yükseltmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yükseltmek



Bedeutungen von dem Begriff "yükseltmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 65 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yükseltmek enhance v.
yükseltmek raise v.
General
yükseltmek step up v.
yükseltmek louden v.
yükseltmek scale up v.
yükseltmek drive up v.
yükseltmek run up v.
yükseltmek mark up v.
yükseltmek uplift v.
yükseltmek push up v.
yükseltmek hist v.
yükseltmek heave v.
yükseltmek make high v.
yükseltmek rear v.
yükseltmek exalt v.
yükseltmek bump up v.
yükseltmek advance v.
yükseltmek hoist v.
yükseltmek strengthen v.
yükseltmek elevate v.
yükseltmek swell out v.
yükseltmek sublime v.
yükseltmek swell up v.
yükseltmek lift up v.
yükseltmek jack v.
yükseltmek up v.
yükseltmek hike up v.
yükseltmek ennoble v.
yükseltmek jack up v.
yükseltmek lift v.
yükseltmek get up v.
yükseltmek upheave v.
yükseltmek increase v.
yükseltmek set up v.
yükseltmek erect v.
yükseltmek maximize v.
yükseltmek glorify v.
yükseltmek fuel v.
yükseltmek send up v.
yükseltmek put up v.
yükseltmek escalate v.
yükseltmek promote v.
yükseltmek raise v.
yükseltmek bring up v.
yükseltmek heighten v.
yükseltmek amplify v.
yükseltmek boost v.
yükseltmek uprear v.
yükseltmek maximise v.
yükseltmek upswell v.
yükseltmek transcend v.
Phrasals
yükseltmek cast up v.
yükseltmek carry up v.
Idioms
yükseltmek jack up
yükseltmek whack up
Trade/Economic
yükseltmek advance
Technical
yükseltmek heighten
yükseltmek upgrade
yükseltmek amplify
yükseltmek rise
yükseltmek boost
Computer
yükseltmek extrude (autocad)
Architecture
yükseltmek key up v.
Tobacco
yükseltmek enchance
Geology
yükseltmek uplift

Bedeutungen, die der Begriff "yükseltmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 201 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
fiyatı fazla yükseltmek overcharge v.
General
hisselerin değerini yükseltmek bull v.
sesini yükseltmek raise one's voice v.
fiyatları yükseltmek mark up v.
yükseltmek (fiyatı) hike v.
mümkün olan en büyük dereceye yükseltmek maximize v.
notunu yükseltmek mark somebody up v.
çıtayı yükseltmek set a higher standard v.
yükseltmek (fiyat vb'ni) escalate v.
sesini yükseltmek speak up v.
azizlik mertebesine yükseltmek canonize v.
vitesi yükseltmek gear up v.
fiyatını yükseltmek appreciate v.
birdenbire yükseltmek skyrocket v.
fiyatını yükseltmek mark up v.
başkalarının duyabileceği kadar yükseltmek (sesini) project v.
değerini yükseltmek raise the value of v.
fiyat yükseltmek screw up v.
koz yükseltmek overtrump v.
moralini yükseltmek uplift v.
ahlakça yükseltmek edify v.
devrini yükseltmek rev v.
çıtayı yükseltmek raise the level v.
sesini yükseltmek lift up one's voice v.
suni olarak yükseltmek (fiyatları) inflate v.
ahlakını yükseltmek edify v.
öğrenciyi bir üst sınıfa yükseltmek move up v.
tekrar yükseltmek reincrease v.
çıtayı yükseltmek raise the bar v.
değerini yükseltmek revalue v.
daha fazla yükseltmek make higher v.
yükseltmek (fiyat kira vb'ni) put up v.
yükseltmek (kira) put up v.
niteliğini yükseltmek gear up v.
sesini yükseltmek (bir tartışma esnasında) take the floor v.
devri yükseltmek increase the cycle v.
fiyatını yükseltmek raise the sale price v.
kaliteyi yükseltmek improve the quality v.
maaşını yükseltmek increase one's salary v.
kaliteyi yükseltmek enhance the quality v.
kaliteyi yükseltmek raise the quality v.
yükseltmek (fiyat) push up v.
talebi yükseltmek boost the demand v.
talebi yükseltmek increase the demand v.
talebi yükseltmek stimulate the demand v.
kapasiteyi yükseltmek expand the capacity v.
kapasiteyi yükseltmek increase the capacity v.
maliyeti yükseltmek increase the cost v.
maliyeti yükseltmek push up the cost v.
