kaldırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kaldırmak



Bedeutungen von dem Begriff "kaldırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 106 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kaldırmak raise v.
kaldırmak lift v.
kaldırmak remove v.
General
kaldırmak poise v.
kaldırmak wake v.
kaldırmak cock up v.
kaldırmak move v.
kaldırmak put aside v.
kaldırmak take away v.
kaldırmak heft v.
kaldırmak repeal v.
kaldırmak jack v.
kaldırmak endure v.
kaldırmak revoke v.
kaldırmak take up v.
kaldırmak bear v.
kaldırmak hoise v.
kaldırmak hoist v.
kaldırmak add v.
kaldırmak uprear v.
kaldırmak hike v.
kaldırmak pull up v.
kaldırmak get up v.
kaldırmak put away v.
kaldırmak take something off v.
kaldırmak take off v.
kaldırmak turn up v.
kaldırmak abolish v.
kaldırmak rescind v.
kaldırmak deration v.
kaldırmak pinch v.
kaldırmak cock v.
kaldırmak raise v.
kaldırmak arouse v.
kaldırmak uphold v.
kaldırmak give somebody a lift v.
kaldırmak boost v.
kaldırmak do away with v.
kaldırmak abrogate v.
kaldırmak elevate v.
kaldırmak steal v.
kaldırmak put up v.
kaldırmak perk v.
kaldırmak perk up v.
kaldırmak do v.
kaldırmak rouse v.
kaldırmak upraise v.
kaldırmak setaside v.
kaldırmak blue-pencil v.
kaldırmak receive v.
kaldırmak disassemble v.
kaldırmak clear something away v.
kaldırmak reap v.
kaldırmak put by v.
kaldırmak annul v.
kaldırmak clear v.
kaldırmak cancel v.
kaldırmak erect v.
kaldırmak stomach v.
kaldırmak void v.
kaldırmak sustain v.
kaldırmak pick up v.
kaldırmak put something away v.
kaldırmak scoop up v.
kaldırmak get somebody up v.
kaldırmak take v.
kaldırmak upheave v.
kaldırmak pick off v.
kaldırmak jack up v.
kaldırmak hold v.
kaldırmak clear away v.
kaldırmak raise up v.
kaldırmak tolarate v.
kaldırmak support v.
kaldırmak countermand v.
kaldırmak heave v.
kaldırmak blank out v.
kaldırmak rear v.
kaldırmak brook v.
kaldırmak carry v.
kaldırmak quash v.
kaldırmak lift up v.
kaldırmak set aside v.
kaldırmak supersede v.
kaldırmak dismantle v.
kaldırmak detach v.
kaldırmak hold up v.
kaldırmak move away v.
Idioms
kaldırmak jack up
Trade/Economic
kaldırmak abrogate
Law
kaldırmak abate
kaldırmak annul
kaldırmak cassare
kaldırmak cancel
kaldırmak abrogate
kaldırmak quash
Technical
kaldırmak raise
kaldırmak uplift
kaldırmak lift
kaldırmak omit
kaldırmak unload
kaldırmak remove
kaldırmak boost
Marine
kaldırmak weigh
Philosophy
kaldırmak sublate
British Slang
kaldırmak hoick

Bedeutungen, die der Begriff "kaldırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ortadan kaldırmak annihilate v.
yerden kaldırmak pick up v.
General
(bilmiyor veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak shrug one's shoulders v.
(bilmiyorum veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak shrug off v.
(bilmiyorum veya ilgilendirmiyor anlamında) iki omuzu yukarı kaldırmak shrug v.
