catch - Turco Inglés Diccionario
Historia

catch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "catch" en diccionario turco inglés : 138 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
catch v. enselemek
catch v. yakalamak
catch v. yetişmek
catch n. tutma
catch n. yakalama
catch n. aldatmaca
Irregular Verb
catch v. caught - caught
General
catch v. gafil avlamak
catch v. tutturmak
catch v. kapmak
catch v. kapmak (hastalık)
catch v. eline geçmek
catch v. yetişmek (trene/vapura/uçağa)
catch v. inmek
catch v. tutulmak
catch v. basmak
catch v. yakalanmak (bir hastalığa)
catch v. farketmek
catch v. yayılmak
catch v. büyülemek
catch v. olmak
catch v. duymak
catch v. tutuşmak
catch v. bulaşmak
catch v. tokat atmak
catch v. bir an gözüne çarpmak
catch v. çekmek
catch v. avlamak
catch v. takılmak
catch v. ansızın bulmak
catch v. kavramak
catch v. çekmek (ilgi vb)
catch v. tutmak
catch v. tutunmak
catch v. görmek
catch v. anlamak
catch v. cezbetmek
catch v. maruz kalmak
catch v. baskın yapmak
catch v. sıkışmak
catch v. yakalamak
catch v. edinmek (alışkanlık)
catch v. geçmek
catch v. (hastalık) yakalanmak
catch v. birdenbire fark etmek
catch v. yetişmek
catch v. çalışmak (mekanizma)
catch v. yakalanmak
catch v. vurmak
catch v. çarpmak
catch v. alev almak
catch v. ele geçirmek
catch v. (soğuk) almak
catch v. (bir şey yapan kişiyi) durdurmak
catch v. çevrelemek
catch v. içine almak
catch v. denk gelmek
catch v. birden karşısına çıkmak
catch v. mahsur bırakmak
catch v. (bir şeyi) başka bir şeye çarpacak şekilde ilerletmek
catch v. kapılmak (parti, yaşanan an vb.)
catch v. etkili biçimde temsil etmek
catch v. kandırmak
catch v. aklını çelmek
catch v. (birinin peşinden koşup elde ederek) evlenmek
catch v. (ses) kulağa gelmek
catch v. (nefes) tutmak
catch v. tutturmak
catch v. iliştirmek
catch v. toplamak
catch v. büyülenmek
catch v. etkilenmek
catch v. aldanmak
catch v. izlemek
catch v. seyretmek
catch n. kilit dili
catch n. bölüm
catch n. kar
catch n. parça
catch n. bir partide yakalanan av/balık
catch n. voli
catch n. kanca
catch n. topluca söylenen şarkı
catch n. bityeniği
catch n. tuzak
catch n. av
catch n. tutma av
catch n. yakalanan av veya balık
catch n. hile
catch n. kapı tutucusu
catch n. devvar köprü dişleri
catch n. tutucu
catch n. mandal
catch n. mandal katılığı
catch n. köprü dişleri
catch n. devlet kuşu
catch n. kolay bulunmaz fırsat
catch n. (şarkı, şiir vb.) akılda kalan ufak kısım
catch n. kelepir
Colloquial
catch adj. ilgi çeken
catch adj. dikkat çeken
catch adj. aldatıcı
catch adj. ilgi çekici
catch adj. kolay akılda kalan
catch adj. hileli
catch adj. kafa karıştırıcı
catch müstakbel eş olarak düşünülen uygun kişi
catch bityeniği
Slang
catch püf noktası
catch iyi gelin/koca adayı
Technical
catch n. hızı belli seviyede tutmaya yarayan aygıt
catch kilit mandalı
catch tutucu
catch tespit mandalı
catch çalışmak mekanizma
catch mandal
catch yakalamak
catch tutmak
catch yetiştirmek
catch sürgü
catch dil (kapı)
Textile
catch tutucu
catch mandal
Construction
catch kapı tutucusu
Gastronomy
catch av
Agriculture
catch v. filizlenmek
catch v. (toprakta) tutmak
catch n. bitkinin toprakta kesin olarak tutması
Breeding
catch v. (evcil memeli hayvan) gebe olmak
Linguistics
catch gırtlaksı kapantılı
Military
catch ele geçirmek
Hunting
catch süngü
Sport
catch n. (topu vb.) zamanında tutma ya da vurma
catch n. top atıp yakalama oyunu
Baseball
catch v. yakalayıcı olarak oynamak
catch v. (topu) yakalamak
Music
catch ingilizlere özgü güldürücü sözlü bir rond
