catch - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

catch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "catch" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 137 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
catch v. yakalamak
catch v. yetişmek
catch n. tutma
catch n. yakalama
catch n. aldatmaca
Irregular Verb
catch v. caught - caught
General
catch v. gafil avlamak
catch v. kapmak (hastalık)
catch v. eline geçmek
catch v. tutturmak
catch v. kapmak
catch v. yetişmek (trene/vapura/uçağa)
catch v. inmek
catch v. tutulmak
catch v. basmak
catch v. yakalanmak (bir hastalığa)
catch v. farketmek
catch v. yayılmak
catch v. büyülemek
catch v. olmak
catch v. bulaşmak
catch v. duymak
catch v. tutuşmak
catch v. bir an gözüne çarpmak
catch v. tokat atmak
catch v. çekmek
catch v. avlamak
catch v. takılmak
catch v. ansızın bulmak
catch v. kavramak
catch v. çekmek (ilgi vb)
catch v. tutmak
catch v. tutunmak
catch v. görmek
catch v. anlamak
catch v. cezbetmek
catch v. maruz kalmak
catch v. baskın yapmak
catch v. sıkışmak
catch v. yakalamak
catch v. edinmek (alışkanlık)
catch v. geçmek
catch v. (hastalık) yakalanmak
catch v. yetişmek
catch v. yakalanmak
catch v. vurmak
catch v. birdenbire fark etmek
catch v. çalışmak (mekanizma)
catch v. çarpmak
catch v. alev almak
catch v. ele geçirmek
catch v. (soğuk) almak
catch v. (bir şey yapan kişiyi) durdurmak
catch v. çevrelemek
catch v. içine almak
catch v. denk gelmek
catch v. birden karşısına çıkmak
catch v. mahsur bırakmak
catch v. (bir şeyi) başka bir şeye çarpacak şekilde ilerletmek
catch v. kapılmak (parti, yaşanan an vb.)
catch v. etkili biçimde temsil etmek
catch v. kandırmak
catch v. aklını çelmek
catch v. (birinin peşinden koşup elde ederek) evlenmek
catch v. (ses) kulağa gelmek
catch v. (nefes) tutmak
catch v. tutturmak
catch v. iliştirmek
catch v. toplamak
catch v. büyülenmek
catch v. etkilenmek
catch v. aldanmak
catch v. izlemek
catch v. seyretmek
catch n. kilit dili
catch n. bölüm
catch n. kar
catch n. parça
catch n. bir partide yakalanan av/balık
catch n. voli
catch n. kanca
catch n. topluca söylenen şarkı
catch n. bityeniği
catch n. tuzak
catch n. av
catch n. tutma av
catch n. yakalanan av veya balık
catch n. hile
catch n. kapı tutucusu
catch n. devvar köprü dişleri
catch n. tutucu
catch n. mandal
catch n. mandal katılığı
catch n. köprü dişleri
catch n. devlet kuşu
catch n. kolay bulunmaz fırsat
catch n. (şarkı, şiir vb.) akılda kalan ufak kısım
catch n. kelepir
Colloquial
catch n. bityeniği
catch n. müstakbel eş olarak düşünülen uygun kişi
catch adj. ilgi çeken
catch adj. dikkat çeken
catch adj. aldatıcı
catch adj. ilgi çekici
catch adj. kolay akılda kalan
catch adj. hileli
catch adj. kafa karıştırıcı
Technical
catch v. tutmak
catch v. yetiştirmek
catch v. yakalamak
catch n. hızı belli seviyede tutmaya yarayan aygıt
catch n. çalışmak mekanizma
catch n. dil (kapı)
catch n. kilit mandalı
catch n. mandal
catch n. sürgü
catch n. tutucu
catch n. tespit mandalı
Textile
catch n. mandal
catch n. tutucu
Construction
catch n. kapı tutucusu
Gastronomy
catch n. av
Agriculture
catch v. filizlenmek
catch v. (toprakta) tutmak
catch n. bitkinin toprakta kesin olarak tutması
Breeding
catch v. (evcil memeli hayvan) gebe olmak
Military
catch v. ele geçirmek
Hunting
catch n. süngü
Sport
catch n. (topu vb.) zamanında tutma ya da vurma
catch n. top atıp yakalama oyunu
Baseball
catch v. yakalayıcı olarak oynamak
catch v. (topu) yakalamak
Music
catch n. ingilizlere özgü güldürücü sözlü bir rond
catch n. rondo
Slang
catch v. enselemek
catch n. iyi gelin/koca adayı
catch n. püf noktası

Bedeutungen, die der Begriff "catch" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
catch unawares v. gafil avlamak
General
