ilerlemek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ilerlemek



Bedeutungen von dem Begriff "ilerlemek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 65 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ilerlemek proceed v.
ilerlemek advance v.
ilerlemek progress v.
General
ilerlemek frame v.
ilerlemek get on v.
ilerlemek get ahead v.
ilerlemek run v.
ilerlemek improve v.
ilerlemek forge ahead v.
ilerlemek get on (with) v.
ilerlemek troop v.
ilerlemek move along v.
ilerlemek go on v.
ilerlemek go ahead v.
ilerlemek pick v.
ilerlemek advance v.
ilerlemek grow v.
ilerlemek go v.
ilerlemek get along v.
ilerlemek proceed v.
ilerlemek march on v.
ilerlemek get better v.
ilerlemek push on v.
ilerlemek hold v.
ilerlemek move on v.
ilerlemek move v.
ilerlemek march v.
ilerlemek go forward v.
ilerlemek make progress v.
ilerlemek march forward v.
ilerlemek keep going v.
ilerlemek flourish v.
ilerlemek gain v.
ilerlemek make headway v.
ilerlemek get down to v.
ilerlemek keep v.
ilerlemek proceed with v.
ilerlemek rise v.
ilerlemek come to the fore v.
ilerlemek forge v.
ilerlemek move ahead v.
ilerlemek make one's way v.
ilerlemek pick up v.
ilerlemek run on v.
ilerlemek progress v.
ilerlemek strike v.
ilerlemek boom v.
ilerlemek develop v.
ilerlemek wheel v.
ilerlemek move forward v.
ilerlemek go along v.
ilerlemek come on v.
ilerlemek come along v.
Phrasals
ilerlemek pull forward
ilerlemek pass on
ilerlemek lope along
ilerlemek move up to
ilerlemek leap forward
Colloquial
ilerlemek make headway
Idioms
ilerlemek grow apace
ilerlemek get off the ground
ilerlemek go ahead
Trade/Economic
ilerlemek advance
Technical
ilerlemek advance
Computer
ilerlemek go-ahead

Bedeutungen, die der Begriff "ilerlemek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 153 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
solucan gibi kıvrılarak ilerlemek worm v.
General
(gemi) bir yere doğru ilerlemek float into something v.
(gemi) suda yavaşça ilerlemek float through something v.
(ile) ilerlemek push ahead with v.
(ormandan) (ağaçları vb keserek) ilerlemek hack one's way through something v.
(sekmeyi/görüntüyü) kaydırarak ilerlemek scroll through v.
(taşıt) yavaş yavaş ilerlemek labour v.
(taşıt) yavaş yavaş ilerlemek labor v.
adım adım ilerlemek proceed step by step v.
ağır ağır ve güçlükle ilerlemek wade through v.
ağır ilerlemek plod v.
akıntıya karşı ilerlemek stem the current v.
altına sıçanyolu kazarak ilerlemek sap v.
arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek pick one's way through v.
ayaklarının ucuna basarak ilerlemek tiptoe v.
bata çıka ilerlemek flounder v.
beleşten ilerlemek coast v.
belirlenen süreye uygun olarak ilerlemek (bir iş) be on target v.
bir açıda ilerlemek proceed at an angle v.
bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek/ilerlemek (motorlu araç) careen v.
bir yere doğru ilerlemek head for v.
çamurda ilerlemek slush v.
çıkışa doğru ilerlemek proceed to the exit v.
çıkışa doğru ilerlemek move forward to the exit v.
çok yavaş ilerlemek move so slowly v.
çuf çuf/çufçuflamak/çufçuflayarak ilerlemek chuff v.
dumanlar çıkararak ilerlemek (lokomotif/vapur belirli bir yöne doğru) puff v.
düm düz ilerlemek go straight v.
düşe kalka ilerlemek slither v.
-e doğru ilerlemek bear down on v.
-e doğru ilerlemek progress to v.
-e doğru ilerlemek be on the road to v.
-e doğru ilerlemek move towards v.
-e ilerlemek bear down on v.
el yordamıyla aramak/ilerlemek grope v.
el yordamıyla ilerlemek feel one's way v.
emin adımlarla ilerlemek take firm steps forward v.
güçlükle ilerlemek scramble v.
güçlükle ilerlemek labor v.
güçlükle ilerlemek plough through v.
güçlükle ilerlemek labour v.
güçlükle ilerlemek plow through v.
güneye doğru ilerlemek be heading south v.
hızla ilerlemek press forward v.
hızla ilerlemek dash v.
hızla ilerlemek sweep v.
hızla ilerlemek scuttle v.
hızla ilerlemek gather steam v.
hızla ilerlemek gain steam v.
hızla ilerlemek forge ahead v.
hızla ve gururla ilerlemek sweep v.
hızlı ilerlemek go ahead fast v.
hızlı ilerlemek move fast v.
ilerlemek (zaman/yaş) get on v.
ilerlemek (zaman/yaş) get along v.
ilerlemek için bir kariyer seçmek go in for v.
iş hayatında ilerlemek get ahead v.
itiş kakış ilerlemek fight one's way through the crowd v.
kalabalığı yararak ilerlemek fight one's way through the crowd v.
