ortadan kaldırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ortadan kaldırmak



Bedeutungen von dem Begriff "ortadan kaldırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 38 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ortadan kaldırmak annihilate v.
General
ortadan kaldırmak abolish v.
ortadan kaldırmak make away with v.
ortadan kaldırmak extinguish v.
ortadan kaldırmak sweep v.
ortadan kaldırmak resolve v.
ortadan kaldırmak take away v.
ortadan kaldırmak suppress v.
ortadan kaldırmak remove v.
ortadan kaldırmak wipe something out v.
ortadan kaldırmak raze v.
ortadan kaldırmak rule out v.
ortadan kaldırmak put out of sight v.
ortadan kaldırmak hide from view v.
ortadan kaldırmak do away with v.
ortadan kaldırmak get rid of v.
ortadan kaldırmak destroy v.
ortadan kaldırmak kill v.
ortadan kaldırmak clear away v.
ortadan kaldırmak eliminate v.
ortadan kaldırmak stamp out v.
ortadan kaldırmak clear off v.
ortadan kaldırmak put away v.
ortadan kaldırmak blot out v.
ortadan kaldırmak put up v.
ortadan kaldırmak pick up v.
ortadan kaldırmak work off v.
Phrasals
ortadan kaldırmak iron out
ortadan kaldırmak patch up
ortadan kaldırmak make away off
ortadan kaldırmak take out
ortadan kaldırmak magic away
ortadan kaldırmak design out
Idioms
ortadan kaldırmak put paid
ortadan kaldırmak keep clear of
Slang
ortadan kaldırmak kill (someone)
Technical
ortadan kaldırmak dispose
ortadan kaldırmak iron out

Bedeutungen, die der Begriff "ortadan kaldırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 30 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir şeyi ortadan kaldırmak put something away v.
birinin kuşkularını ortadan kaldırmak set someone's mind at rest v.
zehirin etkisini ortadan kaldırmak detoxify v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak cancel an obligation v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak remove an obligation v.
hakkı ortadan kaldırmak abolish a right v.
ırk ayrımını ortadan kaldırmak desegregate v.
riski ortadan kaldırmak eliminate the risk v.
riski ortadan kaldırmak remove the risk v.
önyargıları ortadan kaldırmak eliminate the prejudices v.
tehlikeleri ortadan kaldırmak remove the hazards v.
bürokratik engelleri ortadan kaldırmak debureaucratize v.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialise v.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialize v.
kutsallığını ortadan kaldırmak desanctify v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak nullify an obligation v.
Phrasals
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep something away
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep away something
bir şeyi yavaş yavaş yok etmek/ortadan kaldırmak chip away at something
Idioms
kaşla göz arasında ortadan kaldırmak conjure away
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak put the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak keep the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak get the record straight
çirkefliği ortadan kaldırmak cleanse the augean stables
ufak pürüzleri ortadan kaldırmak get the wrinkles out
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak set the record straight
Speaking
engelleri ortadan kaldırmak clear the way
Law
satış sözleşmesindeki noksanları ortadan kaldırmak için yapılan talep requisition on title
husumeti ortadan kaldırmak reconcile
Hunting
nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için yapılan nişangah ayarı windage