catch unawares v. hazırlıksız yakalamak
catch cold v. üşütmek
catch the fancy of v. hoşuna gitmek
catch out v. meydana çıkarmak
catch an advantage v. avantaj yakalamak
catch on with somebody v. gözde olmak
catch on v. popüler olmak
catch somebody by the tail v. kuyruğunu kısmak
catch someone's eyes v. göze çarpmak
catch someone napping v. gafil avlamak
catch a chill v. üşütmek
catch on with somebody v. popüler olmak
catch sight v. gözüne ilişmek
catch one's breath v. soluk almak
catch fire v. ateş almak
catch up v. yakalamak
catch an infection v. yakalanmak
catch flu v. gribe yakalanmak
catch on v. tutulmak
catch up on v. tamamlamak
catch each other's eye v. göz göze gelmek
catch on v. farkına varmak
catch up on v. (arada olup biteni) öğrenmek
catch up on v. yetişmek
catch cold v. soğuk almak
catch sight of v. gözüne ilişmek
catch a glimpse v. bir an için görmek
catch up v. seviyesine ulaşmak
catch sight of v. görmek
catch fish v. balık yakalamak
catch one's eye v. dikkatini çekmek
catch someone’s attention v. ilgi çekmek
catch on v. gözde olmak
catch hold of v. yakalamak
catch one's breath v. soluklanmak
catch up on v. ihmal edilmiş bir işi yapmak
catch on v. tutunmak
catch someone napping v. birini gafil avlamak
catch one's breath v. dinlenmek
catch someone unawares v. birini gafil avlamak
catch cold v. nezle olmak
catch alight v. tutuşmak
catch someone off guard v. birini gafil avlamak
catch up on v. ertelenmiş bir işi yapmak
catch up on v. biriken işleri yapmak
catch fire v. tutuşmak
catch up with v. yetişmek
catch a glimpse v. gözüne ilişmek
catch someone napping v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
catch tightly v. kıskıvrak yakalamak
catch someone's eyes v. birisinin dikkatini çekmek
catch the blame v. sorumluluğu üstlenmek
catch up on v. yakalamak
catch a cold v. nezle olmak
catch one's breath v. nefes almak
catch flu v. grip olmak
catch fish v. balık tutmak
catch someone in the act v. birini suçüstü yakalamak
catch on v. anlamak
catch someone's eye v. birinin dikkatini çekmek
catch an illness v. hastalığa yakalanmak
catch a glimpse v. görür gibi olmak
catch one's eye v. gözüne çarpmak
catch fire v. alev almak
catch attention of v. gözüne ilişmek
catch birds v. kuş tutmak
catch on v. kavramak
catch up with v. arayı kapatmak
catch up v. yetişmek
catch on v. kapmak
catch up v. bilgilendirmek
catch up v. etkilemek
catch up v. kapıp kaçmak
catch up v. büyülemek
catch up v. geri kalmamak
catch one´s eye v. dikkatini çekmek
catch the impression v. izlenim edinmek
catch somebody unawares v. gafil avlamak
catch somebody napping v. gafil avlamak
catch the trend of v. trend yakalamak
catch up with v. aynı düzeye gelmek
catch up on v. zaman açığını gidermek
catch up with v. yakalamak
catch up on v. arayı kapatmak
catch the era v. çağı yakalamak
catch in a trap v. kapana kıstırmak
catch in a trap v. kapana kısılmak
catch someone's eyes v. dikkatini çekmek
catch someone's eyes v. ilgisini çekmek
catch at v. aniden yakalamaya çalışmak
catch at v. birden kapmak
catch pneumonia v. zatürreeye yakalanmak
fail to catch the bus on time v. otobüsü kaçırmak
catch an infection v. enfeksiyon almak
catch up v. aynı düzeye getirmek
catch on v. ünlü olmak
catch someone's eyes v. dikkatini çekmek
catch someone's eyes v. bakışlarını yakalamak
catch an infection v. mikrop kapmak
catch on v. sevilmek
catch a scent v. koku duymak
catch a smell v. koku duymak
catch an infection v. enfeksiyon kapmak
catch the glances v. bakışları yakalamak
catch the ball v. topu yakalamak
catch someone red-handed v. birini suçüstü yakalamak
catch somebody red-handed v. suçüstü yakalamak
catch up with v. -e yetişmek
catch a whiff of v. -in kokusunu duymak
catch a disease v. bir hastalığa yakalanmak