(para) değerini yükseltmek revalue v.
kalite yükseltmek raise the quality v.
kalite yükseltmek improve the quality v.
kalite yükseltmek enhance the quality v.
standartları yükseltmek improve the standards v.
standartları yükseltmek raise the standards v.
fiyat yükseltmek mark up price v.
fiyatı yükseltmek mark up the price v.
fiyatı yükseltmek increase the price v.
ses yükseltmek raise voice v.
voltajı yükseltmek boost v.
indirip yükseltmek dip v.
-e yükseltmek upgrade to v.
(fiyat) yükseltmek run-up v.
(finale/yarı finale) yükseltmek get through to v.
fiyatı yükseltmek escalate v.
sayısını yükseltmek scale something up v.
moral yükseltmek lift the morale v.
moral yükseltmek improve the morale v.
moral yükseltmek boost the morale v.
moralini yükseltmek boost the morale v.
moralini yükseltmek improve the morale v.
moralini yükseltmek lift the morale v.
beklentilerini yükseltmek excite someone's anticipation v.
fiyatını yükseltmek price out of the market v.
teklifi yükseltmek outcall v.
değerini yükseltmek price out of the market v.
hizmet kalitesi seviyesini yükseltmek improve the quality of service v.
hizmet seviyesini yükseltmek improve the service level v.
hizmet seviyesini yükseltmek enhance the level of service v.
hizmet düzeyini yükseltmek enhance the level of service v.
hizmet düzeyini yükseltmek improve the service level v.
fiyatı yükseltmek raise the price v.
not ortalamasını yükseltmek increase the average score v.
fiyatı fazla yükseltmek rack v.
standardı yükseltmek raise the standard v.
motor gücünü yükseltmek increase the engine power v.
notlarını yükseltmek increase one's grades v.
not yükseltmek increase grade v.
notunu yükseltmek increase one's grade v.
komisyonu yükseltmek raise the commission v.
beklentileri yükseltmek raise the expectations v.
yaşam kalitesini yükseltmek improve the quality of life v.
yaşam kalitesini yükseltmek improve one's quality of life v.
yaşam kalitesini yükseltmek enhance the quality of life v.
yaşam kalitesini yükseltmek increase the quality of living v.
yaşam kalitesini yükseltmek enhance the quality of living v.
yaşam kalitesini yükseltmek increase the quality of life v.
fiyatları aşırı yükseltmek push the prices sky-high v.
vites yükseltmek kick up v.
tansiyonu yükseltmek increase the tension v.
mümkün olan en büyük dereceye yükseltmek maximise v.
azizlik mertebesine yükseltmek canonise v.
çıtayı yükseltmek set the bar high v.
vergileri yükseltmek raise tax v.
rütbe, mevki yükseltmek raise v.
yeniden yükseltmek reglorify v.
yeniden yükseltmek re-elevate v.
yeniden yükseltmek reerect v.
yeniden yükseltmek re-erect v.
yeniden yükseltmek re-escalate v.
moral yükseltmek raise the morale v.
moralini yükseltmek raise the morale v.
halatla çekip yükseltmek trice v.
Phrasals
konuşarak yükseltmek (fiyatı/oranları) talk up v.
hızla yükseltmek throw up v.
temposunu yükseltmek pick up v.
halatla çekip yükseltmek trice up v.
ses yükseltmek clamor against someone or something v.
ses yükseltmek clamor for someone or something v.
birisinin seviyesini veya statüsünü yükseltmek bump someone up v.
bir şeyin fiyatını yükseltmek mark up v.
sesini yükseltmek give voice to
fiyatını yükseltmek mark up
seviyelerini yükseltmek level up
(bir görüş ile ilgili) seslerini yükseltmek speak up
Colloquial
sosyal konumunu yükseltmek better oneself
sosyal düzeyini yükseltmek better oneself
toplumsal konumunu yükseltmek better oneself
Idioms
bahisi yükseltmek raise the ante v.
bahisi yükseltmek up the ante v.
bir şeyin fiyatını yükseltmek/değerini artırmak put something at a premium v.
birine sesini yükseltmek raise one's voice to someone v.
