flap - Türkisch Englisch Wörterbuch

flap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flap — Definition

Bedeutung:
kanatçık, telaş, sallanmak
Aussprache (IPA):
(AmE /flæp/ – BrE /flæp/)
Wortart:
İsim: flap (flaps); Fiil: flap (flaps – flapped – flapping)
Synonyme:
panic, flap around
Antonyme:
calm

Bedeutungen von dem Begriff "flap" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 106 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
flap v. kanat çırpmak
General
flap n. kanat (masaya ait)
A cat flap in the balcony door is practical for humans and animals.
Balkon kapısındaki kedi kanadı insanlar ve hayvanlar için pratiktir.

More Sentences
flap n. kanatçık (uçak)
If your RC plane has flaps, you should buy a 6 CH transmitter.
RC uçağınızın kanatçıkları varsa, 6 CH verici almalısınız.

More Sentences
flap n. kanat çırpışı
You can hear the flap of the flag from here on windy days.
Rüzgarlı günlerde bayrağın kanat çırpışını buradan duyabilirsiniz.

More Sentences
flap v. dalgalanmak (bayrak)
The sails of the ship were flapping due to the wind.
Geminin yelkenleri rüzgârla dalgalanıyordu.

More Sentences
flap v. çırpmak (kuş kanatlarını)
A hummingbird flaps its wings about 10-15 times in a second.
Sinek kuşu kanatlarını bir saniyede yaklaşık 10-15 kez çırpar.

More Sentences
flap v. rüzgarda dalgalanmak (bayrak/yelken vb)
The red flags are flapping in the wind.
Kırmızı bayraklar rüzgarda dalgalanıyor.

More Sentences
flap v. eli ayağına dolaşmak
If you are innocent, why are you flapping?
Eğer masumsanız niçin eliniz ayağınıza dolaşıyor?

More Sentences
Technical
flap n. kapak
Can you open the tent flap for me, please?
Benim için çadırın kapağını açar mısın lütfen?

More Sentences
General
flap n. çırpış
flap n. çırpma (kanat)
flap n. kulaklık
flap n. çadıra ait etek
flap n. ayakkabı dili
flap n. kulaklık (kaskette)
flap n. zarf kapağı
flap n. kasket kulaklığı
flap n. masa kanadı
flap n. etek (çadıra ait)
flap n. kanat sesi
flap n. heyecan
flap n. cep kapağı
flap n. dalgalanma (bayrak)
flap n. kulak
flap n. çırpma
flap n. çarpma sesi
flap n. flap
flap n. sarkık parça
flap n. rüzgarda dalgalanma
flap n. kanat
flap n. çırpıntı
flap n. panik
flap n. kanat çırpma
flap n. telaş
flap n. çırpma sesi
flap n. kanatçık (uçağın kanadındaki)
flap n. kanat çırpma sesi
flap n. dalgalanma (bayrak, yelken vb)
flap n. sinirlenme
flap n. etek (çadır)
flap n. kargaşa
flap n. rahatsızlık
flap n. heyecanlı olma
flap n. telaşlı şaşkınlık hali
flap n. yaygara
flap n. kriz
flap n. (kanat vb.) çırpma
flap n. (çadırda) kapak
flap n. çadır eteği
flap n. kanat çırpma sesi
flap v. sinirlenmek
flap v. rüzgarda dalgalanmak
flap v. çevirmek
flap v. zırvalamak
flap v. katlamak
flap v. saçmalamak
flap v. çırpmak
flap v. telaşa kapılmak
flap v. sallanmak
flap v. meraklanmak
flap v. sallamak
flap v. kanat çırpmak
flap v. kanatlarını çırpmak
flap v. vurmak
flap v. çarpmak
flap v. telaşa düşmek
flap v. savurmak
flap v. telaşlanmak
flap v. kanat çırpmak (kuş)
flap v. çalkalanacak şekilde ittirmek
flap v. dalgalanacak şekilde sallamak
flap v. bir şeye çarptırmak
flap v. hızla fırlatmak
flap v. fırlatıp atmak
flap v. (krepi) havaya atıp döndürmek
flap v. düz ve geniş bir aletle vurarak ilgi çekmek
flap v. (şapkanın) kulağını indirmek
flap v. çarpmalı boğumlama ile telaffuz etmek
flap v. kanat çırparak ilerlemek
flap v. beceriksizce çırpınmak
flap v. düzensiz şekilde davranmak
flap v. etkisiz şekilde hareket etmek
flap v. (bayrak, yelken vb.) dalgalanmak
flap v. panik halinde olmak
Technical
flap n. çevirme klapesi
flap n. çevirme klapası
flap n. havalandırma klepesi
flap n. kanatçık
flap n. kanat
flap n. klape
flap n. sürgü
flap n. temizleme klapesi
flap v. (cüruf yüzeyine) bakırın ateşte arıtma işlemi sırasında çubukla vurup eriyik metalin havayla temasını sağlayarak oksidasyonu hızlandırmak
Mechanic
flap v. (hareketli kanat) merkezde dönerken yükselip alçalmak
Automotive
flap n. kanatçık
flap n. klape
flap n. kolon
Medical
flap n. flep
flap n. sarkan et parçası
flap n. vücudun bir kısmından kesilip diğer bir kısmına eklenen doku parçası
flap n. organ aşılamada kullanılan, kesilerek kısmi olarak ayrılmış doku parçası
Tobacco
flap n. klepe
Linguistics
flap n. titrek
flap n. dilin dişlere veya dişsetine hızlı ve tek seferlik dokundurulmasıyla çıkan ses
flap adj. çarpmalı
Military
flap n. flap