catch out v. uygunsuz bir biçimde yakalamak
catch out v. kötü bir şey yaparken yakalamak
catch out v. suçüstü yakalamak
catch fire v. yanmak
catch fire v. alevler içinde kalmak
catch up with v. hızına yetişmek
catch a chill v. soğuk almak
release the safety catch v. emniyet mandalını açmak
catch sight of v. gözü ilişmek
catch some shuteye v. uyku bastırmak
catch on v. meşhur olmak
catch the attention v. dikkat çekmek
catch one's breath v. soluğunu tutmak
catch disease v. hastalığa yakalanmak
catch a cold v. şifayı kapmak
catch a mouse v. fare yakalamak
catch a bird v. kuş yakalamak
catch someone's eye v. gözüne takılmak
catch someone's eye v. dikkatini çekmek
catch the criminals v. suçluları yakalamak
catch measles v. kızamığa yakalanmak
catch measles v. kızamık olmak
catch a fish v. balık yakalamak
catch a fish v. balık tutmak
catch her husband in bed with another woman v. kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
catch a connecting flight v. aktarmalı bir uçuşa yetişmek
catch the abductor by day one v. (çocuğu vb) kaçıran kişiyi kaçırdığı gün yakalamak
catch someone smoking v. birini sigara içerken yakalamak
catch a jellyfish v. denizanası yakalamak
catch the bride's bouquet v. gelinin buketini yakalamak
catch the plane v. uçuşu/uçağı yakalamak
catch the plane v. uçuşa yetişmek
catch the plane v. uçağa yetişmek
catch a flight v. uçağa yetişmek
catch a flight v. uçuşu/uçağı yakalamak
catch a flight v. uçuşa yetişmek
catch the thief v. hırsızı yakalamak
one's performance catch the eye v. performansıyla göz doldurmak
catch someone by v. bileğinden tutmak/yakalamak
catch attention of v. dikkatini çekmek
have a plane to catch v. uçağa yetişmesi gerekmek
catch up with the others v. diğerlerini yakalamak
catch a cold v. soğuk algınlığına yakalanmak
catch the sun v. güneş almak (ev)
catch the main points v. önemli noktaları yakalamak
catch a heel v. topuğu bir yere takılmak
catch a bus v. otobüsü yakalamak
catch the school bus v. okul otobüsünü yakalamak
catch a criminal v. suçlu yakalamak
catch chickenpox v. suçiçeği hastalığına yakalanmak
catch chickenpox v. suçiçeği olmak
catch the ball v. topu yakalamak
play catch v. yakalamaç oynamak
catch a ball v. top yakalamak
catch sight of v. birdenbire fark etmek
catch [obsolete] v. erişmek
catch [obsolete] v. elde etmek
catch pneumonia v. zatürre olmak
catch sight v. fark etmek
catch a movie v. sinemada film izlemek
catch a movie v. sinemaya gitmek
safety catch n. susta
hidden catch n. gizli bir tuzak
hidden catch n. gizli açma mekanizması (mücevher kutusu vb)
hidden catch n. gizli şart
hidden catch n. bit yeniği
catch basin n. toplama çukuru
cocking catch n. kurma mandalı
by-catch of the fishing n. balıklarla birlikte yakalananlar
catch-all n. öteberi torbası
catch-phrase n. slogan
catch-all n. malzeme torbası
catch-as-catch-can n. serbest güreş
a catch-all term n. kapsamlı/kapsayıcı terim
phone catch fire n. telefonun ateş alması/yanması
tallow catch n. yağ topağı
tallow catch n. kasap tarafından rulo haline getirilen iç yağı
catch phrase n. herkesin dilindeki slogan
catch-all n. çeşitli durumları ve olasılıkları kapsayacak şekilde tasarlanmış şey
catch-all n. öteberi çantası
catch-up n. telafi
catch-up n. bir dezavantajın üstesinden gelmeyi amaçlayan strateji
catch-up n. miktar veya oranı belli bir standarda getirmeyi amaçlayan artış
catch-all adj. çeşitli durumları ve olasılıkları kapsayacak şekilde tasarlanmış
with a catch in one's voice adv. tıkanarak
with a catch in one's voice adv. sesi titreyerek
with a catch in one's voice adv. duygusal bir sesle
Phrasals
catch at v. havada kapmak
catch at v. çabucak razı olmak
catch oneself on v. (kendini) yanlış iş yaparken yakalamak
catch oneself on v. hata yaptığını fark etmek
