launch - Türkisch Englisch Wörterbuch

launch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

launch — Definition

Bedeutung:
başlatmak, fırlatmak
Aussprache (IPA):
(AmE /lɔːntʃ/ – BrE /lɔːntʃ/)
Wortart:
Fiil: launch (launches – launched – launching); İsim: launch (launches)
Synonyme:
initiate, release
Antonyme:
halt, terminate

Bedeutungen von dem Begriff "launch" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 66 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
launch v. fırlatmak
The Soviet Union launched the earth's first artificial satellite, Sputnik I.
Sovyetler Birliği dünyanın ilk yapay uydusu olan Sputnik I'i fırlattı.

More Sentences
launch v. piyasaya sürmek
Brands that launch new products need online reviews to convince other customers to buy their products.
Yeni ürünler piyasaya süren markalar, diğer müşterileri ürünlerini satın almaya ikna etmek için çevrimiçi incelemelere ihtiyaç duyar.

More Sentences
launch v. başlatmak (yeni işi)
We launched a successful Valentine's Day campaign.
Başarılı bir Sevgililer Günü kampanyası başlattık.

More Sentences
launch v. (gemi) denize indirmek
They launched the Titanic in 1911 in Belfast Lough.
Titanik'i 1911'de Belfast Lough'da denize indirdiler.

More Sentences
launch v. (roket/uzay mekiği) fırlatmak
General
launch n. fırlatma
Launches have great payload capacity.
Fırlatmalar büyük bir yük taşıma kapasitesine sahiptir.

More Sentences
launch v. başlamak
The rapprochement between Greece and Turkey, launched in July 1999, is continuing.
Yunanistan ve Türkiye arasında Temmuz 1999’da başlayan yakınlaşma devam etmektedir.

More Sentences
launch v. girişmek
I would like to say to the Security Council that this is not, therefore, a licence to launch into unilateral action.
Güvenlik Konseyi'ne şunu söylemek isterim ki bu, tek taraflı eylemlere girişmek için bir ruhsat değildir.

More Sentences
launch v. çıkmak
Her next novel will be launched in June.
Bir sonraki romanı Haziran ayında çıkacak.

More Sentences
launch v. lanse etmek
Remember that this summit was launched as the first 'green'summit.
Bu zirvenin ilk 'yeşil' zirve olarak lanse edildiğini hatırlayın.

More Sentences
launch v. (bilgisayar programı vb.) başlatmak
If the program fails to launch, try rebooting.
Program başlatılamazsa, sistemi yeniden yüklemeyi deneyin.

More Sentences
launch v. açmak
All you have to do is launch your e-commerce shop and then reach out to suppliers.
Tek yapmanız gereken e-ticaret mağazanızı açmak ve ardından tedarikçilere ulaşmak.

More Sentences
Advertising
launch n. lansman
Presentations and workshops are planned for the launch of the next framework programme.
Bir sonraki çerçeve programın lansmanı için sunumlar ve çalıştaylar planlanmaktadır.

More Sentences
Technical
launch n. başlatma
We now know that the Dutch justice system is launching an inquiry.
Hollanda adalet sisteminin bir soruşturma başlattığını artık biliyoruz.

More Sentences
Computer
launch n. fırlatma
Launches have great payload capacity.
Fırlatmalar büyük bir yük taşıma kapasitesine sahiptir.

More Sentences
launch v. başlatmak
Citizens Direct is being launched, but without any real success.
Citizens Direct başlatıldı, ancak gerçek bir başarı elde edilemedi.