catch rondo

Significados de "catch" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
catch unawares v. gafil avlamak
General
catch each other's eye v. göz göze gelmek
catch on v. farkına varmak
catch up on v. tamamlamak
catch an infection v. yakalanmak
catch flu v. gribe yakalanmak
catch on v. tutulmak
catch up on v. yetişmek
catch fire v. tutuşmak
catch on v. gözde olmak
catch someone’s attention v. ilgi çekmek
catch hold of v. yakalamak
catch one's breath v. soluklanmak
catch up on v. ihmal edilmiş bir işi yapmak
catch on v. tutunmak
catch someone napping v. birini gafil avlamak
catch up on v. (arada olup biteni) öğrenmek
catch fish v. balık yakalamak
catch cold v. nezle olmak
catch one's breath v. dinlenmek
catch someone unawares v. birini gafil avlamak
catch alight v. tutuşmak
catch someone off guard v. birini gafil avlamak
catch up with v. yetişmek
catch a glimpse v. gözüne ilişmek
catch someone napping v. birini hazırlıksız yakalamak
catch someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
catch on with somebody v. popüler olmak
catch a chill v. üşütmek
catch someone's eyes v. göze çarpmak
catch someone napping v. gafil avlamak
catch somebody by the tail v. kuyruğunu kısmak
catch cold v. soğuk almak
catch sight of v. gözüne ilişmek
catch a glimpse v. bir an için görmek
catch up v. seviyesine ulaşmak
catch sight of v. görmek
catch up on v. biriken işleri yapmak
catch up on v. ertelenmiş bir işi yapmak
catch one's eye v. dikkatini çekmek
catch one's breath v. soluk almak
catch fire v. ateş almak
catch up v. yakalamak
catch someone's eyes v. birisinin dikkatini çekmek
catch up on v. yakalamak
catch a cold v. nezle olmak
catch the blame v. sorumluluğu üstlenmek
catch tightly v. kıskıvrak yakalamak
catch birds v. kuş tutmak
catch cold v. üşütmek
catch out v. meydana çıkarmak
catch an advantage v. avantaj yakalamak
catch unawares v. hazırlıksız yakalamak
catch the fancy of v. hoşuna gitmek
catch sight v. farketmek
catch up v. yetişmek
catch up with v. arayı kapatmak
catch on v. popüler olmak
catch sight v. gözüne ilişmek
catch on with somebody v. gözde olmak
catch on v. kapmak
catch on v. anlamak
catch on v. kavramak
catch someone in the act v. birini suçüstü yakalamak
catch flu v. grip olmak
catch fish v. balık tutmak
catch one's eye v. gözüne çarpmak
catch fire v. alev almak
catch attention of v. gözüne ilişmek
catch an illness v. hastalığa yakalanmak
catch a glimpse v. görür gibi olmak
catch someone's eye v. birinin dikkatini çekmek
catch one's breath v. nefes almak
catch up v. etkilemek
catch up v. kapıp kaçmak
catch up v. bilgilendirmek
catch up v. büyülemek
catch up v. geri kalmamak
catch one´s eye v. dikkatini çekmek
catch the impression v. izlenim edinmek
catch somebody unawares v. gafil avlamak
catch somebody napping v. gafil avlamak
catch the trend of v. trend yakalamak
catch up with v. yakalamak
catch up on v. zaman açığını gidermek
catch up with v. aynı düzeye gelmek
catch up on v. arayı kapatmak
catch the era v. çağı yakalamak
catch in a trap v. kapana kıstırmak
catch in a trap v. kapana kısılmak
catch someone's eyes v. dikkatini çekmek
catch someone's eyes v. ilgisini çekmek
catch at v. aniden yakalamaya çalışmak
catch at v. birden kapmak
catch pneumonia v. zatürree olmak
catch pneumonia v. zatürreeye yakalanmak
fail to catch the bus on time v. otobüsü kaçırmak
catch someone's eyes v. dikkatini çekmek
catch up v. aynı düzeye getirmek
catch an infection v. enfeksiyon almak