catch over v. (su) yavaş yavaş donmak
catch on v. çabucak anlamak
catch on v. işe girmek
catch up v. aniden tutup kaldırmak
catch up v. istemeden katılmak
catch up with v. hoş olmayan sonuçlar yaratmak
catch up with v. tutuklamak
catch up with v. enselemek
catch out v. (krikette) topu yere düşmeden yakalamak
catch out v. hazırlıksız yakalanmak
catch up v. kapana kıstırmak
catch up v. hapsetmek
catch up v. sözünü kesmek
catch up v. (atları, katırları, öküzleri) seyahat için hazırlamak
catch up v. tamamlayıp nihayete erdirmek
catch up [brit] v. yetişip geçmek
catch up with v. güncelleştirmek
catch up with v. (bilgiyi) tazelemek
catch (someone or something) in (something) v. tuzakla yakalamak
catch (someone or something) in (something) v. tuzakta (bir şey, hayvan) bulmak
catch (someone or something) in (something) v. (birini veya bir şeyi) tuzağa yakalanmış bulmak
catch (someone or something) in (something) v. kötü bir şey yaparken yakalamak
catch (someone or something) in (something) v. kötü bir şey yaptığını anlamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) çalıntı vs. bir şeyle yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) çalıntı vs. bir şey üstündeyken yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) bir yöntemle yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) köpeklerle peşine düşerek vs. yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) bir şey yardımıyla yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) biriyle yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) biriyle beraberken yakalamak
catch (someone) with (someone or something) v. (birini) biriyle beraberken görmek
catch something from someone v. birinden bir hastalık kapmak
catch something from someone v. birinden bir hastalık bulaşmak
catch something from someone v. birinden bir hastalık geçmek
catch on to v. anlamak
catch up v. arayı kapatmak
catch it v. azar işitmek
catch it v. azarlanmak
catch someone doing something v. birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch someone at something v. birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch it v. ceza yemek
catch on to v. farkına varmak
catch on v. moda olmaya başlamak
catch up v. kızışmak
catch on to v. kavramak
catch it v. papara yemek
catch on v. popülerleşmek
catch it v. paylanmak
catch on v. tutmaya başlamak
catch on with someone v. (ürün) tutmak
catch on with someone v. (ürün vb) popüler olmak
catch onto something v. (çalı/diken) bir şeye takılmak
catch up to v. yakalamak
catch (one) with (someone or something) v. (birini biriyle/bir şeyle) yakalamak
catch (one) with (someone or something) v. (birini biriyle/bir şeyle) görmek/basmak
catch (one) with (someone or something) v. (birini) belli bir yöntemle/araçla yakalamak
catch (one) with (someone or something) v. (birini) belli bir yöntemle/araçla tutuklamak
catch (one) with (someone) v. (birini başka biriyle) yakalamak
catch (one) with (someone) v. (birini biriyle) basmak
catch (one) with (someone) v. (birini başka biriyle) iş üstünde yakalamak/basmak
catch (one) with (someone) v. (birini biriyle) yasadışı bir şey yaparken bulmak/basmak
catch someone with something v. birini bir şeyle yakalamak
catch someone with something v. birini çalıntı/yasadışı bir şeyle yakalamak
catch someone with something v. birini bir şeyle basmak
catch someone with something v. birini bir şeyle bulmak
catch someone with something v. birini bir şey yardımıyla yakalamak/tutuklamak
catch onto (something) v. (bir şeye) tutunmak
catch onto (something) v. (bir şeye) geçmek
catch onto (something) v. (bir şeye) kilitlenmek
Phrases
there's always a catch expr. hep bir bityeniği var
with a safety catch expr. sustalı
Proverb
a drowning man will catch at a straw denize düşen yılana sarılır
