewhere v.
birinin ardından gitmek follow the lead of someone v.
birinin hoşuna gitmek sit well with v.
birinin izinden gitmek follow in someone's footsteps v.
birinin peşinden gitmek flock after someone v.
birinin peşine takılıp gitmek flock after someone v.
birinin yanına gitmek go up to someone v.
birisi için iyi gitmek fare well v.
birisi ile uçmak/gitmek fly off with someone v.
birisini uğurlamaya gitmek see off v.
birisinin arkasından gitmek follow someone v.
birleşik devletler'e gitmek go to the united states v.
birlikte gitmek convoy v.
birlikte gitmek accompany v.
bisiklet kullanarak gitmek bicycle v.
bisiklet sürmeye gitmek go for a bike ride v.
bisiklet sürmeye gitmek go cycling v.
bisiklet sürmeye gitmek go bike riding v.
bisikletle gitmek cycle v.
bisikletle gitmek go by bike v.
bisikletle gitmek bicycle v.
boş gitmek go light v.
boşa gitmek go for nothing v.
boşa gitmek go down the drain v.
boşa gitmek come to naught v.
boşa gitmek go to waste v.
boşa gitmek come to nothing v.
bowlinge gitmek go bowling v.
boyunca gitmek range v.
boyunca gitmek run along v.
camiye gitmek go to the mosque v.
cehennemin dibine gitmek go to hell v.
cenazesine gitmek go to one’s funeral v.
cenazeye gitmek go to the funeral v.
cennete gitmek go to heaven v.
cennete gitmek ascend to heaven v.
cennete gitmek go to the heaven v.
cinayete kurban gitmek be murdered v.
cinayete kurban gitmek be a victim of murder v.
coşarak gitmek breeze v.
çabucak gitmek whip over v.
çabucak gitmek whip around v.
çabucak gitmek whip round v.
çabucak gitmek whip across v.
çabucak gitmek whip off v.
çabuk gitmek speed v.
çarpa çarpa gürültülü bir şekilde gitmek crash v.
çarşıya gitmek go shopping v.
çekilip gitmek clear out v.
çekip gitmek push off v.
çekip gitmek leave suddenly v.
çekip gitmek split v.
çekip gitmek walk out v.
çekip gitmek vamoose v.
çekip gitmek go off v.
çekip gitmek go away v.
çekip gitmek walk off v.
çekip gitmek walk away v.
çekip gitmek pack one's bags v.
çekip gitmek pop off v.
çekip gitmek buzz off v.
çekip gitmek clear out v.
çekip gitmek quit v.
çekip gitmek scram v.
çekip gitmek clear off v.
çıkıp gitmek take leave of v.
çıkıp gitmek go off v.
çifter çifter gitmek go in pairs v.
çiftler halinde gitmek go in pairs v.
çocuk parkına gitmek go to the playground v.
çok çabuk gitmek fly v.
çok gitmek go too far v.
çok ileri gitmek overstep the mark v.
çok ileri gitmek overstep v.
çok ileri gitmek go too far v.
çok iyi gitmek go like a bomb v.
çok iyi gitmek (işler) thrive v.
çok ucuza gitmek go for a song v.
çözüme gitmek look for a solution v.
dağılarak gitmek straggle v.
daha da ileri gitmek go further v.
daha da ileri gitmek progress further v.
daha hızlı gitmek outdistance v.
daha ileri gitmek outstrip v.
daha ileri gitmek outreach v.
daha ileri gitmek outdistance v.
daha ileriye gitmek go further v.
daha kötüye gitmek have become much worse v.
dalgalanarak gitmek undulate v.
dalıp gitmek be engrossed in v.
dalıp gitmek gaze upon v.
dalıp gitmek ruminate on v.
dalıp gitmek ruminate about v.
dalıp gitmek ruminate v.
dalıp gitmek immerse oneself in something v.
dalıp gitmek wander v.
dalıp gitmek fantasise v.
dalıp gitmek gaze on v.
dalıp gitmek be lost in thought v.
dalıp gitmek fantasize v.
dalıp gitmek engulf v.
dalıp gitmek ruminate over v.
dalışa gitmek go diving v.
dalmaya gitmek go diving v.
dans kulübüne gitmek go to dance club v.
davetiyesiz gitmek gatecrash v.
davetsiz gitmek gatecrash v.
davetsiz olarak gitmek crash v.
defolup gitmek go away v.
defolup gitmek pack v.
defolup gitmek shove off v.
defolup gitmek do a fade-out v.
defolup gitmek split v.
defolup gitmek beat it v.
değişikliğe gitmek change v.
değişikliğe gitmek amend v.
