cool - Türkisch Englisch Wörterbuch

cool

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cool — Definition

Bedeutung:
serin, havalı, sakin
Aussprache (IPA):
(AmE /kuːl/ – BrE /kuːl/)
Wortart:
Sıfat: cool; Fiil: cool (cools – cooled – cooling)
Synonyme:
chilly, calm
Antonyme:
warm, agitated

Bedeutungen von dem Begriff "cool" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 78 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
cool v. soğutmak
ATRAP was the first experiment to use cold positrons to cool antiprotons.
ATRAP, antiprotonları soğutmak için soğuk pozitronları kullanan ilk deneydi.

More Sentences
cool adj. serin
The air is so cool I keep trembling.
Hava o kadar serin ki titriyorum.

More Sentences
cool adj. havalı (tip)
You better get a cool linen shirt to wear on vacation.
Tatilde giymek için havalı bir keten gömlek alsan iyi olur.

More Sentences
cool n. serinlik
General
cool n. soğukkanlılık
I try not to lose my cool.
Soğukkanlılığımı kaybetmemeye çalışıyorum.

More Sentences
cool v. serinletmek
A cold shower certainly does cool the body down, but the body balances out the temperature after a short time.
Soğuk bir duş kesinlikle vücudu serinletir, ancak vücut kısa bir süre sonra sıcaklığı dengeler.

More Sentences
cool v. serinlemek
The pool was nice to cool down.
Havuz serinlemek için güzeldi.

More Sentences
cool v. sakinleştirmek
As soon as you can, get over there and cool him out.
Bir an önce oraya git ve onu sakinleştir.

More Sentences
cool v. soğutmak
ATRAP was the first experiment to use cold positrons to cool antiprotons.
ATRAP, antiprotonları soğutmak için soğuk pozitronları kullanan ilk deneydi.

More Sentences
cool v. soğumak
As the universe expanded, it would cool, and particle energies would go down.
Evren genişledikçe soğuyacak ve parçacıkların enerjileri azalacaktı.

More Sentences
cool adj. soğukkanlı
We needed cool, calm reflection on this.
Bu konuda soğukkanlı ve sakin düşünmeye ihtiyacımız vardı.

More Sentences
cool adj. soğuk
What was the reason behind that cool response?
Bu soğuk tepkinin arkasındaki sebep neydi?

More Sentences
cool adj. klas
I wear cool clothes and cool sunglasses.
Ben klas elbiseler giyerim ve klas gözlükler takarım.

More Sentences
cool adj. iyi
Cool guys don't look at explosions.
İyi çocuklar patlamalara bakmaz.

More Sentences
cool adj. sakin
Stay cool, and don't mess up the deal.
Sakin ol ve anlaşmayı berbat etme.

More Sentences
cool adj. serin
The air is so cool I keep trembling.
Hava o kadar serin ki titriyorum.

More Sentences
cool adj. çok iyi
Tom has a cool job.
Tom'un çok iyi bir işi var.

More Sentences
cool adj. uygun
I'm cool with that idea.
Bu fikir bana uygun.

More Sentences
cool adj. havalı
Then I might not get invited to the cool security parties.
O zaman havalı güvenlik partilerine davet edilmeyebilirim.

More Sentences
cool adj. harika
That's a cool jacket you're wearing, Saul!
Giydiğin ceket çok harika, Saul!

More Sentences
cool interj. harika
This cool toy for kids includes a minifigure.
Çocuklar için bu harika oyuncak bir minifigür içerir.

More Sentences
Technical
cool v. soğumak
As the universe expanded, it would cool, and particle energies would go down.
Evren genişledikçe soğuyacak ve parçacıkların enerjileri azalacaktı.

More Sentences
cool v. soğutmak
ATRAP was the first experiment to use cold positrons to cool antiprotons.
ATRAP, antiprotonları soğutmak için soğuk pozitronları kullanan ilk deneydi.