(öğrenciyi) tahtaya kaldırmak call to the blackboard v.
ablukayı kaldırmak lift a blockade v.
ablukayı kaldırmak raise the blockade v.
ablukayı kaldırmak raise a blockade v.
ablukayı kaldırmak lift the blockade v.
ablukayı kaldırmak remove blockade v.
ablukayı kaldırmak lift blockade v.
adam kaldırmak kidnap someone v.
adam kaldırmak kidnap v.
ağır kaldırmak lift heavy v.
ağır şeyler kaldırmak lift heavy things v.
ağır şeyler kaldırmak carry heavy things v.
ağırlığını kaldırmak take one’s weight v.
ağırlığını kaldırmak support v.
ağırlığını kaldırmak take someone's weight v.
ağırlığını kaldırmak hold one's weight v.
ağırlığını kaldırmak (bir makinenin vb) support the weight v.
ağırlık kaldırmak lift weights v.
ağırlık kaldırmak lift weight v.
ahizeyi kaldırmak lift the receiver v.
ahizeyi kaldırmak pick up the receiver v.
alttan kaldırmak uplift v.
ambargoyu kaldırmak lift the embargo v.
araç kaldırmak lift a vehicle v.
aradan kaldırmak eliminate v.
arşive kaldırmak put something to archive v.
arşive kaldırmak put into an archive v.
arşive kaldırmak archive v.
askeri yönetimi kaldırmak demilitarize v.
askeri yönetimi kaldırmak demilitarise v.
atamayı kaldırmak unassign v.
ateşleme durumuna getirmek için kaldırmak (silah vb) level v.
ayağa kaldırmak alarm v.
ayağa kaldırmak instigate v.
ayağa kaldırmak stir up v.
ayağa kaldırmak churn up v.
ayağa kaldırmak raise v.
ayağını kaldırmak lift up one's foot v.
baş kaldırmak defy v.
baş kaldırmak revolt v.
baş kaldırmak revolt against v.
baş kaldırmak rebel v.
başını çabucak eğip kaldırmak duck v.
başını kaldırmak lift one's head v.
başını kaldırmak raise one's head v.
bir hakkı kaldırmak foreclose v.
bir kenara kaldırmak sweep aside v.
bir şeyi bir çalıştırma kolu vb kullanarak bir yere kaldırmak wind up v.
bir şeyi çekmek/kaldırmak (çalıştırma kolu vb kullanarak) wind-up v.
bir şeyi ortadan kaldırmak put something away v.
bir şeyin ağırlığını kaldırmak support v.
birini veya bir şeyi kaldırmak heist someone or something up v.
birinin kuşkularını ortadan kaldırmak set someone's mind at rest v.
blokunu kaldırmak unblock v.
bocurgat halatı ile kaldırmak parbuckle v.
bocurgatla kaldırmak jacks up v.
bulunduğu yerden kaldırmak displace v.
bulunduğu yerden kaldırmak move from its usual place v.
bulunduğu yerden kaldırmak replace v.
bulunduğu yerden kaldırmak remove v.
bürokratik engelleri ortadan kaldırmak debureaucratize v.
cenaze kaldırmak bury v.
cenaze kaldırmak hold a funeral v.
cenazeyi kaldırmak bury v.
cenazeyi kaldırmak hold a funeral v.
çabuk eğip kaldırmak bob v.
çatalla kaldırmak fork v.
çevirip kaldırmak turn up v.
dağa kaldırmak kidnap v.
dağa kaldırmak abduct v.
dansa kaldırmak ask somebody to dance v.
denetimi kaldırmak decontrol v.
denetimi kaldırmak ya da azaltmak deregulate v.
dokunulmazlıkları kaldırmak abolish the parliamentary immunity v.
dokunulmazlıkları kaldırmak lift the parliamentary immunity v.
dokunulmazlıkları kaldırmak lift the legislative immunity v.
dosya/dava üzerindeki gizliliği kaldırmak declassify v.
dosyaya kaldırmak put (something) away in a file or its folder v.
düzene meydan okumak/baş kaldırmak defy the system v.
ehliyetini kaldırmak disqualify v.
el kaldırmak raise a hand v.
el kaldırmak raise one's hand v.
el kaldırmak raise one's hand to somebody v.
elbisesini kaldırmak lift up her dress v.