-den önce gitmek go ahead of v.
dere tepe düz gitmek go up hill and down dale v.
derse gitmek go to class v.
dersi ekip alışveriş merkezine gitmek cut class and go to the mall v.
dışarı gitmek go out v.
dışarı gitmek go abroad v.
dikkati çekmeden sessizce gitmek slip away v.
dikkati çekmeden sessizce gitmek slip out v.
dil okulununa gitmek go to a language school v.
doğru gitmek verge on v.
doğru yoldan gitmek go in the right direction v.
doğruca gitmek make a beeline for v.
doğrudan kaynağa gitmek go directly to the source v.
doktora gitmek see a doctor v.
doktora gitmek go to a doctor v.
doktora gitmek go to the doctor v.
dolambaçlı yoldan gitmek make a detour v.
dolambaçlı yoldan gitmek bypass v.
dolambaçlı yoldan gitmek meander v.
dolambaçlı yoldan gitmek detour v.
dolana dolana gitmek meander v.
doludizgin gitmek ride at full speed v.
dosdoğru gitmek go straight ahead v.
dosdoğru gitmek follow one's nose v.
döne döne gitmek wind v.
döne döne gitmek spiral v.
döne döne gitmek swirl v.
döne döne gitmek gyrate v.
dönüp gitmek turn away v.
dört nala gitmek gallop v.
dörtnala gitmek gallop v.
durumu iyiye gitmek bounce back v.
durumu iyiye gitmek get well v.
durumu iyiye gitmek get over v.
durumu kötüye gitmek get worse v.
durumu kötüye gitmek relapse v.
durumu kötüye gitmek deteriorate v.
dümdüz gitmek go straight ahead v.
dümdüz gitmek go straight v.
dümen suyundan gitmek follow in (someone's) wake v.
düşünürken dalıp gitmek be lost in thought v.
düz gitmek walk straight v.
düz gitmek move straight v.
düz gitmek go straight v.
düzenlemelere gitmek make arrangements v.
-e ağırına gitmek take offence at v.
-e ağırına gitmek take offense at v.
-e doğru gitmek strike out for v.
-e doğru gitmek progress to v.
-e doğru gitmek make for v.
-e doğru gitmek head for v.
-e gitmek visit v.
-e gitmek report to v.
-e gitmek resort to v.
-e gitmek lead to v.
-e gitmek head for v.
-e gitmek step over v.
-e gitmek proceed v.
-e hemen gitmek make a beeline for v.
-e hemen gitmek make a beeline to v.
-e içi gitmek pant for v.
-e içi gitmek pant after v.
-e içi gitmek crave v.
eğlenceye gitmek go to have a good time v.
eğlenceye gitmek step out v.
eğlenmeye gitmek go to have a good time v.
eğri yoldan gitmek skew v.
elden gitmek be lost v.
elektrik gitmek black out v.
emekleri boşa gitmek efforts to go down the drain v.
emniyet şeridinden gitmek drive on the shoulder v.
erken seçime gitmek hold a snap election v.
erken seçime gitmek hold an early election v.
eşkin gitmek lope at v.
eşkin gitmek canter v.
eve geç gitmek go home late v.
eve geri gitmek go back home v.
eve gitmek go to the house v.
eve gitmek go home v.
eve gitmek (araba ile) drive home v.
falcıya gitmek visit a fortune teller v.
farklı şeylere dalıp gitmek wander off v.
fazla ileri gitmek go to extremes v.
fazla ileri gitmek cross the line v.