set a thief to catch a thief çivi çiviyi söker
you can catch more flies with honey than with vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
you can catch more flies with honey than with vinegar çanakta balın olsun arı yemenden gelir
set a thief to catch a thief bir hırsızı ancak bir başka hırsız yakalar
if you run after two hares you will catch neither aynı anda iki şeyi birden yapmak için çabalarsan ikisinden de olursun
if you run after two hares you will catch neither iki karpuz bir koltuğa sığmaz
you must lose a fly to catch a trout kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
set a thief to catch a thief dinsizin hakkından imansız gelir
you must lose a fly to catch a trout kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
if you run after two hares you will catch neither aynı anda iki tavşan kovalayan hiçbirini yakalayamaz
keep no more cats than can catch mice ne kadar az, o kadar iyi
keep no more cats than can catch mice az olsun öz olsun
Colloquial
catch the fancy-of v. beğenmek
catch someone's eye v. bakışını yakalanmak
catch the fancy-of v. çekici gelmek
catch napping v. hazırlıksız yakalamak
catch napping v. gafil avlamak
catch someone's eye v. göz göze gelmek
catch one's death (of cold) v. fena soğuk almak
catch someone's eye v. gözüne takılmak
catch the fancy-of v. hoşuna gitmek
catch the fancy-of v. ilgisini çekmek
catch one's death (of cold) v. öldürücü derecede soğuk algınlığına yakalanmak
catch napping v. uykuda yakalamak
catch flat-footed v. hazırlıksız yakalamak
catch flat-footed v. gafil avlamak
catch flat-footed v. habersiz yakalamak
catch phrase n. meşhur laf/söz
catch-22 expr. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu
just catch your breath a minute expr. dur da biraz soluklan
quite a catch expr. çok çekici
quite a catch expr. çok uygun bir eş
if you catch my drift expr. eğer beni anladıysan
good catch! expr. iyi yakaladın!
catch me some other time expr. sonra/başka zaman konuşalım/görüşelim
(one) catch no ball expr. (biri) anlamıyor
(one) catch no ball expr. (biri) tam olarak anlamıyor
(one) catch no ball expr. (biri) idrak edemiyor
Idioms
catch someone with his hand in the cookie jar v. birini suç üstü yakalamak
catch someone with his pants down v. birini suç üstü yakalamak
catch fire v. çok hevesli olmak
catch fire v. büyük ilgi ve heyecanlara konu olmak
catch fire v. ilginç bir hal almak
catch a wink v. şekerleme yapmak
catch a wink v. kestirmek (uyku)
catch (one) flatfooted v. (birini) hazırlıksız yakalamak
catch a tartar v. sert kayaya çarpmak
catch fire v. çok ses getirmek
catch one's eye v. biri konuşurken tenkit eder biçimde sözünü kesmek
catch upon the hip v. avantajlı olmak
catch (one) flatfooted v. (birini) beklemediği bir anda yakalamak
catch upon the hip v. avantajı elde etmek
catch a tartar v. kendine nazaran çok güçlü olan biriyle karşı karşıya gelmek
catch fire v. ortalığı kasıp kavurmak
catch a weasel asleep v. onun gibi kurnaz birini gafil avlamak
catch a weasel asleep v. onun gibi bir tilkiyi hazırlıksız yakalamak
catch big air v. havayı yakalamak
catch big air v. snowboard/kayak/kaykay ya da bisikletle zıplamak
catch flat-footed v. umulmadık bir anda yakalamak
catch flat-footed v. beklenmedik bir anda yakalamak
catch flat-footed v. hazırlıksız yakalamak
catch flat-footed v. habersiz yakalamak
catch flat-footed v. gafil avlamak
catch flat-footed v. zor/müşkül duruma düşürmek/sokmak
catch a break v. fırsat/şans yakalamak
catch a break v. (fırsat) eline geçmek
catch a break v. fırsatını elde etmek
catch a break v. (şans) yüzüne gülmek
catch a break v. şansı dönmek
catch a break v. özel/iyi bir indirim almak/yakalamak
catch a break v. fazladan/ekstra bir indirim daha almak