catch on v. ünlü olmak
catch an infection v. mikrop kapmak
catch on v. sevilmek
catch someone's eyes v. bakışlarını yakalamak
catch a smell v. koku duymak
catch a scent v. koku duymak
catch the glances v. bakışları yakalamak
catch an infection v. enfeksiyon kapmak
catch the ball v. topu yakalamak
catch somebody red-handed v. suçüstü yakalamak
catch up with v. -e yetişmek
catch someone red-handed v. birini suçüstü yakalamak
catch a whiff of v. -in kokusunu duymak
catch a disease v. bir hastalığa yakalanmak
catch out v. kötü bir şey yaparken yakalamak
catch out v. uygunsuz bir biçimde yakalamak
catch out v. suçüstü yakalamak
catch up with v. hızına yetişmek
catch fire v. alevler içinde kalmak
catch fire v. yanmak
catch a chill v. soğuk almak
release the safety catch v. emniyet mandalını açmak
catch sight of v. gözü ilişmek
catch some shuteye v. uyku bastırmak
catch on v. meşhur olmak
catch the attention v. dikkat çekmek
catch one's breath v. soluğunu tutmak
catch disease v. hastalığa yakalanmak
catch a cold v. şifayı kapmak
catch a mouse v. fare yakalamak
catch a bird v. kuş yakalamak
catch someone's eye v. gözüne takılmak
catch someone's eye v. dikkatini çekmek
catch the criminals v. suçluları yakalamak
catch measles v. kızamık olmak
catch measles v. kızamığa yakalanmak
catch a fish v. balık yakalamak
catch a fish v. balık tutmak
catch her husband in bed with another woman v. kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak
catch a connecting flight v. aktarmalı bir uçuşa yetişmek
catch the abductor by day one v. (çocuğu vb) kaçıran kişiyi kaçırdığı gün yakalamak
catch someone smoking v. birini sigara içerken yakalamak
catch a jellyfish v. denizanası yakalamak
catch the bride's bouquet v. gelinin buketini yakalamak
catch a flight v. uçağa yetişmek
catch a flight v. uçuşa yetişmek
catch a flight v. uçuşu/uçağı yakalamak
catch the plane v. uçuşu/uçağı yakalamak
catch the plane v. uçuşa yetişmek
catch the plane v. uçağa yetişmek
catch the thief v. hırsızı yakalamak
one's performance catch the eye v. performansıyla göz doldurmak
catch someone by v. bileğinden tutmak/yakalamak
catch attention of v. dikkatini çekmek
have a plane to catch v. uçağa yetişmesi gerekmek
catch up with the others v. diğerlerini yakalamak
catch a cold v. soğuk algınlığına yakalanmak
catch the sun v. güneş almak (ev)
catch the main points v. önemli noktaları yakalamak
catch a heel v. topuğu bir yere takılmak
catch a bus v. otobüsü yakalamak
catch the school bus v. okul otobüsünü yakalamak
catch a criminal v. suçlu yakalamak
catch chickenpox v. suçiçeği hastalığına yakalanmak
catch chickenpox v. suçiçeği olmak
catch the ball v. topu yakalamak
play catch v. yakalamaç oynamak
catch a ball v. top yakalamak
catch sight of v. birdenbire fark etmek
catch [obsolete] v. erişmek
catch [obsolete] v. elde etmek
safety catch n. susta
hidden catch n. gizli şart
hidden catch n. gizli bir tuzak
hidden catch n. gizli açma mekanizması (mücevher kutusu vb)
hidden catch n. bit yeniği
catch basin n. toplama çukuru
cocking catch n. kurma mandalı
by-catch of the fishing n. balıklarla birlikte yakalananlar
catch-all n. öteberi torbası
catch-phrase n. slogan
catch-all n. malzeme torbası
catch-as-catch-can n. serbest güreş
a catch-all term n. kapsamlı/kapsayıcı terim
phone catch fire n. telefonun ateş alması/yanması
tallow catch n. yağ topağı
tallow catch n. kasap tarafından rulo haline getirilen iç yağı
catch phrase n. herkesin dilindeki slogan
