pick up - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

pick up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "pick up" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 155 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pick up v. toplamak
pick up v. almak (bir yere gelip/gidip birini)
pick up v. radyoda duymak
pick up v. yerden kaldırmak
General
pick up v. kapmak (koltuk)
pick up v. düzeltmek
pick up v. telefonu açmak
pick up v. fatura ödemek
pick up v. ilerlemek
pick up v. gelişmek
pick up v. kazmak
pick up v. şans eseri almak
pick up v. toplamak (daha aşağı bir yerde duran şeyleri)
pick up v. tutuklamak (polis birini)
pick up v. toplamak (dağınık bir yeri)
pick up v. karakola götürmek (polis birini)
pick up v. ödül kazanmak
pick up v. almak (daha aşağı bir yerde duran şeyleri)
pick up v. toparlamak
pick up v. kavramak
pick up v. tutuklamak
pick up v. kaldırmak (daha aşağı bir yerde duran birini/bir şeyi)
pick up v. toparlanmak
pick up v. kaldırmak
pick up v. şans eseri öğrenmek
pick up v. anlamak
pick up v. şans eseri edinmek
pick up v. almak
pick up v. almak (radyo/televizyon istasyonunu/telsiz sinyalini)
pick up v. şans eseri bulmak
pick up v. iyileşmek
pick up v. arabayla birini almak
pick up v. şans eseri satın almak
pick up v. kapmak (yer)
pick up v. kafası almak
pick up v. başlatmak
pick up v. ortadan kaldırmak
pick up v. kız tavlamak
pick up v. tutup kaldırmak
pick up v. arabayla almak
pick up v. edinmek
pick up v. hız kazanmak
pick up v. dostluk kurmak
pick up v. bulmak
pick up v. algılamak
pick up v. adam seçmek (oyun için)
pick up v. hızlanmak
pick up v. kendini toparlamak
pick up v. arabaya almak
pick up v. uğrayıp almak
pick up v. suçluyu yakalamak
pick up v. elde etmek
pick up v. yine başlamak
pick up v. (dil) kulaktan kapmak
pick up v. arabasına almak
pick up v. yakalamak
pick up v. seçmek
Phrasals
pick up v. (faturayı) ödemek amacıyla almak
pick up v. (sökülmüş dikişi) yeniden dikmek
pick up v. iğneyi bitmiş bir ilmeğin içine sokarak (örgü veya dikişi) başlatmak
pick up v. arabayla (birini) almak
pick up v. suda boğulmaktan kurtarmak
pick up v. az az kazanmak
pick up v. gayri resmi yollardan öğrenmek
pick up v. derleyip toplamak
pick up v. görüntüsüne denk gelmek
pick up v. tanık olmak
pick up v. (sinyali) kulak ile algılamak
pick up v. muhabbet kurmak
pick up v. peşine düşmek
pick up v. (oyuncu repliğine) çabucak cevap vermek
pick up v. atletik müsabakada birlikte hareket etmek
pick up v. eldeki malzemelerden (yemek) hazırlamak
pick up v. şevk vermek
pick up v. coşturmak
pick up v. temposunu yükseltmek
pick up v. kaldığı yerden devam etmek
pick up v. (av köpeğini) çağırmak
pick up v. eski hızına/gücüne kavuşmak
pick up v. iyiye gitmek
pick up v. eşyalarını toplamak
pick up v. (fırsatı) yakalamak
pick up v. araklamak
pick up v. enselemek
pick up v. kendine gelmek
pick up v. suçluyu yakalamak
pick up v. toplamak
pick up v. tutmak
pick up v. toparlamak
pick up v. yerden almak
pick up v. satın almak
pick up v. talep etmek
pick up v. istemek
pick up v. geri almak
pick up v. temizlemek
pick up v. düzenlemek
pick up v. organize etmek
pick up v. yerleştirmek
pick up v. toplamak
pick up v. toparlamak
pick up v. enfeksiyon kapmak
pick up v. arttırmak
pick up v. yükseltmek
pick up v. biriktirmek
pick up v. çoğaltmak
pick up v. tespit etmek
pick up v. saptamak
pick up v. geliştirmek
pick up v. alıp yürümek
pick up v. gelişmek
pick up v. yoluna girmek
pick up v. düzelmek
pick up v. iyileşmek
