tuzak - Turco Inglés Diccionario

tuzak

Significados de "tuzak" en diccionario inglés turco : 80 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tuzak bait n.
Most of the farmers took the bait and sold their lands.
Çiftçilerin çoğu tuzağa düşerek topraklarını sattı.

More Sentences
tuzak trap n.
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
General
tuzak decoy n.
You had better watch out for decoy websites while surfing the net.
İnternette dolaşırken tuzak içeren web sitelerine dikkat etseniz iyi olur.

More Sentences
tuzak ambush n.
It's an ambush!
Bu bir tuzak!

More Sentences
tuzak pitfall n.
Indeed, there is no shortage of legal and political pitfalls.
Doğrusu yasal ve siyasi tuzaklar konusunda hiçbir sıkıntı yoktur.

More Sentences
tuzak snare n.
The locals use snares for hunting animals.
Bölge halkı hayvanları avlamak amacıyla tuzak kullanmaktadır.

More Sentences
tuzak trap n.
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
Technical
tuzak snare n.
The locals use snares for hunting animals.
Bölge halkı hayvanları avlamak amacıyla tuzak kullanmaktadır.

More Sentences
tuzak trap n.
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
Food Engineering
tuzak trap n.
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
Military
tuzak trap n.
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
tuzak ambush n.
It's an ambush!
Bu bir tuzak!

More Sentences
General
tuzak mousetrap n.
tuzak gin n.
tuzak toils n.
tuzak plant n.
tuzak springe n.
tuzak collude n.
tuzak lure n.
tuzak complot n.
tuzak hook n.
tuzak deadfall n.
tuzak net n.
tuzak toilets n.
tuzak ambuscade n.
tuzak entrapment n.
tuzak noose n.
tuzak cobweb n.
tuzak wire n.
tuzak trapping n.
tuzak toil n.
tuzak collusion n.
tuzak catch n.
tuzak trapan n.
tuzak nett n.
tuzak stratagem n.
tuzak mesh n.
tuzak cul-de-sac n.
tuzak come-on n.
tuzak click n.
tuzak downfall n.
tuzak man-trap n.
tuzak mantrap n.
tuzak ambushment n.
tuzak artifice n.
tuzak lace [obsolete] n.
tuzak trepan n.
tuzak emboyssement [obsolete] n.
tuzak embushment n.
tuzak ensnarement n.
tuzak birdlime n.
tuzak blind n.
tuzak brake [obsolete] n.
tuzak honeypot n.
tuzak lime rod n.
tuzak lime twig n.
tuzak bushment n.
tuzak girn [scotland] n.
tuzak lock [obsolete] n.
tuzak gilder [dialect] [uk] n.
tuzak grin [scotland] n.
tuzak illaqueation n.
tuzak invitation n.
tuzak panter [obsolete] n.
tuzak conveyance [obsolete] n.
tuzak set n.
tuzak snatch [obsolete] n.
tuzak springle n.
tuzak stall [obsolete] n.
Law
tuzak conspiracy n.
Politics
tuzak manoeuvre n.
tuzak stratagem n.
tuzak maneuver n.
tuzak tactical manoeuvre n.
tuzak tactical maneuver n.
Technical
tuzak mousetrap n.
Telecom
tuzak entrapment n.
Military
tuzak surprisal [obsolete] n.
Hunting
tuzak fall n.
Archaic
tuzak invitement n.

Significados de "tuzak" con otros términos en diccionario inglés turco: 149 resultado(s)

