quit - Türkisch Englisch Wörterbuch

quit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

quit — Definition

Bedeutung:
bırakmak, vazgeçmek
Aussprache (IPA):
(AmE /kwɪt/ – BrE /kwɪt/)
Wortart:
Fiil: quit (quits – quit – quitting)
Synonyme:
resign, stop
Antonyme:
continue

Bedeutungen von dem Begriff "quit" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 55 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
quit v. bırakmak
Jeremy quit smoking last week.
Jeremy geçen hafta sigarayı bıraktı.

More Sentences
General
quit v. durmak
We'll leave as soon as it quits raining.
Biz yağmur durur durmaz gideceğiz.

More Sentences
quit v. istifa etmek
He was planning to quit his job after new year's.
Yılbaşından sonra işten istifa etmeyi planlıyordu.

More Sentences
quit v. çıkmak
Quit the Creative Cloud desktop app and try again.
Creative Cloud masaüstü uygulamasından çıkın ve tekrar deneyin.

More Sentences
quit v. paydos etmek
The sun set, so they quit work.
Güneş battı, bunun üzerine paydos ettiler.

More Sentences
quit v. bırakmak
Jeremy quit smoking last week.
Jeremy geçen hafta sigarayı bıraktı.

More Sentences
quit v. işi bırakmak
You said you were going to quit.
İşi bırakacağını söyledin.

More Sentences
quit v. vazgeçmek
The photographer Mehmet Turgut also quit making the programme for the channel.
Fotoğrafçı Mehmet Turgut da kanala program yapmaktan vazgeçti.

More Sentences
quit v. ayrılmak
The man nodded and agreed to quit the CCP organizations.
Adam başını salladı ve ÇKP örgütlerinden ayrılmayı kabul etti.

More Sentences
quit v. bırakıp gitmek
Don't you quit on me.
Beni bırakıp gitme.

More Sentences
quit v. terk etmek
They had to quit the country in a few days.
Birkaç gün içinde ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar.

More Sentences
quit v. son vermek
Quit acting like a baby.
Bebek gibi davranmaya son ver.

More Sentences
quit v. işinden ayrılmak
Tom quit without notice.
Tom ihbarsız işten ayrıldı.

More Sentences
quit v. kesmek
Quit making fun of me.
Benimle alay etmeyi kes.

More Sentences
Law
quit v. boşaltmak
They have been given notice to quit the house before next month.
Gelecek aydan önce evi boşaltmaları için kendilerine bildirimde bulunulmuştur.

More Sentences
quit v. işi bırakmak
You said you were going to quit.
İşi bırakacağını söyledin.

More Sentences
quit v. terk etmek
They had to quit the country in a few days.
Birkaç gün içinde ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar.

More Sentences
Technical
quit v. bırakmak
Jeremy quit smoking last week.
Jeremy geçen hafta sigarayı bıraktı.

More Sentences
quit v. terk etmek
They had to quit the country in a few days.
Birkaç gün içinde ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar.

More Sentences
quit v. vazgeçmek
The photographer Mehmet Turgut also quit making the programme for the channel.
Fotoğrafçı Mehmet Turgut da kanala program yapmaktan vazgeçti.

More Sentences
General
quit v. bitmek
quit v. geçmek
quit v. kesilmek
quit v. tahliye etmek
quit v. gitmek
quit v. çekilmek
quit v. ödemek
quit v. dinmek
quit v. boşaltmak (ev)
quit v. çekip gitmek
quit v. sona ermek
quit v. terketmek
quit v. bitirmek
quit v. -den ayrılmak
quit v. yenilgiyi kabul etmek
quit v. durdurmak
quit v. feragat etmek
quit v. hareket etmek
quit adj. arınmış
quit adj. kurtulmuş
quit adj. serbest
quit adj. arı
quit adj. içermeyen
Irregular Verb
quit v. quit/quitted - quit/quitted
Trade/Economic
quit n. ayrılma
quit v. durdurmak
Law
quit n. bir işçinin işi terk etmesi
quit v. kesilmek
quit v. tahliye etmek
quit v. teslim etmek
Computer
quit n. çıkış
quit expr. çık
quit expr. iptal et
quit expr. terket
Archaic
quit v. belirli bir şekilde davranmak

