pick - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

pick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "pick" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 60 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pick v. seçmek
pick n. pena
pick n. gitar penası
General
pick v. gelişmek
pick v. toplamak
pick v. yolmak
pick v. aşırmak
pick v. yankesicilik yapmak
pick v. çıkartmak
pick v. devşirmek
pick v. devşirmek (meyveyi)
pick v. tavuklamak
pick v. toplamak (meyve/çiçek vb'ni)
pick v. delmek
pick v. ayıklamak
pick v. çapalamak
pick v. kazmak
pick v. çekiştirmek
pick v. anahtarsız açmak (kilidi)
pick v. dermek
pick v. küçük küçük yemek
pick v. ayırmak
pick v. burun karıştırmak
pick v. didiklemek
pick v. toplanmak
pick v. çalmak
pick v. almak
pick v. gagalamak
pick v. karıştırmak
pick v. koparmak
pick v. gagası ile toplamak
pick v. ilerlemek
pick v. çıkartmak (sivri aletle/tırnaklarla)
pick v. kemirmek
pick v. sivri bir şeyle açmak
pick v. seçip almak
pick v. sıyırmak
pick v. sivri bir aletle kazmak/delmek/açmak/kırmak
pick v. seçip ayırmak
pick v. (kilidi) maymuncukla/telle açmak
pick n. güzide şey
pick n. kazma
pick n. kazma (sivri)
pick n. dürtme
pick n. seçenek
pick n. hasat
pick n. toplanan ürün miktarı
pick n. mızrap
pick n. kürdan
pick n. seçme
pick n. külünk
Slang
pick tüyo
Technical
pick temizlemek
pick seçip almak
pick argaç
pick mekik atma
Basketball
pick perdeleme
pick perdelemek
Music
pick mızrapla çalmak (telli çalgıyı)
pick parmaklarla çalmak (telli çalgıyı)

Bedeutungen, die der Begriff "pick" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 493 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pick up v. toplamak
pick up v. almak (bir yere gelip/gidip birini)
pick up v. radyoda duymak
pick up v. yerden kaldırmak
guitar pick n. gitar penası
guitar pick n. pena
General
pick up v. kaldırmak (daha aşağı bir yerde duran birini/bir şeyi)
pick someone's pocket v. birinin cebindekileri yürütmek
pick out v. ayırt etmek
pick up v. kavramak
pick up v. tutuklamak
pick up speed v. hızlanmak
pick one's nose v. burnunu karıştırmak
pick up v. toparlanmak
pick up v. kaldırmak
pick up v. şans eseri öğrenmek
pick apart v. çürütmek (savı)
pick on v. kusur bulmak
pick a fight v. kavga çıkarmak
pick up v. anlamak
pick at v. burnunu sokmak
pick at v. kusur bulmak
pick at v. karışmak
try and pick up v. tavlamak
pick up v. almak (daha aşağı bir yerde duran şeyleri)
pick up v. tutuklamak (polis birini)
pick oneself up v. toparlanmak
pick flowers v. çiçek koparmak
pick at one's food v. tabağındaki yemekten pek az yemek
pick up v. toplamak (dağınık bir yeri)
pick up v. karakola götürmek (polis birini)
have a bone to pick with somebody v. görülecek bir hesabı olmak
pick up v. ödül kazanmak
pick out v. anlamak
pick holes in v. bir savı çürütmek
pick one's brain v. birinden fikir almak
pick on v. sataşmak
pick up v. iyileşmek
pick up v. arabayla birini almak
pick a war v. savaş çıkarmak
pick up v. şans eseri satın almak
pick a fight v. çıngar çıkarmak
pick one's teeth v. kürdan vb'yle dişlerini temizlemek
pick holes in v. ince eleyip sık dokumak
pick one's brains about something v. tavsiye almak
pick up the receiver v. ahizeyi kaldırmak
pick over v. ince eleyip sık dokumak
pick apart v. çekiştirmek
pick up v. şans eseri edinmek
pick up v. almak
pick on v. eleştirmek