catch-all n. çeşitli durumları ve olasılıkları kapsayacak şekilde tasarlanmış şey
catch-all n. öteberi çantası
catch-up n. telafi
catch-up n. bir dezavantajın üstesinden gelmeyi amaçlayan strateji
catch-up n. miktar veya oranı belli bir standarda getirmeyi amaçlayan artış
catch-all adj. çeşitli durumları ve olasılıkları kapsayacak şekilde tasarlanmış
with a catch in one's voice adv. tıkanarak
with a catch in one's voice adv. sesi titreyerek
with a catch in one's voice adv. duygusal bir sesle
Phrasals
catch at v. havada kapmak
catch at v. çabucak razı olmak
catch oneself on v. (kendini) yanlış iş yaparken yakalamak
catch oneself on v. hata yaptığını fark etmek
catch over v. (su) yavaş yavaş donmak
catch on v. çabucak anlamak
catch on v. işe girmek
catch up v. aniden tutup kaldırmak
catch up v. istemeden katılmak
catch up with v. hoş olmayan sonuçlar yaratmak
catch up with v. tutuklamak
catch up with v. enselemek
catch out v. (krikette) topu yere düşmeden yakalamak
catch out v. hazırlıksız yakalanmak
catch up v. kapana kıstırmak
catch up v. hapsetmek
catch up v. sözünü kesmek
catch up v. (atları, katırları, öküzleri) seyahat için hazırlamak
catch up v. tamamlayıp nihayete erdirmek
catch up [brit] v. yetişip geçmek
catch up with v. güncelleştirmek
catch up with v. (bilgiyi) tazelemek
catch it ceza yemek
catch it papara yemek
catch it paylanmak
catch it azar işitmek
catch it azarlanmak
catch someone doing something birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch onto something (çalı/diken) bir şeye takılmak
catch on with someone (ürün vb) popüler olmak
catch someone at something birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch on with someone (ürün) tutmak
catch on to anlamak
catch on to kavramak
catch on to farkına varmak
catch up to yakalamak
catch up arayı kapatmak
catch on moda olmaya başlamak
catch on tutmaya başlamak
catch on popülerleşmek
catch up kızışmak
Phrases
with a safety catch sustalı
there's always a catch hep bir bityeniği var
Proverb
set a thief to catch a thief çivi çiviyi söker
a drowning man will catch at a straw denize düşen yılana sarılır
you can catch more flies with honey than with vinegar çanakta balın olsun arı yemenden gelir
you can catch more flies with honey than with vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
set a thief to catch a thief bir hırsızı ancak bir başka hırsız yakalar
if you run after two hares you will catch neither aynı anda iki şeyi birden yapmak için çabalarsan ikisinden de olursun
if you run after two hares you will catch neither iki karpuz bir koltuğa sığmaz
you must lose a fly to catch a trout kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
set a thief to catch a thief dinsizin hakkından imansız gelir
you must lose a fly to catch a trout kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
Colloquial
catch the fancy-of beğenmek
catch someone's eye göz göze gelmek
catch the fancy-of ilgisini çekmek
catch someone's eye bakışını yakalanmak
catch the fancy-of hoşuna gitmek
catch the fancy-of çekici gelmek
catch someone's eye gözüne takılmak
catch one's death (of cold) öldürücü derecede soğuk algınlığına yakalanmak
catch one's death (of cold) fena soğuk almak
catch napping hazırlıksız yakalamak
catch napping uykuda yakalamak
catch napping gafil avlamak
catch-22 aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu
catch me some other time sonra/başka zaman konuşalım/görüşelim
catch phrase meşhur laf/söz
just catch your breath a minute dur da biraz soluklan
good catch! iyi yakaladın!