catch a break v. özel/iyi bir anlaşma yapmak
catch a break v. rahat bir nefes almak
catch a break v. rahatlamak
catch a break v. ipucu yakalamak
catch a break v. bir sorunu çözme fırsatı yakalamak
catch a break v. sorunu çözmeye yönelik yeni bir bilgi bulmak
catch a break v. bir rahatlama yakalamak
catch a break v. rahatlamak
catch a break v. rahat bir nefes almak
catch a break v. kuraklık vs. biraz kırılmak
catch a break v. başı beladan çıkmak/kurtulmak
catch a tiger by the tail v. aslanı kuyruğundan yakalamak/tutmak
catch a tiger by the tail v. ayının inine girmek
catch a tiger by the tail v. kurdu kulaklarından yakalamak/tutmak
catch a tiger by the tail v. tehlikeli olabilecek/zor bir işe atılmak
catch a tiger by the tail v. tehlikeli olabilecek/zor bir işe girişmek
catch a tiger by the tail v. tehlikeli olabilecek/zor bir işe kalkışmak
catch a tiger by the tail v. sert kayaya çarpmak
catch a tiger by the tail v. zora çatmak
keep no more cats than can catch mice v. sadece yetecek kadar kişi veya eşya kullanmak
keep no more cats than can catch mice v. ne kadar az, o kadar iyi prensibiyle yaşamak
keep no more cats than can catch mice v. az olsun öz olsun demek
catch (one) with (one's) fingers in the till v. suçüstü yakalamak
catch (one) with (one's) fingers in the till v. para çalarken yakalamak
catch (one) with (one's) fingers in the till v. para çaldığını anlamak
catch (the) headlines v. manşetlerde yer almak
catch (the) headlines v. manşete çıkmak
catch (the) headlines v. manşet olmak
catch a snooze v. uyuklamak
catch a snooze v. kestirmek
catch a snooze v. şekerleme yapmak
catch a snooze v. kısa bir süre uyumak
catch a snooze v. gözünü kapamak
catch a snooze v. uzanmak
catch a tan v. (güneşte) yanmak
catch a tan v. bronzlaşmak
catch a tan v. güneşin altında yatmak
catch a tartar v. zora çatmak
catch a tartar v. zorlu çıkmak
catch a tartar v. sert kayaya çatmak
catch a tartar v. belaya çatmak
catch a tartar v. boyundan büyük çıkmak
catch a tartar v. boyundan büyük birine veya bir şeye denk gelmek
catch a tartar v. boy ölçüşemeyeceği biriyle veya bir şeyle karşılaşmak
catch a tiger by the tail v. yılanın kuyruğundan tutmak
catch a tiger by the tail v. zor/tehlikeli bir işe kalkışmak
catch a tiger by the tail v. zor/tehlikeli bir işe bulaşmak
catch a tiger by the tail v. iki seçeneği de zor/tehlikeli olan bir işe girmek
catch a tiger by the tail v. kızgın tavayı sapından tutmak
catch a weasel asleep v. tilki uykusuna yatan birini gafil avlamak
catch a weasel asleep v. bir gözü açık uyuyanı atlatmak
catch a weasel asleep v. her an tetikte olan birini atlatmak
catch air v. havaya sıçramak
catch air v. araba sürerken veya kayarken tümseklerden atlamak
catch big air v. araba sürerken veya kayarken büyük bir sıçrayış yapmak
catch dust v. toz toplamak
catch dust v. uzun bir süre kullanılmamak
catch dust v. el sürülmemek
catch dust v. hiç kullanılmamak
catch dust v. kullanılmadan durmak/beklemek
catch dust v. süs gibi durmak
catch heat v. fırça yemek
catch heat v. azar işitmek
catch heat v. yıldırımları üstüne çekmek
catch heat v. şimşekleri üstüne çekmek
catch heat v. eleştirileri üstüne çekmek
catch heat v. sert eleştirilere hedef olmak
catch lightning in a bottle v. imkansızı başarmak
catch lightning in a bottle v. büyük bir başarı elde etmek
catch lightning in a bottle v. önemli bir başarıya imza atmak
catch lightning in a bottle v. zoru başarmak
catch the devil v. fırça yemek
catch the devil v. azar işitmek
catch the devil v. belasını bulmak
catch the devil v. başı belaya girmek
catch the devil v. fırtına kopmak
catch the devil v. çıngar çıkmak
catch the devil v. kavga çıkmak
catch the devil v. gününü görmek
not let (someone) catch (one) (doing something) v. (yasak bir şey yaparken birine) yakalanmamak