pick a quarrel v. kavga çıkarmak
pick up someone's trail v. takip edilen birinin izini bulmak
pick one's teeth v. dişini karıştırmak
pick up v. almak (radyo/televizyon istasyonunu/telsiz sinyalini)
have a bone to pick with somebody v. paylaşacak kozu olmak
pick one's brain v. bir kişinin görüş ve düşüncelerini sormak
pick one's way through v. arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek
pick people off v. teker teker silahla vurmak
pick up a language v. kulaktan kapmak
pick apart v. insafsızca eleştirmek
pick up v. şans eseri bulmak
pick and choose v. titizlikle seçmek
pick over v. karışmak
pick up v. kapmak (koltuk)
pick out v. ayırmak
pick up v. düzeltmek
pick on v. dadanmak
pick up the tab (for something) v. ödemek
pick at v. çekelemek
pick up v. kazmak
pick out v. teşhis etmek
pick up v. şans eseri almak
pick a quarrel v. aranmak
pick up v. gelişmek
pick on v. seçmek
pick off v. koparmak
pick out v. çıkarmak
pick up the scene of v. kokusunu almak
pick off v. kaldırmak
pick up v. telefonu açmak
pick up the tab v. ödemek
pick over v. ayıklamak
pick up v. fatura ödemek
try and pick up birds v. kız tavlamak
pick oneself up v. yere düşmüşken ayağa kalkmak
pick over v. burnunu sokmak
pick up v. ilerlemek
pick up v. kapmak (yer)
pick a war v. savaş çıkartmak
pick to pieces v. didiklemek
pick out v. ortaya çıkarmak
pick out v. ağır nota çıkarmaya çalışmak
pick at v. yemek
pick up the tab for v. parasını ödemek
pick up v. toparlamak
pick out v. seçmek
pick up v. toplamak (daha aşağı bir yerde duran şeyleri)
pick holes in v. kusur bulmak
pick over v. satılık malları karıştırarak incelemek
have a bone to pick v. paylaşacak kozu olmak
have a bone to pick v. halledilecek davası olmak
pick a bone with v. kavga etmek
pick a bone with v. paylaşacak kozu olmak
pick up from the hotel v. otelden almak
pick one's nose v. burnuyla oynamak
pick the bones v. kılçık ayıklamak
pick the bones out of fish v. kılçığı ayıklamak
pick the bones out of fish v. kılçık ayıklamak
pick the bones v. kılçığı ayıklamak
pick the bones out of fish v. kılçığını çıkarmak
pick the bones v. kılçık çıkarmak
pick the bones v. kılçığını çıkarmak
pick the bones out of fish v. kılçık çıkarmak
pick somebody's pocket v. birine yankesicilik yapmak
(market) pick up v. piyasa açılmak
pick up a scent v. koku duymak
pick cotton v. pamuk toplamak
pick apple v. elma toplamak
pick speed v. hız kazanmak
pick speed v. hızlanmak
pick somebody's pocket v. yankesicilik yapmak
pick up the phone v. telefonu açmak
pick up the empties v. (masanın) boşlarını almak
pick up the empties v. boşları almak
hand-pick v. toplamak
hand-pick v. seçmek
nose-pick v. burun karıştırmak
nose-pick v. burnunu karıştırmak
nose-pick v. burnuyla oynamak
pick up v. kız tavlamak
pick up v. dostluk kurmak
pick up v. ortadan kaldırmak
pick up v. bulmak
pick up v. hız kazanmak
pick up v. suçluyu yakalamak
pick up v. arabayla almak
pick up v. tutup kaldırmak
pick up v. edinmek
pick up v. algılamak
pick up v. yine başlamak
pick up v. elde etmek
pick up v. başlatmak
pick up v. uğrayıp almak
pick up v. kendini toparlamak
pick up v. arabaya almak
pick up v. kafası almak
pick up v. adam seçmek (oyun için)
pick up v. hızlanmak
pick up v. (dil) kulaktan kapmak
pick at v. (yemeği) isteksizce yemek
pick out v. fark etmek
pick up v. arabasına almak
pick up v. yakalamak
