shoot - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

shoot

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "shoot" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 84 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
shoot v. film çekmek
shoot v. çekim yapmak (kamera)
shoot v. ateş etmek
Irregular Verb
shoot v. shot - shot
General
shoot v. aşı yapmak
shoot v. öldürmek
shoot v. yuvarlanmak (varil)
shoot v. çıkmak
shoot v. vurmak
shoot v. fırlamak
shoot v. zonklamak
shoot v. atmak (kurşun/ok/top)
shoot v. iğne yapmak
shoot v. fırlatmak
shoot v. sancımak
shoot v. avlamak
shoot v. çevirmek (kilidin dilini)
shoot v. kurşunlamak
shoot v. tükürüvermek (bir şeyi)
shoot v. oynamak (misket/bilardo)
shoot v. yakmak
shoot v. şut çekmek
shoot v. perdahlamak (kereste)
shoot v. fotoğraf çekmek
shoot v. sürgün vermek
shoot v. avlanmak
shoot v. filizlenmek
shoot v. filiz sürmek
shoot v. çekmek
shoot v. filme almak
shoot v. atılmak
shoot v. hızla geçmek
shoot v. çekim yapmak
shoot v. silah atmak
shoot v. çekmek (kapının sürgüsünü)
shoot v. vurmak (bir hedefi silahla)
shoot v. (silahla) vurmak
shoot v. ateş etmek
shoot v. kamera çekimi yapmak
shoot v. kurşun atmak
shoot v. kurşun sıkmak
shoot v. belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı)
shoot v. yayılıvermek (ağrı)
shoot v. çekip vurmak
shoot v. silahla yaralamak
shoot v. silahla vurarak öldürmek
shoot v. soru sormak
shoot n. avlak
shoot n. çubuk
shoot n. fışkın
shoot n. atma
shoot n. çekim
shoot n. fidan
shoot n. atış
shoot n. fotoğraf çekme
shoot n. av partisi
shoot n. şiddetli akıntı
shoot n. ateş
shoot n. öldürme
shoot n. ateş etme
shoot n. füze fırlatma
shoot n. avlama
shoot n. budak
shoot n. mesafe
shoot n. vurma
shoot n. vuruş
shoot n. tevek
shoot n. filiz
shoot n. av
shoot n. sürgün
Slang
shoot biriyle düzüşmek
Technical
shoot fışkırmak
shoot dar maden tüneli
shoot fışkın
Automotive
shoot atış
Marine Biology
shoot atmak
shoot sürgün
Agriculture
shoot sürgün
shoot yazlık sürgün
Military
shoot ateşlemek
shoot ateş etmek
Hunting
shoot atış yapmak
shoot ateş etmek
Cinema
shoot çekmek (sinema kamerasıyla film)

Bedeutungen, die der Begriff "shoot" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 307 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
shoot up v. damardan vermek
shoot down v. ateş edip düşürmek
shoot up v. büyümek
shoot down v. uçağa ateş edip düşürmek
shoot a basket v. basket atmak
shoot from v. fışkırmak
shoot up v. yükselmek
shoot out v. çıkarmak
shoot up v. hızla uzamak (boy)
shoot a glance v. göz gezdirmek
shoot someone a question v. birine soru soruvermek
shoot forth v. sürgün vermek
shoot past v. yıldırım gibi geçmek
shoot oneself in the foot v. kendi ayağına sıkmak
shoot ahead v. fırlamak
shoot by v. yıldırım hızıyla geçmek
shoot ahead v. atılmak
shoot ahead of v. hızla geçmek
shoot up v. birden artmak
shoot at v. ateş etmek
shoot back at someone v. birinin ateşine karşılık vermek
