flame - Türkisch Englisch Wörterbuch

flame

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flame — Definition

Bedeutung:
alev, alevlenmek
Aussprache (IPA):
(AmE /fleɪm/ – BrE /fleɪm/)
Wortart:
İsim: flame (flames); Fiil: flame (flames – flamed – flaming)
Synonyme:
blaze
Antonyme:
extinguish

Bedeutungen von dem Begriff "flame" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 56 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
flame n. alev
The flames damaged the bonnet of the car.
Alevler arabanın kaportasına zarar verdi.

More Sentences
General
flame n. alev
The flames damaged the bonnet of the car.
Alevler arabanın kaportasına zarar verdi.

More Sentences
flame n. ateş
Jimi Hendrix set his guitar in flame in Monterey.
Jimi Hendrix Monterey'de gitarını ateşe verdi.

More Sentences
flame n. aşk
An old flame never dies.
Eski bir aşk asla ölmez.

More Sentences
flame v. kıpkırmızı olmak
Jessica's face flamed with temper when she heard about the news.
Haberi duyunca Jessica'nın yüzü öfkeyle kıpkırmızı oldu.

More Sentences
flame v. alev alev yanmak
The logs flamed brightly.
Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.

More Sentences
flame v. alev almak
The furnace flamed instantly.
Fırın bir anda alev aldı.

More Sentences
flame v. alevlenmek
The logs flamed brightly.
Kütükler parlak bir şekilde alevlendi.

More Sentences
Colloquial
flame v. ateş püskürmek
Flaming customer services won't help you with your problem.
Müşteri hizmetlerine ateş püskürmek sorununuzda size yardımcı olmayacaktır.

More Sentences
Automotive
flame n. alev
The flames damaged the bonnet of the car.
Alevler arabanın kaportasına zarar verdi.

More Sentences
Slang
flame n. hakaret dolu e-posta
You get used to the flames from the angry customers as customer services.
Müşteri hizmetleri olarak kızgın müşterilerden gelen hakaret dolu e-postalara alışıyorsunuz.

More Sentences
General
flame n. sevgili
flame n. hiddet
flame n. şiddet
flame n. alev kırmızısı
flame n. parlaklık
flame n. alaz
flame n. şule
flame n. yalım
flame n. yalaz
flame n. büyük sevgi
flame n. alevi andıran şey
flame n. şiddetli tutku
flame n. kuvvetli arzu
flame n. merhumun geride bıraktığı anısı, itibarı veya inançları
flame n. anı
flame n. hafıza
flame n. şiddetli istek duyan kimse
flame n. tutkulu kimse
flame n. sevilen kimse
flame n. canan
flame v. alazlanmak
flame v. alevlendirmek
flame v. öfkelenmek
flame v. yanmak
flame v. tutuşmak
flame v. kızarmak
flame v. parlamak
flame v. ateşle temizlemek
flame v. ateşle sterilize etmek
flame v. yiyeceği alkollü içkiye bulayıp tutuşturmak
flame v. (yabani otları) ateşe vererek ortadan kaldırmak
flame v. birden yüzü kızarmak
flame v. aniden parlamak
flame v. yorum veya eleştiriyle kışkırtmak
Colloquial
flame n. partner
flame n. sevgili
flame n. internet üzerinden öfkelendirme amaçlı yapılan aşağılayıcı eleştiri veya yorum
flame v. (internette) yorumla kasten kışkırtmak
Technical
flame n. alaz
flame n. yalaz
Computer
flame v. bir başka kullanıcıya hakaret dolu ve rencide edici mesaj göndermek
Telecom
flame v. kötü niyetli elektronik posta göndermek
Dyeing
flame n. kırmızımsı bir turuncu tonu
Medical
flame n. flam
British Slang
flame v. birisine mesaj yoluyla hakaret etmek