pick up v. birini kucağına almak
pick up v. birini kaldırıp/kucağına alıp taşımak
pick up v. birini kucaklayıp kaldırmak/taşımak
pick up v. dış görünüşünü, durumunu, ruh halini iyileştirmek
pick up v. dış görünüşünü, durumunu, ruh halini düzeltmek
pick up v. kendine çeki düzen vermek
pick up v. kendini toplamak
pick up v. toparlanmak
pick up v. kendini zor/kötü durumdan çıkarmak
pick up v. tekrar ayağa kalkmak
pick up v. kendine gelmek
pick up v. yolcu almak
pick up v. yük almak
pick up v. aracı yüklemek
pick up v. yolcu/yük bindirmek
pick up v. öylesine bir şey almak
pick up v. alıvermek
pick up v. gelişigüzel alıvermek
pick up v. edinmek
pick up v. öğrenmek
pick up v. hızını artırmak
pick up v. oranını yükseltmek
pick up v. kazanmak
pick up v. aniden çıkıp gitmeye hazırlanmak
pick up v. pılını pırtısını toplamak
pick up v. aceleyle gitmeye hazırlanmak
pick up v. toparlanıvermek
Idioms
pick up v. arabaya almak
pick up v. çabucak sıkı fıkı olmak
pick up v. canlılığını kazanmak
pick up v. iyi olmak
pick up v. iyileşmek
pick up v. kulaktan öğrenmek
pick up v. kulaktan dolma öğrenmek
pick up v. kendini toparlamak
pick up v. sağlığı düzelmek
pick up v. pratik yaparak öğrenmek
pick up v. toparlamak
pick up v. yakınlaşmak
pick up v. üzerinde fazla çalışmadan öğrenmek
pick up v. yatak arkadaşı bulmak
pick up v. (cinsel ilişki için) arkadaş bulmak

Bedeutungen, die der Begriff "pick up" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 191 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
pick up someone's trail v. takip edilen birinin izini bulmak
pick up a language v. kulaktan kapmak
pick up the receiver v. ahizeyi kaldırmak
pick up speed v. hızlanmak
pick up the scene of v. kokusunu almak
pick up the tab (for something) v. ödemek
try and pick up v. tavlamak
pick up the tab v. ödemek
pick oneself up v. yere düşmüşken ayağa kalkmak
try and pick up birds v. kız tavlamak
pick up the tab for v. parasını ödemek
pick oneself up v. toparlanmak
pick up from the hotel v. otelden almak
(market) pick up v. piyasa açılmak
pick up a scent v. koku duymak
pick up the phone v. telefonu açmak
pick up the empties v. (masanın) boşlarını almak
pick up the empties v. boşları almak
pick up in person v. elden almak
pick up the phone v. telefona cevap vermek
pick up the cost v. faturası birine çıkmak
pick up bad habits v. kötü alışkanlıklar edinmek
pick up an illness v. hastalık kapmak
pick up a distress call v. imdat çağrısı almak
kneel down to pick it up v. almak için yere eğilmek
pick up the empties v. boşları toplamak
pick up someone from the airport v. birini havaalanından almak
pick up the heat signals v. sıcaklık sinyallerini toplamak
pick up the deceased from the hospital v. merhumu hastaneden almak
pick up speed v. hız kazanmak
pick up a fare v. taksiye müşteri almak
pick up one's child from school v. çocuğu okuldan almak
pick someone up from the airport v. birini havaalanından almak
bend over to pick something up v. bir şeyi almak için yere eğilmek
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefona cevap vermek
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefona bakmak
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefonu açmak
pick up a ticket v. bilet almak
pick up a disease v. bir hastalık kapmak
(the snow) to pick up v. kar toplamak
pick up rubbish v. çöp toplamak
pick up toys v. oyuncak toplamak
crystal pick up n. pikap iğnesi
pick up line n. karşı cinsi ayartma sözleri
pick up line n. karşı cinsi tavlama sözleri
