put up - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

put up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "put up" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 50 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put up v. bir yana bırakmak
put up v. arzetmek
put up v. artırmak (fiyat)
put up v. vermek
put up v. yiyeceği korumak
put up v. açmak (şemsiye)
put up v. yerine koymak
put up v. adaylığını koymak
put up v. havaya kaldırmak
put up v. çıkarmak
put up v. kurmak (çadır)
put up v. konaklamak
put up v. artırmak
put up v. inşa etmek
put up v. yükseltmek
put up v. gecelemek
put up v. yükseltmek (fiyat kira vb'ni)
put up v. yığmak
put up v. düzenlemek
put up v. bahis oynamak
put up v. (ilan vb) asmak
put up v. satışa sunmak
put up v. yapmak
put up v. konservesini yapmak
put up v. kompostosunu yapmak
put up v. önermek (iş vb için)
put up v. kapatmak
put up v. ortadan kaldırmak
put up v. misafir etmek
put up v. yükseltmek (kira)
put up v. bildirmek
put up v. para vermek (bir işi finanse etmek için)
put up v. önceden ayarlamak
put up v. (fiyat) artırmak
put up v. sağlamak (para/yiyecek)
put up v. ağırlamak
put up v. asmak (ilan)
put up v. misafir olmak
put up v. kurmak
put up v. istif etmek
put up v. teklif etmek
put up v. kaldırmak
put up v. seçim için aday önermek
put up v. sunmak
put up v. reçelini yapmak
put up v. kalmak
put up v. satılığa çıkarmak
put up v. (para) sağlamak
Phrasals
put up (bina/heykel) dikmek
Trade/Economic
put up satışa çıkarmak

Bedeutungen, die der Begriff "put up" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
put up with v. katlanmak
General
have to put up with somebody v. kahrını çekmek
put a house up for sale v. evi satışa çıkarmak
put a house up for sale v. evi satılığa çıkarmak
put away make up v. makyajı temizlemek
put on make up v. makyaj yapmak
put on make-up v. makyaj yapmak
put on make-up v. boyanmak
put one's feet up v. dinlenmek
put oneself up v. şişinmek
put somebody back up v. gıcık etmek
put somebody up v. misafir etmek
put somebody up v. ağırlamak
put somebody up v. konuklamak
put somebody up v. konuk etmek
put someone up v. birini misafir etmek
put something up for auction v. bir şeyi açık artırma ile satışa çıkarmak
put something up for sale v. bir şeyi satışa çıkarmak
put the wind up somebody v. endişelendirmek
put up a barricade v. barikat kurmak
put up a fight v. (kurtulmak için) boğuşmak
put up a fight v. mücadele etmek
put up a fight v. mücadele vermek
put up a good fight v. iyi bir mücadele sergilemek
put up a notice v. bildirim yapmak
put up a notice v. ilan asmak
put up a notice v. genelge çıkarmak
put up a poor show v. başarılı olmamak
put up a poor show v. yaptığı iyi olmamak
put up a poster v. afiş asmak
put up a tent v. çadırı kurmak
put up a tent v. çadır kurmak
put up a wall v. duvar örmek
put up an umbrella v. şemsiye açmak
put up at v. kalmak (otel vb)
put up at v. kalmak (otel vb'nde)
put up at a hotel v. otelde konaklamak
put up candidate v. aday çıkarmak
put up for v. adaylığını koymak
put up for sale v. satışa sunmak
put up for sale v. satılığa çıkarmak
put up for sale v. satışa çıkarmak
put up ladder v. merdiven kurmak
put up ladder v. merdiveni kurmak
put up one's shutters v. kepenkleri kapamak
put up resistance v. direnç göstermek
put up something for auction v. açık artırmaya çıkarmak
put up the curtains v. perde takmak
put up with v. tahammül etmek
put up with v. dayanmak
put up with v. çekmek
put up with v. acıya dayanmak
put up with v. acıya katlanmak
put up with v. müsamaha etmek
put up with v. takat getirmek
put up with v. hazmetmek
put up with v. sineye çekmek
put up with (a pain, sorrow) v. acıya katlanmak
put up with a lot of trouble v. kahır çekmek
put up with somebody's whims v. nazını çekmek
put up with something with patience v. ya sabır çekmek
put-up job n. şike
put-up job n. danışıklı dövüş
hastily put up adj. derme çatma
put-up adj. danışıklı
put up your hands! interj. eller yukarı!