Bedeutungen, die der Begriff "quit" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
quit smoking v. sigarayı bırakmak
quit oneself v. kurtulmak
quit the scene v. sahneden veya olay yerinden çekilmek
quit the project v. projeyi durdurmak
quit smoking v. sigara bırakmak
quit taking drugs v. ilaç bırakmak
quit one’s job v. işinden ayrılmak
quit the diet v. diyeti bırakmak
quit the diet v. diyeti kesmek
quit the treatment v. tedaviyi kesmek
quit the treatment v. tedaviyi bırakmak
quit drinking v. içkiyi bırakmak
quit while one is ahead v. iyi giderken bırakmak
quit the band v. gruptan ayrılmak
quit while one's ahead v. öndeyken/avantajlı durumdayken bırakmak
quit a place v. bir yeri terk etmek
quit a place v. bir yerden ayrılmak
quit soccer v. futbolu bırakmak
quit when you are on top v. zirvede bırakmak
quit work v. işten ayrılmak
quit work v. işi bırakmak
quit cost v. geri ödemek
quit scores v. eşitlemek
quit cost v. masraflarını karşılamak
quit scores v. karşılıklı olarak ödeşmek
quit cost v. zararını karşılamak
quit scores v. telafi etmek
quit scores v. tazmin etmek
quit cost v. ödemek
Phrasals
quit on someone v. kimseye haber vermeden işten ayrılmak
quit on someone v. işi aniden bırakmak
quit on someone v. bozulup elinde kalmak
quit over someone v. (birisi yüzünden) bırakmak
quit on someone v. bozularak işi yarıda bırakmak
quit over (someone or something) v. (biri/bir şey) yüzünden işten ayrılmak
quit over v. yüzünden bırakmak
quit on (one) v. çabalamayı bırakmak
quit on v. yüzüstü bırakmak
quit on (one) v. aniden işi bırakmak
quit on (one) v. birden işten ayrılmak
quit on v. bozulup yarı yolda bırakmak
quit on (one) v. (birini) yüzüstü bırakmak
quit over (someone or something) v. (biri/bir şey) yüzünden işi bırakmak
quit on v. ortada bırakmak
quit on v. bozulup elinde kalmak
quit on (one) v. (birinden) vazgeçmek
quit on (one) v. bozulup (birinin) elinde kalmak
quit on (one) v. (birini) ortada bırakmak
quit on (one) v. bozulup (birini) yarı yolda bırakmak
Phrases
quit your bellyaching! expr. sızlanmayı bırak!
quit your bellyaching! expr. mızmızlanmayı kes!
quit your bellyaching! expr. mızıldanmayı kes!
quit your bellyaching! expr. kes şu mızırdanmayı!
quit your bellyaching! expr. mızırdanmayı kes!
quit your bellyaching! expr. mızıldanmayı bırak!
quit your bellyaching expr. kes mızmızlanmayı
quit your bellyaching! expr. sızlanmayı kes!
quit your bellyaching! expr. kes şu mızmızlanmayı!
quit your bellyaching! expr. kes şu mızıldanmayı!
quit your bellyaching! expr. kes şu sızlanmayı!
quit your bellyaching expr. mızmızlanmayı bırak
quit your bellyaching! expr. mızmızlanmayı bırak!
quit your bellyaching! expr. mızırdanmayı bırak!
Proverb
never quit certainty for hope asla umudunu kaybetme
Colloquial
quit that crap/shit n. bırak şu mereti
quit (something) cold turkey v. uyuşturucuyu bırakmak
quit (something) cold turkey v. uyuşturucu kullanmayı kesmek
quit (something) cold turkey v. birden bire uyuşturucuyu kesmek
quit (something) cold turkey v. bir anda uyuşturucu kullanmayı bırakmak
quit (something) cold turkey v. eroini, kokaini bırakmak
quit (some place) v. (bir yerden) gitmek
quit (some place) v. (bir yerden) çıkmak/ayrılmak
quit (some place) v. (bir yeri) terk etmek
quit that crap/shit expr. bırak şu meredi
quit stalling expr. lafı uzatma
quit the funny stuff expr. maskaralığı kes
quit the funny stuff expr. şaka yapmayı kes
quit the funny stuff expr. ciddi ol
quit the funny stuff expr. saçmalamayı kes
don't quit the day job expr. çok başarılı sayılmazsın
don't quit the day job expr. düzenli işini bırakma