pick out v. görmek
pick flowers v. çiçek toplamak
pick up in person v. elden almak
pick up the cost v. faturası birine çıkmak
pick up the phone v. telefona cevap vermek
pick up bad habits v. kötü alışkanlıklar edinmek
pick up an illness v. hastalık kapmak
pick up a distress call v. imdat çağrısı almak
kneel down to pick it up v. almak için yere eğilmek
pick fruit v. meyve toplamak
pick up the empties v. boşları toplamak
pick up someone from the airport v. birini havaalanından almak
pick up the heat signals v. sıcaklık sinyallerini toplamak
pick up the deceased from the hospital v. merhumu hastaneden almak
pick up speed v. hız kazanmak
pick one's nose v. burun karıştırmak
pick up v. seçmek
pick up a fare v. taksiye müşteri almak
pick up one's child from school v. çocuğu okuldan almak
pick someone up from the airport v. birini havaalanından almak
bend over to pick something up v. bir şeyi almak için yere eğilmek
pick a rose v. gül koparmak
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefona bakmak
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefona cevap vermek
pick (it) up on the first ring v. ilk çaldırışta telefonu açmak
pick up a ticket v. bilet almak
cherry-pick v. kendine en uygun olanını seçmek
cherry-pick v. kendine uygun olan kısmını çekip almak
pick up a disease v. bir hastalık kapmak
(the snow) to pick up v. kar toplamak
be pick for v. için seçilmek
pick up rubbish v. çöp toplamak
pick hammer n. martopikör
crystal pick up n. pikap iğnesi
ice pick n. buz kıracağı
water pick n. basınçlı su ile dişleri temizleme aygıtı
pick pocketing n. kapkaç
a bone to pick n. kafasını meşgul eden şey
a bone to pick n. çözülmesi gereken sorun
a bone to pick n. kafasını kurcalayan
a bone to pick n. sıkıntı yaratan konu
pick up line n. karşı cinsi tavlama sözleri
pick up line n. karşı cinsi ayartma sözleri
pick-up n. plakçalar
pick-me-up n. canlandırıcı içki
pick-up n. kamyonet
pick-up n. pikap
hatchet pick n. baltalı kazma
navvy pick n. ağır kazma
drop-off and pick-up area n. yolcu indirme/bindirme alanı
pick-up service n. götürme-getirme servisi/hizmeti
lock pick n. her kilidi açabilen özel anahtar
lock pick n. maymuncuk
pick-me-up n. enerji deposu şey
pick-me-up n. enerji veren şey
parent pick up n. çocuğu okuldan ebeveyinlerinin alması
finger pick n. parmak penası
obvious pick n. bariz seçim
pick vision n. akıllı gözlük ile sipariş toplama
pick-a-back adv. sırtına alarak
pick-a-back adv. sırtında
Phrasals
pick at nerdeyse hiçbirşey yememek
pick at gıdım gıdım yemek
pick at kuş kadar yemek
pick at çok az yemek
pick up toplamak
pick up araklamak
pick up suçluyu yakalamak
pick up enselemek
pick up toparlamak
pick up tutmak
pick on birisiyle uğraşmak
pick on musallat olmak
pick on dadanmak
pick on sataşmak
pick out bir grup içinden seçmek
pick off birer birer vurmak
pick at birinden yakınmak
pick out ayırt etmek
pick over ayıklamak
pick out birkaç kişi arasından seçmek
pick off kurşuna dizmek
pick out seçmek
pick at dırdır etmek
pick at hata bulmak
pick apart hata bulmak
pick at lokmalarla oynamak
pick over eliyle yoklayıp seçmek
pick out farkına varmak
pick over ince eleyip sık dokumak
pick off teker teker vurmak
pick out tanımak
pick apart yanlış bulmak
pick at yemeği didiklemek
pick at çekiştirmek
pick at çekmek
pick something away (eti kemikten) ayırmak