quite a catch çok çekici
quite a catch çok uygun bir eş
Idioms
catch someone with his hand in the cookie jar v. birini suç üstü yakalamak
catch someone with his pants down v. birini suç üstü yakalamak
catch fire v. çok hevesli olmak
catch fire v. büyük ilgi ve heyecanlara konu olmak
catch fire v. ilginç bir hal almak
catch a wink v. şekerleme yapmak
catch a wink v. kestirmek (uyku)
catch-22 n. ikilem
catch-22 n. aldatmaca
catch-22 n. iki kanuni hüküm arasında çıkmaza düşülen durum
catch-22 n. amaçlananın tam tersi etki yaratan eylem ya da tedbir
catch-as-catch-can adj. fırsatları kaçırmayan
catch-as-catch-can adj. fırsat düşkünü
a drowning man will catch a straw denize düşen yılana sarılır
throw out a herring to catch a whale kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
throw out a sprat to catch a mackerel kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
catch someone on the hop birini gafil avlamak
catch on the wrong foot kötü bir başlangıç yapmak
catch somebody napping birini gafil avlamak
catch it zılgıtı yemek
catch someone's eye birinin gözüne takılmak
set a sprat to catch a mackerel kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
throw a sprat to catch a mackerel kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
catch-as-catch-can kıran kırana
catch-as-catch-can ne yapıp edip
catch one's bear before one sells its skin dereyi görmeden paçaları sıvamak
catch someone's eye gözüne ilişmek
catch one's bear before one sells its skin doğmamış çocuğa kaftan biçmek
catch flat-footed gafil avlamak
catch someone with his pants down donsuz yakalamak
catch somebody out faka bastırmak
catch it in the neck okkanın altına gitmek
catch someone's eye gözüne çarpmak
catch cold soğuk almak
catch napping gafil avlamak
catch off one's guard birinin şaşkınlığından yararlanmak
catch off one's guard birinin dalgınlığından yararlanmak
catch on the wrong foot yanlış anında yakalamak
catch on the wrong foot hazırlıksız yakalamak
catch someone off guard gafil avlamak
catch someone off guard savunmasız haldeyken şaşırtmak
catch someone in the act suçüstü yakalamak
catch in the act iş üstünde yakalamak
catch penny ucuz mal
catch one's breath soluklanmak için duraklamak
catch up in (saçını vb) kaptırmak
catch in the act enselemek
catch in the act suçüstü yakalamak
catch hold of yakalamak
catch hold of tutmak
catch one's breath derin bir soluk almak
catch one's breath biraz soluklanmak
catch one's breath biraz soluklanabilmek
catch one's breath soluklanmak
catch tripping hatasını anlamak
catch tripping hatasının farkına varmak
catch on popüler olmak
catch on sevilmek
catch on rağbet görmek
catch on moda olmak
catch on anlamak
catch on idrak etmek
catch on beğenilmek
catch hell azar işitmek
catch hell azarlanmak
catch on the hop kötü bir şey yaparken yakalamak
catch on the hop boş anında yakalamak
catch on the hop hazırlıksız yakalamak
catch on the hop suçüstü yakalamak
catch with pants down kötü yakalamak
catch with trousers down kötü yakalamak
catch with trousers down kötü bir biçimde yakalamak
catch with pants down kötü bir biçimde yakalamak
catch with pants down uygunsuz biçimde yakalamak
catch with trousers down uygunsuz biçimde yakalamak
catch at a straw umutsuzluk içinde her çareyi denemek
catch somebody's drift (birisini) anlamak
catch the drift (birisini) anlamak
catch forty winks şekerleme yapmak
catch off-guard hazırlıksız yakalamak
catch red-handed suçüstü yakalamak