fazla ileri gitmek go too far v.
fena gitmek go badly v.
feribotla gitmek go by ferry v.
fuara gitmek go to a fair v.
garibine gitmek seem strange to v.
garibine gitmek surprise one v.
garibine gitmek find (something) strange v.
gecikmeden gitmek pass on v.
geçinip gitmek get along v.
geçinip gitmek muddle on v.
geçinip gitmek rub along v.
geçinip gitmek manage v.
geçinip gitmek rub v.
geçinip gitmek subsist v.
geçinip gitmek muddle along v.
geçip gitmek overshoot v.
geçip gitmek run v.
geçip gitmek pass by v.
geçip gitmek slip by v.
geçip gitmek roll by v.
geçip gitmek pass v.
geçip gitmek go-by v.
geçip gitmek stride v.
geçip gitmek flit v.
geçip gitmek go by v.
geçip gitmek (zaman) roll by v.
geçip gitmek (zaman) roll on v.
geçmişe gitmek go back in time v.
gelin gitmek be married into a (family) v.
gelin gitmek marry into a family v.
gelip gitmek come and go v.
gelişigüzel uzanıp gitmek trail v.
gemi gitmek (the ship) to go v.
gemi ile gitmek sail v.
gemiyle gitmek ship out v.
geneleve gitmek visit the brothel v.
geneleve gitmek go to the brothel v.
geri geri gitmek back v.
geri gitmek reverse v.
geri gitmek recede v.
geri gitmek reach back v.
geri gitmek regress v.
geri gitmek go back v.
geri gitmek retrogress v.
geri gitmek return v.
geri gitmek retrograde v.
geri gitmek back up v.
geri gitmek repass v.
geri gitmek (daktiloda/bilgisayarda) backspace v.
gerisin geriye gitmek go back v.
gerisin geriye gitmek return v.
geriye gitmek retrogress v.
geriye gitmek back v.
geziye gitmek go on a trip v.
geziye gitmek go on a tour v.
gezmeye gitmek jaunt v.
gezmeye gitmek go for a ride v.
gezmeye gitmek go on a jaunt v.
gezmeye gitmek go for a jaunt v.
gezmeye gitmek go for a walk v.
gezmeye gitmek take a walk v.
gırla gitmek be abundant v.
gırla gitmek be too much v.
gitar kursuna gitmek take guitar course v.
gitar kursuna gitmek take guitar courses v.
gitmek (araba) roll v.
gitmek (at veya araba ile) ride v.
gitmek (belirli bir miktar para) be out v.
gitmek (belirli bir yöne doğru) bear v.
gitmek (gemi) run v.
gitmek (iş için) fare v.
gitmek (konser müze vb'ne) take something in v.
gitmek (para) go on v.
gitmek (sis) be in the clear v.
gitmek (tekerlekli bir araç) wheel v.
gitmek (tekerlekli bir araçla) wheel v.
gitmek (tekerlekli taşıt) trundle v.
gitmek (yetmek) suffice v.
gizlice gitmek skulk v.
gizlice gitmek abscond v.
gizlice kaçıp gitmek abscond v.
golf kursuna gitmek go to the golf course v.
golf oynamaya gitmek go to play golf v.
golfe gitmek go to play golf v.
göçüp gitmek die v.
göle gitmek go to the lake v.
görmeye gitmek visit v.
görmeye gitmek go to see v.
görücüye gitmek go and see a marriageable girl v.
göz aydına gitmek pay a visit of congratulation v.
gözü açık gitmek die in disappointment v.
greve gitmek walk out v.
greve gitmek go on strike v.
gücüne gitmek offend v.
gücüne gitmek offend somebody's feelings v.
gücüne gitmek stick in one's gizzard v.
gücüne gitmek hurt v.
gümbürtüye gitmek be wasted v.
güme gitmek die in vain v.
güme gitmek founder v.
güme gitmek go for nothing v.
güme gitmek flop v.
gümleyip gitmek die suddenly v.
güneşlenmeye gitmek go sunbathing v.
güneye gitmek go south v.
gürültüye gitmek be lost in the confusion v.