Bedeutungen von dem Begriff "flap" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
flap wing flap n.
flap flap n.
Marine
flap trim tab n.
Military
flap flap n.

Bedeutungen, die der Begriff "flap" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
flap valve n. kanatlı supap
tent flap n. çadır kapağı
lift flap n. kaldırma flapı
tent flap n. çadır kanadı
wing flap n. flap
external flap n. dış flap
flip flap n. perende
ear flap n. kulak kapakçığı
flip-flap n. takla
flip-flap n. perende
flip-flap n. çarpma sesi
flip-flap n. deniz/plaj terliği
dog flap n. köpek kapısı
cat flap n. kedi kapısı
air flap n. hava kapağı
baby flap n. istenmeyen bebek bırakma yeri
baby flap n. güvenli bebek terketme bölgesi
flap tile n. kıvrımlı bölümü olan çatı kiremidi
flap [obsolete] n. bir şeye vurmak için kullanılan düz ve geniş alet (sineklik)
fly flap n. sinek kovucu yelpaze
fly flap n. vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet
get into a flap v. telaşa kapılmak
be in a flap v. telaşa kapılmak
get into a flap v. telaşlanmak
be in a flap v. telaşlanmak
(the flag) to flap v. bayrak dalgalanmak
flip-flap v. takla atmak
flap its wings v. kanatlarını çırpmak
flap-eared adj. kepçe kulak
flap-mouthed adj. boşboğaz
flap-mouthed adj. geniş ve sarkık dudaklı
flap-mouthed adj. çalçene
Phrasals
flap around v. (rüzgarda) uçuşmak
flap down v. şiddetle fırlatmak
Colloquial
flap-jaw n. çok konuşan kimse
flap-jaw n. ağzı gevşek
flap-jaw n. çenesi düşük
flap-jaw n. laf ebesi
flap-jaw n. dedikoducu
flap gums [us] v. boşuna konuşmak
flap your gums [us] v. laf olsun diye konuşmak
flap your gums [us] v. laklak yapmak
flap gums [us] v. boş boş ve amaçsızca konuşmak
flap your gums [us] v. amaçsızca konuşmak
flap gums [us] v. amaçsızca konuşmak
flap your gums [us] v. boş boş ve amaçsızca konuşmak
flap gums [us] v. yok yere çenesini yormak
flap gums [us] v. laf olsun diye konuşmak
flap gums [us] v. çene çalmak
flap your gums [us] v. çene çalmak
flap gums [us] v. laklak yapmak
flap your gums [us] v. boşuna konuşmak
flap your gums [us] v. yok yere çenesini yormak
Idioms
get into a flap v. yüreği kalkmak
flap one's gums v. yok yere çenesini yormak
flap one's jaws v. yok yere çenesini yormak
flap one's jaws v. laf olsun diye konuşmak
flap one's gums v. laf olsun diye konuşmak
flap one's jaws v. boşuna konuşmak
flap one's gums v. boşuna konuşmak
flap one's gums v. amaçsızca konuşmak
flap one's jaws v. amaçsızca konuşmak
flap one's jaws v. boş boş ve amaçsızca konuşmak
flap one's gums v. laklak yapmak
flap one's gums v. çene çalmak
flap one's jaws v. çene çalmak
flap one's gums v. boş boş ve amaçsızca konuşmak
flap one's jaws v. laklak yapmak
flap in the mouth v. alay etmek
flap in the mouth v. başına kakmak
flap in the mouth v. yüzüne vurmak
be in/get into a flap v. telaşlanmak
be in/get into a flap v. telaşa kapılmak