don't quit the day job expr. bayağı kötüsün (genellikle şarkı söylemesini/rol yapmasını beceremeyenler için söylenir)
some people don't know when to quit expr. bazı insanlar nerede/ne zaman duracağını bilmiyorlar/bilmezler
quit griping expr. sızlanmayı bırak
Idioms
not know when to quit v. ne zaman duracağını bilmemek
quit (one's) bellyaching v. yakınarak şikayet etmeyi kesmek/bırakmak
quit (one's) bellyaching v. mızırdanmayı/sızlanmayı kesmek/bırakmak
quit (one's) bellyaching v. sinek gibi vızıldamayı/vızıldanmayı kesmek/bırakmak
quit (one's) bellyaching v. mızmızlanmayı/mızıldanmayı kesmek/bırakmak
quit (one's) bellyaching v. kafa ütülemeyi bırakmak
quit (one's) bellyaching v. yakınmayı bırakmak
quit (one's) bellyaching v. mızmızlanmayı kesmek
quit (one's) bellyaching v. dırdırı kesmek
quit (one's) bellyaching v. sızlanmayı kesmek
quit while the going is good v. işler daha da zorlaşmadan bırakmak/vazgeçmek
quit while the going is good v. hala şans varken bırakmak/vazgeçmek
quit while the going is good v. durum iyice kötüye gitmeden bırakmak/vazgeçmek
quit while the going is good v. yol yakınken geri dönmek/vazgeçmek
quit while the going is good v. çok kötü sonuçlar yaşamadan vazgeçmek
quit while the going is good v. fırsat varken bırakmak/vazgeçmek
church ain't out till they quit singing expr. daha her şey bitmedi
church ain't out till they quit singing expr. henüz her şey bitmedi
don't quit your day job expr. düzenli işini bırakma
(someone) (just) doesn't know when to quit expr. (biri) ne zaman duracağını bilmiyor
(someone) (just) doesn't know when to quit expr. (biri) nerede duracağını bilmiyor
Speaking
some people just don't know when to quit n. bazı insanlar nerede/ne zaman duracağını bilmiyorlar/bilmezler
never quit expr. asla vazgeçme
you'd better quit it expr. bıraksan iyi edersin
why did you quit talking? expr. neden sustun?
quit asking me that expr. şunu sormayı kes
don't quit trying expr. denemeye devam et
don't quit trying expr. denemekten vazgeçme
quit it! expr. kes şunu!
quit mooching off me expr. benden otlanmayı bırak
quit mooching off me expr. benden otlanmaktan vazgeç
you can't just quit expr. öylece bırakamazsın
he quit the job expr. işi bıraktı
he quit the job expr. işten ayrıldı
I thought you quit expr. bıraktığını sanıyordum
I decided to quit the job expr. işi bırakmaya karar verdim
I quit years ago expr. yıllar önce bıraktım
he quit his job expr. işinden ayrıldı
he quit his job expr. işinden ayrıldı
she quit her job expr. işini bıraktı
she quit her job expr. işinden ayrıldı
he quit his job expr. işini bıraktı
she quit her job expr. işiten ayrıldı
I quit the job expr. işi bıraktım
I quit this thing at the top expr. ben o işleri zirvede bıraktım
I quit this thing at the top expr. biz o işleri zirvede bıraktık
don't you think this is an opportunity to quit? expr. sence de bırakmak için bu bir fırsat değil mi?
Trade/Economic
ten day quit smoking plan n. on gün sigarayı bırakma planı
quit job v. işten çıkmak
quit job v. işten ayrılmak
Law
quit claim n. davadan vazgeçme
quit of premise n. kiralananı terk
notice to quit n. tahliye ihtarnamesi
notice to quit n. tahliye tebliği
notice to quit n. boşaltma ihtarnamesi
notice to quit n. tahliye ihbarı
Computer
rq (rage quit) v. sinirlenip oyunu kapatmak
quit profiles expr. profiller'den çık
quit customize expr. özelleştirmeden çık
quit cd player expr. cd okuyucu'dan çık
quit setup expr. kur'dan çık
quit app expr. uygulamadan çık
Medical
quit substance v. maddeyi bırakmak
Zoology
banana quit n. ispinoz kuşu
Ornithology
crass quit n. eutheia cinsi tropikal amerikan ispinozu
Slang
rage quit (internet slang) v. hışımla terk etmek