pick away (eti kemikten) ayırmak
pick someone or something off (of) someone bir şeyden/yerden toplamak
pick someone or something off bir şeyden/yerden toplamak
pick someone out of something (bir gruptan/topluluktan/bir grup insan arasından) birini seçmek
pick someone out (bir gruptan/topluluktan/bir grup insan arasından) birini seçmek
pick up kendine gelmek
pick up yerden almak
Colloquial
pick on someone your own size! dişine göre birini bul
pick someone's brains bilgisinden yararlanmak
pick holes in yanlışları bulmak
pick holes in yanlışları ortaya çıkarmak
pick up speed hızlanmak
pick and choose özenle seçmek
pick up the tab hesabı çekmek
pick up the pace hızlanın
pick a seat bir koltuk seçin
pick a spot bir yer seçin
pick a number between one and ten 1 ile 10 arasında bir sayı tut
pick a number between one and ten 1 ile 10 arasında bir sayı seç
pick a number between one and ten 1'den 10'a kadar bir sayı seç
top pick ilk seçim
cherry-pick cımbızlamak
Idioms
pick up the bill masrafı çekmek
pick up the bill hesabı ödemek
pick up the bill bedelini ödemek (genellikle sorumlu olmadığı bir şeyin)
the pick of the bunch (bir grubun) en iyisi
have a bone to pick with someone birisiyle paylaşacak kozu olmak
pick up the tab ödeme yapmak
have a bone to pick with paylaşacak kozu olmak
pick up the tab parayı çekmek
pick a quarrel çıngar çıkarmak
pick up (cinsel ilişki için) arkadaş bulmak
pick up çabucak sıkı fıkı olmak
pick up yakınlaşmak
pick up yatak arkadaşı bulmak
pick holes in kusur bulmak
pick up üzerinde fazla çalışmadan öğrenmek
pick up kulaktan öğrenmek
pick holes in hata bulmak
pick up kulaktan dolma öğrenmek
pick up pratik yaparak öğrenmek
pick up arabaya almak
have a bone to pick paylaşılacak kozu olmak
have a bone to pick görecek meselesi olmak
have a bone to pick halledilecek davası olmak
pick up canlılığını kazanmak
pick up iyi olmak
pick up sağlığı düzelmek
pick up toparlamak
pick up iyileşmek
pick up kendini toparlamak
pick someone to pieces acımasızca eleştirmek
pick to pieces ağır biçimde eleştirmek
pick to pieces acımasızca eleştirmek
pick someone to pieces ağır biçimde eleştirmek
pick someone to pieces birisini çok ağır bir biçimde eleştirmek
pick up the pieces eski durumuna gelmeye çalışmak
pick up the pieces kendine gelmek
pick up the pieces işleri düzene sokmak
pick up the pieces yaşanılan sorunun etkilerini yok etmeye çalışmak
pick up the bill hesabı çekmek
pick up the pace hızlanmak
pick up the pace tempoyu arttırmak
pick up on something önceki (daha önce konuşulan) konuya geri dönmek
pick up on something fark etmek
pick up on something hemen kavramak
pick up on something çabucak anlamak
pick up on something anlamak
pick somebody's brains bilgisine başvurmak
cherry-pick ince eleyip sık dokumak
cherry-pick dikkatlice seçmek
pick up where someone leave off kaldığı (bıraktığı) yerden devam etmek(yeniden başlamak)
pick up the ball and run with it bir fikri veya planı alıp geliştirmek
pick something apart paramparça etmek
pick apart olumsuz eleştirilerde bulunmak
pick something apart olumsuz eleştirilerde bulunmak
pick apart paramparça etmek
pick holes in an argument bir tartışmada karşıdakinin bütün yanlışlarını tek tek bulup söylemek
pick somebody's brain tavsiye istemek
pick somebody's brains fikrini almak
pick somebody's brain fikrini sormak
pick somebody's brain fikir sormak/istemek