Turco Inglés
General
tuzak çukuru pitfall n.
tuzak yemi decoy n.
tuzak makarası trap block n.
tuzak olarak kazılan çukur pitfall n.
gizli bir tuzak hidden catch n.
tuzak olarak kazılıp ağzı kapatılan çukur pitfall n.
tuzak noktalar pitfalls n.
(fare/sıçan) tutkallı tuzak rat glue trap n.
(fare/sıçan) tutkallı tuzak mouse glue trap n.
(fare/sıçan) tutkallı tuzak mouse glue board n.
tuzak para bait money n.
tuzak kuran ambusher n.
sosyal tuzak social trap n.
tuzak kapısı trapdoor n.
tuzak kapısı trap door n.
(dolandırmak amacıyla kurulan) tuzak setup n.
tuzak kurmak amacıyla yola döşenen çivili engel caltrop n.
tuzak kuşu call bird n.
tuzak kurarak birini yüz kızartıcı duruma düşürüp, olayı ifşa etme tehdidiyle şantaj yapma badger game n.
zeminde yer alan tuzak kapısı trapfall n.
tuzak kuran kimse ambuscader n.
bir kimseyi dolandırmak için kullanılan para gibi bir tuzak sucker bait n.
dikkatlice örülmüş tuzak web n.
hayvanları canlı yakalamak için kullanılan tuzak livetrap n.
hayvanları canlı yakalamak için kullanılan tuzak live trap n.
tuzak olarak kullanılan kimse decoy n.
kurtuluşun olmadığı bir tuzak iron trap n.
hayvan tuzak kafesi pound n.
tuzak yemi stall [obsolete] n.
yapışkan böcek tuzak paneli sticky shield n.
yapışkan tuzak sticky shield n.
(avı yerinden çıkaran) tuzak beater n.
knur and spell oyununda kullanılan tuzak spell n.
çelik tuzak steel trap n.
tuzak yemi stool n.
birine tuzak kurmak set someone up v.
tuzak kurmak lay a trap for v.
tuzak kurmak set a snare for somebody v.
tuzak kurmak lay a trap v.
tuzak kurmak trap v.
(tuzak) kurmak set up v.
tuzak kurmak ambuscade v.
tuzak kurmak set a snare v.
tuzak kurmak lay a plot v.
tuzak kurma trapping v.
kurmak (plan, tuzak vb'ni) lay v.
tuzak kurmak snare v.
tuzak tutmak trap v.
tuzak kurmak set a trap for v.
tuzak kurmak set up v.
tuzak kurmak ambush v.
-e tuzak kurmak set a trap for v.
tuzak kurmak set a trap v.
tuzak kurmak lay wait v.
üstüne tuzak kurmak betrap v.
(bir yere) tuzak kurmak withset [uk/scotland] v.
tavşanlar için tuzak kurmak hay v.
tuzak kurmak girn [scotland] v.
tuzak kurmak forelay [dialect] v.
tuzak kurmak sit v.
tuzak kurmak springe v.
tuzak hazırlamak springe v.
tuzak kurmak entrap v.
tuzak kuran conspirant adj.
Phrasals
bir şeye tuzak olarak bir şey atmak/koymak salt something with something v.
(biri/bir şey) için (bir şey/bir tuzak) hazırlamak lay (something) for (someone or something) v.
tuzak olarak bir şey atmak/koymak salt with v.
(birine) tuzak kurmak set (someone) up v.
birine (bir şey için) tuzak kurmak set someone up (for something) v.
(birine/bir şeye) tuzak kurarak (bir şey) yaptırmak trap (someone or something) into (something) v.
Colloquial
tuzak soru a trick question n.
Idioms
ancak ahmakları yakalayacak tuzak springes to catch woodcocks n.
sadece kuş beyinlilerin düşeceği tuzak springes to catch woodcocks n.
tuzak kurmak spring a trap v.
tuzak kurmak dig a pit for v.
tuzak kurmak set someone up for a fall v.
tuzak kurmak lie in wait v.
(birine/bir şeye) tuzak kurmak dig a pit for (someone or something) v.
(birine) tuzak kurmak set a trap (for someone or something) v.
tuzak kurmak spring the trap v.
Trade/Economic
tuzak pazarlama ambush marketing n.
Law
dikkatsiz okuyucular için tuzak niteliğinde olan, küçük puntolarla basılmış sözleşme maddesi small print n.
Politics
başka bir ülke yada topluluk tarafından kurulan tuzak foreign plot n.
Technical
tuzak kurma trap setting n.
tuzak amplifikatörü trap amplifier n.
ışıklı tuzak light trap n.