elektrik akımındaki küçük dalgalanmaları kaldırmak debounce v.
elini kaldırmak lift one's hand v.
elini kaldırmak raise one's hand v.
engeli kaldırmak eliminate the barrier v.
engeli kaldırmak remove the obstacle v.
engelleri kaldırmak eliminate the barriers v.
engelleri kaldırmak remove the obstacles v.
enkaz kaldırmak remove the wreckage v.
enkaz kaldırmak clear the wreckage v.
esrar perdesini kaldırmak clear up v.
etkinliğini kaldırmak deactivate v.
geçici olarak yürürlükten kaldırmak suspend v.
gizliliğini kaldırmak declassify v.
hakkı ortadan kaldırmak abolish a right v.
halter kaldırmak lift a barbell v.
hasat kaldırmak harvest v.
hastaneye kaldırmak hospitalise v.
hastaneye kaldırmak take to hospital v.
hastaneye kaldırmak hospitalize v.
havaya kaldırmak levitate v.
havaya kaldırmak throw up v.
havaya kaldırmak put up v.
herkesi ayağa kaldırmak rag v.
hız yasağını kaldırmak derestrict v.
ırk ayrımını kaldırmak desegregate v.
ırk ayrımını ortadan kaldırmak desegregate v.
idam cezasını kaldırmak abolish the death penalty v.
idam cezasını kaldırmak remove the death penalty v.
idam cezasını kaldırmak abolish the capital punishment v.
idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak attaint v.
ileride kullanmak üzere bir kenara koymak/kaldırmak set something aside for future use v.
insanları ayağa kaldırmak alarm people v.
istim kaldırmak get up steam v.
işlemden kaldırmak cancel v.
iterek kaldırmak boost up v.
izbiro (yük kaldırmak için) sling v.
kadeh kaldırmak raise one's glass in a toast v.
kadeh kaldırmak make a toast v.
kadeh kaldırmak propose a toast v.
kafasını kaldırmak raise one's head v.
kafasını kaldırmak lift one's head v.
kaldıraçla kaldırmak pry up v.
kaldıraçla kaldırmak prise v.
kaldıraçla kaldırmak lever v.
kaldıraçla kaldırmak prize up v.
kaldıraçla kaldırmak purchase v.
kaldıraçla kaldırmak prize v.
kaldırmak (bir şeyi bir yerden) be in the clear v.
kaldırmak (daha aşağı bir yerde duran birini/bir şeyi) pick up v.
kaldırmak (manivela vb'ni çevirerek) wind up v.
kaldırmak (oyunu/bir taşıtın seferini/vergiyi/sınırlamayı) take something off v.
kaldırmak (tesis vb) deinstall v.
kaldırmak (yukarı) raise v.
kaşlarını kaldırmak lift one's eyebrows v.
kaşlarını kaldırmak arch one's eyebrows v.
kazan kaldırmak mutiny v.
kazan kaldırmak revolt v.
kazan kaldırmak rebel against v.
kenara kaldırmak put aside v.
kısıtlamaları kaldırmak remove the restrictions v.
kısıtlamaları kaldırmak lift the restrictions v.
kısıtlamayı kaldırmak abolish the restriction v.
kısıtlamayı kaldırmak lift the restriction v.
kısıtlamayı kaldırmak remove the restriction v.
kısıtlayıcı şartları kaldırmak deregulate v.
kolunu kaldırmak raise one's arm v.
kontrolü kaldırmak decontrol v.
kriko ile kaldırmak jacks up v.
kriko ile kaldırmak jack v.
kriko ile kaldırmak jack up v.
kullanımdan kaldırmak decommission (military) v.
kullanımdan kaldırmak drop something out of use (word etc.) v.
kullanımdan kaldırmak take something out of circulation (coin etc) v.
kullanımdan kaldırmak abolish the use v.
kuralı kaldırmak lift a rule v.
kuşatmayı kaldırmak lift the siege v.
kutsallığını ortadan kaldırmak desanctify v.
