durdurmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

durdurmak



Bedeutungen von dem Begriff "durdurmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 96 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
durdurmak stop v.
durdurmak halt v.
durdurmak cease v.
General
durdurmak pull up v.
durdurmak cease v.
durdurmak untrigger v.
durdurmak stow v.
durdurmak hold up v.
durdurmak deactivate v.
durdurmak still v.
durdurmak lock v.
durdurmak hold back v.
durdurmak collar v.
durdurmak paralyse v.
durdurmak stem the tide of v.
durdurmak put a stop to v.
durdurmak suspend v.
durdurmak staunch v.
durdurmak embar v.
durdurmak give over v.
durdurmak paralyze v.
durdurmak do away with v.
durdurmak plug v.
durdurmak baulk v.
durdurmak land v.
durdurmak detain v.
durdurmak block v.
durdurmak choke v.
durdurmak call a halt to v.
durdurmak curb v.
durdurmak set up v.
durdurmak jugulate v.
durdurmak bring short v.
durdurmak choke back v.
durdurmak jam v.
durdurmak call off v.
durdurmak stall v.
durdurmak prevent v.
durdurmak call a halt v.
durdurmak choke down v.
durdurmak hold v.
durdurmak throw up v.
durdurmak stand v.
durdurmak crimp v.
durdurmak shut v.
durdurmak intermit v.
durdurmak abolish v.
durdurmak pause v.
durdurmak suppress v.
durdurmak stanch v.
durdurmak choke off v.
durdurmak stem v.
durdurmak check v.
durdurmak discontinue v.
durdurmak stop v.
durdurmak arrest v.
durdurmak freeze v.
durdurmak inactivate v.
durdurmak retain v.
durdurmak damp v.
durdurmak halt v.
durdurmak intercept v.
durdurmak inhibit v.
durdurmak conclude v.
durdurmak cushion v.
durdurmak stay v.
durdurmak keep back v.
durdurmak waylay v.
durdurmak overslaugh v.
Phrasals
durdurmak chuck up
durdurmak call off
durdurmak slap down
Colloquial
durdurmak call a halt
Idioms
durdurmak blow the whistle on
durdurmak buck the tide
durdurmak stem the tide
durdurmak put the kibosh on
durdurmak put a stopper in
Slang
durdurmak put the skids on
Trade/Economic
durdurmak quit
durdurmak clinch
Law
durdurmak estop
durdurmak detain
Technical
durdurmak retain
durdurmak abort
durdurmak shutdown
durdurmak damp
durdurmak intercept
durdurmak halt
durdurmak shut off
durdurmak arrest
durdurmak shut down
durdurmak stop
Automotive
durdurmak shut down
durdurmak stop
Sport
durdurmak intercept