shoot up v. her tarafa rasgele ateş etmek
shoot off v. fırlamak
shoot the bull v. palavra atmak
shoot out v. atmak
shoot it out v. bir meseleyi halletmek için karşılıklı ateş etmek
shoot up v. her tarafa ateş etmek
shoot up v. fırlamak
shoot oneself in the foot v. bindiği dalı kesmek
shoot out v. fırlatmak
shoot someone down v. birine ateş edip öldürmek
shoot up v. parlamak (alev)
shoot up v. çabuk büyümek
shoot up v. boya çekmek
shoot a glance v. göz atmak
shoot out v. dışarı atmak
shoot up v. hızla yükselmek
shoot dead v. öldürmek
shoot ahead v. hızla öne geçmek
shoot out v. çıkmak
shoot off v. vurmak
shoot one's mouth off v. cart curt etmek
shoot down v. silahla vurup düşürmek
shoot out v. sürmek
shoot off one's mouth v. abartmak
shoot a line v. cart curt ötmek
shoot out v. filizlenmek
shoot out v. fırlamak
shoot off one's mouth v. boşboğazlık etmek
shoot arrows v. ok atmak
shoot down v. boşa çıkarmak
shoot out branches v. dal budak salmak
shoot heroin v. damardan eroin almak
shoot forth v. filizlenmek
shoot ahead of v. geride bırakmak
(shoot a weapon) at close range v. yakın mesafeden ateş etmek
shoot a weapon at close range v. yakın mesafeden ateş etmek
shoot a video v. klip çekmek
shoot somebody in the leg v. bacağından yaralamak
shoot somebody dead v. ateş ederek öldürmek
shoot somebody dead v. silahla öldürmek
shoot back v. karşı ateş açmak
shoot somebody in the leg v. bacağından vurmak
shoot somebody in the chest v. göğsünden yaralamak
shoot somebody dead v. vurarak öldürmek
shoot to kill v. ateş ederek öldürmek
shoot someone on sight v. görür görmez vurmak
shoot somebody in the leg v. ayağına sıkmak
shoot somebody in the foot v. ayağına sıkmak
shoot to kill v. vurarak öldürmek
shoot somebody in the arm v. kolundan vurmak
shoot somebody in the chest v. göğsünden vurmak
shoot somebody in the arm v. kolundan yaralamak
shoot at a target v. hedefe ateş etmek
shoot straight v. düzgün ateş etmek
shoot somebody in the leg v. bacağına sıkmak
shoot someone on sight v. görür görmez ateş etmek
shoot at the top of one's voice v. son sesiyle bağırmak
shoot at the top of one's voice v. tüm kuvvetiyle bağırmak
shoot to fame v. üne kavuşmak
shoot in the head v. başından vurmak
shoot to fame v. ünü yakalamak
shoot the breeze v. geyik muhabbeti yapmak
shoot the shit v. geyik muhabbeti yapmak
shoot the breeze v. makara yapmak
shoot the shit v. makara yapmak
shoot the breeze v. geyik yapmak
shoot the shit v. geyik yapmak
(pain) to shoot through v. ağrı saplanmak
(pain) to shoot up v. ağrı saplanmak
shoot ahead v. erken davranıp öne geçmek
shoot ahead v. iyi başlangıç yapıp başarılı olmak
shoot one by one v. birer birer vurmak
shoot one by one v. teker teker vurmak
shoot from the hip v. dan diye söylemek
shoot to death v. silahla vurarak öldürmek
shoot a message v. mesaj göndermek
shoot again v. yeniden çekim yapmak (film vb)
shoot again v. tekrar çekmek (film vb.)