More Sentences
General
cool n. serin yer
cool n. baskı altında soğukkanlılık
cool v. söndürmek (öfke/arzu vb'ni)
cool v. sakinleşmek
cool v. yatıştırmak
cool v. küllenmek
cool v. serinleşmek
cool v. sönmek (öfke/arzu vb)
cool v. yatışmak
cool v. hevesi kaçmak
cool v. gönlü geçmek
cool v. (bir işten, hedeften) soğumak
cool v. güçsüzleştirmek
cool v. etkisiz hale getirmek
cool v. durdurmak
cool v. öldürmek
cool v. nakavt etmek
cool adj. tamı tamına
cool adj. ilgisiz
cool adj. abartısız
cool adj. küstah
cool adj. serinkanlı
cool adj. kayıtsız
cool adj. mayhoş
cool adj. insanı serin tutan (giysi)
cool adj. sade
cool adj. soğutma tesisi olan
cool adj. soğutulan
cool adj. deneyimli
cool adj. tecrübeli
cool adj. komplike
cool adj. sofistike
cool adj. zayıf (koku)
cool adj. kasti
cool adj. kasıtlı
cool adj. planlı
cool adj. tasarlanmış
cool adj. mükemmel
cool interj. mükemmel
Colloquial
cool n. havalı tip
cool adj. janti
cool adv. soğukkanlılıkla
cool adv. serinkanlı bir şekilde
Dyeing
cool adj. soğuk etkisi veren (renk)
cool adj. mor-maviden yeşile kadar olan aralıktaki (renk tonu)
Geography
cool n. teksas eyaletinde şehir
Music
cool adj. tınısız (ses)
cool adj. rezonanssız (ses)
cool adj. cool caz türüne özgü
Slang
cool adj. cillop gibi
cool adj. efso
cool interj. hayhay
cool interj. pekala
cool interj. iyi bakalım
cool interj. iyiymiş