Bedeutungen, die der Begriff "flame" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
candle flame n. mum alevi
old flame n. eski sevgili
an old flame n. göz ağrısı
flame resistance n. alev dayanımı
flame wars n. parlama savaşları
flame plating n. alazlı kaplama
flame thrower n. alev makinesi
flame retardants n. alevlenmeyi geciktiriciler
bare flame n. çıplak alev
flame-repellent n. alevsavar
flame velocity n. alev hızı
flame arc n. alev arkı
blue flame heater n. mavi alevli ısıtıcı
flame-coloured hair n. alev renkli saç
flame-colored hair n. alev renkli saç
twin flame n. ruh ikizi
spread of the flame n. alevin yayılması
eternal flame n. ebedi alev
flame eagle n. alev kartalı
flame bridge n. fırın bölme duvarı
flame-out n. aniden bırakma
flame-out n. tükenmişlik yüzünden işi bırakma
flame-out n. birden başarısızlığa uğrama
flame bait n. ağız dalaşına sebep olabilecek söz
flame field expedients n. basit ve el yapımı alev çıkaran veya aydınlatıcı cihazlar
flame-out n. iş yükünün ağırlığı yüzünden başarısız olma
flame up v. alevlenmek
flame up v. öfkelenmek
fan the flame v. kışkırtmak
flame up v. parlamak
flame up v. tutuşmak
flame up v. küplere binmek
flame up v. sinirlenmek
(one's face) flame v. yüzü kızarmak
fan the flame v. ateşi körüklemek
hook up with an old flame v. (eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak
keep the flame alive in our hearts v. kalplerimizde ateşi canlı tutmak
flame resistant adj. ateş almaz
flame-haired adj. kızıl saçlı
flame-grilled adj. alevde ızgara
flame-grilled adj. alevde pişmiş
flame-retardant adj. kimyasal işlem gördüğü için hemen veya kolayca tutuşmayan
Phrasals
flame out v. çok ısınıp bozulmak
flame out v. başarısız olmak
flame out v. sönmek
flame out v. çuvallamak
Colloquial
flame-war n. çevrim içi forumlarda yaşanan ağız dalaşı
flame-war n. kullanıcılar arasında olan hakaret dolu ve rencide edici mesajlaşma
Idioms
old flame n. eski göz ağrısı
an old flame n. eski sevgili
an old flame n. ilk göz ağrısı
an old flame n. eski flört
an old flame n. eski aşk
an old flame n. eski aşk
an old flame n. eski flört
an old flame n. eski sevgili
add fuel to the flame v. yangına körükle gitmek
burn with a low blue flame v. ateş püskürmek
hook up with an old flame v. (eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak
burn with a low blue flame v. barut kesilmek
fan the flame v. yangına körükle gitmek
burn with a low blue flame v. sarhoş olmak
flame with anger v. kızgınlıkla yanıp tutuşmak
flame with vengeance v. intikam duygusuyla yanıp tutuşmak
burst into flame v. alev almak
be drawn like a moth to a flame v. büyülenmiş gibi cazibesine kapılmak
flame with vengeance v. intikam ateşiyle yanıp tutuşmak
flame with v. -ile yanıp tutuşmak
flame with lust v. şehvetle yanıp tutuşmak
like moths to a flame v. arılar gibi üşüşmek
burn with a low blue flame v. bulut gibi sarhoş olmak
burn with a low blue flame v. fitil gibi sarhoş olmak
fuel the flame v. gergin biri durumun üstüne gitmek
fuel the flame v. yangına körükle gitmek
fuel the flame v. yangını körüklemek
fuel the flame v. gerginliği artırmak/alevlendirmek
fuel the flame v. durumu iyice germek
burst into flame v. alevlere teslim olmak
burst into flame v. alevler içinde kalmak
be drawn to (something) like a moth to a flame v. büyülenmiş gibi (bir şeyin) cazibesine kapılmak
be drawn to (something) like a moth to a flame v. büyülenmiş gibi (bir şeyin) içine çekilmek
flame with (an emotion) v. (bir duyguyla) yanıp tutuşmak
flame with (an emotion) v. (bir duygunun ateşiyle) yanıp tutuşmak
drawn like a moth to a flame adj. cazibesine kapılmış
drawn like a moth to a flame adj. büyülenmiş
like moths to a flame expr. ışığın etrafında pervane gibi
like a moth to the flame expr. büyülenmiş gibi
like a moth to a flame expr. büyülenmiş gibi
like a moth to the flame expr. büyük/yoğun bir ilgiyle
like a moth to a flame expr. büyük/yoğun bir ilgiyle
like a moth to a flame expr. ışığın etrafına toplanan sinekler/kelebekler/arılar gibi
like a moth to the flame expr. ışığın etrafına toplanan sinekler/kelebekler/arılar gibi
Industry
flame retardant n. kumaş, ahşap gibi malzemeleri yanmaya dayanıklı hale getirmek için uygulanan bir madde
flame retarder n. ateşin yayılmasını geciktiren malzeme
flame hardening n. demir içeren metallerin yüzeyini önce oksiasetilen alevi ile ısıtıp sonrasında hızla soğutarak sertleştirme
flame-retardant adj. yanmaya dayanıklı hale getirilmiş
flame-retardant adj. yanmaya dayanıklı hale getirmek için işlem görmüş
Technical
flame out n. patlama
external flame n. harici alev
flame indicator kit n. alev göstergesi kiti
flame separation n. alev tutucu
flame screen n. alev perdesi
flame retainer n. alev tutucusu
flame atomic absorption method n. alev atomik absorpsiyon yöntemi
air acetylene flame n. hava asetilen alevi
safety flame lamp n. grizu tehlikesine karşı kömür ocaklarında madencilerin kullanıldıkları lamba
flame primer n. ön ısıtıcı
flame start n. ilk çalıştırma için ısıtma
flame failure device n. alev kontrolu
flame thrower n. alev püskürtücü
flame separation n. alev engelleyen
flame indicator n. alev göstergesi
flame ceramic n. seramikle kaplama
flame emission method n. alev emisyon yöntemi
flame safety lamp n. patlama emniyet lambası
flame impingement n. alev tepmesi
flame safeguard control n. ateşleme emniyeti kontrolu
manometric flame n. manometrik alev
flame cutting n. oksijen ile kesme
safety flame lamp n. güvenlik lambası
flame start n. ilk çalıştırma ısıtıcısı
flame start n. ön ısıtma
reducing flame n. indirgeyici alev
flame primer n. ön ısıtıcı (motor)
flame trap n. alev ayırıcısı
flame indicator bushing n. alev göstergesi kovanı
invisible flame n. görünmez alev
flame retarding insulation n. alev geciktiren yalıtım
safety flame lamp n. emniyet lambası
luminous gas flame n. karbonu akkor haline getirmek için ısıtma
flame shield n. alev kalkanı
flame holder n. alev tutucu
flame arrestor n. alev tutucu
flame retarder n. alev geciktirici
flame cutter n. kesme hamlacı
flame roar n. alev gürlemesi
reducing flame n. redükleyici alev
reducing flame n. indirgeyici alaz
flame temperature n. alev doruk sıcaklığı
flame hardening n. alazlı sertleştirme
flame head n. alev püskürten araç
flame annealing n. alevli tavlama
flame hardening n. alevli sertleştirme
flame tempering n. alazlı menevişleme
flame heating n. alevli ısıtma
flame annealing n. alazlı tavlama
flame tempering n. alevli menevişleme
flame heating n. alazlı ısıtma
neutral flame n. nötr alev
neutral flame n. yansız alaz