tuzak yemi bait n.
soğuk tuzak cold trap n.
ağırlıklı tuzak deadfall n.
gizli tuzak booby trap n.
tuzak kurmak amacıyla yola döşenen çivili engel crow's-foot n.
tuzak borusu stink trap n.
tuzak borusu stench trap n.
(ağ, tuzak) örmek weave v.
Computer
tuzak kapağı trap throttle n.
tuzak uzunluğu trap length n.
tuzak kurma trap setting n.
bal küpü tuzak honeypot n.
siber kimlik avcılarını tespit için tuzak olarak kullanılan internet sitesi veya gizli kod honeypot n.
tuzak üret generate trap expr.
Architecture
tuzak kapısı scruto n.
Construction
tuzak kapısına giden merdiven trap stairs n.
Medical
tuzak nöropatileri nerve compression syndromes n.
tuzak nöropati entrapment neuropathy n.
üst ekstremitelerde tuzak nöropatileri upper extremity entrapment neuropathies n.
Psychology
zihinsel tuzak snare [rare] n.
Biology
hücre dışı nötrofil tuzak ağları neutrophil extracellular traps (nets) n.
Zoology
tuzak kapılı örümcek trapdoor spider n.
Agriculture
tuzak bitki bait plant n.
çekici tuzak pheromone trap n.
feromon tuzak pheromone trap n.
Apiculture
oğul için tuzak kovan decoy hive n.
Fishery
içine yem konularak ıstakoz yakalamak için kullanılan bir tür tuzak lobster trap n.
içine yem konularak ıstakoz yakalamak için kullanılan bir tür tuzak lobster pot n.
sarılırken yaptığı hareketle balıkları çeken tuzak crank bait n.
somon yakalamaya yarayan ilkel bir tuzak putcheon n.
somon yakalamaya yarayan ilkel bir tuzak putcher [dialect] [uk] n.
Environment
çukur tuzak pitfall trap n.
Geology
gözenekli kaya tabakası üzerinde tuzak oluşturan sıkı dokulu kaya kıvrımı closure [uk] n.
Military
tuzak mayını trap mine n.
sökülmeye karşı hassas tapa tuzak düzeni antiwithdrawal device n.
eğilmeye karşı hassas mayın tuzak düzeni antitank device n.
kaldırmaya karşı hassas mayın tuzak düzeni antilift device n.
tuzak bomba booby trap n.
tuzak teli trip wire n.
tuzak kurmak amacıyla yola döşenen çivili engel tetrapod n.
bir düşmanı baltalamak için kurulmuş tuzak trojan horse n.
Hunting
tuzak ağı toil n.
yabani hayvanları avlamakta kullanılan tuzak trap line n.
yabani hayvanları avlamakta kullanılan tuzak trapline n.
tavşan, fare gibi hayvanları yakalamak için telden yapılmış tuzak wire n.
tavşan, fare gibi hayvanları yakalamak için telden tuzak kullanan kimse wirer n.
tavşan, fare gibi hayvanları yakalamak için telden tuzak kuran kimse wirer n.
ağırlıklı tuzak fall n.
(hayvanları yakalamak için kullanılan) tuzak yemi lure n.
tel ile tuzak kurmak wire v.
(av hayvanı için) tuzak kurmak set v.
(tuzak, kapan) avı yakalayacak şekilde yerleştirmek set v.
yemlenmemiş (tuzak) unbaited adj.
tuzak yemi olmayan unbaited adj.
Card
taktik amaçlı tuzak hamleler yapmak trap v.
Archaic
(ağ, tuzak) yayıp sabitlemek pitch v.
tuzak kurmuş trapt adj.
Entomology
karıncaaslanı familyasından olan, larvaları kumda karıncaları yakalamak için tuzak kazan sinir kanatlı böcek antlion n.
karıncaaslanı familyasından olan, larvaları kumda karıncaları yakalamak için tuzak kazan sinir kanatlı böcek ant lion n.
karıncaaslanı familyasından olan, larvaları kumda karıncaları yakalamak için tuzak kazan sinir kanatlı böcek ant-lion n.
karıncaaslanı familyasından olan, larvaları kumda karıncaları yakalamak için tuzak kazan sinir kanatlı böcek antlion fly n.
Slang
online/çevrimiçi savaş oyunlarında, düşmana tuzak kurarken bir düşmanı otomatik saldırı mesafesinde tutmak kiting n.
online/çevrimiçi savaş oyunlarında, düşmana tuzak kurarken bir düşmanı otomatik saldırı mesafesinde tutmak kite v.