More Sentences
General
launch n. uzaya fırlatma (roketi)
launch n. istimbot
launch n. savaş gemisi filikası
launch n. kızaktan suya indirme (gemiyi)
launch n. yolcu gemisi
launch n. çatana
launch n. piyasaya sürme
launch n. (gemiyi) denize indirme
launch n. açılış
launch n. piyasaya sürülme
launch v. denize indirmek
launch v. fırlatmak (roket vb)
launch v. faaliyete geçirmek
launch v. mızrak gibi atmak
launch v. fırlatmak (roket)
launch v. suya indirmek
launch v. kızaktan suya indirmek (gemiyi)
launch v. fırlatmak (füze)
launch v. öncelemek
launch v. satışa sunmak
launch v. bindirmek (alt yazı)
launch v. uzaya fırlatma (roketi)k
Trade/Economic
launch n. piyasaya sürülme
launch n. piyasaya çıkarma
launch n. satışa sunma
launch n. satışa çıkarma
launch n. satışa sunulma
launch n. satışa çıkarılma
launch n. girişim
launch n. teşebbüs
launch v. atmak
launch v. gemiyi kızaktan suya indirmek
launch v. (gemi) suya indirmek
Technical
launch n. uçağı uçuş için bırakma
launch n. yarım güverteli bot
launch v. yeni iş başlatmak
launch v. yeni iş kurmak
Computer
launch v. çalıştırmak
launch expr. başlat
Automotive
launch n. kalkış
Marine
launch n. bazen yolcuları gemiden karaya taşımakta kullanılan motorlu bot
launch n. gemiyi kızaktan suya indirme
launch n. gemiyi denize indirme
launch n. işkanpaviye
launch n. işkampaviye
launch n. işkampavya
launch n. kik
launch n. büyük kayık
launch v. denize çıkmak
launch v. gemiyi denize indirmek

