hay - Turco Inglés Diccionario

hay

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hay — Definition

Significado:
saman
Pronunciación (IPA):
(AmE /heɪ/ – BrE /heɪ/)
Categoría gramatical:
İsim: hay (uncountable)
Sinónimo:
fodder
Antónimos:
fresh grass

Significados de "hay" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hay n. saman
Hay is the most common feed given to cows during winter time.
Saman, kış aylarında ineklere verilen en yaygın yemdir.

More Sentences
General
hay n. kuru ot
hay n. esrar
hay n. ot
hay n. köy dansındaki yuvarlak bir figür
hay n. eski bir köy dansı
hay v. kurutmak için ot biçmek
hay v. otu biçip kurutmak
hay v. tavşanlar için tuzak kurmak
hay v. samanla döşemek
Dyeing
hay n. saman rengi
hay n. saman sarısı
Botanic
hay n. yemlik ot
hay v. samana dönüştürmek
Agriculture
hay v. samanla beslemek
hay v. saman yapmak
hay v. yem yapmak için (çim, çiçek) kesip kurutmak ve saklamak
Linguistics
hay n. stenografide h sesi için kullanılan harfin adı
Geography
hay n. hay nehri
Archaic
hay n. çit
hay n. çitle çevrili yer
hay n. park
hay n. vahşi hayvan avlamak için kullanılan ağ
Slang
hay n. küçük meblağda para
hay n. para
hay n. yatak

Significados de "hay" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
hay oh! interj.
Oh, I lost the data!
Hay allah, verileri kaybettim!

More Sentences
hay ah! interj.
hay alas! interj.
hay hey! interj.