mahalleyi ayağa kaldırmak set the neighbourhood in an uproar v.
mahalleyi ayağa kaldırmak stir up the neighborhood v.
mahsul kaldırmak harvest crop v.
mahsul kaldırmak gather crop v.
malları kaldırmak remove goods v.
manivela ile kaldırmak prise v.
manivela ile kaldırmak purchase v.
manivela ile kaldırmak prize v.
manivela ile kaldırmak lever v.
manivela ile kaldırmak veya hareket ettirmek lever v.
masadaki kağıtları kaldırmak/toplamak clear the papers from the desk v.
masanın üzerindekileri kaldırmak clear the table v.
masayı kaldırmak clear the table v.
midesi kaldırmak have the stomach for something v.
muafiyeti kaldırmak remove the exemption v.
muafiyeti kaldırmak lift the exemption v.
ortadan kaldırmak make away with v.
ortadan kaldırmak abolish v.
ortadan kaldırmak extinguish v.
ortadan kaldırmak sweep v.
ortadan kaldırmak pick up v.
ortadan kaldırmak resolve v.
ortadan kaldırmak clear off v.
ortadan kaldırmak put away v.
ortadan kaldırmak take away v.
ortadan kaldırmak suppress v.
ortadan kaldırmak wipe something out v.
ortadan kaldırmak remove v.
ortadan kaldırmak destroy v.
ortadan kaldırmak blot out v.
ortadan kaldırmak raze v.
ortadan kaldırmak eliminate v.
ortadan kaldırmak clear away v.
ortadan kaldırmak rule out v.
ortadan kaldırmak stamp out v.
ortadan kaldırmak work off v.
ortadan kaldırmak hide from view v.
ortadan kaldırmak put out of sight v.
ortadan kaldırmak put up v.
ortadan kaldırmak get rid of v.
ortadan kaldırmak kill v.
ortadan kaldırmak do away with v.
ortalığı ayağa kaldırmak cause quite a stir v.
öğrencileri tahtaya kaldırmak call students to the chalkboard v.
öğrenciyi tahtaya kaldırmak call a student to the blackboard v.
ölüm cezasını kaldırmak remove the death penalty v.
ölüm cezasını kaldırmak abolish the capital punishment v.
ölüm cezasını kaldırmak abolish the death penalty v.
önyargıları ortadan kaldırmak eliminate the prejudices v.
örtüsünü kaldırmak unveil v.
örtüsünü kaldırmak uncover v.
örtüsünü kaldırmak uncloak v.
örtüsünü kaldırmak strip v.
özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak derestrict v.
panjuru kaldırmak open the shutter v.
panjuru kaldırmak fling open the shutter v.
parantezi kaldırmak remove the parenthesis v.
parmak kaldırmak raise hand v.
parmak kaldırmak raise one's hand v.
peçesini kaldırmak unveil v.
protestoyu kaldırmak withdraw the protest v.
rafa kaldırmak shelve v.
rafa kaldırmak mothball v.
rafa kaldırmak postpone v.
rafa kaldırmak rack v.
rafa kaldırmak lay aside v.
rafa kaldırmak scrap v.
rejime karşı ayaklanmak/baş kaldırmak rise against the regime v.
reyondan kaldırmak remove something from the shelf v.
riski ortadan kaldırmak remove the risk v.
riski ortadan kaldırmak eliminate the risk v.
sağlığına kadeh kaldırmak pledge v.
sağlığına kadeh kaldırmak bottoms up v.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialize v.
sanayiyi ortadan kaldırmak deindustrialise v.
seçimi kaldırmak untick v.
seferberliği kaldırmak demobilise v.
seferberliği kaldırmak demobilize v.
servisten kaldırmak take something off v.
sınırlamayı kaldırmak derestrict v.
sınırları kaldırmak remove the borders v.
sır perdesini kaldırmak lift the veil of mystery v.
sır perdesini kaldırmak unveil the mystery v.
sır perdesini kaldırmak lift the veil of secrecy v.
sofrayı kaldırmak clear the table v.