kalabalığı yararak ilerlemek push one's way through v.
kalabalık bir halde ilerlemek throng v.
kavisli yollarda kıvrılarak ilerlemek serpentine v.
kazarak ilerlemek burrow through v.
mesleğinde ilerlemek go places v.
meslekte ilerlemek make progress in one's career v.
meslekte ilerlemek build one's career v.
meslekte ilerlemek climb the corporate ladder v.
motorlu araç bir yandan bir yana hafifçe sallanarak ilerlemek careen down the road v.
pistte ilerlemek (uçak) taxi v.
sendeleye sendeleye ilerlemek (yeni yürümeye başlayan çocuk) toddle v.
sendeleyerek ilerlemek teeter v.
sinsice ve sessizce ilerlemek/gitmek sneak v.
solucan gibi kıvrılarak ilerlemek worm v.
sürünerek ilerlemek creep v.
sürünerek ilerlemek scramble v.
şiddetle ilerlemek sweep v.
topluca ilerlemek press v.
topluca ilerlemek troop v.
trafikte araçların arasından geçerek ilerlemek weave in and out of traffic v.
uçak pist üzerinde ilerlemek taxi v.
yan yan ilerlemek edge v.
yavaş ilerlemek wear on v.
yavaş ilerlemek nose v.
yavaş ilerlemek crawl v.
yavaş ilerlemek (trafik) crawl v.
yavaş yavaş ilerlemek inch along v.
yılan gibi sessizce ilerlemek snake v.
zıplayarak ilerlemek leapfrog v.
zorla ilerlemek plow through v.
zorla ilerlemek wade v.
zorla ilerlemek plough through v.
Phrasals
(çamurda/karda) bata çıka yürümek/ilerlemek slog through something
(işinde vb.) ilerlemek get ahead (in something)
(kitap/roman) zorla ilerlemek wade through
(yavaş yavaş) bir yere doğru ilerlemek drift in
...aşarak yükselmek/ilerlemek move up through something
..geçerek yükselmek/ilerlemek. move up through something
alanında ilerlemek improve on
bir konuda bir şeyle ilerlemek/ileri gitmek move forward with something
bir şeyde güçlükle ilerlemek plow through something
bir şeyde güçlükle ilerlemek plough through something
bir şeyde ilerlemek push ahead on something
doğru ilerlemek make towards
'e doğru hareket etmek/ilerlemek push toward someone or something
'e doğru ilerlemek progress toward something
hantal hantal gitmek/ilerlemek lumber off
ilerlemek (bir alan vb. boyunca) move across
önüne geçmek/ilerlemek move ahead of
sürünerek ilerlemek crawl along
sürünerek ilerlemek crawl across
yavaşça hareket etmek/ilerlemek drift off
yavaşça/sessiz/sakin bir şekilde yol almak/ilerlemek/dönmek roll along
yılan gibi kıvrılarak ilerlemek snake along
yuvarlanarak ilerlemek roll away
Colloquial
aynı düzeyde ilerlemek keep step
aynı düzeyde ilerlemek keep pace
kalabalığı yararak ilerlemek push one's way through the crowd
trafik adım adım ilerlemek (traffic) to be at a snail's pace
Idioms
(ağaçlık/sazlık vb) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek make one's way through something
(ağaçlık/sazlık vb) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek pick one's way through something
(düşmanın vb) üzerine doğru ilerlemek advance upon
(düşmanın vb) üzerine doğru ilerlemek advance on
(düşmanın vb) üzerine doğru ilerlemek advance towards
adım adım/yavaş yavaş ilerlemek inch forward
ağır aksak ilerlemek inch along
başarı yolunda ilerlemek gain ground
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself across something
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way along something
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch one's way across something
çok yavaş bir şekilde hareket etmek/hareket ederek ilerlemek inch oneself along something
diğer/öteki insanları iterek/itekleyerek yürümek/ilerlemek push past someone or something
itiş kakış ilerlemek crowd in
itiş kakış ilerlemek crowd into
kağnı gibi ilerlemek move at a glacial pace
kalabalığı vs yararak ilerlemek fight one's way out of something
kalabalığı vs yararak ilerlemek fight one's way out
kalabalığı yara yara ilerlemek elbow one's way across
kalabalığı yararak ilerlemek elbow one's way across
kalabalığı yararak ilerlemek crowd in
kalabalığı yararak ilerlemek crowd into
kalabalığı yararak ilerlemek shove one's way (somewhere)
kalabalığı yararak yürümek/ilerlemek push past someone or something
oraya buraya çarparak ilerlemek crash about
yavaş ilerlemek hang on
yavaş yavaş ilerlemek move like glue
yolunda ilerlemek stay the course
Technical
pist üzerinde ilerlemek (uçak) taxi
yavaş ilerlemek lag
Computer
yavaş yavaş yol almak veya belli bir hızda ilerlemek chug along
Aeronautic
pist üzerinde ilerlemek taxi
Marine
rüzgara karşı ilerlemek beat
Medical
solunum yetersizliğinden ölüme doğru ilerlemek progress to death from respiratory failure
Military
ilerlemek (askerler) gain ground