Bedeutungen, die der Begriff "launch" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
motor launch n. motorbot
motor launch n. motor
motor launch n. motorlu sandal
launch area n. hedef alanı
launch pad n. atış rampası
book launch n. kitap tanıtımı
launch rod n. fırlatma çubuğu
hard launch n. resmi lansman
hard launch n. resmi açılış
seaward launch point n. özel harekat kuvvetlerinin sahile ilerleyip operasyon düzenlemek üzere intikal edeceği kıyı açıklarında belirlenmiş konum
launch somebody into eternity v. sonsuzluğa uğurlamak
launch out v. koyulmak
launch out v. geliştirmek
launch out v. har vurup harman savurmak
launch out v. başlamak
launch out into v. atılmak
launch forth v. yola koyulmak
launch out into v. başlamak
launch a cruel smear campaign against v. insafsız karalamalar yapmak
launch a rocket v. roket atmak
launch into v. başlamak
launch forth v. konuşmaya başlamak
launch out v. çıkmak
launch a campaign v. kampanya başlatmak
launch one's career v. kariyerine başlamak
launch a project v. proje başlatmak
launch the project v. projeyi başlatmak
launch an expedition v. sefer düzenlemek
launch an operation v. operasyon başlatmak
launch an operation v. operasyon düzenlemek
launch an assault v. operasyon gerçekleştirmek
launch an investigation v. inceleme başlatmak
launch fort v. işe veya söze başlamak
launch out v. işe başlamak
launch out v. işe atılmak
launch the operation v. operasyonu başlatmak
launch the operation v. harekatı başlatmak
launch to the market v. piyasaya sürmek
launch an initiative v. girişim başlatmak
launch a spacecraft v. uzaya mekik fırlatmak
launch an extensive investigation v. kapsamlı inceleme başlatmak
launch a comprehensive investigation v. kapsamlı inceleme başlatmak
launch a thorough investigation v. kapsamlı inceleme başlatmak
launch a comprehensive investigation v. kapsamlı soruşturma başlatmak
launch an extensive investigation v. kapsamlı soruşturma başlatmak
launch a thorough investigation v. kapsamlı soruşturma başlatmak
launch a fund v. bir fon kurmak
launch an attack against someone v. birine karşı bir saldırı başlatmak
launch raid v. baskın düzenlemek
launch under the brand name v. ..markası ile piyasaya sürmek
launch a company v. şirket açmak/kurmak
slp (seaward launch point) abrev. özel harekat kuvvetlerinin sahile ilerleyip operasyon düzenlemek üzere intikal edeceği kıyı açıklarında belirlenmiş konum
Phrasals
launch into v. istekle girişmek
launch into v. şevkle başlamak
launch into something v. bir şeye girişmek
launch out on v. bir şeye (seyahat/yolculuk) başlamak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir planı, projeyi, girişimi sunmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. konuşma yapmak
launch forth on (something) v. demir almak
launch forth on (something) v. nutuk çekmek
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. su üzerinde yol almaya başlamak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. yola koyulmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir su taşıtıyla yola çıkmak
launch forth on (something) v. bir su taşıtıyla yola çıkmak
launch forth on (something) v. sözlü sesleniş yapmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. demir almak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. nutuk çekmek
launch forth on (something) v. demeç vermek
launch forth on (something) v. yola çıkmak
launch forth on (something) v. bir planı, projeyi, girişimi başlatmak
launch forth v. bir planı başlatmak/yürürlüğe sokmak
launch forth v. ileri sürmek
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir planı, projeyi, girişimi başlatmak
launch forth v. bir projeyi, planı uygulamaya başlamak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. demeç vermek
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. sözlü sesleniş yapmak
launch forth on (something) v. su üzerinde yol almaya başlamak
launch forth on (something) v. konuşma yapmak
launch forth on (something) v. bir planı, projeyi, girişimi sunmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. yola çıkmak
launch forth v. gemiyi suya/denize indirmek
launch forth v. yola çıkmak
launch forth v. girişimde bulunmak
launch forth on (something) v. yola koyulmak
launch something against someone or something v. birine/bir şeye karşı bir şey başlatmak
launch out on (something) v. seyahate çıkmak
launch out on (something) v. (bir şeye) başlamak
launch out on (something) v. (suda, denizde, okyanusta) seyretmeye başlamak
launch against v. karşı (bir şey) başlatmak
launch out on (something) v. (suda, denizde, okyanusta) seyre çıkmak
launch out on (something) v. yola çıkmak
launch out on (something) v. (bir şey) başlatmak
Idioms
launch forth upon something v. (konuşmaya/yolculuğa) başlamak
launch forth on something v. (konuşmaya/yolculuğa) başlamak
launch into somebody v. birini eleştirmek
Trade/Economic
product launch n. malın ilk kez piyasaya çıkma aşaması
commercial launch n. ticari lansman
pre-launch n. ön lansman
product launch n. ürün lansmanı
launch of the new product n. yeni ürünün lansmanı
official launch n. resmi açılış
official launch date n. resmi açılış tarihi
official launch n. resmi lansman
official launch date n. resmi lansman tarihi
project launch manager n. proje lansman müdürü
project launch n. proje lansmanı
press launch of the project n. projenin basın lansmanı
new product launch started n. yeni ürünün lansmanı başladı
rolling launch n. piyasaya kademeli olarak yeni bir ürün sürme
launch a product v. bir ürünü/eşyayı/malı piyasaya sürmek
launch a product v. bir ürünü piyasaya sürmek
launch a product v. ürün çıkarmak
Law
launch a legal action v. yasal işlem başlatmak
Politics
launch a negotiation v. bir müzakereyi başlatmak
Institutes
united launch alliance n. birleşik devletler uydu fırlatma birliği
Insurance
launch insurance n. uzaya fırlatılma aşamasında meydana gelebilecek veya programlanan fonksiyonlarını yerine getirememelerinden kaynaklanan maddi hasarları temin eden kapsamlı poliçe
launch insurance n. haberleşme ve ticari amaçlarla uzaya gönderilen roket
Tourism
motor launch n. gezi motoru
Technical
launch control n. hedefleme kontrolü
launch pad n. fırlatma rampası
launch type motion n. fırlatma
motor launch n. motorbot
motor launch n. motorlu sandal
hard launch n. sıcak fırlatma
slv (standard launch vehicle) n. standart fırlatma aracı
Computer
quick launch n. hızlı başlatma
launch training n. fırlatma eğitimi
soft launch n. internet adresinin kademeli olarak kullanıma açılması
soft launch v. (internet adresini) kademeli olarak kullanıma sunmak
allow launch expr. başlatmaya izin ver
deny launch expr. başlatmayı reddet
launch experts expr. uzmanları başlat
launch ball expr. topu fırlat
launch mars expr. mars'ı başlat
launch mail expr. postayı başlat
launch debugger expr. hata ayıklayıcısını başlat
unable to launch the application expr. uygulama başlatılamıyor
quick launch expr. hızlı başlat
Telecom
launch vehicle n. fırlatma aracı
launch vehicle compatibility n. fırlatma aracı uyumluluğu
launch campaign n. fırlatma kampanyası
Automotive
launch control n. kalkış kontrolü
lv (launch vehicle) abrev. fırlatma aracı
Aeronautic
ground launch n. yerden fırlatma
launch escape tower n. fırlatma kurtarma kulesi
launch shoe n. uçağa takılan roket fırlatma parçası
launch area n. atış alanı
launch area n. fırlatma alanı
air launch v. havadan fırlatmak
Marine
survey launch n. araştırma sandalı