flap (one's) chops v. boş boş ve amaçsızca konuşmak
flap (one's) chops v. konuşup durmak
flap (one's) chops v. saçmalamak
flap (one's) chops v. laklak yapmak
flap (one's) chops v. cır cır ötmek
flap (one's) chops v. saçma sapan konuşmak
flap (one's) chops v. çene çalmak
flap (one's) chops v. gevezelik etmek
in a flap expr. panik olmuş
in a flap expr. telaşlanmış
in a flap expr. telaşa kapılmış
Technical
flap station n. klape ünitesi
air flap n. hava flabı
flap control mechanism n. flap kontrol mekanizması
flap door n. katlanır kapı
exhaust flap n. egzoz kapağı
single flap valve n. tek kanatlı valf
double flap valve n. çiftli çalpara valf
valve flap n. supap kapağı
valve flap n. supap sürgüsü
flap station n. klape istasyonu
leading edge flap n. ön kenar flapı
flap lock n. sürgülü kilit
flap locking device n. torpido kilidi
landing flap n. iniş flapı
air admission flap n. devridaim hava klapesi
compartment ventilation flap n. kompartıman havalandırma sürgüsü
flap gate n. devrilir kapak
flap gate n. kanat kapak
flap trap n. klapeli sifon
flap valve n. klapeli vana
flap valve n. kanatlı vana
flap-valve n. kanatlı supap
flap-valve n. sürgülü supap
heating-cooling control flap n. ısıtma-soğutma klepesi
flap-valve n. esnek supap
ventilation-flap pin n. havalandırma tertibatı mili
outboard flap n. dış flap
throttle flap n. kısma klapesi
flap-wise adj. kelebekleme yönünde
Mechanic
flap valve n. sürgülü vana
flap valve n. mafsallı tarafından açılıp kapanan vana
Textile
flap pocket n. kapaklı cep
flap pocket n. cep kapağı
pocket flap n. cep kapağı
pocket-flap n. cep kapağı
Architecture
flap-seat n. asma peyke
Automotive
heater flap n. kalorifer kanal kapağı
air conditioning recirculation flap relay n. klima kabın içi çevrim kapağı rölesi
fuel filler flap release lever n. yakıt deposu kapağı açma kolu
fuel filler flap n. yakıt deposu
control flap n. kumanda sürgüsü
choke flap n. hava klapesi
headlamp flap extension n. far kapağı uzaması
fuel filler flap lock n. yakıt deposu kilidi
electrically operated fuel tank filler flap lock n. otomatik açılabilen yakıt deposu kapağı
fuel filler and flap n. yakıt doldurma deliği ve kolonu
mud flap n. çamurluk
wooden core flap wheel n. ahşap göbekli mop zımpara
flap sensor n. ölçme klapesi
spindle mounted non-woven flap wheel n. naylon elyaf saplı mop
mud flap n. paçalık
flap wheel n. mop zımpara
tumble flap n. takla klapesi
ski flap n. kayak bölmesi kapağı
non-woven flap wheel n. naylon elyaf mop
non-woven flap wheel with key n. kanallı naylon elyaf mop
roof flap n. tavan klapesi
flap wheel with key way n. kanallı mop zımpara
combi flap wheel n. kombi mop
v flap wheel n. v mop zımpara
swirl flap n. türbülans klapesi
spindle mounted combi flap wheel n. saplı kombi mop
gurney flap n. görni kanatçığı
flap disc n. flap disk
spindle mounted flap wheel n. saplı mop zımpara
Aeronautic
droop flap n. hücum kenarı flabı