toparlamak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

toparlamak



Bedeutungen von dem Begriff "toparlamak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
toparlamak compose v.
toparlamak clear something up v.
toparlamak rake together v.
toparlamak make up v.
toparlamak tidy out v.
toparlamak collect v.
toparlamak titivate v.
toparlamak pick up v.
toparlamak clear away v.
toparlamak tidy v.
toparlamak piece together v.
toparlamak summarize v.
toparlamak find one's legs v.
toparlamak do out v.
toparlamak sum up v.
toparlamak unclutter v.
toparlamak rally v.
toparlamak tidy up v.
toparlamak put together v.
toparlamak collect together v.
toparlamak clean up v.
toparlamak clear up v.
toparlamak re-collect v.
toparlamak build up v.
toparlamak summarise v.
toparlamak corral v.
Phrasals
toparlamak rake up v.
toparlamak clean up v.
toparlamak clear up v.
toparlamak pull round v.
toparlamak pick up v.
toparlamak draw up v.
toparlamak draw up v.
toparlamak draw up v.
toparlamak pick up v.
Colloquial
toparlamak wrap up v.
Idioms
toparlamak pick up v.
Technical
toparlamak clear up v.
Archaic
toparlamak gadre v.
Slang
toparlamak combobulate v.

Bedeutungen, die der Begriff "toparlamak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 58 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
etrafı toparlamak clear away v.
etrafı toparlamak tidy up v.
derleyip toparlamak tidy up v.
kendini toparlamak bounce back v.
etrafı toparlamak clear up v.
kendini toparlamak collect oneself v.
kendini toparlamak pull oneself together v.
kendini toparlamak (hasta/yorgun kişi) rally v.
kendini toparlamak put one's life and affairs in order (again) v.
kendini toparlamak gather oneself up v.
yeniden kendini toparlamak get over v.
kendini toparlamak pick up v.
odayı toparlamak do a room v.
kanıtları toparlamak build up a case v.
kaynakları (derleyip) toparlamak/bir araya getirmek marshall the resources v.
mutfağı toparlamak tidy up the kitchen v.
mutfağı toparlamak/düzeltmek tidy up the kitchen v.
konuyu toparlamak summarize/recap/conclude the topic v.
ortalığı toparlamak tidy up v.
ortalığı toparlamak clean up v.
Phrasals
etrafı toparlamak üzere (bir şeyi) yerine koymak tidy away [brit] v.
birinin dağınıklığını toparlamak tidy up after someone v.
(birinin) dağınıklığını toparlamak tidy up after v.
(bir dosyayı/kağıtları) toparlamak button up v.
derleyip toparlamak clear up v.
kendini toparlamak come through v.
kafasında toparlamak get up v.
elle bastırarak yatıştırmak/düzleştirmek/toparlamak pat down v.
(kötü bir şeyi/durumu) hemen toparlamak rebound from (someone or something) v.
acilen bir şeyler toparlamak lash together v.
yarım yamalak toparlamak string together v.
bir şeyler toparlamak vamp up v.
bir işi/görevi toparlamak mop up v.
Colloquial
konuyu toparlamak wrap it up v.
lafı toparlamak gerekirse in sum expr.
lafı toparlamak gerekirse in short expr.
lafı toparlamak gerekirse to sum up expr.
Idioms
kendini toparlamak have all (one's) buttons v.
kendini toparlamak have all one's buttons v.
kendini toparlamak collect (one's) wits v.
bir şeyi iyice derleyip toplamak (toparlamak) get something in apple-pie order v.
bir yeri toparlamak/düzeltmek get/make something straight v.
bir şeyi iyice derleyip toplamak (toparlamak) put something in apple-pie order v.
kendini toparlamak come into one's own v.
kendini toparlamak get bearings v.
kendini toparlamak get the bit between one's teeth v.
kendini toparlamak pick up v.
kendini toparlamak get one's bearings v.
kendini toparlamak have the bit between one's teeth v.
kendini toparlamak take the bit between one's teeth v.
(hastalıktan sonra) kendini toparlamak make it v.
kendini toparlamak have one's act together v.
Trade/Economic
işleri toparlamak streamlining business v.
Law
birisi aleyhine kanıtları toparlamak build a case against someone v.
birisi aleyhine kanıtları toparlamak gather a case against someone v.
Sport
kendini toparlamak recuperate v.
Archaic
(konuşmayı) toparlamak wind up v.
Slang
eşyalarını toparlamak get (one's) shit together v.