lay to - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

lay to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "lay to" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
lay to v. vurmak
Marine
lay to gemiyi faça edip durmak

Bedeutungen, die der Begriff "lay to" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 47 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
lay claim to v. sahip çıkmak
lay to rest v. örtbas etmek
lay someone to rest v. cenazeyi toprağa vermek
not to lay oneself open to criticism v. açık vermemek
lay waste to v. yakıp yıkmak
lay waste to v. yerle bir etmek
lay to rest v. gömmek
lay siege to v. bir yeri kuşatma altına almak
lay siege to v. kuşatmak
not to lay a finger on someone v. kılına dokunmamak
lay something to rest v. nahoş bir olayı unutmak ve sanki olmamış gibi davranmak
lay siege to v. ikna etmeye çalışmak
lay siege to v. kuşatma altına almak
lay claim to v. hak talebinde bulunmak
lay to one's charge v. (suç vb) birisinin üzerine yüklemek
lay down to work v. işe gömülmek
lay claim to v. talep etmek
lay claim to v. hak iddia etmek
lay claims to v. sahiplenmek
lay the problem to the inadequacy of training v. sorunu antrenman eksikliğine bağlamak
without wishing to lay down the law adv. haddim olmayarak
Colloquial
lay oneself open to kendini bir şeye maruz bırakmak
lay oneself open to criticism kendini eleştiriye maruz bırakmak
Idioms
lay an anchor to the windward v. başarı veya güvenlik sağlamak amacıyla ihtiyati tedbirler almak
lay an anchor to the windward v. eşeği sağlam kazığa bağlamak
lay someone to rest ebedi istirahatgahına yerleştirmek
lay someone to rest son uykusuna yatırmak
lay someone to sleep ebedi istirahatgahına yerleştirmek
lay someone to sleep (ölüyü) gömmek
lay someone to rest (ölüyü) gömmek
lay someone to sleep son uykusuna yatırmak
lay something to someone's charge suçu başkasının üzerine atmak
lay claim to something hak iddia etmek
lay the ghost of something to rest sonunda birşey hakkında endişelenmeyi/üzülmeyi bırakmak
lay someone to rest son yolculuğuna uğurlamak
lay waste to yakıp yıkmak
lay waste to yerle bir etmek
lay to waste yakıp yıkmak
lay to waste yerle bir etmek
lay down the law to someone about something (bir konuda) birini terslemek/azarlamak/haşlamak
lay somebody open to criticism birini eleştiriye maruz bırakmak
lay something to rest nahoş bir olayı unutmak ve sanki olmamış gibi davranmak
lay something to rest tatsız bir olayı unutmak ve sanki hiç olmamış gibi davranmak
Speaking
why do you always have to lay your problems at my doorstep? neden sorunlarını hep bana getiriyorsun?
why do you always have to lay your problems at my doorstep? niçin sorunlarını hep benim çözmemi bekliyorsun?
why do you always have to lay your problems at my doorstep? ben dert babası mıyım?
who do you think you are to lay a finger on me? sen kim oluyorsun da bana el kaldırıyorsun?