şaka kaldırmak take a joke v.
şaka kaldırmak take joke v.
şaka kaldırmak be able to take a joke v.
şalter kaldırmak turn on a switch v.
şalteri kaldırmak turn on the power switch v.
şerefine kadeh kaldırmak propose a toast for v.
tahtaya kaldırmak call to the chalkboard v.
tarladan kaldırmak harvest v.
tayından kaldırmak deration v.
tedavülden kaldırmak immobilise v.
tedavülden kaldırmak withdraw from circulation v.
tedavülden kaldırmak immobilize v.
tedavülden kaldırmak demonetize v.
tedavülden kaldırmak call in v.
tedavülden kaldırmak demonetise v.
tedavülden kaldırmak retire v.
tedavülden kaldırmak (parayı) call in v.
tehlikeleri ortadan kaldırmak remove the hazards v.
tırısa kaldırmak trot v.
toz kaldırmak raise dust v.
toz kaldırmak kick up v.
tutup kaldırmak pick up v.
tüzel kişiliğini kaldırmak disincorporate v.
üzerindeki vurguyu kaldırmak destress v.
üzerindeki vurguyu kaldırmak de-emphasise v.
üzerindeki vurguyu kaldırmak de-emphasize v.
vakıflarını kaldırmak disendow v.
vinçle kaldırmak winch v.
vinçle kaldırmak crane v.
vizeyi kaldırmak abolish visa regime v.
vizeyi kaldırmak abolish visa v.
vizeyi kaldırmak abolish visa requirement v.
vurguyu kaldırmak deemphasize v.
yaftayı/lekeyi kaldırmak destigmatise v.
yaftayı/lekeyi kaldırmak destigmatize v.
yaranın kabuğunu kaldırmak lift the scab v.
yasağı kaldırmak overturn the ban v.
yasağı kaldırmak lift the ban v.
yasağı kaldırmak lift a ban v.
yasağı kaldırmak remove a ban on v.
yasağı kaldırmak unban v.
yasak kaldırmak unban v.
yasak kaldırmak remove a ban on v.
yasak kaldırmak lift a ban v.
yatağından kaldırmak rout out v.
yavaş yavaş kullanımdan kaldırmak phase out v.
yayından kaldırmak discontinue broadcasting v.
yerine kaldırmak clear v.
yukarı kaldırmak rear v.
yukarı kaldırmak lift up v.
yukarı kaldırmak hoist v.
yukarı kaldırmak uphold v.
yukarı kaldırmak heave v.
yukarı kaldırmak wind up v.
yukarı kaldırmak uplift v.
yukarı kaldırmak uprear v.
yukarı kaldırmak lift v.
yukarı kaldırmak swipe up v.
yükseğe kaldırmak jack v.
yükseğe kaldırmak hoist v.
yükümlülüğü kaldırmak cancel an obligation v.
yükümlülüğü kaldırmak remove an obligation v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak remove an obligation v.
yükümlülüğü ortadan kaldırmak cancel an obligation v.
yürürlükten kaldırmak do away with v.
yürürlükten kaldırmak abate v.
yürürlükten kaldırmak repeal v.
yürürlükten kaldırmak revoke v.
yürürlükten kaldırmak abolish v.
yürürlükten kaldırmak annul v.
yürürlükten kaldırmak rescind v.
yürürlükten kaldırmak legislate away v.
yürürlükten kaldırmak dismantle v.
yürürlükten kaldırmak abrogate v.
yürürlükten kaldırmak (yasayı) repeal v.
zehirin etkisini ortadan kaldırmak detoxify v.
zırhını kaldırmak de-armor v.