pick somebody's brains görüşünü almak
pick somebody's brains fikrini sormak
pick somebody's brains tavsiye istemek
pick somebody's brains fikir sormak/istemek
pick somebody's brain görüşünü almak
pick somebody's brain fikrini almak
pick of the litter olanların/eldekilerin en iyisi
pick of the litter bir topluluğun en iyisi
pick of the litter grubun en iyisi
pick up the tab hesabı ödemek
pick up the check hesabı ödemek
pick up the check ödeme yapmak
cherry-pick something dikkatlice seçmek
cherry-pick something ince eleyip sık dokumak
draw/pick the short straw kaybetmek
pick fights with somebody kavga çıkarmak
pick a fight with somebody kavga çıkarmak
pick up the trail izini bulmak
have one's pick of something (boş koltuklardan birini) seçmek
pick up your marbles and leave pılını pırtısını toplayıp gitmek
pick up your marbles and leave tası tarağı toplayıp gitmek
pick up your marbles and go home tası tarağı toplayıp gitmek
pick up your marbles and go home pılını pırtısını toplayıp gitmek
pick up on something bir konuya değinmek
pick up the slack birinin yarım bıraktığı işi devam ettirmek
pick up the slack boşluğu doldurmak
pick up the slack boşluğunu doldurmak
pick up the pace tempoyu artırmak
pick on somebody your own size kendi dişine göre birine çatmak
pick on someone your own size kendi dişine görene birine çatmak
pick up steam eskisinden daha iyi bir duruma gelmek
pick up steam toparlanmak
pick up the tab (for something) hesabı ödemek
pick up the pieces (bir afetten vb sonra) yaralarını sarmak
pick one's way adımlarını dikkatli atmak
pick your way adımlarını dikkatli atmak
pick one's way (nehir/göl/kaygan zemin) bir yerden dikkatli geçmek/yürümek
pick one's way dikkatli yürümek
pick your way (nehir/göl/kaygan zemin) bir yerden dikkatli geçmek/yürümek
pick your way dikkatli yürümek
pick one's way through something (ağaçlık/sazlık vb) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek
the pick of something en iyisi
take one's pick of someone (bir grup insan vb) arasından seçmek
take one's pick of someone aralarından seçmek
pick up sticks tası tarağı toplayıp gitmek
pick up the threads of something (özellikle ciddi sorunlardan sonra) tekrar/yeniden başlamak
pick up after someone arkasını toplamak
pick one's way through something bir yerden başlayarak hareket etmek
a pick-me-up canlandırıcı (içki)
pick somebody's pocket birinin çantasından/cüzdanından/cebinden para çalmak
pick up the slack (görev anlamında) birinin yerine geçmek
pick up steam ivme kazanmak
pick up your marbles and leave tasını tarağını toplayıp gitmek
pick up your marbles and go home tasını tarağını toplayıp gitmek
pick one's battles bir defada birçok şeyle birden uğraşmak yerine, odaklanacak tek bir önemli konu seçmek
pick on the wrong horse yanlış ata oynamak
draw/pick the short straw kısa çöpü çekmek
Speaking
take your pick seç bakalım
you pick today bula bula bugünü mü buldun
take your pick birini seç
why don't you pick on someone your own size? neden boyuna göre birini seçmiyorsun?
why don't you pick on someone your own size? neden dişine göre birini seçmiyorsun?
i had my pick of the seats (boş) koltuklardan birini seçtim
i'll pick you up at the airport seni havaalanından alırım
pick a number between one and ten 1'den 10'a kadar bir sayı tut
what time you gonna pick me up? beni saat kaçta alıyorsun?