catch flat-footed suçüstü yakalamak
catch flat-footed hazırlıksız yakalamak
catch the next wave sonraki dalgayı yakalamak
I don't have time to catch my breath kafamı kaşıyacak vaktim yok
catch somebody on the hop (birini) gafil avlamak
catch somebody on the hop (birini) hazırlıksız yakalamak
catch someone on the hop hazırlıksız yakalamak
catch one off one's guard boş bir anında yakalamak
catch one off one's guard hazırlıksız yakalamak
catch someone off guard hazırlıksız yakalamak
catch someone on the hop boş bir anında yakalamak
catch someone off guard boş bir anında yakalamak
catch 22 çıkmaz durum
catch somebody red-handed birini suçüstü yakalamak
catch his eye dikkatini çekmek
catch his eye gözüne çarpmak
catch one's eye gözüne çarpmak
catch one's eye dikkatini çekmek
catch someone in the act iş üstünde yakalamak
catch someone at a bad time kötü bir zamanda yakalamak
catch some rays güneşlenmek
catch someone up short birini hazırlıksız yakalamak
catch someone off balance birini hazırlıksız yakalamak
time to catch one's breath dinlenecek zaman
time to catch one's breath soluklanacak zaman
what's the catch? gizli bir sorun/problem var mı?
catch a cold üşütmek
catch somebody's fancy hitap etmek (bir şeyin birine hitap etmesi)
catch somebody cold birisini şaşırtmak
catch sight of somebody/something bir an görmek
catch the drift birisini anlamak
catch hell something fırça yemek
catch somebody dead to rights (radar/kamera vb) (birisini bir suç vb işlerken) uluorta yakalamak
catch some rays güneş banyosu yapmak
catch some Zs biraz uyumak
catch hell for something fırça yemek
catch a disease from someone biriden bir hastalık kapmak
catch 22 situation çıkmaz durum
catch one off one's guard birini hazırlıksız yakalamak
catch someone off guard birini hazırlıksız yakalamak
catch somebody dead to rights suçüstü yakalamak
catch somebody's drift birisini anlamak
catch someone at a bad time birisini kötü bir zamanda yakalamak
catch on fire alev almak
catch a few rays güneş banyosu yapmak
catch to it bit yeniği
catch off guard birini hazırlıksız yakalamak
catch somebody's eye gözüne çarpmak
catch somebody bang to rights (radar/kamera vb) (birisini bir suç vb işlerken) uluorta yakalamak
catch somebody off guard şaşırtmak
catch the eye of somebody gözüne çarpmak
catch one's death of cold fena/kötü üşütmek
catch someone napping birini hazırlıksız yakalamak
catch forty winks biraz uyumak
catch one with one's pants down rezil bir durumda/halde yakalamak
catch hell something azar işitmek
catch off guard gafil avlamak
catch one with one's pants down savunmasız yakalamak
catch one off one's guard gafil avlamak
catch somebody's drift birisinin dediğini/söylediğini anlamak
catch sight of somebody/something gözüne ilişmek
catch a few rays güneşlenmek
catch someone up short gafil avlamak
catch somebody off guard şok etmek
catch some Zs biraz kestirmek
catch somebody dead to rights iş üstünde yakalamak
catch one with one's pants down hazırlıksız yakalamak
catch hell for something azar işitmek
catch somebody's eye dikkatini çekmek
catch somebody off guard hazırlıksız yakalamak
catch the drift birisinin dediğini/söylediğini anlamak
catch someone napping gafil avlamak
catch one's death of cold ağır biçimde şifayı kapmak
catch the eye of somebody dikkatini çekmek
catch one with one's pants down suçüstü yakalamak
catch the eye of somebody gözüne takılmak
catch someone off balance gafil avlamak
catch forty winks biraz kestirmek