Phrasals
(bir sorunu) kaldırmak stand for
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something from something
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something off
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something off (of) something
(bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek pry something out (of something)
bir şeyi kaldıraç/levye ile kaldırmak pry something up
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep something away
bir şeyi ortadan kaldırmak sweep away something
bir şeyi yavaş yavaş yok etmek/ortadan kaldırmak chip away at something
bir şeyi yukarı kaldırmak/çekmek jerk something up
bir yerden bir şeyleri kaldırmak/temizlemek/toplamak clear something from some place
birine baş kaldırmak rebel against someone
birine baş kaldırmak revolt against someone
birine baş kaldırmak rise against someone
birini bir yere (pencereye vb) kaldırmak hold someone up to something
dosyalayıp arşive kaldırmak file away
katlayıp kaldırmak fold something away
katlayıp kaldırmak fold away
kazan kaldırmak mutiny against someone
kenara kaldırmak shoulder aside
kullanımdan kaldırmak lay up
levye ile kaldırmak jimmy something up
onuruna kadeh kaldırmak raise one's glass
ortadan kaldırmak make away off
ortadan kaldırmak design out
ortadan kaldırmak take out
ortadan kaldırmak magic away
ortadan kaldırmak iron out
ortadan kaldırmak patch up
ortalıktan kaldırmak pack away
ortalıktan kaldırmak pack something away
tedavülden kaldırmak lay up
toplayıp kaldırmak pack away
toplayıp kaldırmak pack something away
yukarı doğru kaldırmak push up on
yukarı doğru kaldırmak raise upward
yukarı doğru kaldırmak lift up
Colloquial
bisikletin/motorun önünü kaldırmak pop a wheelie v.
birinin götünü kaldırmak give someone a big head
kadeh kaldırmak drink a toast
Idioms
(bir şeyi) sözü/görüşü kaldırmak/kabul etmek take kindly to something
(bir şeyi) sözü/görüşü kaldırmak/kabul etmek take well to something
(bir şeyin) perdesini kaldırmak take the wraps off something
(seyircileri) ayağa kaldırmak bring something to its feet
(seyircileri) ayağa kaldırmak bring one to one's feet
(sonradan kullanmak üzere) bir şeyi kenara kaldırmak put something in mothballs
baş kaldırmak fly in the face of
baş kaldırmak be up in arms
başını gururla yukarı kaldırmak toss one's head
bir şeyi kaldırmak heave something up
bir şeyi rafa kaldırmak put something on ice
bir şeyi rafa kaldırmak put something on back burner
birine elini kaldırmak lift a hand against someone
birine elini kaldırmak lay a hand on somebody
birine elini kaldırmak raise a hand against someone
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's back up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's dander up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's hackles up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak put someone's back up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak make somebody's hackles rise
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's irish up
birinin sinirlerini ayağa kaldırmak raise somebody's hackles
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off of someone
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off somebody
birisine el kaldırmak lift one's hand against
birisine el kaldırmak raise one's hand against
birisine kadeh kaldırmak raise one's glass to someone
birisinin dokunulmazlığını kaldırmak strip someone of immunity
bürokratik engelleri kaldırmak cut through red tape
çirkefliği ortadan kaldırmak cleanse the augean stables
dosyalayıp kaldırmak file something away
dünyayı ayağa kaldırmak set the world on fire
el kaldırmak (dayak) lay a hand on
elini kaldırmak put one's hand up
hemen rafa kaldırmak drop something like a potato
hemen rafa kaldırmak drop something like a hot brick
hop oturtup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their chair
hop oturtup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their seat
hop oturup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their seat
hop oturup hop kaldırmak keep somebody on the edge of their chair
kadehini birisi için kaldırmak raise one's glass to someone