Phrasals
put up for auction açık artırmaya çıkarmak/koymak
put up with katlanmak (birine/bir şeye)
Colloquial
put 'em up! eller yukarı!
put 'em up! kaldır ellerini!
put the baby up for adoption bebeği evlatlık vermek
put up your dukes yumruklarını kaldır ve (benimle) dövüşmeye hazırlan!
put up your dukes (yumruklarına) davran!
Idioms
a put-up job alavere dalavere
a put-up job üçkağıt
get/put the wind up somebody birini endişelendirmek
get/put the wind up somebody birine kafayı yedirtmek
put money up (for something) finansman sağlamak
put money up (for something) maddi/finansal olarak karşılamak
put one's feet up dinlenmek
put one's feet up oturup dinlenmek
put one's feet up istirahat etmek
put one's hair up saçını (at kuyruğu veya topuz şeklinde) toplamak
put one's hair up saçlarını yapmak
put one's hand up elini kaldırmak
put someone up against someone (bir müsabakada) (birini) (başka birisinin) karşısına çıkarmak
put someone up against someone birini diğerinin karşısına (rakip olarak) çıkarmak/koymak
put someone up to something gaza getirmek
put someone's back up birini gıcık etmek
put someone's back up çok sinirlendirmek
put someone's back up birini sinirden kudurtmak
put someone's back up birini çok kızdırmak
put someone's back up birini çileden çıkarmak
put someone's back up birini küplere bindirmek
put someone's back up birisinin canını sıkmak
put someone's back up birinin sinirlerini ayağa kaldırmak
put someone's back up birini çok öfkelendirmek
put someone's back up birini uyuz etmek
put someone's dander up çok öfkelendirmek
put someone's dander up sinirlerini tepesine çıkarmak
put someone's pecker up rahatını kaçırmak
put someone's pecker up keyfini kaçırmak
put the wind up somebody birini endişelendirmek/korkutmak
put their guard up against gardını almak
put their guard up against tetikte olmak
put two fingers up at someone tepki göstermek
put two fingers up at someone kızgınlığını belli etmek
put up a brave front korktuğunu belli etmemek
put up a brave front casurca davranmak
put up a brave front cesur gibi görünmek
put up a fuss bir zorluk çıkarmak
put up a good fight sıkı bir mücadele vermek
put up a good fight ölesiye mücadele etmek
put up a good fight sonuna kadar savaşmak
put up a good fight dağları devirmek
put up a good fight sonuna kadar mücadele etmek
put up a poor show kötü bir performans segilemek
put up a struggle mücadele etmek
put up or shut up ya yap ya da çeneni kapat
put up or shut up lafla peynir gemisi yürümez
put up the money finanse etmek
put up with tahammül etmek
put up with sineye çekmek
put up with dayanmak
put up with katlanmak
put up with çekmek
put up with someone birinin derdini çekmek
Speaking
i can put you up sizi misafir edebilirim
i can put you up seni misafir edebilirim
put your arms up kollarını kaldır
Slang
put two fingers up at someone işaret çekmek
put two fingers up at someone birine el hareketi yapmak
put-up job alavere dalavere
put-up job üçkağıt
Trade/Economic
be put up for sale satışa sunulmak
be put up for sale satılığa çıkarılmak
put prices up fiyatları yükseltmek
put something up for auction açık artırmaya çıkarmak
put something up for sale satışa çıkarmak
put up as security or collateral ipotek göstermek
put up as security or collateral ipotek vermek
put up as security or collateral rehin göstermek
put up as security or collateral rehin vermek
put up for sale satılığa çıkarmak
put up for sale satışa sunmak
put up something as collateral teminat göstermek
put up the shutters kepenkleri indirmek
put up the shutters kepengi indirmek
put up the shutters dükkanı kapatmak
British Slang
put the willies up someone birinin ödünü patlatmak