pick up the phone telefonu aç
i'll come by and pick you up gelip alırım seni
take your pick beğendiğini al
Slang
pick up a girl/chick kız tavlamak
pick things up drop things off getir götür işleri
pick a lock (hırsız vb) (kilidi) anahtar kullanmadan açmak
cheesy pick-up line ucuz tavlama lafı
pick up woman (bardan vb) kadın kaldırmak
pick-up artist kıza tavlama ustası
pick-up artist baştan çıkarma ustası
Trade/Economic
cherry pick fiyatı artmış tahvilleri veya menkul kıymetleri satıp fiyatı düşmüş olanları elde tutma
pick and mix seç ve karıştır
pick 'n' mix seç ve karıştır
Law
pick pockets yankesicilik yapmak
Technical
pick mattock iki ağızlı kazma
crystal pick up kristal başlı pikap
clay pick kil kazması
double pick iki ağızlı kazma
image pick-up tube kamera tüpü
fuel pick-up unit dalgıç pompa
crystal pick-up kristal başlı pikap
pick-up birleştirme
mechanical pick mekanik kırıcı
mechanical pick makineli kırıcı
pneumatic pick havalı kırıcı
tamping pick darbeli kırıcı
pick-up coil input pikap bobini girişi
hearing aid with induction pick-up coil input endüksiyon pikap bobini girişli işitme cihazı
pick-up carbon kapma karbon
gas pick-up gaz kapma
hammer pick sivri çekiç
pick up baler toplamalı tertibatlı balya makinesi
load pick up yük alma
non-contact pick-up temassız pikap
pulse pick-up sinyal toplama ünitesi/pals toplayıcı
Computer
tablet pick tablet al
menu pick menü seç
pick a task görev seç
pick digital id dijital kimlik seç
pick a category kategori seçin
pick up style stil al
pick from list listeden al
pick up color scheme renk grubunu al
pick me beni seç
pick up style biçem al
pick a control seçilecek denetim
pick dfs roots dfs kökleri seç
pick a task görev seçin
pick a task bir görev seçin
Electric
pick to pick tepeden tepeye
voltage pick to pick tepeden tepeye voltaj değeri
Textile
pick stitch tutturma dikişi
Construction
toothed pick dişengi
Automotive
fuel pick-up pipe yakıt toplama borusu
oil pick-up pipe yağ sızıntı borusu
pick-up toplamak
oil pick-up pipe yağ toplama borusu
profile ignition pick-up ateşleme sinyal durumu
pick-up yerden alma
pick hammer sivri uçlu kaporta çekici
Traffic
pick up passenger yolcu bindirmek
pick up passenger yolcu almak
flat pick külünk
Railway
tamping pick sıkıştırma kazması
Aeronautic
pick up wing tek kanadı kaldırmak
Mining
pick hammer kaplama çekici
pick hammer kazar çekiç
pick hammer martopikor
Medical
pick fever pick ateşi
pick disease pick hastalığı
pick erythromelia pick eritromelisi
pick vision pick görüşü
niemann-pick disease niemann-pick hastalığı
niemann-pick disease type c niemann-pick hastalığı tip c
Dentistry
tooth pick kürdan
floss pick (plastik saplı) diş ipi
Gastronomy
pick to shreds didiklemek
Chemistry
nitrogen pick-up azot kapma
Agriculture
pick cotton pamuk toplamak
Places
pick city kuzey dakota eyaletinde şehir
Military
message pick-up kap kaç usulü ile haber torbasını alma
drop-pick up atma-toplama
Basketball
pick and roll perdeleme yapan oyuncunun perdelemeyi yaptıktan sonra top almak için pota altına doğru hareket etmesi
pick-and-roll pikenrol
nba lottery pick nba haziran draftında seçilen en iyi 14 oyuncudan herhangi biri
Wagering
place pick all yedili plase
pick six altılı ganyan
place pick yedili plase
Printery
pick-up deckle pick-up yatağı
pick-up lifting device pick-up kaldırma tertibatı
size pick-up tutkal tutunumu
British Slang
pick up a passenger yolcu almak
shovel (and pick) (rhyming slang on nick) kodes
shovel (and pick) (rhyming slang on nick) hapis