seslerini yükseltmek cry out against
para tutarını yükseltmek raise the ante
hisse senetlerini yükseltmek raise the ante
yaşam standardını yükseltmek come up in the world
sesini yükseltmek lift up one's voice
(birisine) sesini yükseltmek raise one's voice against someone
fiyatı yükseltmek up the ante
fiyatı yükseltmek raise the ante
fiyatları yükseltmek drive a price up
fiyatını yükseltmek force something up
fiyatını yükseltmek drive a price up
vites yükseltmek step up a gear
vites yükseltmek move up a gear
vites yükseltmek swing into high gear
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack up something
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack something up
yaşam standardını yükseltmek move up in the world
değerini yükseltmek put a premium on something
değerini yükseltmek place something at a premium
değerini/fiyatını yükseltmek put a premium on something
Slang
(fiyatları vb) yükseltmek run up
fiyatını yükseltmek jack up (the price)
tempoyu yükseltmek toast it up
Trade/Economic
(karlı satış için fiyat yükseltmek amacıyla) malları önceden satın almak regrate v.
borsa piyasasını yükseltmek bull the market v.
(karlı satış için fiyat yükseltmek amacıyla) malları önceden satın alan kimse regrater n.
(karlı satış için fiyatları yükseltmek amacıyla) malları önceden satın alma regratery n.
(karlı satış için fiyatları yükseltmek amacıyla) malları önceden satın alan kimse regrator n.
ulusal parayı eski değerine yükseltmek revalorization
fiyatları yükseltmek veya rekabeti önlemek üzere uygulamaları yasaklayan yasal düzenlemeler antitrust legislation
çiftçinin gelir düzeyini korumak veya yükseltmek için hazineden yapılan dolaysız veya dolaylı ödemeler contestable market
fiyat yükseltmek screw up
kiraları yükseltmek (bir bölgedeki) push up the rents
fiyatları yükseltmek put prices up
fiyatı yükseltmek increase the price
fiyatı yükseltmek raise the price
ulusal parayı eski değerine yükseltmek revalorise
ulusal parayı eski değerine yükseltmek revalorize
fiyatları tekrar yükseltmek reflate
fiyatları süratle yükseltmek rush up the prices
ulusal parayı eski değerine yükseltmek revalorisation
uzun dönem yabancı para cinsinden kredi notunu bb+'dan bbb-'ye yükseltmek upgrade the long-term foreign currency issuer default rating (idr) to 'bbb-' from 'bb+'
faizleri yükseltmek raise interest rates
Technical
cevher veya su yükseltmek için kullanılan bocurgat whim
zemin seviyesini yükseltmek raise the ground level
kendini yükseltmek bootstrap
voltajı yükseltmek boost
Electric
çıkış devresindeki gücün bir kısmı giriş devresine etki edecek şekilde akımı yükseltmek regenerate v.
voltajı yükseltmek turn up the voltage
voltajı yükseltmek increase the voltage
voltajı yükseltmek step up the voltage
Construction
su seviyesini yükseltmek ya da akışını düzenlemek için akarsu üstünde kurulan set weir
Automotive
vites yükseltmek upshift
Marine
çapayı yükseltmek için halat kablosunu geçici olarak sabitlemeye yarayan kordon nipper n.
kanal içinde gemileri bir noktadan diğerine yükseltmek lock
kulevinçleri yükseltmek/alçaltmak için kullanılan hidrolik pompası/motoru telescopic cylinder
Medical
astımı önleme olasılığını yükseltmek raise the possibility of preventing asthma v.
testosteron düzeylerini yükseltmek increase testosterone levels
Math
bir sayıyı bir kuvvete yükseltmek raise v.
Physics
maddenin birim hacmini bir derece yükseltmek için gereken birim ısı miktarına denk düşen termal iletkenlik thermometric conductivity n.
Chemistry
1 gr suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı calorie
Geology
(nehir yatağını) tortuyla doldurup seviyesini yükseltmek aggrade v.
Military
gizlilik derecesini yükseltmek upgrade
rütbesini yükseltmek promote to a higher rank
Sport
çıtayı yükseltmek raise the bar
Card
(poker) potu yükseltmek raise the ante
Music
perdesini yükseltmek key up v.
perdeyi yükseltmek key up v.
Theatre
sahne platformunu seyirci görüş alanından çıkacak şekilde hafifçe büküp yükseltmek trip v.