Bedeutungen, die der Begriff "cool" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
cool-headed adj. serinkanlı
cool! interj. harika!
General
the cool n. serinlik
cool headedness n. serinkanlılık
cool aegean summer sea-breeze n. imbat
cool place n. serin yer
cool-headed driver n. soğukkanlı sürücü
cool driver n. soğukkanlı sürücü
cool box n. buz kutusu
cool box n. portatif soğutucu
cool weather n. serin hava
the cool n. serin yer
the cool n. serin vakit
cool-off n. soğuma süresi
cool-off n. yatışma dönemi
keep cool v. soğukkanlılığını korumak
lose one's cool v. tepesinin tası atmak
cool somebody down v. sakinleştirmek
cool down v. sakinleştirmek
keep cool v. sakin kalmak
cool off v. serinlemek
cool down v. sakinleşmek
cool something v. serinlik vermek
be cool towards something v. soğuk bakmak (bir şeye)
get cool v. serinleşmek
cool down v. gevşemek
cool down v. yatışmak
cool one's heels v. ağaç olmak
become cool v. serinlemek
be cool towards something v. bir şeye soğuk bakmak
cool down v. yatıştırmak
(anger) cool off v. öfkesi yatışmak
(anger) cool down v. öfkesi yatışmak
(anger) cool off v. öfkesi dinmek
(anger) cool down v. öfkesi dinmek
apply a cool compress v. soğuk kompres uygulamak
cool down v. soğumak
as cool as a cucumber adj. serin kanlı
as cool as a cucumber adj. soğuk kanlı
cool and dry adj. serin ve kuru
cool-headed adj. soğukkanlı
Phrasals
cool someone off v. serinletmek
cool someone down v. serinletmek
cool someone out v. birisini sakinleştirmek
cool someone off v. birini yatıştırmak
cool someone down v. birini yatıştırmak
cool someone down v. birini sakinleştirmek
cool someone off v. birini sakinleştirmek
cool off v. soğutmak
cool out v. sakinleştirmek
cool out v. yatıştırmak
cool down v. soğutmak
cool out v. (atı) dinlendirerek yürütmek
cool out v. (atı) yoğun antrenmandan sonra teri soğuyup dinlenene kadar yavaşça sürmek
cool off v. yoğunluğunu kaybetmek
cool off v. yoğunluğu azalmak
cool off v. yatışmak
cool off v. şiddeti azalmak
cool down v. rahatlamak
cool down v. rahatlatmak
cool down v. serinletmek
Phrases
keep cool expr. serin yerde tutunuz
keep in a cool and dry place expr. soğuk ve kuru bir yerde muhafaza edin
pretty cool expr. son derece iyi
pretty cool expr. oldukça iyi
Colloquial
cool customer n. kontrollü kimse
cool customer n. soğukkanlı
cool customer n. sakin
a cool-sounding name n. kulağa çok hoş gelen isim
cool girl n. havalı kız
the cool thing about n. (bir şeyin) güzel yanı
cool stuff n. güzel şeyler
cool hunter n. (pazarlamada, ticarette) gelecek trendleri tespit eden kimse
cool out v. gözünü korkutmak
cool out v. yıldırmak
cool out v. gözünü yıldırmak
stay cool v. istifini bozmamak
play it cool v. duygularını belli etmemek
play it cool v. soğukkanlılığını korumak
cool off v. tutkusu azalmak
cool off v. başarısı düşmek
cool off v. yatıştırmak
cool off v. öfkesini dindirmek
cool off v. siniri/öfkesi yatışmak
cool off v. sakinleşmek
cool off v. durulmak
cool off v. öfkesi dinmek
cool off v. sakinleştirmek
cool off v. tutkuyu kaybetmek
blow cool v. kendine hakim olamamak
blow cool v. sakinliğini bozmak
blow cool v. çileden çıkmak
blow cool v. soğukkanlılığını yitirmek
get a cool vibe v. harika bir enerji almak
way-cool adj. harika
way-cool adj. müthiş
cool bananas! interj. mükemmel
cool beans! interj. harika
cool beans! interj. yaşa
cool beans interj. yaşasın
cool beans! interj. muhteşem
cool bananas! interj. oley
cool bananas! interj. harika
cool bananas! interj. vay canına
cool beans! interj. oooo
cool bananas! interj. yaşasın
cool beans interj. yaşa
cool beans interj. vay be
cool bananas! interj. vay be
cool beans interj. oley
cool beans! interj. yaşasın
cool beans interj. vay canına
cool beans interj. mükemmel
cool beans interj. oooo
cool bananas! interj. muhteşem
cool beans! interj. mükemmel
cool beans! interj. oley
cool bananas! interj. oooo
cool bananas! interj. yaşa
cool beans interj. harika
cool beans! interj. vay canına
cool beans interj. muhteşem
cool beans! interj. vay be
everybody be cool! expr. herkes olduğu yerde kalsın!
everybody be cool! expr. herkes sakin olsun
something really cool happened today expr. bugün müthiş bir şey oldu
everybody's cool with everybody expr. herkes herkesle iyi geçiniyor
way-cool expr. olağanüstü
(I've been) keeping cool expr. sıcaklarla aram fena değil
(I've been) keeping cool expr. pek sıcakta kalmıyorum
(I've been) keeping cool expr. serinlemeye çalışıyorum
(I've been) keeping cool expr. serin kalmaya çalışıyorum
been keeping cool? expr. sıcaklarla aran nasıl?
I'm cool with that/it expr. benim için hava hoş
I'm cool with that/it expr. bana uyar
cool beans exclam. harika
cool beans exclam. hadi be
cool beans exclam. süper
cool beans exclam. vay be
cool bananas exclam. vay be
cool beans exclam. inanmıyorum
cool bananas exclam. süper
cool bananas exclam. hadi be
cool bananas exclam. inanmıyorum
cool bananas exclam. vay canına
cool bananas exclam. harika
cool beans exclam. vay canına
cool bananas exclam. vay
cool beans exclam. vay
cool bananas exclam. harika