kill - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "kill" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 50 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
kill v. katletmek
kill v. öldürmek
kill n. öldürme
General
kill v. yakmak
kill v. mahvetmek
kill v. elini kana bulamak
kill v. ahrete göndermek
kill v. hesabını görmek
kill v. gebertmek
kill v. cinayet işlemek
kill v. canına kıymak
kill v. itlaf etmek
kill v. etkisiz hale getirmek
kill v. reddetmek
kill v. can almak
kill v. bitirmek
kill v. işini bitirmek
kill v. canlıyı vurmak
kill v. avlamak
kill v. söndürmek
kill v. zımbalamak
kill v. çıkarmak
kill v. yok etmek
kill v. icabına bakmak
kill v. boğazlamak
kill v. defterini dürmek
kill v. veto etmek
kill v. yalanlamak
kill v. boşa geçirmek (zamanı)
kill v. kesmek
kill v. kıymak
kill v. dindirmek
kill v. ortadan kaldırmak
kill v. canını almak
kill v. kırmak
kill v. harcamak
kill v. canına okumak
kill v. helak etmek
kill v. temizlemek
kill v. canına kastetmek
kill v. kesmek (ses/ağrı vb)
kill v. ahirete göndermek
kill n. avda öldürülmüş hayvan
kill n. av
kill n. tahrip etme
Phrasals
kill içki yuvarlamak
kill içki içmek
Slang
kill otuzbir çekmek
Computer
kill kes
Volleyball
kill hücum sayısı

Bedeutungen, die der Begriff "kill" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 179 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
kill one another v. kırışmak
kill time v. vakit öldürmek
kill off v. canına okumak
kill off v. öldürmek
kill off v. kökünü kazımak
kill off v. kılıçtan geçirmek
be dressed up fit to kill v. iki dirhem bir çekirdek olmak
kill off v. tırpan atmak
kill time v. vakit geçirmek
kill two birds with one stone v. iki işi birden görmek
kill time v. zaman geçirmek
kill time v. zaman öldürmek
be dressed up fit to kill v. çok süslenmiş olmak
kill off v. hepsini öldürmek
kill the goose that lays the golden eggs v. işini kendi eliyle bozmak
kill the goose that lays the golden eggs v. altın yumurtlayan kazı kesmek
kill the pain v. ağrıyı kesmek
conspire to kill v. suikastta bulunmak
kill without pity v. canına kıymak
kill without pity v. gözünün yaşına bakmadan canına kıymak
kill time v. sinek avlamak
shoot to kill v. ateş ederek öldürmek
shoot to kill v. vurarak öldürmek
kill intentionally v. kasten adam öldürmek
intend to kill v. kasten adam öldürmek
kill one's pain v. acısını dindirmek
kill ones's pains v. ağrılarını dindirmek
kill the pain v. ağrıyı gidermek
intend to kill v. canına kastetmek
kill the infection v. enfeksiyon gidermek
kill slowly v. yavaş yavaş öldürmek
kill the headache v. baş ağrısını dindirmek
kill someone compunction v. hiç acımadan öldürmek
kill (off) the hopes v. umutları boşa çıkarmak
kill with a gun v. ateşli bir silahla öldürmek
kill with a pistol v. ateşli bir silahla öldürmek
kill with a firearm v. ateşli bir silahla öldürmek
kill with a gun v. tabanca ile öldürmek
kill with a pistol v. tabanca ile öldürmek
kill with a firearm v. tabanca ile öldürmek
threaten to kill someone v. öldürmekle tehdit etmek
kill animals v. hayvanları öldürmek
kill thousands of people v. binlerce kişiyi öldürmek
kill thousands of people v. binlerce insanı öldürmek
instantly kill the driver v. şoförün olay yerinde ölmesine sebep olmak
kill the next-door neighbor v. yan komşuyu öldürmek
kill with a knife v. bıçakla öldürmek
kill with a knife v. bıçaklayarak öldürmek
kill an innocent man v. masum bir adamı öldürmek
kill oneself v. kendi canına kıymak
kill oneself v. intihar etmek
kill oneself v. kendini öldürmek
kill each other over race v. birbirlerini ırk uğruna/yüzünden öldürmek
send someone to kill someone v. birini öldürmek için birini yollamak
threaten to kill them both v. ikisini de öldürmekle tehdit etmek
kill three prisoners inside v. içeride üç mahkumu öldürmek
kill himself in one's car v. kendini arabasında öldürmek
kill oneself v. canına kıymak
team-kill v. bilerek veya kazayla takım arkadaşını vurmak/öldürmek
kill to live v. yaşamak için öldürmek
intend to kill v. cana kastetmek
kill-joy n. neşe bozan kimse
kill-time n. oyalayıcı
license to kill n. öldürme yetkisi
road-kill n. taşıtların çarptığı/ezdiği hayvanların ölüsü/leşi/kalıntıları
dressed up to kill adj. iki dirhem bir çekirdek
dressed up fit to kill adj. iki dirhem bir çekirdek
Phrases
what does not kill me, makes me stronger beni öldürmeyen şey beni güçlendirir
Proverb
what doesn't kill you makes you stronger seni öldürmeyen şey, güçlendirir
Colloquial
dressed to kill giyinip kuşanmış
dressed to kill özenle giyinmiş
dressed to kill bayramlıklarını giymiş
dressed to kill süslenip püslenmiş
dressed to kill cicilerini giymiş
be in at the kill olay yerinde bulunmak
be in at the kill kötü bir olay olurken orada olmak