Bedeutungen, die der Begriff "durdurmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 116 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
durdurmak (kanı) stanch v.
kanı durdurmak staunch v.
bayrak sallayarak birini durdurmak flag down v.
yolunu kesip durdurmak intercept v.
el sallayarak birini durdurmak wave someone down v.
el sallayarak birini durdurmak flag down v.
(polis) korna çalarak arabayı durdurmak gong v.
dizginini çekip durdurmak rein in v.
sürücü arabasını bir yerde durdurmak pull up at v.
el sallayarak bir vasıtayı durdurmak flag down v.
arabayı kaydırarak durdurmak skid to a halt v.
el sallayarak bir taşıtı durdurmak wave a vehicle down v.
dizginini çekip durdurmak rein up v.
dizginini çekip durdurmak rein v.
ödemeyi durdurmak withhold payment v.
rüzgarı başa alıp gemiyi durdurmak heave to v.
bayrak salayarak birini bir vasıtayı durdurmak flag down v.
işlemi durdurmak stop operating v.
satışını durdurmak stop sale of v.
akan kanı durdurmak stanch v.
akışı durdurmak stem v.
titremesini durdurmak steady v.
aşamalı olarak durdurmak phase out v.
başlangıçta durdurmak nip something in the bud v.
başlangıçta durdurmak nip in the bud v.
bitirmeden durdurmak abort v.
tamamlamadan durdurmak abort v.
motorun çalışmasını durdurmak shut off v.
projeyi durdurmak cancel the project v.
kanamayı durdurmak staunch v.
faaliyeti durdurmak stop the activity v.
kanamayı durdurmak stop bleeding v.
faaliyeti durdurmak terminate the activity v.
projeyi durdurmak quit the project v.
projeyi durdurmak stop the project v.
faaliyetleri durdurmak suspend the activities v.
faaliyetleri durdurmak stop the activities v.
faaliyetleri durdurmak terminate the activities v.
geçici olarak durdurmak suspend v.
üretimi durdurmak stop the production v.
üretimi durdurmak halt the production v.
hizmeti durdurmak cut back on the service v.
hizmeti durdurmak cut the service v.
hizmeti durdurmak run down the service v.
kanamayı durdurmak stop the bleeding v.
kanamayı durdurmak stem the bleeding v.
kanamayı durdurmak staunch the bleeding v.
kanamayı durdurmak control the bleeding v.
akışını durdurmak staunch v.
kanamayı durdurmak stop the bleeding v.
birinin kalbini durdurmak stop the heart of someone v.
büyük oranda durdurmak largely stop v.
kaynak sağlamayı durdurmak defund v.
zamanı durdurmak stop the time v.
akan kanı/katliamı durdurmak limit the bloodshed v.
heyelanı durdurmak stop landslide v.
oyuncuyu durdurmak tackle v.
atak yapan oyuncuyu durdurmak tackle v.
hizmeti durdurmak suspend the service n.
Phrasals
ansızın durdurmak bring up
işi durdurmak knock off
arkasında durmak/durdurmak stop behind
Colloquial
kanamayı durdurmak stop the bleeding
kanamayı durdurmak get the bleeding stopped
Idioms
(işi vb) durdurmak leave off
işi durdurmak put down one's tool
işi durdurmak fling down one's tools
saldırıyı durdurmak call off the dogs
bir şeyi durdurmak slam the brakes on
bir şeyi durdurmak put the brakes on
bir şeyi durdurmak put the brakes on something
bir şeyi durdurmak hit the brakes
bir şeyi durdurmak bring something to rest
birden durdurmak bring somebody up short
bir şeyi durdurmak call a halt to something
işe alımları durdurmak/dondurmak put a freeze on hiring
taksi durdurmak hail a taxi
taksi durdurmak hail a cab
aşama aşama/aşamalı olarak durdurmak/iptal etmek phase something out
yavaş yavaş durdurmak/iptal etmek phase something out
aşama aşama/aşamalı olarak durdurmak/iptal etmek phase out something
yavaş yavaş durdurmak/iptal etmek phase out something
birdenbire durdurmak pull someone up short
birini durdurmak put salt on someone's tail
geçici olarak durdurmak keep someone on ice
Slang
engellemeyi durdurmak butt out
Trade/Economic
ödemeyi durdurmak terminate payment
tahsisatları durdurmak withhold
hakkı durdurmak estop
işi durdurmak fold up
ödemeyi durdurmak suspend payment
ödemeyi durdurmak stop payment
faaliyetini durdurmak shut down
Law
yürütmeyi durdurmak adopt a motion for stay of execution
kararı durdurmak stay an order
yürütmeyi durdurmak stop the execution of
yürütmeyi durdurmak grant a motion for stay of execution
zorla durdurmak forestall
infazı durdurmak halt the execution
Technical
tasarlanan yere varmadan önce durdurmak intercept
zinciri durdurmak için kullanılan fren tertibatı chain stopper
bir zaman için stop etmek veya durdurmak intermit
önünü kesmek durdurmak block
geçici olarak durdurmak suspend
Computer
işlemi durdurmak abort action
anında durdurmak hard stop
Informatics
anında durdurmak hard stop
Automotive
motoru durdurmak kill the engine
Aeronautic
rölantide çalışan motoru durdurmak idle cut off
Marine
hareketini durdurmak snub
geçit töreni için tayfayı serenlerde durdurmak man the yards
Medical
kanamayı durdurmak için tampon kullanımı tamponade n.
kanamayı durdurmak için tampon kullanımı tamponage n.
kanamayı durdurmak için arteri iğne yardımıyla burma acutorsion n.
hastalığın ilerlemesini durdurmak halt the disease progression
Basketball
potaya giden topu tutarak durdurmak pin the ball