catch somebody's eye gözüne takılmak
first catch your hare dereyi görmeden paçaları sıvama
catch the wave çeşme akarken küpünü doldurmak
catch the wave dalgayı yakalamak
catch someone with one’s pants down savunmasız yakalamak
catch somebody's drift birisinin ne demek istediğini anlamak
catch somebody's drift ne kastettiğini anlamak
catch somebody's drift kastettiğini anlamak
catch the drift kastettiğini anlamak
catch the drift ne kastettiğini anlamak
catch the drift birisinin ne demek istediğini anlamak
catch somebody's drift parmak bastığı noktayı anlamak
catch the drift parmak bastığı noktayı anlamak
catch somebody's fancy hoşuna gitmek
catch somebody's fancy ilgisini çekmek
catch someone flat-footed birini suçüstü yakalamak
catch someone red-handed birini suçüstü yakalamak
catch someone flat-footed birini iş üstünde yakalamak
catch someone red-handed birini iş üstünde yakalamak
catch up with the times çağı yakalamak
catch somebody cold birini hazırlıksız yakalamak
catch oneself doing something kendini bir şey yaparken bulmak (şaşkınlıkla)
catch someone by surprise birini şaşırtmak
catch someone by surprise birini gafil avlamak
catch in the act iş üzerinde yakalamak
here's the catch sorun şu ki
catch a falling knife (fiyatı) düşmekte olan hisseyi almak
catch a falling knife (fiyatı) düşerken hisse almak
play catch-up telafi çalışması yapmak
play catch-up arayı kapatmak için sıkı çalışmak/fazla mesai yapmak
catch a glimpse of someone birini bir an için görmek
catch sight of someone birini bir an için görmek
catch wind of something bir şeyin duyumunu almak
catch wind of something duyum almak
get/catch wind of something bir şeyin duyumunu almak
catch a break bir şans yakalamak
catch a break eline fırsat geçirmek
there is a catch dikkat edilmesi gereken bir şey var
catch oneself söylediği ya da yaptığı şeyden aniden vazgeçmek
catch the public imagination halkın yoğun ilgisini çekmek
catch/get one's drift anlamak
catch it in the neck ağır biçimde eleştirilmek
slow to catch on jeton köşeli olmak
slow to catch on (durumun/olayın) farkına geç/zor varmak
catch someone's interest birinin/birisinin ilgisini çekmek
catch 22 kısır döngü
Speaking
I don't have time to catch my breath başımı kaşıyacak vaktim yok
I didn't quite catch that last remark (son) dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
I'll try to catch you some other time sonra görüşürüz/konuşuruz
I didn't catch your name ismin neydi?
catch me later sonra/başka zaman konuşalım/görüşelim
I don't want to catch you doing it again bir daha bunu yaptığını görmeyeyim
you'll catch your death of cold! (kötü/fena) üşütürsün/şifayı kaparsın
did I catch you at a bad time? seni kötü bir zamanda mı yakaladım?
I didn't catch the name ismin neydi?
I'll catch you later sonra görüşürüz/konuşuruz
I'll try to catch you later sonra görüşürüz/konuşuruz
don't let me catch you doing that again bir daha bunu yaptığını görmeyeyim
I didn't catch your name adınız neydi?
I didn't catch your name isminiz neydi?
I don't have time to catch my breath çok yoğunum
I don't have time to catch my breath çok meşgulüm
I don't have time to catch my breath nefes alacak vaktim yok
I didn't catch the name isminiz neydi?
I didn't catch your name adın neydi?
I didn't catch the name adın neydi?
I didn't catch the name adınız neydi?
you'll catch it azar işiteceksin
you'll catch it zılgıtı yiyeceksin
you'll catch it gününü göreceksin
you'll catch it fırçayı yiyeceksin
i'll catch up yetişirim