not let (someone) catch (one) (doing something) v. (yaparken biri tarafından) görülmemek
not want to catch someone doing something v. (yasak bir şey yaparken birine) yakalanmamak
not want to catch someone doing something v. (yaparken biri tarafından) görülmemek
catch it in the neck v. ağır biçimde eleştirilmek
catch one's death of cold v. ağır biçimde şifayı kapmak
catch on fire v. alev almak
catch/get one's drift v. anlamak
catch on v. anlamak
play catch-up v. arayı kapatmak için sıkı çalışmak/fazla mesai yapmak
catch hell v. azar işitmek
catch hell for something v. azar işitmek
catch hell something v. azar işitmek
catch hell v. azarlanmak
catch somebody's drift v. birisinin ne demek istediğini anlamak
catch someone napping v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone red-handed v. birini iş üstünde yakalamak
catch one's breath v. biraz soluklanabilmek
catch on v. beğenilmek
catch somebody red-handed v. birini suçüstü yakalamak
catch sight of somebody/something v. bir an görmek
catch the drift v. birisini anlamak
catch some Zs v. biraz kestirmek
catch someone by surprise v. birini şaşırtmak
catch forty winks v. biraz kestirmek
catch somebody napping v. birini gafil avlamak
catch off one's guard v. birinin şaşkınlığından yararlanmak
catch somebody cold v. birini hazırlıksız yakalamak
get/catch wind of something v. bir şeyin duyumunu almak
catch off one's guard v. birinin dalgınlığından yararlanmak
catch someone's interest v. birinin/birisinin ilgisini çekmek
catch one's breath v. biraz soluklanmak
catch forty winks v. biraz uyumak
catch the drift v. birisinin ne demek istediğini anlamak
catch someone flat-footed v. birini iş üstünde yakalamak
catch off guard v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone red-handed v. birini suçüstü yakalamak
catch someone off balance v. birini hazırlıksız yakalamak
catch a disease from someone v. biriden bir hastalık kapmak
catch one off one's guard v. boş bir anında yakalamak
catch sight of someone v. birini bir an için görmek
catch one off one's guard v. birini hazırlıksız yakalamak
catch on the hop v. boş anında yakalamak
catch someone on the hop v. boş bir anında yakalamak
catch a glimpse of someone v. birini bir an için görmek
catch somebody's drift v. birisinin dediğini/söylediğini anlamak
catch a break v. bir şans yakalamak
catch someone by surprise v. birini gafil avlamak
catch the drift v. birisinin dediğini/söylediğini anlamak
catch somebody's drift v. birisini anlamak
catch someone at a bad time v. birisini kötü bir zamanda yakalamak
catch wind of something v. bir şeyin duyumunu almak
catch some Zs v. biraz uyumak
catch someone off guard v. boş bir anında yakalamak
catch someone up short v. birini hazırlıksız yakalamak
catch somebody cold v. birisini şaşırtmak
catch someone's eye v. birinin gözüne takılmak
catch someone off guard v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone flat-footed v. birini suçüstü yakalamak
catch someone on the hop v. birini gafil avlamak
catch one's bear before one sells its skin v. doğmamış çocuğa kaftan biçmek
catch somebody's eye v. dikkatini çekmek
catch the wave v. çeşme akarken küpünü doldurmak
catch one's bear before one sells its skin v. dereyi görmeden paçaları sıvamak
catch wind of something v. duyum almak
catch the eye of somebody v. dikkatini çekmek
catch his eye v. dikkatini çekmek
catch the wave v. dalgayı yakalamak
catch one's eye v. dikkatini çekmek
catch up with the times v. çağı yakalamak
catch one's breath v. derin bir soluk almak
catch someone with his pants down v. donsuz yakalamak
catch the public imagination v. halkın yoğun ilgisini çekmek
catch flat-footed v. gafil avlamak
catch a few rays v. güneş banyosu yapmak