pick-up n. pikap
pick-up n. kamyonet
pick-me-up n. canlandırıcı içki
pick-up n. plakçalar
drop-off and pick-up area n. yolcu indirme/bindirme alanı
pick-up service n. götürme-getirme servisi/hizmeti
pick-me-up n. enerji deposu şey
pick-me-up n. enerji veren şey
parent pick up n. çocuğu okuldan ebeveyinlerinin alması
Phrasals
pick up on v. anlamak
pick up on v. idrak etmek
pick up on v. takdir etmek
pick up on v. farkına varmak
pick up on v. benimsemek
pick up on v. kullanmaya başlamak
Colloquial
pick up the tab v. hesabı çekmek
pick up speed v. hızlanmak
have a pick-me-up v. enerjisini yükselten/yükseltecek bir şey yapmak
have a pick-me-up v. moral veren bir şey yapmak
have a pick-me-up v. modunu yükselten bir şey yapmak
have a pick-me-up v. canlandırıcı bir şey yapmak
pick-up n. yatılan kişiler
pick-up n. (bardan, gece kulübünden) kaldırılan kişiler
pick-up n. kaldırdığı kişiler
pick-up n. kaçamak yaptığı/yapılan kişiler
pick-up n. kişilerin kendi arasında yaptığı resmi olarak düzenlenmeyen maç
pick-up n. öylesine yapılan spor
pick-up n. eğlencesine yapılan maç
pick-up n. gayri resmi olarak düzenlenen spor müsabakası
pick up the pace expr. hızlanın
bopus (buy online, pick up in-store) expr. internetten öde, mağazadan al
bopus (buy online, pick up in-store) expr. internetten satın al, mağazadan teslim al
Idioms
pick up on something v. anlamak
pick up after someone v. arkasını toplamak
pick up the slack v. boşluğunu doldurmak
pick up the bill v. bedelini ödemek (genellikle sorumlu olmadığı bir şeyin)
pick up on something v. bir konuya değinmek
pick up the ball and run with it v. bir fikri veya planı alıp geliştirmek
pick up the slack v. boşluğu doldurmak
pick up the slack v. birinin yarım bıraktığı işi devam ettirmek
pick up on something v. çabucak anlamak
pick up on something v. fark etmek
pick up the pace v. hızlanmak
pick up steam v. eskisinden daha iyi bir duruma gelmek
pick up the tab v. hesabı ödemek
pick up on something v. hemen kavramak
pick up the pieces v. eski durumuna gelmeye çalışmak
pick up the bill v. hesabı çekmek
pick up the tab (for something) v. hesabı ödemek
pick up the check v. hesabı ödemek
pick up the bill v. hesabı ödemek
pick up the trail v. izini bulmak
pick up steam v. ivme kazanmak
pick up the pieces v. işleri düzene sokmak
pick up the pieces v. kendine gelmek
pick up the check v. ödeme yapmak
pick up on something v. önceki (daha önce konuşulan) konuya geri dönmek
pick up the bill v. masrafı çekmek
pick up where someone leave off v. kaldığı (bıraktığı) yerden devam etmek(yeniden başlamak)
pick up the tab v. ödeme yapmak
pick up your marbles and go home v. pılını pırtısını toplayıp gitmek
pick up the tab v. parayı çekmek
pick up your marbles and leave v. pılını pırtısını toplayıp gitmek
pick up your marbles and go home v. tasını tarağını toplayıp gitmek
pick up the pace v. tempoyu artırmak
pick up your marbles and leave v. tası tarağı toplayıp gitmek
pick up sticks v. tası tarağı toplayıp gitmek
pick up your marbles and go home v. tası tarağı toplayıp gitmek
pick up steam v. toparlanmak
pick up the pace v. tempoyu arttırmak
pick up your marbles and leave v. tasını tarağını toplayıp gitmek
pick up the threads of something v. (özellikle ciddi sorunlardan sonra) tekrar/yeniden başlamak
pick up the pieces v. yaşanılan sorunun etkilerini yok etmeye çalışmak
pick up the pieces v. (bir afetten vb sonra) yaralarını sarmak
pick up the slack v. (görev anlamında) birinin yerine geçmek
