ortadan kaldırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ortadan kaldırmak



Bedeutungen von dem Begriff "ortadan kaldırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 48 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ortadan kaldırmak annihilate v.
General
ortadan kaldırmak make away with v.
ortadan kaldırmak extinguish v.
ortadan kaldırmak sweep v.
ortadan kaldırmak resolve v.
ortadan kaldırmak take away v.
ortadan kaldırmak suppress v.
ortadan kaldırmak remove v.
ortadan kaldırmak wipe something out v.
ortadan kaldırmak raze v.
ortadan kaldırmak rule out v.
ortadan kaldırmak clear off v.
ortadan kaldırmak put away v.
ortadan kaldırmak put out of sight v.
ortadan kaldırmak hide from view v.
ortadan kaldırmak do away with v.
ortadan kaldırmak get rid of v.
ortadan kaldırmak destroy v.
ortadan kaldırmak kill v.
ortadan kaldırmak clear away v.
ortadan kaldırmak eliminate v.
ortadan kaldırmak stamp out v.
ortadan kaldırmak blot out v.
ortadan kaldırmak put up v.
ortadan kaldırmak pick up v.
ortadan kaldırmak work off v.
ortadan kaldırmak adempt [obsolete] v.
ortadan kaldırmak rase v.
ortadan kaldırmak remble [obsolete] v.
ortadan kaldırmak remue [french] v.
ortadan kaldırmak do way v.
ortadan kaldırmak toll v.
Phrasals
ortadan kaldırmak make away v.
ortadan kaldırmak iron out
ortadan kaldırmak patch up
ortadan kaldırmak make away off
ortadan kaldırmak take out
ortadan kaldırmak magic away
ortadan kaldırmak design out
Idioms
ortadan kaldırmak make way with v.
ortadan kaldırmak make way with v.
ortadan kaldırmak put paid
ortadan kaldırmak keep clear of
Slang
ortadan kaldırmak kill (someone)
Law
ortadan kaldırmak tol v.
Technical
ortadan kaldırmak dispose
ortadan kaldırmak iron out
Archaic
ortadan kaldırmak abolish v.

Bedeutungen, die der Begriff "ortadan kaldırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 41 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
birinin kuşkularını ortadan kaldırmak set someone's mind at rest v.
zehirin etkisini ortadan kaldırmak detoxify v.
bir şeyi ortadan kaldırmak put something away v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak remove an obligation v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak cancel an obligation v.
hakkı ortadan kaldırmak abolish a right v.
ırk ayrımını ortadan kaldırmak desegregate v.
riski ortadan kaldırmak eliminate the risk v.
riski ortadan kaldırmak remove the risk v.
önyargıları ortadan kaldırmak eliminate the prejudices v.
tehlikeleri ortadan kaldırmak remove the hazards v.
bürokratik engelleri ortadan kaldırmak debureaucratize v.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialise v.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialize v.
kutsallığını ortadan kaldırmak desanctify v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak nullify an obligation v.
Phrasals
tamamen ortadan kaldırmak rub out v.
darbeyle ortadan kaldırmak strike off v.
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep away something
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep something away
bir şeyi yavaş yavaş yok etmek/ortadan kaldırmak chip away at something
Idioms
tamamen ortadan kaldırmak blow (something) sky-high v.
tamamen ortadan kaldırmak blow sky-high v.
potansiyel bir sorunu ortadan kaldırmak için verilen rüşvet a sop to cerberus n.
kaşla göz arasında ortadan kaldırmak conjure away
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak put the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak get the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak keep the record straight
çirkefliği ortadan kaldırmak cleanse the augean stables
ufak pürüzleri ortadan kaldırmak get the wrinkles out
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak set the record straight
Speaking
engelleri ortadan kaldırmak clear the way
Slang
(birini) ortadan kaldırmak cancel out v.
Law
satış sözleşmesindeki noksanları ortadan kaldırmak için yapılan talep requisition on title
husumeti ortadan kaldırmak reconcile
Politics
kanıtları ortadan kaldırmak airbrush out v.
Technical
okunabilirliği artırmak veya bir özelliği vurgulamak için (haritadaki gereksiz ayrıntıları) değiştirmek veya ortadan kaldırmak generalise v.
okunabilirliği artırmak veya bir özelliği vurgulamak için (haritadaki gereksiz ayrıntıları) değiştirmek veya ortadan kaldırmak generalize v.
Telecom
komşu kablolardan kaynaklanan indüksiyon etkisini veya paraziti ortadan kaldırmak için (telleri) aralıklarla kesmek transpose v.
Religious
kilisenin kilise statüsünü ortadan kaldırmak nonchurch v.
Hunting
nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için yapılan nişangah ayarı windage