shoot a documentary film v. belgesel çekmek
shoot a documentary film v. belgesel film çekmek
shoot a video v. video çekmek
shoot someone in the chest v. göğsünden vurmak
shoot someone in the face v. birisini suratından vurmak
shoot a bear v. ayı vurmak
shoot someone v. birisini vurmak
shoot a scene v. bir sahne çekmek
shoot someone in the balls v. birini testislerinden vurmak
shoot oneself v. kendini vurmak
shoot in the face v. yüzünden vurmak
shoot in the face v. suratından vurmak
shoot someone in the heart v. (silahla) birini kalbinden vurmak
shoot someone in the shoulder v. birini omuzundan vurmak
shoot oneself by mistake v. yanlışlıkla kendisini vurmak
shoot oneself by mistake v. yanlışlıkla kendini vurmak
a person's blood sugar level rocket up/shoot up v. şekeri azmak
a person's blood sugar level rocket up/shoot up v. şekeri yükselmek
a person's blood sugar level rocket up/shoot up v. şekeri fırlamak
shoot the wrong man v. yanlış adamı vurmak
shoot a tv series v. dizi çekmek
shoot a tv series v. dizi film çekmek
shoot an ad v. reklam çekmek
shoot-out v. topu auta atmak
shoot in the chest v. göğsünden vurmak
shoot a movie v. film çekmek
the whole shoot n. bütünü
the whole shoot n. hepsi
good shoot n. atıcı
the whole shoot n. tümü
young shoot n. filiz
vine shoot n. bağ çubuğu
fashion shoot n. moda çekimi
video shoot n. video çekimi
dwarf shoot n. kısa sürgün
elongated shoot n. uzun sürgün
shoot-out n. silahlı çatışma
shoot-the-chute n. kaydırak
shoot-the-chute n. lunapark hız treni
photo shoot n. fotoğraf çekimi
bamboo shoot n. bambu filizi
Phrasals
shoot for çabalamak
shoot for amaçlamak
shoot for hedeflemek
shoot up boy atmak
shoot down son vermek
shoot down komik duruma düşürmek
shoot down mağlup etmek
shoot down vurarak düşürmek
Colloquial
shoot one's bolt son bir çaba sarf etmek
shoot one's bolt son atağı yapmak
shoot one's bolt son hamleyi yapmak
shoot one's bolt elinden gelen son çabayı göstermek
shoot one's bolt son kurşunu atmak
shoot the breeze ayaküstü konuşmak
shoot the breeze ayaküstü laflamak
shoot the bull laklak etmek
shoot the bull laflamak
shoot the bull çene yarıştırmak
shoot the bull çene çalmak
shoot the bull havadan sudan konuşmak
ah shoot! kahretsin!
shoot! aman tanrım!
shoot! kahretsin!
shoot! hadi be!
shoot! tüh!
Idioms
shoot the breeze ordan burdan konuşmak
shoot a line boş keseden sallamak
shoot a line atıp tutmak
shoot from the hip dan diye söylemek
shoot off one's mouth konuşulmaması gereken şeyler hakkında konuşmak
shoot one's bolt elinden geleni yapmak
shoot one's wad elinden geleni yapmak
shoot from the hip işkembeden atmak
shoot off one's mouth abartmak
shoot off one's mouth mübalağa etmek
shoot off one's mouth boşboğazlık etmek
shoot off one's mouth yüksekten atmak
shoot off one's mouth patavatsızlık etmek
shoot down in flames ağır biçimde eleştirmek
shoot off one's mouth desteksiz atmak
shoot off one's mouth bilip bilmeden konuşmak
shoot from the hip pat diye söylemek
shoot from the hip ani reaksiyon göstermek
shoot somebody a dirty look birisine ters ters bakmak
shoot somebody a dirty look birisine pis pis bakmak
shoot a dirty look birisine ters ters bakmak
shoot a dirty look birisine pis pis bakmak
shoot someone down in flames ağzının payını vermek
shoot someone down in flames birisini mahvetmek
shoot someone down in flames (birisini) rezil etmek
shoot someone down in flames birisini ağır bir biçimde eleştirmek
shoot for the sky hedef büyütmek
shoot for the sky hedefi yüksek tutmak
shoot for the sky hedeflerini yüksek tutmak
shoot first ask questions later önce vur sonra sor
shoot the bull laklak etmek
shoot the crap laflamak
shoot the bull laflamak
shoot the crap laklak etmek
shoot the shit laklak etmek
shoot the shit laflamak