kaşla göz arasında ortadan kaldırmak conjure away
kazan kaldırmak rock the boat
kriko kullanarak kaldırmak jack up
kupayı kazanmak/kaldırmak win the cup
kutlamak için kadeh kaldırmak raise one's glass
midesini kaldırmak make someone's gorge rise
naftalinleyip kaldırmak put something in mothballs
ortadan kaldırmak keep clear of
ortadan kaldırmak put paid
ortalığı ayağa kaldırmak set the thames on fire
otoriteye baş kaldırmak kick over the traces
rafa kaldırmak put into cold storage
rafa kaldırmak put on ice
rafa kaldırmak put something on the shelf
sağlığına kadeh kaldırmak propose a toast
sinirlerini ayağa kaldırmak make someone see red
sinirlerini ayağa kaldırmak get on someone's wick
sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's back up
sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's goat
sinirlerini ayağa kaldırmak get up someone's nose
sinirlerini ayağa kaldırmak nark
sinirlerini ayağa kaldırmak get on someone's nerves
sinirlerini ayağa kaldırmak get someone's dander up
sinirlerini ayağa kaldırmak give someone the pip
sinirlerini ayağa kaldırmak jangle on one's nerves
sinirlerini ayağa kaldırmak rankle with
sinirlerini ayağa kaldırmak wind up
sinirlerini ayağa kaldırmak bug
sinirlerini ayağa kaldırmak miff
sinirlerini ayağa kaldırmak burn up
sinirlerini ayağa kaldırmak tick off
sinirlerini ayağa kaldırmak make someone's hackles rise on
sinirlerini ayağa kaldırmak tee off
sinirlerini ayağa kaldırmak make someone's blood boil
sinirlerini ayağa kaldırmak hack off
sinirlerini ayağa kaldırmak ruffle someone's feathers
sinirlerini ayağa kaldırmak rub up the wrong way
şaka kaldırmak take in good part
şaka kaldırmak take a joke
tornavidayla kaldırmak jack up
ufak pürüzleri ortadan kaldırmak get the wrinkles out
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak keep the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak get the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak put the record straight
yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak set the record straight
yükümlülüğünü kaldırmak be exempt from
Speaking
engelleri kaldırmak için varız we are here to remove all obstacles
engelleri kaldırmak için varız we are here to remove the obstacles
engelleri ortadan kaldırmak clear the way
Slang
(bardan vb) kadın kaldırmak pick up woman
(bir işten bir miktar para) kaldırmak flip (some amount of money) from
(birini) tavlayıp (bir mekandan) kaldırmak drag off
büyük para kaldırmak make bank
ciddi para kaldırmak put some serious paper
çavuşu kaldırmak get it up
ev cezasını kaldırmak let off the hook
ortadan kaldırmak kill (someone)
tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak get off one's ass
tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak get off one's butt
tembellik/miskinlik etmeyi bırakıp harekete geçmek/kıçını kaldırmak get off one's rear
Trade/Economic
ambargoyu kaldırmak take off the embargo
bir vergiyi kaldırmak remit tax
ekonomik ambargoyu kaldırmak lift the economic embargo
ekonomik müeyyideleri kaldırmak lift the economic sanctions
ekonomik yaptırımları kaldırmak lift the economic sanctions
gümrük vergilerini kaldırmak to abolish customs duties
ipoteği kaldırmak release
ipotek kaldırmak release
kısıtlamaları kaldırmak deregulate
malları kaldırmak remove goods
parayı tedavülden kaldırmak demonetize
parayı tedavülden kaldırmak demonetise
piyasadan kaldırmak recall from the market
piyasadan kaldırmak take it off the market
piyasadan kaldırmak pull from the market
senedi tedavülden kaldırmak retire a bill
tedavülden kaldırmak demonetize
tedavülden kaldırmak withdraw something from circulation
tedavülden kaldırmak take something out of circulation
tedavülden kaldırmak demonetise
ticari engelleri kaldırmak lift the trade barriers
üretimden kaldırmak discontinue the production of
yürürlükten kaldırmak abrogation
yürürlükten kaldırmak abolish
Law
(adam) kaldırmak abduct
(yasayı) kaldırmak rescind
adam kaldırmak kidnap
bir külfeti kaldırmak exonerate
cezayı kaldırmak revoke the punishment
haczi kaldırmak release an attachment
husumeti ortadan kaldırmak reconcile