pick up the gauntlet v. kolları sıvamak
pick up the gauntlet v. kavgaya girmek
pick up the gauntlet v. tartışmaya girmek
pick up the gauntlet v. karşı meydan okumak
pick up the gauntlet v. meydan okumaya karşılık vermek
pick up the gauntlet v. meydan okumayı kabul etmek
pick (something) up where (one) left off v. (bir şeyi birinin) bıraktığı yerden devam ettirmek/sürdürmek
pick (something) up where (one) left off v. (bir şeyi birinin) bıraktığı yerden tekrar başlatmak
pick up the hint v. anlamak
pick up the hint v. çakmak
pick up the hint v. fark etmek
pick up the hint v. farkına varmak
pick up speed v. değer kazanmak
pick up speed v. değeri yükselmek
pick up speed v. daha değerli olmak
pick up stompies [south africa] v. konuşmaya/sohbete tam ortasından dalmak
pick up stompies [south africa] v. konuşmaya tam ortasından dalıp konuyu yanlış anlamak
pick up stompies [south africa] v. sadece sonunu duyduğu bir lafa karışmak
pick up stompies [south africa] v. sadece sonunu duyduğu bir lafın içine dalmak/arasına girmek
pick-up community n. kendilerini kadınları tavlama taktiklerine adamış erkek topluluğu
pick-up community n. kadınlar nasıl tavlanır topluluğu
a pick-me-up expr. canlandırıcı (içki)
Speaking
what time you gonna pick me up? expr. beni saat kaçta alıyorsun?
I'll come by and pick you up expr. gelip alırım seni
I'll pick you up at the airport expr. seni havaalanından alırım
pick up the phone expr. telefonu aç
Technical
pick-up n. birleştirme
fuel pick-up unit n. dalgıç pompa
hearing aid with induction pick-up coil input n. endüksiyon pikap bobini girişli işitme cihazı
gas pick-up n. gaz kapma
pick-up carbon n. kapma karbon
image pick-up tube n. kamera tüpü
crystal pick-up n. kristal başlı pikap
crystal pick up n. kristal başlı pikap
pick-up coil input n. pikap bobini girişi
pulse pick-up n. sinyal toplama ünitesi/pals toplayıcı
non-contact pick-up n. temassız pikap
pick up baler n. toplamalı tertibatlı balya makinesi
load pick up n. yük alma
pick-up baler n. saman balyalama makinesi
Computer
pick up style expr. biçem al
pick up style expr. stil al
pick up color scheme expr. renk grubunu al
Electric
magnetic pick-up n. manyetik pikap
magnetic pick-up n. manyetik alıcı
magnetic pick-up n. pikap iğnesinin bobin içindeki demir çekirdeği hareket ettirerek manyetik alanla elektrik akımı ürettiği bir çeşit pikap
Automotive
pick-up v. toplamak
profile ignition pick-up n. ateşleme sinyal durumu
oil pick-up pipe n. yağ toplama borusu
oil pick-up pipe n. yağ sızıntı borusu
fuel pick-up pipe n. yakıt toplama borusu
pick-up n. yerden alma
Traffic
pick up passenger v. yolcu bindirmek
pick up passenger v. yolcu almak
Aeronautic
pick up wing v. tek kanadı kaldırmak
Chemistry
nitrogen pick-up n. azot kapma
Military
drop-pick up n. atma-toplama
message pick-up n. kap kaç usulü ile haber torbasını alma
Printery
pick-up lifting device n. pick-up kaldırma tertibatı
pick-up deckle n. pick-up yatağı
size pick-up n. tutkal tutunumu
Slang
pick things up drop things off v. getir götür işleri
pick up a girl/chick v. kız tavlamak
pick up woman v. (bardan vb) kadın kaldırmak
pick up what (one) is putting down v. çakmak (anlamak)
pick up what (one) is putting down v. ne demek istediğini anlamak
pick up what (one) is putting down v. ne kast ettiğini/ima ettiğini anlamak
pick-up artist n. baştan çıkarma ustası
pick-up artist n. kıza tavlama ustası
cheesy pick-up line n. ucuz tavlama lafı
British Slang
pick up a passenger v. yolcu almak