perk - Türkisch Englisch Wörterbuch

perk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

perk — Definition

Bedeutung:
yan hak, avantaj
Aussprache (IPA):
(AmE /pɜːrk/ – BrE /pɜːk/)
Wortart:
İsim: perk (perks); Fiil: perk (perks – perked – perking)
Synonyme:
benefit, privilege
Antonyme:
drawback

Bedeutungen von dem Begriff "perk" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 43 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
perk n. avantaj
Free VPNs can offer you all of the perks in the world.
Ücretsiz VPN'ler size dünyadaki tüm avantajları sunabilir.

More Sentences
perk n. ikramiye
The company gave me a car as a perk.
Şirket bana ikramiye olarak bir araba verdi.

More Sentences
perk v. kendine gelmek
Emma quickly perked up after her illness.
Emma hastalığının ardından hızla kendine geldi.

More Sentences
perk n. maaştan hariç kazanılan para
perk n. yan gelir
perk n. tip
perk n. ek ödeme
perk n. maaşın dışındaki gelir
perk n. avanta
perk n. kahve makinesi
perk n. süzücü
perk v. neşelendirmek
perk v. canlanmak
perk v. kaldırmak
perk v. neşelenmek
perk v. dikmek
perk v. ilişmek
perk v. doğrulmak
perk v. yerleştirmek
perk v. kendinden emin bir şekilde durmak
perk v. konmak
perk v. gösterişli bir şekilde kalkmak
perk v. tünemek
perk v. kibirli davranmak
perk v. kendini göklere çıkartmak
perk v. burnunun ucu ile bakmak
perk v. tazelemek
perk v. tazelemek
perk v. görünümünü iyileştirmek
perk v. güzelleştirmek
perk v. tarz kazandırmak
perk v. şık hale getirmek
perk v. hızlıca kapmak
perk v. hızlıca kaldırmak
perk v. küstahça uzatmak
perk v. kendinden emin şekilde kaldırmak
perk adj. şen
perk adj. neşeli
perk N. yan hak
Gastronomy
perk v. süzülmek
perk v. (kahveyi) süzmek
perk v. sızmak
perk v. (kahveyi) filtreden geçirmek

Bedeutungen, die der Begriff "perk" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 39 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
perk [dialect] n. yüksek yer
perk [dialect] n. yüksek konum
perk oneself v. canlanmak
perk oneself v. iyileşmek
perk up v. canlanmak
perk up v. canlandırmak
perk up v. neşelendirmek
perk up v. dikmek
perk up v. kaldırmak
perk oneself up v. canlanmak
perk up v. neşelenmek
perk up v. kendine gelmek
perk oneself up v. iyileşmek
perk [dated] v. dikkatle bakmak
perk [dated] v. sorgulayarak bakmak
perk [dated] v. merakla bakmak
Phrasals
perk up v. canlanmak
perk up v. neşelenmek
perk along v. tıkır tıkır işlemek
perk along v. gayet iyi durumda olmak
perk along v. yolunda gitmek
perk up v. tazelemek
perk up v. görünümünü iyileştirmek
perk up v. güzelleştirmek
Idioms
perk it v. gururlu davranmak
perk it v. sırnaşık davranmak
perk up (one's) ears v. dikkat kesilmek
perk up (one's) ears v. birinin dikkatini çekmek
perk up (one's) ears v. birinin dikkatle dinleyeceği bir şey söylemek/yapmak
perk up (one's) ears v. kulak kabartmak
perk up (one's) ears v. kulak vermek
perk up (one's) ears v. kulaklarını dikmek
perk up (one's) ears v. kulak kesilmek
perk up (one's) ears v. birinin kulak kesileceği bir şey söylemek/yapmak
perk up (one's) ears v. dikkatle dinlemeye başlamak
Statistics
perk's distribution n. perk dağılımı
Slang
perk up [australia] v. kusmak
perk up [australia] v. istifra etmek
perk up [australia] v. (midedekileri) çıkarmak