shoot the bull çene çalmak
shoot the shit çene çalmak
shoot the crap çene çalmak
shoot blanks dölleyememek
shoot blanks dölleme yeteneği olmamak
shoot daggers at somebody birisine ters ters bakmak
shoot daggers at somebody birisine pis pis bakmak
shoot the breeze geyik çevirmek
shoot someone all to hell birini mahvetmek
shoot oneself in the foot kendi ipini çekmek
shoot the works hiçbir masraftan kaçınmamak
shoot the works yapılması gereken (yapılabilecek) her şeyi yapmak
shoot the works bütün parasını bir şey için harcamak
shoot the works elde avuçta ne varsa yoluna dökmek
shoot the place up mekana/meskene mermi sıkmak
shoot a place up mekana/meskene mermi sıkmak
shoot hoops basketbol oynamak
shoot the bull geyik yapmak
shoot the bull geyik çevirmek
shoot one's wad varını yoğunu harcamak
shoot one's wad elde avuçta ne varsa harcamak
a turkey shoot kolay lokma
a turkey shoot bariz bir şekilde üstün olma
a turkey shoot çok kolay/basit
a turkey shoot (karşı taraf zayıf olduğundan) çantada keklik
shoot for the stars hedefini yüksek tutmak
shoot no wonder karşıdaki kişinin sinirli olduğunun göstergesi
Speaking
don't shoot the messenger elçiye zeval olmaz
don't shoot ateş etmeyin
shoot him in the head onu kafasından vur
shoot him down vur onu
Slang
shoot through terketmek
shoot up damardan uyuşturucu almak
shoot hoop kumar oynamak
shoot-the-bull abartma
shoot through gitmek
shoot the breeze havadan sudan konuşmak
shoot the breeze çene çalmak
shoot the breeze kaynatmak
shoot the breeze laflamak
shoot a line methetmek
shoot a line bol keseden atmak
shoot a line desteksiz sallamak
shoot a line kendini övmek
shoot the moon malı götürmek
shoot the moon parayı götürmek
shoot the moon parayı indirmek
shoot the moon parayı bulmak
shoot the breeze iki lafın belini kırmak
shoot the shit iki beşlik bozmak
shoot the shit iki lafın belini kırmak
shoot the breeze iki beşlik bozmak
shoot from the hip düşünmeden konuşmak
shoot from the hip işkembeden sallamak
shoot one's breakfast kusmak
shoot one's cookies kusmak
shoot one's supper kusmak
shoot the cat kusmak
go ahead shoot for it hadi anlatmaya başla
shoot hoops basket oynamak
shoot in the ass kıçından vurmak
shoot one's load boşalmak
shoot someone to hell birini mermi manyağı yapmak
shoot someone all to hell birini kalbura çevirmek
shoot someone all to hell birini delik deşik etmek
shoot someone to hell birini delik deşik etmek
shoot someone to hell birini kalbura çevirmek
shoot someone all to hell birini mermi manyağı yapmak
shoot up kendine eroin vurmak
shoot one's wad boşalmak
ah shoot! lanet olsun!
shoot the five kavga etmek
shoot the bird orta parmak göstermek
Technical
shoot and scoot vur ve kaç
Computer
shoot ball topa vur
Construction
overflow-shoot boşaltma lülesi
Medical
(pang) to shoot through someone sancı saplanmak
Food Engineering
over shoot time sterilizasyonda aşırı ısınma süresi
Botanic
young shoot budak özü
Agriculture
grafting shoot aşı çeliği
base shoot bazal sürgün
basal shoot bazal sürgün
sucker shoot dip sürgünü
Places
cut and shoot teksas eyaletinde şehir
Military
hip shoot kalçadan atış
Sport
shoot the ball şut çekmek
shoot the ball şut atmak
shoot the ball topu şutlamak
jump shoot sıçrayarak şut atmak
shoot the ball topa vurmak
Basketball
shoot the lights out her attığını basket yapmak
triple shoot üçlük
triple shoot üçlük sayı
Football
shoot at goal şut atmak
shoot-out topu avuta atmak
penalty shoot-outs seri penaltı atışları
Cinema
shoot a film film çekmek
shoot on location stüdyo dışında çekim yapmak
British Slang
shoot one's load boşalmak
shoot one's wad attırmak
shoot off kaçmak
shoot one's load attırmak
shoot blanks kısır
shoot-up damardan vurmak
shoot one's wad boşalmak
shoot off sıvışmak