be in at the kill olay yerinde olmak
be in at the kill bir olayın tanıklığını etmek
go on a kill-crazy rampage katliam yapmak
kill or cure ya öldürür ya diriltir
dressed to kill baştan çıkarıcı şekilde giyinmiş
dressed to kill dikkat çekecek şekilde giyinmiş
men kill animals and eat their flesh insanlar hayvanları öldürüp etlerini yiyor
kill someone's buzz birinin keyfini kaçırmak
mom will kill you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder
mom will kill you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür
drill-and-kill math sadece testlere hazırlayan matematik eğitimi
Idioms
kill the goose that lays the golden eggs altın yumurtlayan tavuğu kesmek
kill the goose that laid the golden egg altın yumurtlayan tavuğu kesmek
dressed up fit to kill iki dirhem bir çekirdek
kill time vakit öldürmek
kill the goose that lays the golden egg bindiği dalı kesmek
kill the goose that lays the golden egg kapıyı kırıp odun etmek
kill the fatted calf güzel biçimde ağırlamak
kill the fatted calf iyi biçimde karşılamak
kill the fatted calf büyük bir ağırlama töreni düzenlemek
dressed fit to kill şık giyinmiş
dressed to kill şık giyinmiş
dressed up fit to kill şık giyinmiş
dressed up fit to kill çarpıcı kıyafetler giyinmiş
dressed fit to kill çarpıcı kıyafetler giyinmiş
dressed to kill çarpıcı kıyafetler giyinmiş
kill the clock zamana oynamak
kill the clock paslaşarak zaman çalmak
kill the clock top çevirerek zamana oynamak
close in for the kill son/öldürücü darbeyi vurmak için yaklaşmak/hareket etmek
move in for the kill son/öldürücü darbeyi vurmak için yaklaşmak/hareket etmek
close in for the kill bir işin son ama en önemli kısmını yapmak üzere harekete geçmek
move in for the kill bir işin son ama en önemli kısmını yapmak üzere harekete geçmek
be dressed to kill açık saçık giyinmek
be dressed to kill baştan çıkarıcı şekilde giyinmek
kill the goose that lays the golden egg altın yumurtlayan tavuğu kesmek
look fit to kill harika görünmek
look fit to kill çok şık görünmek
have time to kill boş zamanı olmak
have some time to kill boş zamanı olmak
if looks could kill (eğer) bakışları(n) öldürebilseydi (şimdi ölmüş olurdum)
be in on the kill olay yerinde olmak
be in on the kill olay yerinde bulunmak
be in on the kill bir olayın tanıklığını etmek
kill time zaman öldürmek
kill someone with kindness birini iyiliğe boğmak
kill someone with kindness birine çok kibar/iyi davranmak
kill two birds with one stone bir taşla iki kuş vurmak
Speaking
i want to kill you seni öldürmek istiyorum
don't kill the messenger elçiye zeval olmaz
you better kill me beni öldürsen iyi edersin
i didn't kill anybody ben kimseyi öldürmedim
i swear to god i will kill you yemin ederim ki öldürürüm seni
i could kill for a cold beer soğuk bir bira için neler vermezdim
she tried to kill you seni öldürmeye çalıştı
he tried to kill you seni öldürmeye çalıştı
i'm gonna kill him onu öldüreceğim
what doesn't kill me makes me stronger beni öldürmeyen şey güçlendirir
i don't wanna kill you seni öldürmek istemiyorum
kill to live yaşamak için öldür
live to kill öldürmek için yaşa
kill them with your smile onları gülüşünle öldür
Slang
road kill yolda yatan ceset
road kill hoş olmadığı halde yatılan kimse
road kill yolda toplanan sigara izmaritleri
kill (someone) icabına bakmak
kill (someone) temizlemek
kill (someone) ortadan kaldırmak
kill (someone) öbür tarafa göndermek
kill (someone) öldürmek
kill (someone) temize havale etmek
kill (someone) defterini dürmek
kill the beat müziği kapat
don't kill my vibe ayarımı bozma
don't kill my vibe keyfimi bozma
don't kill my vibe (keyfim gıcır) bana ilişme
kill it (içkinin) dibine vurmak
Trade/Economic
fill or kill orders kalanını iptal et
fill or kill order derhal karşılanması ya da iptal edilmesi gereken sipariş
fill or kill order (borsada) ya al ya da sat emri
fill or kill orders kalanını iptal et
Law
kill by electric shock elektrik ile öldürmek
Technical
kill tank öldürme tankı
Computer
kill author yazanı sonlandır
kill process işlemi bitir
kill thread iş parçasını sonlandır
kill list listeyi sonlandır
kill and yank kesmek ve yapıştırmak kiplenimi
Telecom
kill switch acil anahtarı
Automotive
kill switch acil durumlarda güvenlik kontak kapatma anahtarı
kill switch acil kapatma anahtarı
kill the engine motoru durdurmak
Marine Biology
cold-kill soğuktan ölüm
Environment
fish kill balık katliamı
Places
kill devil hills north carolina eyaletinde yerleşim yeri
kill creek kansas eyaletinde şehir
Military
single shot kill probability tek atımla imha ihtimali
kill the tank tank avlamak
armour kill zone tank tahrip bölgesi
kill box tahrip kutusu
kill-zone imha bölgesi
kill probability imha ihtimali
confirmed kill kayıtlara geçirilmiş ölüm