Significados de "hay" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
hay fever n. bahar nezlesi
hay rake n. çayır tırmığı
hay rack n. otluk
hay mower n. çim makinesi
hay fever n. saman nezlesi
hay meadow n. çayır
hay-loader n. ot yükleyici
hay bale n. saman balyası
a bale of hay n. saman balyası
hay day n. saman günü
meadow hay n. kalıcı ve genellikle doğal çayırlardan yapılan saman
hay cap n. saman örtüsü
hay cap n. saman yığınlarının üstüne örtülen tente
hay hook n. saman kancası
spun hay n. saman iplik
hit the hay v. yatmak
make hay while the sun shines v. fırsattan istifade etmek
make hay v. otları güneşe yaymak
make hay v. ot kurutmak
make hay of v. altüst etmek
make hay while the sun shines v. yağmur yağarken küpünü doldurmak
hay-filled adj. saman dolu
Proverb
make hay while the sun shines yağmur yağarken küpünü doldur
Colloquial
hit the hay v. uyumak
hit the hay v. yatmak
hit the hay v. devrilmek
hay is for horses expr. hey diye atlara seslenilir
hay is for horses expr. hey diye atlara denir
that ain't hay! exclam. az para değil!
that ain't hay! exclam. iyi para!
that ain't hay! exclam. az buz para değil!
Idioms
a roll in the hay n. seks
a roll in the hay n. sevişme
a roll in the hay n. mercimeği fırına verme
a roll in the hay n. cinsel ilişki
make hay while the sun shines v. fırsat varken yapmak
make hay while the sun shines v. fırsattan istifade etmek
look for a needle in a bottle of hay v. havanda su dövmek
make hay while the sun shines v. yağmur yağarken küpünü doldurmak
hit the hay v. yatağa girmek
make hay v. karmakarışık etmek
make hay v. bozmak
make hay v. altüst etmek
make hay v. dağıtmak
make hay v. düzenini bozmak
make hay while the sun shines v. şansını kullanmak
make hay while the sun shines v. fırsattan yararlanmak
make hay while the sun shines v. fırsatlardan sonuna kadar yararlanmak
make hay while the sun shines v. şansını değerlendirmek
look for a needle in a bottle of hay v. samanlıkta iğne aramak
make hay while the sun shines v. çeşme akarken küpü doldurmak
hit the hay v. uyumaya gitmek
hit the hay v. uyumak
make hay v. avantaj/fırsat elde etmek
make hay while the sun shines v. çeşme akarken testisini doldurmak
make hay while the sun shines v. fırsattan yararlanmak
make hay while the sun shines v. fırsattan yararlanmak
dance the hay v. çember oluşturarak dans etmek
dance the antic hay v. lüks hayat yaşamak
dance the antic hay v. bir elinde cımbız bir elinde ayna yaşayıp gitmek
dance the antic hay v. zevkü sefa sürmek
dance the antic hay v. bir elinde cımbız bir elinde ayna yaşamak
dance the antic hay v. keyfi keyif yaşamak
make hay v. fırsatı değerlendirmek
make hay v. fırsattan istifade etmek
make hay while the sun is shining v. su akarken testiyi doldurmak
make hay while the sun is shining v. fırsattan istifade etmek
make hay while the sun is shining v. fırsatı kaçırmamak
make hay while the sun is shining v. fırsat varken yapmak
make hay while the sun is shining v. fırsatlardan sonuna kadar yararlanmak
make hay while the sun is shining v. yağmur yağarken küpünü doldurmak
make hay while the sun is shining v. çeşme akarken küpü doldurmak
make hay while the sun is shining v. şansını kullanmak
make hay while the sun is shining v. fırsatı değerlendirmek
make hay while the sun is shining v. şansını değerlendirmek
between hay and grass adv. her şey birbirine karışma/girme
between hay and grass adv. sapla samanı ayıramama
between hay and grass adv. karman çorman/karmakarışık
make hay while the sun shines expr. yağmur yağarken küpünü doldur
make hay while the sun shines expr. su akarken testiyi doldurmalı
between hay and grass expr. kolay kategorize edilemeyen
(and) that ain't hay expr. (ve) bu az buz (para) değil
(and) that ain't hay expr. (ve) bu ciddi bir miktar (para)
(and) that ain't hay expr. (ve) bu iyi (para)
(and) that ain't hay expr. (ve) bu az (para) değil
Speaking
that ain't hay expr. az buz değil (para için söylenir)
cows eat hay expr. inekler saman yer
Technical
hay grapple fork n. saman kıskacı
hay conditioner n. saman karıştırıcı
Medical
hay rum n. saman nezlesi
hay fever n. saman nezlesi
hay fever symptoms n. saman nezlesi belirtileri
Biology
hay bacillus n. saman basili
Zoology
hay spider n. bahçe örümceği
hay spider n. kuzey amerika'daki bahçelerde yaygın olan bir örümcek
Botanic
tame hay n. ıslah edilmiş ottan yapılan saman
meadow hay n. tuz otu
meadow hay n. amerika'nın atlantik ve pasifik kıyılarında yetişen bir çim
hay-scented fern n. saman kokulu eğrelti
hay-scented n. saman kokulu eğrelti
hay-scented n. saman kokulu eğrelti otu
hay-scented fern n. saman kokulu eğrelti otu
sea hay n. zostera otu
sea hay n. zostero otunun mobilya ve kumaşlarda kullanılan kurutulmuş sapları
sea hay n. kıyı ılıman sularında bol bulunan çok uzun dar yapraklı bir deniz bitkisi
Agriculture
hay pasture n. biçilen mera
hay meadow n. otlak
hay mower n. çim makinesi
hay harvest n. ot biçip kurutma
hay rake n. çayır tırmığı
hay meadow n. çayır
hay rake n. ot tırmığı
hay making n. saman yapma
hay baler n. saman balyalama makinesi
hay tedder n. yeni biçilmiş otların kurumasını hızlandırmak için karıştırarak seyrelten alet
hay tea n. saman suyu
hay press n. saman balyalayıcı
hay knife n. ot bıçağı
hay stacker n. saman toplayıcı
hay-cutter n. saman kesici
hay tea n. saman çayı
hay knife n. saman bıçağı
hay-cutter n. saman kesme makinesi
hay sweep n. ot toplayıcı
salt hay n. tuzlu bataklıklarda yetişmiş ot ve sazlardan hazırlanan saman
Geography
hay river n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
hay-on-wye n. galler'de yerleşim yeri
hay springs n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
hay river n. hay nehri
Military
spin hay v. halata dönüştürmek için samanı bükmek
Slang
hay head n. esrarkeş
hay head n. içici
hay burner n. bağımlı
hay head n. bağımlı
hay burner n. tiryaki
hay burner n. keş
hay burner n. yaşlı at
hay burner n. içici
hay head n. keş
hay head n. tiryaki
hay burner n. esrarkeş
hay burner n. düldül
hay head n. marihuana/esrar içicisi
hay head n. esrarkeş
roll in the hay v. yatağa atmak
roll in the hay v. seks yapmak
roll in the hay v. götürmek
roll in the hay v. cinsel ilişkiye girmek
roll in the hay v. mala vurmak
roll in the hay v. aşk yaşamak